<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Arka Plan &#8211; ERG</title>
	<atom:link href="https://egitimreformugirisimi.org/category/6arka-plan/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://egitimreformugirisimi.org</link>
	<description>Eğitim Reformu Girişimi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 26 Aug 2025 08:16:53 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9</generator>

<image>
	<url>https://egitimreformugirisimi.org/wp-content/uploads/2024/05/cropped-erg_logo1-1-32x32.png</url>
	<title>Arka Plan &#8211; ERG</title>
	<link>https://egitimreformugirisimi.org</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun Fikritakibi</title>
		<link>https://egitimreformugirisimi.org/ogretmenlik-meslek-kanununun-fikritakibi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Eğitim Reformu Girişimi]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 Aug 2023 10:57:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Arka Plan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egitimreformugirisimi.org/?p=44915</guid>

					<description><![CDATA[Birçok meslek grubu için var olan “meslek kanunu”, eğitim paydaşlarının öğretmenler için yıllardır talep ettikleri ve bekledikleri bir gelişmeydi. Öğretmenlik Meslek Kanunu dokuz aydır yürürlükte. Öğretmenlerin çalışma koşullarını, haklarını, görev ve sorumluluklarını belirlemesi beklenen kanun, kapsamının beklenenden sınırlı olması ve hazırlık sürecinin yeterince katılımcı ve şeffaf olmaması nedeniyle eleştirilmiş ve kanunla gelen yapısal değişikliklerin öğretmenleri [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Birçok meslek grubu için var olan “meslek kanunu”, eğitim paydaşlarının öğretmenler için yıllardır talep ettikleri ve bekledikleri bir gelişmeydi. Öğretmenlik Meslek Kanunu dokuz aydır yürürlükte.</p>
<p>Öğretmenlerin çalışma koşullarını, haklarını, görev ve sorumluluklarını belirlemesi beklenen kanun, kapsamının beklenenden sınırlı olması ve hazırlık sürecinin yeterince katılımcı ve şeffaf olmaması nedeniyle eleştirilmiş ve kanunla gelen yapısal değişikliklerin öğretmenleri nasıl etkileyeceği kamuoyunda geniş çapta tartışılmıştı.</p>
<p>ARKA PLAN’ın bu bölümünde 24 Kasım Öğretmenler Günü’ne yaklaşırken, Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun fikritakibini yapıyor; kanunun getirdiği değişikliklerin öğretmenleri nasıl etkilediğini, onların görüşlerini derleyerek ele alıyoruz.</p>
<h4></h4>
<p>Öğretmenlik Meslek Kanunu ile Ne Değişmişti?</p>
<p style="text-align: left;">Öğretmenlik Meslek Kanunu, uzun yıllardır öğretmenlerin ve eğitim alanında çalışan sivil toplumun öncelikli gündemlerinden birini oluşturuyordu. TEDMEM’in 30 ülkeden 73 yasal metni inceleyerek 2018 yılında hazırladığı <a href="https://tedmem.org/yayin/ogretmenlik-meslek-kanunu-oneri-metni">Öğretmenlik Meslek Kanunu öneri metni</a>, Türk Eğitim-Sen’in 12-25 Kasım 2020 tarihleri arasında düzenlediği <a href="http://www.tesosmaniye.com/ogretmenlik-meslek-kanunu-dilekce-kampanyasi-4671h.htm">“Öğretmenlik Meslek Kanunu için İmza Kampanyası”</a>, Şuurlu Öğretmenler Derneği ve Eğitimci İnisiyatifi Grubu&#8217;nun Ekim 2019&#8217;da yayımladığı <a href="http://www.ogder.org/raporlar/meslekkanunu.pdf">&#8220;Öğretmenlik Meslek Kanunu Hakkında Düşünceler&#8221; raporu</a> ve Eğitim-Sen’in 2019 yılında düzenlediği <a href="https://www.ktoeos.org/ogretmenlik-meslek-kanunu-panelimiz-gerceklesti.html">“Eğitimde Dönüşüm, Vizyon Belgesi ve Öğretmenlik Meslek Kanunu” paneli</a> bu yoğun talebin göstergelerinden yalnızca birkaçı. Öyle ki, Öğretmenlik Meslek Kanunu Millî Eğitim Bakanı Mahmut Özer tarafından <a href="https://www.meb.gov.tr/ogretmenlik-meslek-kanunuyla-60-yillik-ozlem-sona-erdi/haber/25182/tr">“60 Yıllık Özlem Sona Erdi” mesajı ile kamuoyuyla paylaşıldı.</a></p>
<p style="text-align: left;">Kanunun belki de en dikkat çeken yönü, aday öğretmenlik, öğretmenlik, uzman öğretmenlik ve başöğretmenlik olmak üzere dört basamaklı mesleki bir kariyer yolu sunması oldu. Kanunda kariyer basamakları ile ilgili belirtilen şartlar şöyle:</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" src="https://eskierg.egitimekosistemi.org/wp-content/uploads/2023/04/2R3A8221-1450x480.jpg" alt="" width="525" height="174" /></p>
<h4></h4>
<p>Öğretmenlik Meslek Kanunu ile Ne Değişmişti?</p>
<p style="text-align: left;">Öğretmenlik Meslek Kanunu, uzun yıllardır öğretmenlerin ve eğitim alanında çalışan sivil toplumun öncelikli gündemlerinden birini oluşturuyordu. TEDMEM’in 30 ülkeden 73 yasal metni inceleyerek 2018 yılında hazırladığı <a href="https://tedmem.org/yayin/ogretmenlik-meslek-kanunu-oneri-metni">Öğretmenlik Meslek Kanunu öneri metni</a>, Türk Eğitim-Sen’in 12-25 Kasım 2020 tarihleri arasında düzenlediği <a href="http://www.tesosmaniye.com/ogretmenlik-meslek-kanunu-dilekce-kampanyasi-4671h.htm">“Öğretmenlik Meslek Kanunu için İmza Kampanyası”</a>, Şuurlu Öğretmenler Derneği ve Eğitimci İnisiyatifi Grubu&#8217;nun Ekim 2019&#8217;da yayımladığı <a href="http://www.ogder.org/raporlar/meslekkanunu.pdf">&#8220;Öğretmenlik Meslek Kanunu Hakkında Düşünceler&#8221; raporu</a> ve Eğitim-Sen’in 2019 yılında düzenlediği <a href="https://www.ktoeos.org/ogretmenlik-meslek-kanunu-panelimiz-gerceklesti.html">“Eğitimde Dönüşüm, Vizyon Belgesi ve Öğretmenlik Meslek Kanunu” paneli</a> bu yoğun talebin göstergelerinden yalnızca birkaçı. Öyle ki, Öğretmenlik Meslek Kanunu Millî Eğitim Bakanı Mahmut Özer tarafından <a href="https://www.meb.gov.tr/ogretmenlik-meslek-kanunuyla-60-yillik-ozlem-sona-erdi/haber/25182/tr">“60 Yıllık Özlem Sona Erdi” mesajı ile kamuoyuyla paylaşıldı.</a></p>
<p style="text-align: left;">Kanunun belki de en dikkat çeken yönü, aday öğretmenlik, öğretmenlik, uzman öğretmenlik ve başöğretmenlik olmak üzere dört basamaklı mesleki bir kariyer yolu sunması oldu. Kanunda kariyer basamakları ile ilgili belirtilen şartlar şöyle:</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun Fikritakibi</title>
		<link>https://egitimreformugirisimi.org/arka-plan-ogretmenlik-meslek-kanununun-fikritakibi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Eğitim Reformu Girişimi]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Nov 2022 13:36:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Arka Plan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egitimreformugirisimi.org/arka-plan-ogretmenlik-meslek-kanununun-fikritakibi/</guid>

					<description><![CDATA[Birçok meslek grubu için var olan “meslek kanunu”, eğitim paydaşlarının öğretmenler için yıllardır talep ettikleri ve bekledikleri bir gelişmeydi. Öğretmenlik Meslek Kanunu dokuz aydır yürürlükte. <br><br>Öğretmenlerin çalışma koşullarını, haklarını, görev ve sorumluluklarını belirlemesi beklenen kanun, kapsamının beklenenden sınırlı olması ve hazırlık sürecinin yeterince katılımcı ve şeffaf olmaması nedeniyle eleştirilmiş ve kanunla gelen yapısal değişikliklerin öğretmenleri nasıl etkileyeceği kamuoyunda geniş çapta tartışılmıştı.<br><br>ARKA PLAN’ın bu bölümünde 24 Kasım Öğretmenler Günü’ne yaklaşırken, Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun fikritakibini yapıyor; kanunun getirdiği değişikliklerin öğretmenleri nasıl etkilediğini, onların görüşlerini derleyerek ele alıyoruz.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="34218" class="elementor elementor-34218" data-elementor-post-type="post">
				<div data-particle_enable="false" data-particle-mobile-disabled="false" class="elementor-element elementor-element-738acee e-flex e-con-boxed e-con e-parent" data-id="738acee" data-element_type="container">
					<div class="e-con-inner">
				<div class="elementor-element elementor-element-8998432 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="8998432" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<h4>Öğretmenlik Meslek Kanunu ile Ne Değişmişti?</h4>						</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-4e206ed elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="4e206ed" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<p><span>Öğretmenlik Meslek Kanunu, uzun yıllardır öğretmenlerin ve eğitim alanında çalışan sivil toplumun öncelikli gündemlerinden birini oluşturuyordu. TEDMEM’in 30 ülkeden 73 yasal metni inceleyerek 2018 yılında hazırladığı </span><a href="https://tedmem.org/yayin/ogretmenlik-meslek-kanunu-oneri-metni" previewlistener="true"><span>Öğretmenlik Meslek Kanunu öneri metni</span></a><span>, Türk Eğitim-Sen’in 12-25 Kasım 2020 tarihleri arasında düzenlediği </span><a href="http://www.tesosmaniye.com/ogretmenlik-meslek-kanunu-dilekce-kampanyasi-4671h.htm" previewlistener="true"><span>“Öğretmenlik Meslek Kanunu için İmza Kampanyası”</span></a><span>, Şuurlu Öğretmenler Derneği ve Eğitimci İnisiyatifi Grubu’nun Ekim 2019’da yayımladığı </span><a href="http://www.ogder.org/raporlar/meslekkanunu.pdf" previewlistener="true"><span>“Öğretmenlik Meslek Kanunu Hakkında Düşünceler” raporu</span></a><span> ve Eğitim-Sen’in 2019 yılında düzenlediği </span><a href="https://www.ktoeos.org/ogretmenlik-meslek-kanunu-panelimiz-gerceklesti.html" previewlistener="true"><span>“Eğitimde Dönüşüm, Vizyon Belgesi ve Öğretmenlik Meslek Kanunu” paneli</span></a><span> bu yoğun talebin göstergelerinden yalnızca birkaçı. Öyle ki, Öğretmenlik Meslek Kanunu Millî Eğitim Bakanı Mahmut Özer tarafından </span><a href="https://www.meb.gov.tr/ogretmenlik-meslek-kanunuyla-60-yillik-ozlem-sona-erdi/haber/25182/tr" previewlistener="true"><span>“60 Yıllık Özlem Sona Erdi” mesajı ile kamuoyuyla paylaşıldı.</span></a><span> </span></p><p><span>Kanunun belki de en dikkat çeken yönü, aday öğretmenlik, öğretmenlik, uzman öğretmenlik ve başöğretmenlik olmak üzere dört basamaklı mesleki bir kariyer yolu sunması oldu. Kanunda kariyer basamakları ile ilgili belirtilen şartlar şöyle: </span></p><ul><li style="list-style-type: none;"><ul><li><span>Mesleğinde 10 yılı doldurmuş öğretmenler, uzman öğretmenlik sınavına katılabilecek, sınavda başarılı oldukları takdirde uzman öğretmen olabilecekler.</span></li><li><span>Uzman öğretmenlikte 10 yılını doldurmuş olan öğretmenler, başöğretmenlik sınavına katılabilecek, sınavda başarılı oldukları takdirde başöğretmen olabilecekler.</span></li><li><span>Herhangi bir alanda yüksek lisans eğitimini tamamlayanlar uzman öğretmenlik, herhangi bir alanda doktora eğitimini tamamlayanlar ise uzman öğretmenlik ve başöğretmenlik unvanı için yazılı sınavdan muaf tutulacaklar.</span><a href="https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2022/02/20220214-1.htm" previewlistener="true"><span>*</span></a><span> </span></li></ul></li></ul>						</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-c2269ce elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="c2269ce" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<h4>“Uzmanlık” çoktan seçmeli bir sınavla edinilebilir mi?</h4>						</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-a8916ab elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="a8916ab" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<p><span>Öğretmen Ağı’nın 2022 Ekim ayında iki kez düzenlediği ve öğretmenlerin iyi olma hâline odaklanan toplantılara katılan yaklaşık altmış Değişim Elçisi öğretmen, uzman öğretmenlik sınavına hazırlık sürecine ilişkin deneyimlerini paylaştılar. Öğretmenlik mesleğinin bir kariyer yolculuğunun oluşturulması ve öğretmenlerin mesleğe adım attıktan sonra mesleki gelişimlerini devam ettirmelerinin gerekli olduğu düşünülse de çoktan seçmeli bir sınavın, mesleki gelişimi ne ölçüde destekleyebileceğine dair soru işaretleri bulunuyor. Bir Türkçe öğretmeni konuyla ilgili görüşlerini şöyle paylaşıyor: </span></p><blockquote><p><span style="color: #232526;"><i>Öğretmenlik bir uzmanlık mesleği evet. Bir yandan da 17 yıldır öğretmenim ve öğretmen kitlesi birbirinin aynı değil. Bir ayırma yapılması gerektiğine katılıyorum. Bunun yolu çoktan seçmeli sınav olmamalı. Yurt dışında bu iş öğretmenler belli eğitimlere çekilip, sertifikalarla ve programlarla desteklenerek yapılıyor. Öğretmenler, uzun zaman çalıştıkları için değil yaptıkları ile fark yarattıkları için desteklenebilirler.”</i></span></p></blockquote><p><span>Kanun teklifinin yasalaşmasının ardından, uzman öğretmenlik sınavının tarihi 19 Kasım 2022 olarak belirlendi ve bu sınava girmeye hak kazanan öğretmenler, video içeriklerden oluşan 180 saatlik bir mesleki gelişim eğitimi ile sınava hazırlandı. Video içerikleri faydalı bulanlar kadar öğretmenin gelişimine anlamlı bir katkı sunmayacağını düşünenler de var. Bir devlet okulu öğretmeni görüşlerini şöyle dile getiriyor: </span></p><blockquote><p><span style="color: #232526;"><i>Bazı öğretmenler sınav koşullarının yeni ve kendilerinin takip etmemiş oldukları konulardan olduğunu ve sınav sayesinde bu konulara baktıklarını söylüyorlar. Ancak bunun öğretmenlik pratiğine ne gibi bir katkısı olacağını bilmiyorum. Her şeyin bir sınavı var; ‘sınava girersen kazanırsın, statün artar’ mantığını görüyoruz. Tıpkı öğrencileri sınava hazırladığımız gibi bir zihniyet var.”</i></span></p></blockquote><p><span>Benzer şekilde, sınava hazırlık sürecinin aynı zamanda okullarda gerilim ve rekabeti artırdığı, öğretmenlerin ortaklaştığı noktalardan. Sınavı geçemezse dalga konusu olacaklarını düşünen öğretmenlerin azımsanmayacak sayıda olduğu dile getiriliyor. Öte yandan uzmanlığın sınav ile alınabilen bir statü olmasına karşı çıkan öğretmenler de var. Hatay’da görev yapan bir öğretmen şunları söylüyor: </span></p><blockquote><p><span style="color: #232526;"><i>Biz öğretmenler zaten uzmanız. KPSS’yi geçtik, uzmanlığımızı aldık. Başka bir ölçü ve değerlendirmeyi kabul etmek, uzman olmadığımızı kabul etmek anlamına geliyor diye düşünüyorum. Mesele mesleki gelişimse bunun çözümü bir sınav olmamalı.”</i></span></p></blockquote>						</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-498c3dd elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="498c3dd" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<h4>Maddi teşvikler öğretmenin iyi olma hâlini sağlar mı?</h4>						</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-8317dd5 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="8317dd5" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<blockquote><p><span style="color: #232526;"><i>Bir öğle yemeği molası bile vermeden, sadece uyku zamanı dinlenip gün içinde sürekli çalışarak bir fatura bile ödeyemiyoruz. Günlerim, öğretmenlik tatmini yaşamadan, yetersizlik ve değersizlik duygularıyla geçiyor.”</i></span></p></blockquote><p><span>Öğretmenlik mesleğinin kariyer yapısına ilişkin küresel bir ortaklığın varlığından bahsetmek güç. Avrupa Birliği ülkelerinde, her bir basamakta artan ve karmaşıklaşan rollerin olduğu hiyerarşik mesleki yolculuklar gibi, görev süresi ve performansa göre düzenlenen yatay yolculuklar da yer alıyor. Amerika Birleşik Devletleri’nde ise ‘model öğretmen’ ya da ‘mentor öğretmen’ olarak anılan ve öğretmenlere, kendi tecrübelerini meslektaşlarına aktarmak gibi ilave sorumluluklar tanımlayan kariyer basamakları mevcut</span><a href="https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/2328160" previewlistener="true"><span>*</span></a><span>. Her biri bulunduğu ülkenin eğitim sistemi ve koşullarına göre geliştirilen mesleki gelişim yolculukları birbirinden epey farklı, yine de ortak bir noktaya sahip: Kariyer yolculuğunda ilerlemenin maddi olarak teşvik edilmesi. Özellikle son dönemlerde, öğretmenlerin yaşadıkları ekonomik sıkıntılar hayatlarını daha da zorlaştırıyor. </span></p><blockquote><p><span style="color: #232526;"><i>Öğretmenlerin en yakıcı gündemi ekonomik sıkıntılar. Öğretmenler maaşlarıyla geçinemiyorlar, büyük şehirlerde kiralarını bile ödeyemiyorlar. Öğretmenler mesleki ve kişisel gelişimleri için kalan zamanlarını özel derslere, kurslara ve özellikle ‘Destekleme ve Yetiştirme Kursu’na (DYK) ayırıyorlar. Öğretmenler olarak hayatta kalmamıza yetecek ücretler almadığımız için iki kat ücret ödenen DYK’ları açmak için neredeyse yarışıyoruz. Mesleki olarak kendimizi, eğitim sistemini, çocukları geliştirmek yerine ek ücret arayışında kayboluyoruz.”</i></span></p></blockquote><p><span>Ekonomik kaygı ve sıkıntılar, öğretmenlerin yanı sıra çocukları ve eğitimin niteliğini de etkiliyor. </span><a href="https://www.egitimreformugirisimi.org/etraflica-2-okul-yemegi/" previewlistener="true"><span>Etraflıca’nın Okul Yemeği bölümünde</span></a><span> belirtildiği üzere, 2022’in ilk sekiz ayında gıda enflasyonunun önceki yılın ortalamasına göre yüzde 73,2 artması, özellikle dar ve orta gelirli hanelerdeki çocuklar için yeterli, sağlıklı, güvenilir ve besleyici gıdaya erişimin zorlaştığı anlamına geliyor. </span></p><p><span>Okul yemekhanelerindeki yemek ücretlerini karşılayamayan çocuklar yeterli beslenemiyor, okul temizliği hizmetlerinde kesintiler yaşanıyor. Çalışma koşulları dolayısıyla mesleki tatminleri azalan öğretmenler bir yandan da okul terki gibi ciddi bir problemle baş başalar. </span></p><p><span>Okulun sağladığı çocuk koruma sisteminin zayıfladığı durumlarda bazı öğretmenler bu eksikleri kendi imkânları ile telafi etmeye çalışıyorlar. Ancak bu yeterli ve kalıcı bir çözüm sunmaktan uzak: </span></p><blockquote><p><span style="color: #232526;"><i>Bir öğretmen olarak öğrencilerimi kendi bütçemle sosyal etkinliklere götürürdüm. Bunu artık yapamıyorum. Çünkü kiramı bile ödeyemiyorum.” </i></span></p></blockquote><p><span>Maddi teşvikler öğretmenlerin refahına katkı sağlasa da birçok öğretmen sosyal, duygusal, zihinsel ve fiziksel anlamda yaşamlarından memnuniyetlerinin yani iyi olma hâllerinin gözetilerek refahlarının artırılması gerektiğini vurguluyor. Öğretmenler, sınava girme motivasyonlarınınn mesleki gelişimden ziyade ücret artışı olduğunu ve uzman öğretmenliğin yalnızca ekonomik katkı üzerinden ele alınmasının mesleklerinin itibarlarını zedelediğini söylüyorlar.</span></p>						</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-3914b2a elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="3914b2a" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<h4>Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun yasalaşmasının ardından neler oldu?</h4>						</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-97acc36 elementor-widget elementor-widget-wgl-time-line-vertical" data-id="97acc36" data-element_type="widget" data-widget_type="wgl-time-line-vertical.default">
				<div class="elementor-widget-container">
			<div class="wgl-timeline-vertical appear_animation"><div class="tlv__items-wrapper"><div class="tlv__item"><div class="tlv__date-wrapper"><span class="tlv__date">3 Şubat 2022</span></div><div class="tlv__curve-wrapper"></div><div class="tlv__volume-wrapper"><div class="tlv__content-wrapper"><div class="tlv__media"></div><div class="tlv__content"><div class="tlv__text"><p><span>Öğretmenlik Meslek Kanunu, 3 Şubat 2022 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilerek yasalaştı. </span></p></div></div></div></div></div><div class="tlv__item"><div class="tlv__date-wrapper"><span class="tlv__date">14 Şubat 2022</span></div><div class="tlv__curve-wrapper"></div><div class="tlv__volume-wrapper"><div class="tlv__content-wrapper"><div class="tlv__media"></div><div class="tlv__content"><div class="tlv__text"><p><span>Öğretmenlik Meslek Kanunu Resmi Gazete’de yayımlandı. Aynı gün, kanun doğrultusunda hazırlanan “Aday Öğretmenlik ve Öğretmenlik Kariyer Basamakları Yönetmeliği Taslağı’nın Detayları” MEB’in web sitesinde yayımlandı.</span><a href="https://www.meb.gov.tr/ogretmenlik-meslek-kanunu-yonetmelik-taslaginin-detaylari/haber/25256/tr"><span>*</span></a></p></div></div></div></div></div><div class="tlv__item"><div class="tlv__date-wrapper"><span class="tlv__date">14 Mart 2022</span></div><div class="tlv__curve-wrapper"></div><div class="tlv__volume-wrapper"><div class="tlv__content-wrapper"><div class="tlv__media"></div><div class="tlv__content"><div class="tlv__text"><p><span>TEDMEM öğretmenlerle ilgili konuları düzenleyen mevzuatın bütünlükten uzak ve dağınık olduğunu vurgulayarak, </span><a href="https://tedmem.org/mem-notlari/gorus/ogretmenlik-meslek-kanunu-ve-aday-ogretmenlik-ve-ogretmenlik-kariyer-basamaklari-yonetmeligine-iliskin-tedmem-gorusu"><span>Öğretmenlik Meslek Kanunu ve Aday Öğretmenlik ve Öğretmenlik Kariyer Basamakları Yönetmeliği Taslağı’na ilişkin görüşünü</span></a><span> yayımladı. </span></p></div></div></div></div></div><div class="tlv__item"><div class="tlv__date-wrapper"><span class="tlv__date">8 Nisan 2022</span></div><div class="tlv__curve-wrapper"></div><div class="tlv__volume-wrapper"><div class="tlv__content-wrapper"><div class="tlv__media"></div><div class="tlv__content"><div class="tlv__text"><p><span>CHP, Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun iptali için Anayasa Mahkemesi’nde dava açtı. </span></p></div></div></div></div></div><div class="tlv__item"><div class="tlv__date-wrapper"><span class="tlv__date">12 Mayıs 2022</span></div><div class="tlv__curve-wrapper"></div><div class="tlv__volume-wrapper"><div class="tlv__content-wrapper"><div class="tlv__media"></div><div class="tlv__content"><div class="tlv__text"><p><span>Öğretmenlik Meslek Kanunu’na dayanılarak hazırlanan ve resmi eğitim kurumlarında görev yapan aday öğretmenlerin yetiştirilmeleri ile öğretmenlik kariyer basamaklarında ilerlemelerine ilişkin usulleri ve esasları düzenleyen “Aday Öğretmenlik ve Öğretmenlik Kariyer Basamakları Yönetmeliği” Resmi Gazete’de yayımlandı.</span></p></div></div></div></div></div><div class="tlv__item"><div class="tlv__date-wrapper"><span class="tlv__date">13 Mayıs 2022</span></div><div class="tlv__curve-wrapper"></div><div class="tlv__volume-wrapper"><div class="tlv__content-wrapper"><div class="tlv__media"></div><div class="tlv__content"><div class="tlv__text"><p><span>Uzman ve başöğretmenlik sınavlarıyla ilgili MEB tarafından yapılan </span><a href="https://www.meb.gov.tr/uzman-ve-basogretmenlik-egitim-programlarina-basvurular-1-haziranda-basliyor/haber/26197/tr"><span>duyuruda</span></a><span>, eğitim programının başvurularının 1-10 Haziran 2022 tarihleri arasında alınacağı ve eğitimlerin 18 Temmuz’da başlayacağı; 19 Kasım 2022’de yapılacak yazılı sınav başvurularının 26 Eylül-3 Ekim 2022 tarihleri arasında alınacağı ve sınav sonuçlarının 12 Aralık 2022 tarihinde açıklanacağı belirtildi.</span></p></div></div></div></div></div><div class="tlv__item"><div class="tlv__date-wrapper"><span class="tlv__date">18 Temmuz 2022</span></div><div class="tlv__curve-wrapper"></div><div class="tlv__volume-wrapper"><div class="tlv__content-wrapper"><div class="tlv__media"></div><div class="tlv__content"><div class="tlv__text"><p><span>MEB, uzman ve başöğretmenlik eğitim programına 614 bin 445 öğretmenin kabul edildiğini ve sürecin başladığını açıkladı. </span></p></div></div></div></div></div><div class="tlv__item"><div class="tlv__date-wrapper"><span class="tlv__date">18 Ağustos 2022</span></div><div class="tlv__curve-wrapper"></div><div class="tlv__volume-wrapper"><div class="tlv__content-wrapper"><div class="tlv__media"></div><div class="tlv__content"><div class="tlv__text"><p><span>Eğitim-Sen, Öğretmenlik Meslek Kanunu ve yönetmeliği, seminer ile sınavların iptal edilmesi talebiyle 48 şehirde eylem yaptı.</span><a href="https://egitimsen.org.tr/ogretmenlik-meslek-kanunu-iptal-edilmeli-ogretmenlere-angaryaya-donusen-seminer-sinav-sureci-durdurulmalidir-ekonomik-ve-ozluk-hak-kazanimlari-ayrimsiz-uygulanmalidir/"><span>*</span></a></p></div></div></div></div></div><div class="tlv__item"><div class="tlv__date-wrapper"><span class="tlv__date">8 Eylül 2022</span></div><div class="tlv__curve-wrapper"></div><div class="tlv__volume-wrapper"><div class="tlv__content-wrapper"><div class="tlv__media"></div><div class="tlv__content"><div class="tlv__text"><p><span>Öğretmenlik Meslek Kanunu’nu protesto etmek üzere MEB’e yürümek isteyen Eğitim-Sen’li öğretmenlere polis tarafından müdahale edildi.</span><a href="https://medyascope.tv/2022/09/08/egitim-senin-meb-onune-gitmesine-polis-izin-vermedi-nejla-kurul-bir-yildir-bakan-ile-gorusemedik-nerede-aciklayacagiz-bu-talepleri/"><span>*</span></a><span> </span></p></div></div></div></div></div><div class="tlv__item"><div class="tlv__date-wrapper"><span class="tlv__date">21 Ekim 2022</span></div><div class="tlv__curve-wrapper"></div><div class="tlv__volume-wrapper"><div class="tlv__content-wrapper"><div class="tlv__media"></div><div class="tlv__content"><div class="tlv__text"><p><span>Eğitim-Bir-Sen tarafından </span><a href="https://www.ebs.org.tr/manset/5687/ogretmenlik-meslek-kanunu-beklentileri-karsilayacak-sekilde-yeniden-duzenlenmelidir"><span>Öğretmenlik Meslek Kanunu Taslak Önerisi</span></a><span> kamuoyuna sunuldu. </span></p></div></div></div></div></div><div class="tlv__item"><div class="tlv__date-wrapper"><span class="tlv__date">31 Ekim 2022</span></div><div class="tlv__curve-wrapper"></div><div class="tlv__volume-wrapper"><div class="tlv__content-wrapper"><div class="tlv__media"></div><div class="tlv__content"><div class="tlv__text"><p><span>MEB tarafından yapılan açıklamada sınavın öğretmenlerin yeterliliğini ölçme amacı taşımadığı, isteğe bağlı bir kariyer sistemi olduğu vurgulandı. Şartları sağlayan öğretmenlerin yüzde 95’inin eğitimlere başvurduğu, bu kişilerin yüzde 99’unun eğitimlerini tamamladığı, eğitimlerini tamamlayan öğretmenlerin yüzde 98’inin sınava başvurduğu ifade edildi.</span><a href="https://www.trthaber.com/haber/gundem/bakan-ozer-kimin-haddine-ogretmenin-yeterliligini-olcmek-720198.html"><span>*</span></a></p></div></div></div></div></div><div class="tlv__item"><div class="tlv__date-wrapper"><span class="tlv__date">2 Kasım 2022</span></div><div class="tlv__curve-wrapper"></div><div class="tlv__volume-wrapper"><div class="tlv__content-wrapper"><div class="tlv__media"></div><div class="tlv__content"><div class="tlv__text"><p><span>Öğretmenlik Meslek Kanunu’na karşı yurt genelinde iş bırakma eylemi yapıldı.</span></p></div></div></div></div></div><div class="tlv__item"><div class="tlv__date-wrapper"><span class="tlv__date">9 Kasım 2022</span></div><div class="tlv__curve-wrapper"></div><div class="tlv__volume-wrapper"><div class="tlv__content-wrapper"><div class="tlv__media"></div><div class="tlv__content"><div class="tlv__text"><p><span>Anayasa Mahkemesi, Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun bazı hükümlerinin iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemiyle yapılan başvuruyu görüşmek üzere toplandı. Yüksek Mahkeme, MEB’in ve en fazla üyeye sahip üç eğitim sendikasının dinlenmesine karar verdi.</span><a href="https://www.aa.com.tr/tr/gundem/aym-ogretmenlik-meslek-kanununun-bazi-hukumlerinin-iptali-isteminin-gorusulmesini-erteledi/2733782"><span>*</span></a><span> Bu sürecin, 19 Kasım’da yapılması planlanan uzman öğretmenlik sınavını etkileyip etkilemeyeceği henüz bilinmiyor.</span></p></div></div></div></div></div></div></div>		</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-6ac20db elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="6ac20db" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<p><span>Özetlemek gerekirse, hazırlık süreci, getirdiği düzenlemeler ve kapsamadığı konular sebebiyle kamuoyunda birçok tartışmayı beraberinde getiren Öğretmenlik Meslek Kanunu’na yönelik tepkiler, kanun yürürlüğe girdikten sonra da devam etti. </span></p><p><span>Başta kanunun öznesi olan öğretmenlerin ve diğer eğitim paydaşlarının katılımıyla, öğretmenlerin tüm haklarını ve iyi olma hâllerini, nitelikli eğitim hakkının gereği olan talepleri ve öncelikleri gözetecek şekilde kanunda yeni düzenlemeler ve/veya kanunu tamamlayıcı düzenlemeler yapılmasının önemini vurgulayarak ARKA PLAN’ın bu bölümünü sonlandırıyoruz. </span></p>						</div>
				</div>
					</div>
				</div>
				</div>
		]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaratıcı Özgüven</title>
		<link>https://egitimreformugirisimi.org/arka-plan-yaratici-ozguven/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Eğitim Reformu Girişimi]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Jun 2022 13:11:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Arka Plan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egitimreformugirisimi.org/arka-plan-yaratici-ozguven/</guid>

					<description><![CDATA[Yaratıcılık denince aklınıza hangi meslek grupları geliyor? <br><br>

Sadece mimarlık, ressamlık, heykeltraşlık, yönetmenlik gibi sanat ve tasarım alanlarıyla ilişkilendirilen yaratıcılık doğuştan mı gelir, yoksa bir kas gibi üzerinde çalıştıkça mı güçlenir? Peki ya özgüven?<br><br>

Yaratıcı özgüven, “bireyin değişim yaratabileceğine olan inancı” olarak tanımlanıyor. Kendi deneyimlerinden yola çıkarak konuyu anlattıkları kitaplarında Tom ve David Kelly kardeşler, yaratıcı özgüveni “yeni yaklaşımlar ve çözümler üreten dünyayı deneyimlemenin bir yolu” olarak görüyor. Peki yaratıcı özgüven neden önemli ve eğitimde nasıl bir yere sahip? ARKA PLAN’ın bu bölümünde, geçtiğimiz mayıs ayında Öğretmen Ağı’nın düzenlediği Yaratıcı Özgüven Festivali’nden aldığımız ilhamla yaratıcı özgüven kavramını masaya yatırdık.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="34220" class="elementor elementor-34220" data-elementor-post-type="post">
				<div data-particle_enable="false" data-particle-mobile-disabled="false" class="elementor-element elementor-element-58aee877 e-flex e-con-boxed e-con e-parent" data-id="58aee877" data-element_type="container">
					<div class="e-con-inner">
				<div class="elementor-element elementor-element-411ecaa3 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="411ecaa3" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<h4><b>Önemi hiç azalmayan “yaratıcılık”</b></h4><p><span style="font-weight: 400;">Çocukluğun ayrılmaz bir parçası olan yaratıcılığın yaş aldıkça git gide sönümlendiğini; çocukluktaki özgürlük, sınırsızlık hissi git gide yerini “Başkaları ne der?”, “Düşündüğüm şey başkalarına saçma gelir mi?”, “Çok mu ‘çocuksu’ gözükürüm?” gibi sorulara bırakırken yaratıcılığın böyle endişelere kurban gittiğini söyleyebiliriz.</span></p><p><span style="font-weight: 400;">Dünya değişirken eğitimin bireye kazandırması beklenen yetkinlikler de değişiyor, çeşitleniyor. Çocukları geleceğe hazırlayan eğitim sistemlerinin çağı yakalaması bekleniyor. Sürekli değişip dönüşen dünyada çocukları nasıl bir geleceğin beklediği daha belirsiz hâle gelirken, beceri temelli bir eğitim anlayışı yaygınlaşıyor. Bireyin üniversite, işgücü ve genel olarak yaşam başarısı için kritik öneme sahip olan bilgiler, alışkanlıklar ve özellikler olarak tanımlanan 21. yüzyıl becerileri arasında yaratıcılık da var. Eğitimci ve yazar Sir Ken Robinson, eğitimde yaratıcılığın, okuryazar olmak kadar önemli olduğunu söylüyor. OECD de, yaratıcılığı bilgi toplumunun temel değerlerinden biri olarak konumlandırıyor.¹</span><span style="font-weight: 400;"> </span></p><p><span style="font-weight: 400;">Yaratıcı özgüven, öğrencilerin olduğu kadar öğretmenlerin de ihtiyacı. Çünkü birey yaratıcı özgüveniyle hareket ettiğinde, kendi gücünün ve yaratıcı olduğunun bilincinde oluyor ve değişim için hata yapmaktan korkmadan harekete geçmeye hazır hissediyor</span><span style="font-weight: 400;">.² Bundan hareketle eğitimde değişimin, öğretmenin hem özne olma hâliyle hem de yaratıcılığıyla sıkı bir ilişkide olduğunu söylemek mümkün.</span></p><p><span style="font-weight: 400;">Ne var ki öğretmenlik, yaratıcı bir meslek olarak görülmüyor. Üstelik yaratıcılık doğuştan gelen, şanslı azınlıkların sahip olduğu bir yetenek olarak görülüyor</span><span style="font-weight: 400;">.³ Oysa öğretmenler, her gün karşılaştıkları problemlere yaratıcı çözümler geliştiriyorlar, yaratıcılıklarına başvurarak sistemsel değişimlere bağlı kalmadan kendi dönüştürücü güçleriyle değişim yaratıyorlar.</span></p><h4><b>Öğretmenin özne olma hâli ve yaratıcı özgüveni</b></h4><p><span style="font-weight: 400;">Bununla birlikte eğitimde değişim yukarıdan aşağı gerçekleştiğinde, bu değişimi hayata geçirmeleri beklenen öğretmenler, görüşleri alınmadığı için kendilerini birer özne olarak göremiyorlar. Öğretmenler, bir parçası olmadıkları değişimlerle karşılaştıklarında da iç çatışma yaşayabiliyorlar; dolayısıyla motivasyonları, iyi olma hâlleri ve heyecanları olumsuz yönde etkilenebiliyor. Bu da öğretmenlerin etkin bir özne olmasının ve harekete geçmesinin önüne geçiyor</span><span style="font-weight: 400;">.⁴ </span></p><p><span style="font-weight: 400;">Öğretmenin değiştirme ve dönüştürme gücü, özne olabilmesiyle sıkı sıkıya ilişkili. Giddens’ın tanımladığı biçimiyle, “bireyin toplumsal olaylarda değişim yaratabilme kapasitesi” olan özne olma hâli⁵</span><span style="font-weight: 400;">, öğretmenlerin harekete geçmesinin nasıl mümkün olabileceğine işaret ediyor. Kurgu, plan ve uygulama aşamalarında öğretmenlerin yer almadığı sistemsel değişimlerin, onların ihtiyaçlarını ne ölçüde karşılayabildiği ise tartışmalı. Sistemsel bir değişim gerçekleşmese de, öğretmenlerin birer özne olarak değiştirici ve dönüştürücü güçlerini kullanmaları ve etki yaratmaları bekleniyor. </span></p><p><span style="font-weight: 400;">Öğretmen Ağı’nda 2018 yılından bu yana süren Yaratıcı Problem Çözme Programı’na katılan öğretmenler arasında yapılan “Yaratıcı Problem Çözme Programı Değer Odaklı İzleme Değerlendirme Özet Raporu”na⁶</span><span style="font-weight: 400;"> göre, yaratıcı düşünme becerileri güçlendiğinde öğretmenler, karşılaştıkları problemler karşısında daha az endişe ediyorlar ve sistem dönüşmese de bir değişim yaratabileceklerine daha fazla inanıyorlar.</span></p><blockquote><p style="text-align: center;"><span style="color: #232526;"><strong><i>%90 “Karşılaştığım problemler çözebileceğime olan inancım arttı.”</i></strong></span></p></blockquote><blockquote><p style="text-align: center;"><strong style="color: #232526;"><i>%87 “Bir değişim yaratabileceğime olan inancım arttı.”</i></strong></p></blockquote><blockquote><p style="text-align: center;"><span style="color: #232526;"><strong><i>%100 “Bir öğrencinin hayatında anlamlı bir dönüşüm yaratabileceğime olan motivasyonum arttı.”</i></strong></span></p></blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Yaratıcılıklarını mesleki pratiklerinde sık sık kullanan öğretmenlerin, yaratıcılıklarının gelişmesi için yeterli desteği gördüklerini söylemek güç. Aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 32 ülkede 12.893 öğretmenin katılımıyla Avrupa Komisyonu Ortak Araştırma Merkezi tarafından yapılan ankette öğretmenlerin %56’sı yaratıcılık becerisine dair mesleki eğitim almadığını, %90’ı ise yaratıcılık becerilerini geliştirmeyi istediğini söylüyor</span><span style="font-weight: 400;">.⁷ Peki bu aranın kapanması; çağımızın en önemli becerilerinden olan yaratıcılığı öğrencilerine kazandırmaları beklenen öğretmenlerin kendi yaratıcılıklarını geliştirmeleri nasıl mümkün olabilir? </span></p><h4><b>“Ne bu özgüven?”</b></h4><p><span style="font-weight: 400;">Öğretmenlerin yaratıcı özgüvenlerinden alınan güç ve ilhamla bu yıl ikincisini düzenlenen Yaratıcı Özgüven Festivali, yaratıcılığı besleyen, karşılaştığımız kalıpları kıran, kimsenin hata yapmaktan korkmadığı bir alan yaratmayı hedefliyor. Bu yıl #NeBuÖzgüven temasıyla düzenlenen festivalde, farklı disiplinlerle birlikte, kalıpları kırma cesaretine ve yaratıcılığın önündeki en büyük engellerden biri olan hata yapma korkusuna değinildi. </span><a href="https://www.youtube.com/watch?v=n7adwAX8QPw"><span style="font-weight: 400;">Yekta Kopan</span></a><span style="font-weight: 400;">, </span><a href="https://www.youtube.com/watch?v=ERrCOY1XAkk"><span style="font-weight: 400;">Tan Sağtürk</span></a><span style="font-weight: 400;">, </span><a href="https://www.youtube.com/watch?v=odWDrQLqXEE"><span style="font-weight: 400;">Devin Özgür Çınar,</span></a> <a href="https://www.youtube.com/watch?v=jU7HnKxp_cg"><span style="font-weight: 400;">Hakan Bıçakcı,</span></a> <a href="https://www.youtube.com/watch?v=vLlASSA1i9U"><span style="font-weight: 400;">Masis Aram Gözbek</span></a><span style="font-weight: 400;"> ve </span><a href="https://www.youtube.com/watch?v=GUolxDjpuso"><span style="font-weight: 400;">Rümeysa Çamdereli</span></a><span style="font-weight: 400;"> ile birlikte Değişim Elçisi öğretmenlerin konuşmacı ve moderatör olduğu altı farklı oturum ile öğretmenlerin ve eğitimcilerin, kendilerine #NeBuÖzgüven diyenlere kulak asmayarak sahip oldukları </span><a href="https://www.youtube.com/watch?v=vISkM1bAo5A&amp;list=PLVFOwXlroJlr7fznBqfMDG6GF0CHCxFyC"><span style="font-weight: 400;">değişim yaratma hikâyeleri</span></a><span style="font-weight: 400;"> Öğretmen Ağı YouTube hesabında yer alıyor. </span></p><p><span style="font-weight: 400;">ARKA PLAN bültenimizi yaz tatiline çıkarırken hata yapmaktan korkmadığınız, “Başkaları ne der?” diye kafanıza pek takmadığınız, yaratıcılığınızı serbest bıraktığınız ve bulunduğunuz toplulukta değişim yaratma motivasyonunuzun en tepede olduğu bir yaz geçirmenizi diliyoruz. Sonbaharda görüşmek üzere!</span></p>						</div>
				</div>
					</div>
				</div>
		<div data-particle_enable="false" data-particle-mobile-disabled="false" class="elementor-element elementor-element-eb48642 e-flex e-con-boxed e-con e-parent" data-id="eb48642" data-element_type="container">
					<div class="e-con-inner">
				<div class="elementor-element elementor-element-f53dc4f elementor-view-default elementor-widget elementor-widget-wgl-toggle-accordion" data-id="f53dc4f" data-element_type="widget" data-widget_type="wgl-toggle-accordion.default">
				<div class="elementor-widget-container">
			<div class="wgl-accordion icon-plus" id="wgl-accordion-f53dc4f" data-type="accordion"><div class="wgl-accordion_panel"><h4 id="wgl-accordion_header-2571" class="wgl-accordion_header" data-default=""><span class="wgl-accordion_title">Dipnotlar</span><i class="wgl-accordion_icon elementor-icon "></i></h4><div class="wgl-accordion_content"><p><sub>¹ <a href="https://ogretmenagi.medium.com/neden-yarat%C4%B1c%C4%B1-%C3%B6zg%C3%BCven-festivali-a1f4bffeca03">https://ogretmenagi.medium.com/neden-yarat%C4%B1c%C4%B1-%C3%B6zg%C3%BCven-festivali-a1f4bffeca03 </a><br />² <a href="https://ogretmenagi.medium.com/neden-yarat%C4%B1c%C4%B1-%C3%B6zg%C3%BCven-festivali-a1f4bffeca03"><span style="font-weight: 400;">https://ogretmenagi.medium.com/neden-yarat%C4%B1c%C4%B1-%C3%B6zg%C3%BCven-festivali-a1f4bffeca03</span></a><br />³ <span style="font-weight: 400;"><a href="https://ogretmenagi.medium.com/unuttu%C4%9Fumuz-hazinemiz-yarat%C4%B1c%C4%B1-%C3%B6zg%C3%BCven-e9c0fa87784">https://ogretmenagi.medium.com/unuttu%C4%9Fumuz-hazinemiz-yarat%C4%B1c%C4%B1-%C3%B6zg%C3%BCven-e9c0fa87784</a><br />⁴ <a href="https://www.ogretmenagi.org/yayinlarimiz/burasi-tamamen-bizim-ogretmenin-ozne-olma-hali-mesleki-ogrenme-topluluklari-ve">https://www.ogretmenagi.org/yayinlarimiz/burasi-tamamen-bizim-ogretmenin-ozne-olma-hali-mesleki-ogrenme-topluluklari-ve</a><br />⁵ <a href="https://www.ogretmenagi.org/yayinlarimiz/burasi-tamamen-bizim-ogretmenin-ozne-olma-hali-mesleki-ogrenme-topluluklari-ve">https://www.ogretmenagi.org/yayinlarimiz/burasi-tamamen-bizim-ogretmenin-ozne-olma-hali-mesleki-ogrenme-topluluklari-ve</a><br />⁶ <a href="https://www.ogretmenagi.org/sites/www.ogretmenagi.org/files/publications/Ozet_Rapor_YPC_Deger_Odakli_Izleme_ve_Degerlendirme.pdf">https://www.ogretmenagi.org/sites/www.ogretmenagi.org/files/publications/Ozet_Rapor_YPC_Deger_Odakli_Izleme_ve_Degerlendirme.pdf</a><br />⁷ <a href="https://ogretmenagi.medium.com/neden-yarat%C4%B1c%C4%B1-%C3%B6zg%C3%BCven-festivali-a1f4bffeca03">https://ogretmenagi.medium.com/neden-yarat%C4%B1c%C4%B1-%C3%B6zg%C3%BCven-festivali-a1f4bffeca03</a></span></sub></p></div></div></div>		</div>
				</div>
					</div>
				</div>
				</div>
		]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Öğretmenlik Meslek Kanunu</title>
		<link>https://egitimreformugirisimi.org/arka-plan-ogretmenlik-meslek-kanunu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Eğitim Reformu Girişimi]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Jan 2022 14:30:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Arka Plan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egitimreformugirisimi.org/arka-plan-ogretmenlik-meslek-kanunu/</guid>

					<description><![CDATA["Meslek mensuplarının kendi meslekleriyle ilgili düşünceleri; mesleki davranışlarını, mesleğe yönelik bağlılıklarını ve mesleki başarılarını yakından ilgilendirmektedir. Bu sebeple öğretmenlik mesleğinin toplum tarafından nasıl algılandığı kadar, öğretmenlerin kendilerini, mesleklerini, mesleklerine yönelik toplumsal algıyı nasıl değerlendirdikleri de oldukça büyük bir önem taşımaktadır."
<br><a href="https://tedmem.org/download/ogretmen-gozuyle-ogretmenlik-meslegi?wpdmdl=968&#038;refresh=61efe0b4167531643110580">TEDMEM tarafından 2014’te yayımlanan Öğretmen Gözüyle Öğretmenli̇k Mesleği̇ raporundan</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="34222" class="elementor elementor-34222" data-elementor-post-type="post">
				<div data-particle_enable="false" data-particle-mobile-disabled="false" class="elementor-element elementor-element-2f71cdcd e-flex e-con-boxed e-con e-parent" data-id="2f71cdcd" data-element_type="container">
					<div class="e-con-inner">
				<div class="elementor-element elementor-element-747f7d15 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="747f7d15" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<p><span style="font-weight: 400;">Son yıllarda, öğretmenlerin çalışma koşullarını, haklarını, görevlerini ve sorumluluklarını düzenlemesi ve bunların yanı sıra öğretmenlerin mesleki tatminleri ve güçlenmeleri için alanlar yaratmak açılarından önemli rol oynaması beklenen bir meslek kanununa duyulan ihtiyaç eğitimin gündeminde sıkça yer alıyordu. 11. Kalkınma Planı, 2023 Eğitim Vizyonu gibi politika belgelerinde de adı anılan, içeriğine katkı vermek üzere çeşitli paydaşların görüş ve önerilerini paylaştığı kanun için 31 Aralık 2021’de TBMM’ye bir teklif sunuldu. Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu’nda kabul edilen teklifin, 1 Şubat 2022’de TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmesinin ardından kabul edilmesi bekleniyor.</span></p><p><span style="font-weight: 400;">Peki nedir Öğretmenlik Meslek Kanunu? Neleri içermesi bekleniyordu, mevcut hâliyle teklif neler getiriyor, neler eksik kalıyor? Eğitim paydaşları teklifle ilgili neler düşünüyor? ARKA PLAN’ın yeni bölümünde, 2022’nin ilk haftalarında Türkiye’de eğitimin en önemli gündemlerinden biri olan Öğretmenlik Meslek Kanunu teklifini masaya yatırdık.</span></p><h4><b>Öğretmenlik Meslek Kanunu neden önemli? Var olan teklif neden eleştiriliyor?</b></h4><p><a href="https://www.egitimreformugirisimi.org/yayin/egitim-izleme-raporu-2019-ogretmenler/"><span style="font-weight: 400;">2019</span></a><span style="font-weight: 400;">, </span><a href="https://www.egitimreformugirisimi.org/egitim-izleme-raporu-2020-ogretmenler/"><span style="font-weight: 400;">2020</span></a><span style="font-weight: 400;"> ve </span><a href="https://www.egitimreformugirisimi.org/egitim-izleme-raporu-2021-ogretmenler/"><span style="font-weight: 400;">2021</span></a><span style="font-weight: 400;">’de yayımlanan Eğitim İzleme Raporu: Öğretmenler dosyalarında, Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun 2023 Eğitim Vizyonu’nda yer alan “elverişsiz koşullarda görev yapan öğretmenler için teşvik mekanizması kurulması” gibi hedeflere ulaşılması, öğretmenlerin iyi olma hâlinin desteklenmesi ve “çocuk haklarına ve çocuğun iyi olma hâline ilişkin özel bir eğitim almanın öğretmen olarak atanmanın koşulu haline getirilmesi” gibi kritik konularda işlevleri olabileceği belirtilmişti. </span></p><div class="ose-twitter ose-uid-42d776285360dc5762c959250b04f5de ose-embedpress-responsive" style="width: 600px; max-width: 100%; height: auto;"><blockquote class="twitter-tweet" data-width="600" data-dnt="true"><p dir="ltr" lang="tr">Türkiye’deki öğretmen açığının kapatılması için, belirli ve istisnai koşullarda gerekli olabilecek ücretli öğretmen görevlendirmesine düzenli olarak başvuruluyor. <a href="https://t.co/mDPL0WJfUw">pic.twitter.com/mDPL0WJfUw</a></p><p>— Eğitim Reformu Girişimi (@egitimreformu) <a href="https://twitter.com/egitimreformu/status/1468186300591312903?ref_src=twsrc%5Etfw">December 7, 2021</a></p></blockquote><p><script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p></div><p><span style="font-weight: 400;">Teklife yönelik eleştiriler, teklifin saydam ve katılımcı bir süreçte hazırlanmamış olması, kapsamının yetersizliği ve ihtiyaçlara yanıt vermemesi, özel okullarda çalışan ya da sözleşmeli öğretmenlere yönelik düzenleme içermemesi, katılımcı ve saydam bir süreçte hazırlanmaması, teklifte yer alan uzman öğretmen ve başöğretmen uygulamasının ayrıştırıcı olması ve bu unvanlar için sınav uygulamasının sorunlu görülmesi etrafında toplanıyor.</span></p><h4><b>Teklifte ne var, ne yok?</b></h4><p><a href="https://www.meb.gov.tr/ogretmenlik-meslek-kanunu-teklifi-mill-egitim-kultur-genclik-ve-spor-komisyonunda-kabul-edildi/haber/25026/tr"><span style="font-weight: 400;">Millî Eğitim Bakanlığı tarafından teklife dair yayımlanan açıklamada</span></a><span style="font-weight: 400;"> öğretmenlik mesleğinin, aday öğretmenlik döneminden sonra “öğretmen”, “uzman öğretmen” ve başöğretmen” olmak üzere üç kariyer basamağına ayrılacağı, uzman öğretmen veya başöğretmen unvanı alanlara her unvan için ayrı ayrı olmak üzere bir derece verileceği ve uzman öğretmenlere ödenen eğitim öğretim tazminatının yüzde 20’den yüzde 60’a, başöğretmenlere ödenen eğitim öğretim tazminatının ise yüzde 40’tan yüzde 120’ye yükseltileceği belirtildi. </span></p><p><span style="font-weight: 400;">ARKA PLAN’ın bu bölümünün hazırlık aşamasında görüşüne başvurduğumuz eğitimci Müjdat Ataman, çalışma yılına göre öğretmenlere unvan verilmesiyle ilgili olarak, </span><i><span style="font-weight: 400;">“Bir meslekteki gelişimin tek göstergesi çalışma yılı mıdır? 4 yıllık bir öğretmen 30 yıllık bir öğretmenden daha çalışkan, daha başarılı, daha aktif olamaz mı? Mesleki gelişimin tek ölçütü çalışma yılı mıdır? Kanunda, meslekte 10. ve 20. yılını tamamlayanlar için uzman öğretmen ve başöğretmen isimleri uygun bulunmuş. Böylesi bir ayrım aynı işi yapanların aynı öğretmen odasında ötekileşmesine neden olacaktır” </span></i><span style="font-weight: 400;">diyor</span><i><span style="font-weight: 400;">.</span></i></p><p><span style="font-weight: 400;">Medyascope ve ERG işbirliğiyle hazırlanan </span><a href="https://medyascope.tv/2022/01/20/egitim-360-28-turkiyenin-nasil-bir-ogretmenlik-meslek-kanununa-ihtiyaci-var/"><span style="font-weight: 400;">Eğitim 360°’ın geçtiğimiz hafta yayımlanan son bölümünde</span></a><span style="font-weight: 400;"> de kanun teklifi ele alındı. TEDMEM Koordinatörü Dr. Sabiha Sunar, kanunun bütünsellikten uzak olduğunu, mesleğe yönelik hazırlanan bir kanunda mesleğin tüm süreçlerinin ele alınması gerektiğini ancak teklifte mesleğe giriş, adaylık, mesleki etik ve standart, atamalar gibi pek çok önemli konuya ve öğretmenlerin yaşadıkları problemlere ilişkin madde bulunmadığını söylüyor. Teklifte yer alan kariyer basamaklarıyla ilgili düzenlemenin geçmişte de denenmiş bir uygulama olduğunu, geçmiş uygulamanın sonuçlarının değerlendirilmediğini, yeniden uygulanmasının da meslektaşlar arası barışa olumsuz etki edeceğini ifade eden eğitimci Alaaddin Dinçer, ILO ve UNESCO ortak belgesi olarak 5 Ekim 1966 yılında kabul edilen ve Türkiye tarafından da onaylanan “</span><a href="https://egitimsen.org.tr/wp-content/uploads/2016/05/%C3%96%C4%9Fretmenlerin-Stat%C3%BCs%C3%BC-Tavsiyesi.pdf"><span style="font-weight: 400;">Öğretmenlerin Statüsüne İlişkin Tavsiye Kararı</span></a><span style="font-weight: 400;">”nın uygulamaya konması hâlinde yeni bir meslek kanuna ihtiyaç kalmayacağını düşünüyor.</span></p><h4><b>Sendikalar teklifi nasıl değerlendiriyor?</b></h4><p><span style="font-weight: 400;">Öğretmen sendikaları mevcut hâliyle kanun teklifinin içeriğini yetersiz ve/veya sorunlu buluyor. </span><a href="https://egitimsen.org.tr/haklarimizi-ve-taleplerimizi-icermeyen-bir-meslek-kanunu-istemiyoruz/"><span style="font-weight: 400;">Eğitim Sen ve Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası tarafından yapılan ortak açıklama</span></a><span style="font-weight: 400;">, özel okul, kurs ve özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde görev yapan öğretmenlerin ekonomik ve sosyal hakları, ücret ve çalışma koşullarıyla ilgili düzenleme bulunmamasına, sözleşmeli-kadrolu ayrımının kalkmamasına, kariyer basamakları üzerinden yapılan tanımlamaların “nitelikli öğretmen/niteliksiz öğretmen” algısı yaratarak öğretmenlik mesleğinin saygınlığını zayıflatabileceğine işaret ediyor; böyle bir kanun hazırlanırken ILO ve UNESCO kararının dikkate alınmasının kritik olduğunu savunuyor. </span><a href="https://turkegitimsen.org.tr/icerik_goster.php?Id=14298"><span style="font-weight: 400;">Türk Eğitim Sen tarafından yapılan açıklamada</span></a><span style="font-weight: 400;"> “öğretmen atama, nakil ve istihdam modeli, yönetici atama sistemi, yıpranma payı, izin ve ödül sistemi düzenlemesi, maaş karşılığı ders saatleri düzenlemesi ve teşvik uygulaması, şiddete karşı tedbirler” gibi konuların teklifte yer almadığı belirtiliyor ve “</span><i><span style="font-weight: 400;">Öğretmenlerin muhatap olduğu mevzuat ve süreçlerin tek bir çatı altında toplanmadığı bir kanun, tam anlamıyla Öğretmenlik Meslek Kanunu olamaz</span></i><span style="font-weight: 400;">” deniyor. </span><a href="https://www.ebs.org.tr/manset/5561/ogretmenlik-meslek-kanunu-teklifi-beklentileri-karsilamamaktadir"><span style="font-weight: 400;">Eğitim Bir Sen</span></a><span style="font-weight: 400;"> teklifin, mesleği sadece bazı yönleriyle ele alması nedeniyle, Yükseköğretim Personel Kanunu, Hâkimler ve Savcılar Kanunu gibi muadil düzenlemelerin çok gerisinde kaldığını belirtiyor.  Sendika yetkilileri, sözleşmeli ve ücretli öğretmenliğe son verilmesi, istihdamda güçlük çekilen bölgelerde görev yapan eğitimcilere ilave teşviklerin verilmesi, öğretmenlere özgü ödül ve disiplin hükümleri gibi konuların </span><a href="https://www.ebs.org.tr/manset/5571/ogretmenlik-meslek-kanunu-teklifindeki-eksiklikler-genel-kurulda-giderilmelidir"><span style="font-weight: 400;">teklifte yer alması gerektiğini vurguluyor.</span></a></p><h4><b>Katılımcılık ve şeffaflık, kanun teklifinin neresinde?</b></h4><blockquote><p><span style="color: #232526;"><strong><i>Öğretmenlerin sorunlarını çözmeyi amaçlayan kanunun hazırlanış sürecinde bu mesleğin uygulayıcılarının katkısı bulunmuyor; sorunları çözülmek istenen meslek grubuna, sorunlarının ne olduğu sorulmuyor.”  </i></strong></span><br /><span style="color: #232526;"><strong>Müjdat Ataman</strong></span></p></blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Kanun sürecinin herhangi bir aşamasında katılımcılık ve şeffaflık ilkelerin yeterince gözetilmediği söylenebilir. Denge ve Denetleme Ağı Araştırma ve Geliştirme Koordinatörü Hakan Yavuzyılmaz ve Mecliste.org Koordinatörü Eren Çağdaş Bilgiç’in </span><span style="font-weight: 400;"><a href="https://www.egitimreformugirisimi.org/ogretmenlik-meslek-kanunu-teklifinin-yasama-sureci-katilimciliktan-uzak/">ARKA PLAN için kaleme aldıkları yazıda</a>,</span> <span style="font-weight: 400;">teklifin hazırlık sürecinde ve komisyon görüşmeleri sırasında, konunun paydaşı uzmanların, öğretmenlerin, sendikaların, derneklerin ve sivil toplum kuruluşlarının görüşlerinin yeterince alınmadığının, bu nedenle katılımcı bir yasama sürecinin izlenmediğinin altını çiziyorlar. Benzer şekilde, </span><a href="https://medyascope.tv/2022/01/20/egitim-360-28-turkiyenin-nasil-bir-ogretmenlik-meslek-kanununa-ihtiyaci-var/"><span style="font-weight: 400;">kanun teklifinin ele alındığı </span><span style="font-weight: 400;">Eğitim 360° bölümüne</span></a><span style="font-weight: 400;"> katılan Alaaddin Dinçer de kanun teklifinin kimler tarafından, nerede hazırlandığının belirsizliğine ve öğretmenlerin beklentilerine dair alan araştırmalarının eksikliğine dikkat çekiyor.  </span></p><p><span style="font-weight: 400;">Bu noktada konuyla ilgili yapılan çalışmaları hatırlamakta yarar var: ERG’nin 2020’de düzenlediği çalıştayda MEB, sivil toplum ve akademiden katılımcılarla birlikte öğretmen politikası alanındaki temel sorunlar belirlenerek bunlara ilişkin çözüm önerileri getirilmiş ve “</span><a href="https://www.egitimreformugirisimi.org/turkiyede-ogretmen-planlamasi-ve-ogretmenin-mesleki-guclenmesi-politika-onerileri/"><span style="font-weight: 400;">Türkiye’de Öğretmen Planlaması ve Öğretmenin Mesleki Güçlenmesi: Politika Önerileri</span></a><span style="font-weight: 400;">” başlıklı politika notu kamuoyuyla paylaşılmıştı. TEDMEM de 2018’de Türkiye’deki dinamikler ile uluslararası alandaki tartışmalar ve uygulamalar analiz edilerek hazırlanan </span><a href="https://tedmem.org/yayin/ogretmenlik-meslek-kanunu-oneri-metni"><span style="font-weight: 400;">Öğretmenli̇k Meslek Kanunu Öneri̇ Metni̇</span></a><span style="font-weight: 400;">’ni yayımlamıştı. </span></p><h4><b>Öğretmenler ne diyor? </b></h4><p><span style="font-weight: 400;">Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun özneleri olan öğretmenler, kanuna ilişkin çeşitli görüş ve değerlendirmelere sahip. Kimi öğretmenler, kanunun uzman öğretmen gibi bir kavramı içermesinin, mesleğe yeni başlamış öğretmenler açısından dezavantajlı olacağını düşünüyor. Özellikle mesleki deneyimi 5 yılın altındaki öğretmenlerin mesleğe saygısını olumsuz yönde etkileyeceğini; halihazırda atamalarda yaşanan zorlukların, kanunda önerilen mülakatlarla daha da artacağını düşünüyorlar.</span></p><p><span style="font-weight: 400;">3 Ocak 2022’de Öğretmen Ağı tarafından kanun teklifi üzerine düzenlenen toplantıda şunlar dile getirildi: </span></p><blockquote><p><span style="color: #232526;"><strong><i>Şimdiden uzman/başöğretmen tartışmaları para üzerinden konuşulmaya başlandı. Ödülden ziyade ceza olacak gibi görünüyor. Kademeler olması iyi bir fikir olabilir ancak bu şekilde mi olmalı, bu tartışılır. Öğretmenlik zaten ‘uzmanlık’ mesleği. Bu kademelerin kanun teklifinde yer alması, öğretmenin niteliğine dair şüpheler olduğunu gösteriyor. ‘Uzman’ ve ‘başöğretmen’ unvanlarının getirilmesi, velilerin bu unvanlara sahip olmayan öğretmene karşı tutumuna da olumsuz yansıyabilir.”</i></strong></span></p></blockquote><p><span style="font-size: 1rem;">Öğretmenler, mesleğin saygınlığı ve itibarını doğrudan etkilediği düşünüldüğünde, kanunun varlığının olumlu sonuçlar yaratabileceğini de vurguluyor. Ancak kanunun hazırlanış sürecinde geniş çaplı bir katılım sürecinin işletilmemesinin, kanunun mesleğin mutfağında olan öğretmenler tarafından yeterince bilinmemesine yol açtığı dile getiriliyor. Öğretmenlerin mesleğe seçilme şartlarını, icrası sırasında uyulması gereken prosedürleri, emeklilik ve sonrası ile özel durumları düzenlemesi beklenen kanunun katılımcı bir şekilde hazırlanmaması dolayısıyla, mesleki itibara zarar vereceğini düşünen öğretmenler de bulunuyor. </span><span style="font-weight: 400;">G</span><span style="font-weight: 400;">örüştüğümüz bir öğretmen </span><span style="font-weight: 400;">“</span><span style="font-weight: 400;">Kanunun hazırlanmasında, ağırlıklı olarak saha ile ilişkisi zayıf bürokratlar rol almış olmalı” diyor ve ekliyor: “Her 7 kişiden 1’inin öğretmen olduğu ülkemizde, 12 maddelik bir kanun taslağı olması gerçek ihtiyaçlara yanıt vermeyecektir.”</span></p><p><a href="https://www.egitimreformugirisimi.org/uzun-hikaye-60lardan-gunumuze-dort-kusagin-ogretmenlik-hikayesi/#more-18342"><span style="font-weight: 400;">ERG Araştırmacısı Umay Aktaş Salman’ın kaleme aldığı, farklı kuşaklardan öğretmenlerin deneyimlerini okuduğumuz Uzun Hikâye yazısı</span></a><span style="font-weight: 400;">, öğretmen yetiştirme sistemindeki değişikliklere, istihdamdaki yıldan yıla artan arz talep dengesizliğine, öğretmenler arasındaki statü farklarına, toplumun öğretmenliğe karşı değişen algısına ve nedenlerine dair önemli şeyler söylüyordu. </span></p><p><span style="font-weight: 400;">Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz: Öğretmenlik Meslek Kanunu; dar kapsamı, katılımcı olmayan hazırlanış süreci ve sorunlu maddeleri itibarıyla ne yazık ki öğretmenlerin on yıllardır var olan ihtiyaçlarına, önceliklerine ve beklentilerine çare olmaktan birçok anlamda çok uzak. Dileriz ki kanun teklifi uzmanlar, sivil toplum örgütleri ve kanunun öznesi olan öğretmenlerin katılımıyla, saydam bir süreçte ve öğretmenlerin haklarını, taleplerini ve ihtiyaçlarını gözetecek şekilde tekrar ele alınabilir. </span></p>						</div>
				</div>
					</div>
				</div>
				</div>
		]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>2021’de Eğitimde Öne Çıkanlar</title>
		<link>https://egitimreformugirisimi.org/arka-plan-2021de-egitimde-one-cikanlar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Eğitim Reformu Girişimi]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Dec 2021 18:22:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Arka Plan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egitimreformugirisimi.org/arka-plan-2021de-egitimde-one-cikanlar/</guid>

					<description><![CDATA[Salgınla birlikte hayatımıza giren “yeni normal” ve “kontrollü normalleşme” kavramlarını 2021’de de sık sık duyduk, deneyimledik. Bir yandan COVID-19, farklı yüzleriyle bizi kaygılandırmaya, nefes ve hareket alanlarımızı daraltmaya devam etse de belki yeni normal artık o kadar da yeni olmadığı için normali tekrar değerlendirmeye, baştan yaratmaya başladık. Yılın son ARKA PLAN bölümünde, krizler çağında normalleşmeye çalışırken sıklıkla dilimizde olan kavramları ele aldık.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="34224" class="elementor elementor-34224" data-elementor-post-type="post">
				<div data-particle_enable="false" data-particle-mobile-disabled="false" class="elementor-element elementor-element-1b9ac32 e-flex e-con-boxed e-con e-parent" data-id="1b9ac32" data-element_type="container">
					<div class="e-con-inner">
				<div class="elementor-element elementor-element-68672444 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="68672444" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<p>Türkiye’de ilk vakanın açıklanarak salgın tedbirlerinin alınmaya başladığı 2020’nin mart ayında “normal” uzaktan eğitim ve çalışma, sokağa çıkma yasakları, fiziksel mesafe oldu. Bu yeni normalde birçoğumuz belirsizlikle baş etme, uyum ve temel haklara erişim gibi konularda zorlu bir sınav vermeye zorlandı. 2021-22 eğitim öğretim yılının yüz yüze olarak başlaması ve gündelik sınırların daha esnek hâle gelmesi ile yeni bir “yeni normal” hasıl oldu.  2021’in son ARKA PLAN bölümünde, bu yeni normallerde daha belirgin hâle gelen, üzerine düşündüğümüz ve üretimlerde bulunduğumuz kavramları tekrar hatırlayalım istedik.</p><h4><b>1. Dijital uçurum</b></h4><p>Farklı sosyo-ekonomik düzeydeki bireylerin ve toplulukların bilgi iletişim teknolojilerine erişimde ve kullanımında yaşadığı eşitsizliği anlatan dijital uçurum artık varlığı daha görünür olan ve derinleşen bir kavram. Uzaktan öğrenciliği masaya yatırdığımız <a href="https://www.egitimreformugirisimi.org/wp-content/uploads/2010/01/Arka-Plan_Uzaktan-Ogrencilik_210121.html">2021’in ilk ARKA PLAN bölümünde</a> bir 5. sınıf öğrencisi <i>“Bazı arkadaşlarımızın interneti yok, uzakta oturuyorlar. İnterneti olmayanların derslerinde kopukluk oluyor.” </i>diyerek en naif şekilde açıklamıştı konuyu. İçinde bulunduğu koşullar nedeniyle uzaktan eğitime erişemeyen, erişme imkânı olsa bile yine içinde bulunduğu koşullar nedeniyle uzaktan eğitim araçlarını etkin izleyemeyen öğrenciler tıpkı eskisine olduğu gibi yeni normale ayak uydurmakta zorlanan kesimlerden yalnızca biri.<br />Millî Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) yürüttüğü ve geliştirdiği erişim uygulamalarına karşın içinde bulunduğu koşullar nedeniyle uzaktan eğitime erişemeyen, erişme imkânı olsa bile yine içinde bulunduğu koşullar nedeniyle uzaktan eğitim araçlarını etkin izleyemeyen öğrenciler oldu. Bu süreçte öğrenciler arasındaki “dijital uçurum” var olan eşitsizlikleri daha da derinleştirme riskini artırdı.</p><blockquote><p><span style="color: #232526;"><i>“Kuryelik yapıyorum, siparişleri götürüyorum, temizlik yapıyorum, bulaşık yıkıyorum. Dükkândan canlı derslere bağlanmaya çalışıyorum. Böyle bir ortamda dersi anlamak, dinlemek çok zor. Öğretmenler de ‘Neredesin sen, gürültü çok’ diyor. ‘Dükkândayım, çalışmak zorundayım’ dedim ama kimse de dönüp başka bir şey sormadı.”<br /></i>11. sınıf öğrencisi</span></p></blockquote><h4><b>2. Öğrenme kaybı</b></h4><p>Eğitimde eşitsizlik, dijital uçurum ve hibrit eğitimin yanı sıra salgınla birlikte hayatımıza giren ve en çok tartışılan konulardan biri de <a href="https://www.egitimreformugirisimi.org/wp-content/uploads/2010/01/Arka-Plan_Ogrenme-Kaybi_25.03.2021.html">bu yıl bir ARKA PLAN bölümünü ayırdığımız</a> “öğrenme kaybı” oldu. <a href="https://www.egitimreformugirisimi.org/egitim-izleme-raporu-2021-ogretmenler/">Eğitim İzleme Raporu 2021: Öğretmenler</a> dosyası kapsamında görüşülen Sınıf Öğretmeni M. <i>“Öğrencilerim salgın başladığında 1. sınıftı. Davranışsal olarak tam gelişemeden 3. sınıf oldular. Sınıfımda farklı akademik seviyelerde öğrenciler oluştu. Bu kayıpları gidermek için yoğun çaba harcıyorum. En çok velilerin desteğine ihtiyacım var. Okul müdürü de bizlere soruyor öğrenme kayıplarıyla ilgili ne yapmayı planlıyorsunuz diye. Sistemsel olarak bize sunulmuş bir öneri yok.” </i>diyerek hem öğrenme kayıplarına hem de bu kayıpların telafisinin yalnızca öğretmenin omzunda olduğuna işaret etmişti. <a href="https://www.egitimreformugirisimi.org/ogretmen-gozunden-ogrenme-kayiplari/">Öğretmen Ağı Değişim Elçisi Seval Binici’nin EGR Blog’</a>daki yazısında öğretmen gözünden öğrenme kayıplarını, okulun bir sosyal ortam olarak önemini ve çocuk koruma sistemindeki rolünü anlamıştık.</p><p>Salgın sürecinde okulların kısıtlı bir süre açılmış olmasının ve çoğunlukla uzaktan eğitime devam edilmesinin, sadece eğitime erişimi değil çocukların okul aracılığıyla eriştikleri sosyal hizmetlerden ve koruma mekanizmalarından da yararlanmalarını nasıl engellediğini <a href="https://www.egitimreformugirisimi.org/egitim-izleme-raporu-2021-ogrenciler-ve-egitime-erisim/">Eğitim İzleme Raporu 2021: Öğrenciler ve Eğitim Erişim</a> dosyasında detaylarıyla okumuştuk.</p><p>Öğrenme kaybını derinden hisseden bir grup da dezavantajlı öğrenciler oldu. Mevsimlik tarım işçisi ailelerin çocukları eğitimin yanı sıra oyun oynamaya dahi zaman ve imkân bulamadı. Mevsimlik tarım işçiliği yapan ailelerin bulunduğu geçici çadır alanlarında uzaktan eğitim olanaklarının erişilebilir olmaması nedeniyle çocukların eğitiminin desteklenmesi için ek mekanizmalara ihtiyaç duyuldu. Eğitimi sürdürebilmek için ihtiyaç duyulan desteğin sağlanamaması ve eğitim ortamlarının kapsayıcı kılınamaması salgın öncesinde de Roman çocukların eğitim hayatından kopmasına yol açıyordu. Geçtiğimiz süreçte de Roman çocukların çoğunluğu eğitim süreçlerinin dışında kaldı. TÜİK’in yayımladığı Çocuk İşgücü Anketi sonuçlarına göre çalışan çocukların eğitimine ilişkin verilere bakıldığında çocukların %34,3’ünün okula devam etmediği dikkat çekti. Uzaktan eğitim sürecine geçilmesi internete erişemeyen çocukların eğitimin dışında kalmasına yol açtı. Köy okullarında öğrenim gören öğrenciler de bu durumdan etkilendi. Öğrencilere ulaşabilmek ve öğrencilerin öğrenmelerini destekleyebilmek için bireysel inisiyatif ve çaba gösteren öğretmenler, birebir telefon görüşmeleri yaptıklarını, WhatsApp kanalıyla sesli ve yazılı konu anlatımları ile ödevler paylaştıklarını aktardı.</p><h4><b>3. Öğretmenin iyi olma hâli</b></h4><p>Yeni normalde sıklıkla değindiğimiz bir diğer kavram ise öğretmenin iyi olma hâli oldu. Hem bu yıl bir <a href="https://www.egitimreformugirisimi.org/wp-content/uploads/2010/01/ARKA-PLAN_OgretmeniIyiOlmaHali.html">ARKA PLAN bölümüne</a> başlık oldu hem de Eğitim İzleme Raporu 2021: Öğretmenler dosyasında etraflıca ele alındı. Eğitimin niteliği, öğrencinin iyi olma hâli ve başarısıyla doğrudan ilişkili olan öğretmenin iyi olma hâlini çalışma koşullarını, özlük hakları, eğitim ortamlarının niteliği, meslektaşlar arası işbirliği gibi pek çok konu belirleyebiliyor. Öğretmen dayanışmasının zor ve belirsiz zamanlarda çare olabildiğini, salgın sürecinde öğretmenlerin Öğretmen Ağı, KODA ve ÖRAV gibi kurumların çalışmalarıyla nasıl güçlendiğini ve motivasyon bulduğunu bu yıl birlikte keşfettik. Mesleki dayanışmanı  öğretmenliğin meslek itibarıyla da nasıl doğrudan ilişkili olduğunu <a href="https://www.egitimreformugirisimi.org/wp-content/uploads/2010/01/ARKA-PLAN_Ogretmenligin-Toplumsal-Degeri_17.06.2021.html">öğretmenliğin toplumsal değerini irdelediğimiz ARKA PLAN bölümünde </a>okuduk.</p><p>Her gün çok çeşitli sorunlarla karşılaşıp, çocukları hayata hazırlamak gibi sorumluluğu yüksek bir iş yapan öğretmenlerin iyi olma hali çoğu zaman öğrencinin iyi olma halinin bir aracı olarak görüldü ancak öğretmenin iyi olma hali başlı başına bir amaç olarak ele alınmalıydı.<br />Öğretmen Ağı Değişim Elçisi Seval Binici, konuk olduğu <a href="https://anchor.fm/ogretmenagi/episodes/retmenin-yi-Olma-Hali--retmenler-Gn-zel-Blm--retmenin-Sesi-e1agsmt">Öğretmenin Sesi podcastlerinin öğretmenler gününe özel bölümü Öğretmenin İyi Olma Hâli’nde</a><i> “İyi olma hali pandemi ile birlikte pek çok alanda daha fazla duymaya başladığımız bir kavram. Pandemi hepimize iyi olmamız gerektiği konusunda farkındalık sağladı. Öğretmenin iyi olma hali ise pek çok bağlamdan etkileniyor ve birçok yöneden eğitim süreç ve çıktılarını etkiliyor.” </i>diyerek kavrama dikkat çekti.</p><h4><b>4. Oyun</b></h4><p>Bu yıl odağımıza alırken en çok heyecanlandığımız kavram “oyun”du. 18. Eğitimde İyi Örnekler Konferansı’nda (İÖK) öğretmenlerin yaratıcılığıyla ortaya çıkan iyi örneklerden bu yıl da ilham aldık, umut dolduk, panellerden yeni içgörüler kazandık, atölyelerde eğitimde oyuna nasıl alan yaratabileceğimizi keşfettik. Oyunun yalnızca bir eylemsellik hâli değil duygusal ve düşünsel de bir süreç olduğunu, psikolojik sağlamlığa nasıl katkıda bulunduğunu ve yaşam boyu öğrenme için en eğlenceli araçlardan biri olduğunu, <a href="https://www.egitimreformugirisimi.org/wp-content/uploads/2010/01/ARKA-PLAN_OyununIyilestiriciYani.html">oyunun iyileştirici yanını  tartıştığımız ARKA PLAN bölümünde </a>etraflıca ele aldık. <a href="https://www.youtube.com/playlist?list=PLKmQzKl5cnFQtGMKegA1YNiukP50-DTqu">İÖK’teki panellerde </a>oyunu yalnızca eğitim ya da iyi olma hâli bağlamında değil oyunun dijital dünyadaki ve sosyal değişimdeki yeri, oyun hakkı gibi farklı boyutlarıyla da keşfettik. <a href="https://www.egitimreformugirisimi.org/wp-content/uploads/2010/01/Arka-Plan-B%C3%BCy%C3%BCmek_22.04.2021.html">Büyüme konusunu incelediğimiz ARKA PLAN</a> <a href="https://www.egitimreformugirisimi.org/wp-content/uploads/2010/01/Arka-Plan-B%C3%BCy%C3%BCmek_22.04.2021.html">bölümümüzde</a> “Çocuk olmayı seviyorum, çünkü çok oyun oynuyorum.”, “Çocuk olmak arkadaşlarınla keyifli vakit geçirmek, oyun oynamak, ödevlere boğulmadan yaşamak demek” diyen çocukları, “oyunla öğrenmenin özellikle erken çocukluk döneminde dezavantajları eşitleyici potansiyeli, zor deneyimlerle ve travmayla baş etmedeki iyileştirici gücü olduğunu” söyleyen <a href="https://www.egitimreformugirisimi.org/oyunu-ciddiye-almak/">“Oyunu Ciddiye Almak” başlıklı ERG Blog yazısıyla</a> daha iyi anladık ve 18. İÖK’te #GörevimizOyun diyerek oyuna hak ettiği yeri hayatımızda tekrar açmaya, oyundan kopmamaya söz verdik.</p><p>Yeni normaller ne kadar belirsizliklerle dolu, zorlu ve uyumlanması güç olursa olsun yaratıcılık, işbirliği ve dayanışmanın ilham verdiği bir yıl oldu bizim için. Eğitimin gündeminde olması gereken kavramları hak odaklı bir bakış açısıyla birlikte tartıştığımız, umut veren fikirleri ve çalışmaları birlikte keşfettiğimiz ve yaygınlaştırdığımız, ilham alıp vermeye devam ettiğimiz bir 2022 diliyoruz.<br />Şimdiden mutlu yıllar!</p><p>ERG &amp; Öğretmen Ağı ekipleri</p>						</div>
				</div>
					</div>
				</div>
				</div>
		]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Öğretmenin İyi Olma Hâli</title>
		<link>https://egitimreformugirisimi.org/arka-plan-ogretmenin-iyi-olma-hali/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Eğitim Reformu Girişimi]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Nov 2021 16:42:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Arka Plan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egitimreformugirisimi.org/arka-plan-ogretmenin-iyi-olma-hali/</guid>

					<description><![CDATA[Öğretmenler mesleki tükenmişlik ve bıkkınlık spektrumunda nerede yer alıyor? Öğretmenin iyi olma hâlini neler etkiliyor? Konu öğrencilere olan etkisinin ötesinde nasıl ele alınabilir? ARKA PLAN’ın yeni bölümünde öğretmenin iyi olma hâlini tartışmaya açmak ve farklı çözüm yollarını tartışmak istedik.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="34226" class="elementor elementor-34226" data-elementor-post-type="post">
				<div data-particle_enable="false" data-particle-mobile-disabled="false" class="elementor-element elementor-element-4674e376 e-flex e-con-boxed e-con e-parent" data-id="4674e376" data-element_type="container">
					<div class="e-con-inner">
				<div class="elementor-element elementor-element-2e4a02cd elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="2e4a02cd" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<p>Mesleğin iyi olma hâline etkisi konuşulurken sıklıkla iki kavrama değiniliyor: tükenmişlik (<i>burnout</i>) ve bıkkınlık (<i>boreout</i>). Tükenmişlik, neredeyse kişinin tüm enerjisinin iş tarafından emildiği, gündelik tabirle kafa kaşımaya vakit bile bulunmayan, yine de bitmek tükenmek bilmeyen işler tarafından esir alınılan, yani “emek alanı”nda haddinden fazla durulan zamanları niteliyor. Geceniz gündüz iş olunca, geriye bir kişi kalmıyor doğal olarak. Bıkkınlıkta ise “konfor alanı”ndan çıkılamıyor: Bu ilk bakışta olumlu bir durummuş gibi görünebilir ama eskisi kadar yeni ve heyecan verici şeylerle karşılaşmadığınızı, her şeyin Kafkaesk bir rutinde dönüp durduğunu ve tüm işlerin sıradanlığının size artık baygınlık verdiğini bir düşünün. Böyle bir durumda, boş bir odada saatlerce duran ve uyaran eksikliği sebebiyle çıldırma noktasına gelen birinden farkınız kalmıyor aslında. Tükenmişlik de bıkkınlık da yıpratıcı olduğu kadar çaresizliğin baskın olarak hissedildiği durumlar. Bir insan aynı anda iki durumu da yaşayabilir ve böyle durumlarda çıkış yolu daha da imkânsız görülebilir.</p><p>Elbette ki iyi olma hâli tükenmişlik-bıkkınlık spektrumuna sığmayacak kadar çetrefilli bir konu; kişiden kişiye ya da bölgeden bölgeye farklılık gösterebilen birçok dinamik etkenin insan psikolojisini etkilediğini söylemek mümkün. Fakat tükenmişlik ve bıkkınlık, öğretmenin iyi olma hâli düşünülürken uğranması gereken duraklar.</p><p>Öğretmenlerin pek çoğu işe bağlı stres, depresyon ve/veya tükenmişlik yaşasa da sosyal, duygusal, zihinsel ve fiziksel anlamda yaşamlarından memnun olması kamuoyunda yeterince tartışılmıyor. Var olan cılız tartışmalar ise çocukların iyi olma hâli üzerindeki etkileriyle sınırlı kalıyor. Bir başka deyişle çoğu zaman, öğretmenlerin iyi olma hâli, çocukların iyi olmasının bir aracı olarak görülüyor. Halbuki öğretmenin iyi olma hâlinin başlı başına bir amaç olması gerekiyor. <a href="https://inee.org/resources/teacher-wellbeing-resources-mapping-gap-analysis">INEE (<i>The Inter-agency Network for Education in Emergencies</i>)’nin hazırladığı rapor</a> öğretmenin iyi olma hâlinin pandemiyle birlikte artık yalnızca çatışmalı bölgelerde görev yapan öğretmenler özelinde tartışılan bir konu olmadığının ve küresel bir sorun haline geldiğinin altını çiziyor.</p><p>Pandemi sürecinde öğretmenler bir yandan belirsizlikle mücadele ederken bir yandan da öğretim süreçlerini belki de hiç bilmedikleri ve her gün yeniden keşfettikleri koşullarda sürdürdü. <a href="https://www.egitimreformugirisimi.org/ogretmen-gozunden-ogrenme-kayiplari/">Öğretmen Seval Binici, ERG Blog’daki yazısında</a> pandemi koşullarında etkileşimli, dayanışmaya açık ortamlardan ve etkinliklerden yoksun kalan öğretmenlerin mevcut sorunlarla başa çıkmada daha çok zorlanmasına ya da bıkkınlık yaşamasına sebep olduğunu anlatıyor. Yine ERG Blog’da yer alan <a href="https://www.egitimreformugirisimi.org/ogretmen-gozunden-ogrenme-kayiplari/">‘Öğretmen Gözünden Öğrenme Kayıpları’</a>nda pandemi sürecinde öğretmenlerin bir yandan mesleklerini icra ederken bir yandan nasıl değişen koşullara hızla uyum sağlamaya, öğrencileri ve velileri desteklemeye çalıştığını konu almıştık.</p><p><i>“Okul yönetimi kendine yakın bir grup oluşturarak öğretmenler arası rekabeti, bir yönetim şekli gibi kullandığı zaman rahatsız oluyor, böyle bir ortamda stres yaşıyordum. Çünkü bir ekipte yer alman gerekiyor gibi bir durum oluşuyordu. Oysa tüm arkadaşlarım ile işbirliğine dayalı çalışmak istiyordum.” </i>diye belirtiyor bu yazıyı hazırlarken görüşlerini aldığımız emekli öğretmen Remziye Acar. Adaletsiz hazırlanan ders programları ve nöbet dağılımlarının kendisini yıprattığını söylüyor ve ekliyor:</p><blockquote><p><span style="color: #232526;"><i>Öğretmenin yaratıcı olabilmesi için, yönetmeliklere uyduğu sürece bağımsızlık hissi yaşaması gerekli bence. Ben zümre arkadaşımla anlaşıp dersleri bölüşürken ‘Hayır, ille de ikiniz de aynı derslere girecek ve şubeleri paylaşacak, birbirinizle sınav sorusu, ödev konusu, ödev şekli didişip duracaksınız’ yaklaşımının öğretmeni kısıtladığını, yaratıcılığını baltaladığını düşünüyorum.”</i></span></p></blockquote><p>Görüşüne başvurduğumuz Öğretmen Ağı Değişim Elçisi öğretmenler Gamze Yatkın, Cansu Oluk ve Yalçın Ulusoy bitmek tükenmek bilmeyen evrak süreçlerinin öğretim sürecinin yaratıcılığı azaltmasının, velilerin ve idarecilerin dayanışmacı olmayan tavırlarının ve öğretmenin emeğinin görülmemesinin altını çizerek, çareyi öğretmenler arasında kurulan duygudaşlıkta ve dayanışmada buluyor. Bir diğer öğretmen Miray İşler de farklı disiplinlerle ortak çalışmalar üretmenin kendisine iyi geldiğini anlatıyor. Görünen o ki yaratıcı işbirlikleri, spektrumun hem tükenmişlik hem de bıkkınlık uçları için çözümler üretebiliyor.</p><p>Öğretmenlerin omuzlarındaki yük onların tükenmişlik hissini doğru orantılı olarak artırıyor. Öte yandan, öğretmenlere atfedilen olumlu ya da olumsuz etiketler hem onların yaşadıkları sorunları ve dolayısıyla emeklerini görünmez kılıyor hem de toplumsal ve sistematik olarak bir yüzleşmenin kapılarını kapayarak durumu normalleştiriyor.  <a href="https://www.egitimreformugirisimi.org/uzun-hikaye-60lardan-gunumuze-dort-kusagin-ogretmenlik-hikayesi/">ERG Araştırmacısı Umay Aktaş Salman’ın “<i>60’lardan Günümüze Dört Kuşağın Öğretmenlik Hikâyesi’</i> başlıklı yazısında bahsettiği gibi</a> “<i>Atama bekleyen öğretmen sayısı çığ gibi büyüyor”, “ Öğrencisi derse girmeyen öğretmenin ek ders ücreti kesilecek”, “Her öğretmenlik okuyan atanacak diye bir şey yok”, “Öğretmenler rahata alıştı”, “Öğretmen köyün kaderini değiştirdi”, “Gençlerin kaderini değiştiren idealist öğretmen” </i>gibi sıklıkla karşılaştığımız ve toplumsal algıda yer edinen haber başlıkları ve söylemler, bir yandan mesleğin statüsü ve itibarını olumsuz etkiliyor ve öğretmen yetiştirme ve istihdam politikalarıyla ilgili sorunları gösteriyor, diğer yandan da öğretmeni kahramanlaştırırken aslında yalnızlaştırılarak, mesleğin profesyonelliğini zedeliyor. Salman, öğretmenlerin meslektaşlarıyla bir arada çözüm aradığında, kendilerinde, sınıflarında ve okullarında nelerin değiştiğini ele aldığı <a href="https://www.egitimreformugirisimi.org/kahraman-degil-ogretmenim/">bir başka yazısında</a> “<i>Pek çok sorunun çözümünde öğretmenlerin bir kahraman, kurtarıcı olması beklenebiliyor. Oysa öğretmenlerin kahraman değil özne olmaya ihtiyacı var. Öğretmenlerin, eğitim içeriğinin oluşturulmasından eğitimle ilgili yapılan sistem değişikliklerine, kendi mesleki gelişimleriyle ilgili uygulanan politikalara kadar pek çok alanda etkin olması, seslerinin duyulur, fikirlerinin hayata geçebilir olması ve desteklenmeleri gerekiyor.” </i>diyor.</p><p>Konuyla ilgili bizimle görüşlerini paylaşan, OECD (Organisation for Economic Co-operation and Development – Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü)‘nin yürüttüğü TALIS’in (Teaching and Learning International Survey – Uluslararası Öğretme ve Öğrenme Araştırması) başkan vekillerinden Dr. Pablo Fraser’ın anlattıkları, Türkiye’deki öğretmenlerin iyi olma hâlleriyle ilgili yaşadıkları sorunlar ve bu sorunlara çözüm önerilerinin diğer ülkelerde de benzer olduğunu gösteriyor. OECD’nin öğretmenlerin öncülük ettikleri okul içi ve okullar arası işbirliği insiyatiflerinden topladığı veriler, profesyonel işbirliklerinin öğretmen öz yeterliliği için temel etken olduğunu gösteriyor. Öğretmenin karar alma mekanizmalarına katılımı sayesinde gelişen kontrol hissinin, öğretmenin iyi olma hâliyle doğru orantılı olduğunu belirten Fraser iş saatlerinin düzenlenmesi, gereksiz görevlerle öğretmenlerin sırtına yük bindirilmemesi, okul liderleri ve karar alıcıların öğretmenler arası işbirliği için alan ve kaynak yaratması ve öğretmenlerin de bilgi paylaşımı, karşılıklı güven ve destek gibi konularda hareket geçmesinin altını çiziyor.</p><p>Öğretmenlere göre, yaşadıkları tükenmişliğin ilacı dayanışma, bıkkınlığın çaresi ise bu dayanışmanın meyvesi olarak ortaya çıkacak ve belki de bir sonraki Eğitimde İyi Örnekler Konferansı’nda karşılaşacağımız yaratıcı uygulamalar. Öğretmenlerin bir araya gelerek kendi iyi olma hâllerini tartıştıkları, kapsayıcı bir biçimde ihtiyaçlarını, önceliklerini ve yol haritalarını belirledikleri, materyallerini ürettikleri alanların çoğalması dileğiyle…</p>						</div>
				</div>
					</div>
				</div>
				</div>
		]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Oyunun İyileştirici Yanı</title>
		<link>https://egitimreformugirisimi.org/arka-plan-oyunun-iyilestirici-yani/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Eğitim Reformu Girişimi]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 Oct 2021 16:36:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Arka Plan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egitimreformugirisimi.org/arka-plan-oyunun-iyilestirici-yani/</guid>

					<description><![CDATA[Hoplama, zıplama, saymaca, bilmece, paylaşma, bölüşme, hayal kurma, düşünme… Hepsi içinde. <br>Türkçe.<br>
Bir kelime. OYUN!” <br><br>Modern yaşamın gerekliliğinin bizlere sürekli fısıldadığı her daim üretken olma, çoklu görevlerin üstesinden kolayca gelme ve kendimiz için değil başkaları için zaman ayırma gibi dışsal “hedefler”, çoğu zaman “içeri”yi göz ardı etmemize yol açabiliyor. Belki de bu yüzden, oyunu büyüdükçe yalnızca “eğlence” hatta daha da acımasız bir şekilde “vakit öldürme etkinliği” olarak görmeye başlıyor, oyunun gelişim ve iyi olma hâli açısından çok daha fazla işlevi olduğunu göz ardı ediyoruz. Peki oyuna hiç iyileştirici yanını göz önünde bulundurarak yaklaşmayı düşündünüz mü? ARKA PLAN’ın yeni bölümünde oyunun iyileştirici yanını tartışmaya açıyoruz.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="34228" class="elementor elementor-34228" data-elementor-post-type="post">
				<div data-particle_enable="false" data-particle-mobile-disabled="false" class="elementor-element elementor-element-3d2ef8c6 e-flex e-con-boxed e-con e-parent" data-id="3d2ef8c6" data-element_type="container">
					<div class="e-con-inner">
				<div class="elementor-element elementor-element-3866469c elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="3866469c" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<h4><strong>Oyun sadece bir etkinlikten fazlası</strong></h4><p>Oyun, yalnızca bir eylemsellik hâli değil duygusal ve düşünsel de bir süreç. Oyun sırasında kararlar veriyor, bir sonraki adımları kurguluyoruz. Bu süreçte pek çok duyguyu deneyimleyerek, yönetmeyi öğreniyoruz. Oyunun bir araç olarak eğitimde nasıl yer alabileceğini ve hayatlarımızdaki çok boyutlu yönünü keşfettiğimiz, Eğitim Reformu Girişimi tarafından düzenlenen 18. Eğitimde İyi Örnekler Konferansı’nın açış etkinliğinde <a href="https://youtu.be/pJGDD8nwfYw?t=1818">tema konuşması yapan Lego Vakfı Başkan Yardımcısı Bo Stjerne Thomsen</a> oyunun sıradan bir etkinlikten fazlası; zihinsel bir durum, bir öğrenme yolculuğu olduğuna ve oyun sayesinde kazandığımız sosyal becerilere değindi. Araştırmalar oyunun iletişim ve işbirliği geliştirme, “öteki”yi anlama ve farklı bir perspektiften bakma gibi bir çok beceriler kazanmamıza yardımcı olduğunu gösteriyor. Prof. Dr. Belma Tuğrul’un 18. Eğitimde İyi Örnekler Konferansı’nın <a href="https://youtu.be/pJGDD8nwfYw?t=1818">Serbest Oyunun Gücü panlinde</a> bahsettiği gibi <i>“Oyun; çocuğun kendisini keşfetme alanı, çocuğun ana gündemi. Çocuk için oyunsuzluk kendini geliştirememesi, atıl durumda bırakması demek.”</i></p><h4><strong>Psikolojik sağlamlığa katkıda bulunuyor</strong></h4><p>Sinir hücreleri ve sinaps bağlantılarını güçlendiren, yani öğrenmeyi kolaylaştıran oyun duyguların da işlenmesini sağlıyor. Bilinçdışında yer alan, fark etmediğimiz, bastırdığımız ve bilinç seviyesine ulaşması “tehlikeli” olan kompleksler, travmalar ve diğer zorlantılar oyun sırasında açığa çıkabiliyor. Oyun bize bunların üzerinde çalışarak, baş edilir ya da yönetilir hâle getirebilme imkânı sunuyor; tüm bu süreç de iyi olma hâlimize ve duygusal dayanıklılığımıza ya da <a href="https://www.egitimreformugirisimi.org/yayin/erg-sozluk/#1589140703899-5d5c9f00-ab9b">psikolojik sağlamlığımıza</a> katkıda bulunuyor.</p><p>Pandemi sürecinde oyun satışlarındaki <a href="https://amp.dw.com/en/coronavirus-rapid-growth-of-board-games-market-faces-pandemic-hurdles/a-56370700">artışın</a>* sebebi serbest zamanlarımızın yanı sıra oyuna olan ihtiyacımızın da artması olabilir. 18. Eğitimde İyi Örnekler Konferansı’ndaki  <a href="https://www.youtube.com/watch?v=T7DxAW5yIdk&amp;t=1624s">Oyunun İyileştirici Yanı panelinde</a> konuşan Psikoterapist Sibel Şengül, büyük krizlerde çocukların oyun oynadıklarını görüp şaşırdığımızdan bahsediyor. Oyunu yalnızca “eğlence” olarak gören bakış açışına göre bu şaşkınlık elbette ki normal; fakat Şengül, oyun hakkında yanlış bildiğimiz bir şeyler olabileceğine işaret ediyor: Belki yeterince işlenmemiş bir duyguyu başka bir şeyle anlatıyor, “-miş gibi” yapıyoruz. Bilinçdışı süreçlerle oyun oynuyor; bastırdığımız, korktuğumuz, yüzleşmeye izin vermediğimiz alanlarla başa çıkmak, onları anlamlandırmak ve telafi etmek için oynuyoruz aslında.</p><h4>Çocuklar oyun oynayacak zaman bulamadıklarını söylüyor</h4><p>Öte yandan, ERG Eğitim Laboratuvarı Koordinatörü Yaprak Sarıışık’ın kaleme aldığı <a href="https://www.egitimreformugirisimi.org/oyunu-ciddiye-almak/">Oyunu Ciddiye Almak</a> başlıklı yazıda yer verilen raporların bulguları, ne yazık ki çocukların her zaman istedikleri gibi ve istedikleri kadar oyun oynayamadığını gösteriyor. IKEA, Lego Foundation, National Geographic ve Unilever’in birlikte hazırladığı <a href="https://www.realplaycoalition.com/wp-content/uploads/2018/11/The-Real-Play-Coalition_Value-of-Play-Report.pdf">rapor</a>, giderek büyüyen oyun açığını ortaya koyuyor. 100’den fazla ülkeden toplanan <a href="https://www.realplaycoalition.com/wp-content/uploads/2018/11/The-Real-Play-Coalition_Value-of-Play-Report.pdf">verilere</a> göre çocuklar önceki nesillere kıyasla daha az zamanlarını oyun oynayarak geçiriyorlar; her beş çocuktan biri, “oyun oynayamayacak kadar meşgul olduğunu” söylüyor. Çocukların yarısından fazlası, dışarıda bir saatten de az süre oyun oynayabiliyor.</p><p>Türkiye’de de benzer bir tablo var. ERG Araştırmacısı Umay Aktaş Salman, <a href="https://www.egitimreformugirisimi.org/uzun-hikaye-gri-kentin-oyuna-uzak-cocuklari/">Gri Kentin Oyuna Uzak Çocukları başlıklı Uzun Hikayesi’nde</a>; çocuğa en iyi gelen şeylerden birisi de doğada, açık havada oyun oynamak iken, çocukların dışarıda oyun oynama deneyimlerine yer verdi. 2016 verilerine göre her 10 çocuktan altısı dışarıda günde bir saat veya daha az oynayabiliyor. Salgın sebebiyle çocukların oyun alanlarının ev içiyle sınırlı kaldığı, oyun saatlerinin ise daha da azaldığı tahmin edilebilir. <a href="https://www.egitimreformugirisimi.org/uzun-hikaye-cocuklarin-gozunden-pandemi/">Çocukların gözünden pandemi deneyimlerini konu alan Uzun Hikâye’de</a> yer verilen çocukların deneyimleri, okuldan uzak kalmanın tek anlamının akademik kayıplar olmadığını söylüyor. İstanbul’da özel bir okulda 4. sınıfa giden 9 yaşındaki G.S. okul ve uzaktan eğitim arasındaki farkı şöyle anlatıyor:</p><blockquote><p><span style="color: #232526;"><i>Okul varken teneffüslerde sohbet edip, oyun oynuyorduk. Dönüşte parkta arkadaşlarla oynuyordum. Annem artık evden çalışıyor ama işleri olduğu için benimle vakit geçiremiyor. Oyun oynamak istiyorum ama onun da işi olduğu için oyun oynayamıyoruz. Hep evdeyiz ama iyi ki kitaplar var, yoksa başka dünyalara da gidemezdim.”</i></span></p></blockquote><h4><strong>Oyunun öğrenmeye etkisi</strong></h4><p>Temiz hava, su gibi temel bir ihtiyaç olarak nitelendirebileceğimiz oyun öğrenmeyle fazlasıyla iç içe bir kavram. Detaylara odaklandığımız, yöntemler geliştirdiğimiz, bağ kurduğumuz ve sorun çözdüğümüz oyun süreçlerini eğitimden ayrı düşünmek pek mümkün değil. Teorik olarak anlatması veya öğrenmesi güç olabilecek konuları ya da karmaşık sosyal konuları oyunlar bizlere sundukları bağlam çerçevesinde öğretebilir ve öğrencilerin sosyo duygusal gelişimlerine katkıda bulunabilir. Öğretmenler tarafından geliştirilen ve öğrenciler ile akran zorbalığı, toplumsal cinsiyet eşitliği, ekoloji, eleştirel ve yaratıcı düşünme gibi daha pek çok konuda derslerinizde uygulayabileceğiniz oyunları ve karşılaştığınız problemlere yönelik yaratıcı çözümleri <a href="https://www.ogretmenagi.org/cozum_merkezi">Öğretmen Ağı Çözüm Merkezi’nden</a> keşfedebilirsiniz.</p><p>Psikanalizin kurucusu Freud, rüyaları “bilinçdışına giden kral yolu” olarak tanımlıyor. Fantezi dünyasına açtığı kapılar itibarıyla tıpkı rüyalar gibi oyunu da kişinin bilinçli ve bilinçdışı zihnine, iç dünyasına giden kral yolu olarak görmek mümkün. Oyun sırasında açığa çıkan, dile getirdiğimiz, fark ettiğimiz ifadeler bizlere iç dünyamızı daha iyi anlamdırabilmemiz, yani bu kral yolunu hakkıyla yürüyebilmemiz için çok önemli bir imkân da sunmuş oluyor.</p><p>İşte bu kral yolunda yürümeye devam edelim, oyunun dönüştürücü ve iyileştirici gücünü hatırlayalım ve hayatımızda hak ettiği alanı oyuna geri verelim diye #GörevimizOyun!</p><p><span style="vertical-align: sub;">*Faydalı linkler</span></p><p><span style="vertical-align: sub;">Lego Foundation, Learning Through Play: </span><a href="https://www.legofoundation.com/media/1063/learning-through-play_web.pdf" style="vertical-align: sub;"><i>https://www.legofoundation.com/media/1063/learning-through-play_web.pdf</i></a></p><p><span style="vertical-align: sub;">18. Eğitimde İyi Örnekler Konferansı’nın oyunu merkeze alan tüm panelleri için: </span><a href="https://www.youtube.com/watch?v=Bxd8005ikoY&amp;list=PLKmQzKl5cnFQtGMKegA1YNiukP50-DTqu" style="vertical-align: sub;"><i>https://www.youtube.com/watch?v=Bxd8005ikoY&amp;list=PLKmQzKl5cnFQtGMKegA1YNiukP50-DTqu</i></a></p>						</div>
				</div>
					</div>
				</div>
				</div>
		]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Öğretmenliğin Toplumsal Değeri</title>
		<link>https://egitimreformugirisimi.org/arka-plan-ogretmenligin-toplumsal-degeri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Eğitim Reformu Girişimi]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Jun 2021 16:43:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Arka Plan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egitimreformugirisimi.org/arka-plan-ogretmenligin-toplumsal-degeri/</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye’de 2019-20 eğitim-öğretim yılı verilerine göre toplam öğretmen sayısı 1.117.686. Bu öğretmenlerin pek çoğunun eğitimdeki tüm değişkenleri öğrencilerinin şartlarına göre nasıl şekillendikleri ve ne gibi uygulamaları hayata geçirdikleri, eğitimde dönüşümün yine öğretmenle başladığını gözler önüne seriyor. Peki tüm bunlara karşın toplumda öğretmenlik mesleğinin algısı ne durumda? Yeni bölümümüzde, öğretmenlik mesleğinin itibarının arka planını tartışmaya açıyoruz.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="34230" class="elementor elementor-34230" data-elementor-post-type="post">
				<div data-particle_enable="false" data-particle-mobile-disabled="false" class="elementor-element elementor-element-277c3b7 e-flex e-con-boxed e-con e-parent" data-id="277c3b7" data-element_type="container">
					<div class="e-con-inner">
				<div class="elementor-element elementor-element-d202843 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="d202843" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<p>Son yıllarda, öğretmenlik mesleğinin saygınlığını ve statüsünü kaybetmesi, hem Türkiye’de hem de dünyada sıklıkla konuşuluyor. Bu tartışmaların Türkiye’deki izdüşümü, öğretmenlere ilişkin politika belgelerine “Öğretmenlik mesleğine yönelik algıyı iyileştirmek ve mesleğin statüsünü güçlendirmek” <a href="https://www.hurriyet.com.tr/egitim/ogretmenin-statusu-41022454">hedefini eklemek oldu. </a></p><p>Küresel ölçekte düşünüldüğünde, Türkiye’de öğretmenliğin statüsü esasında çok da düşük değil. İngiltere merkezli Varkey Vakfı’nın “Küresel Öğretmen Statü Endeksi 2018” başlıklı raporuna göre, araştırmaya katılan 35 ülke arasında <a href="https://www.hurriyet.com.tr/egitim/ogretmenin-statusu-41022454">Türkiye yedinci sırada. </a>Fakat aynı araştırmada, çocuğunun öğretmen olmasını teşvik edeceğini belirtenlerin oranı yüzde 35’te kalıyor. Başka araştırmalar, öğretmenlik mesleğinin toplumdaki algısına ilişkin benzer sonuçlara işaret ediyor. TALIS 2018 <a href="https://www.egitimreformugirisimi.org/yayin/egitim-izleme-raporu-2019-ogretmenler/">sonuçlarına göre,</a> Türkiye’deki ortaokul öğretmenlerinin yalnızca %26,0’ı öğretmenlik mesleğine toplumda değer verildiğini düşünüyor. Aynı zamanda, Türkiye’deki ortaokul öğretmenlerinin yalnızca %64,7’si için öğretmenliğin birinci kariyer seçimi olduğunu söylüyor, <a href="https://www.egitimreformugirisimi.org/wp-content/uploads/2010/01/Egitim-%C4%B0zleme-Raporu-2019_Ogretmenler.pdf">OECD ortalamasında ise bu oran %66,5. </a></p><p>Öğretmen Ağı’nın çerçevesini oluşturan <a href="https://d3n8a8pro7vhmx.cloudfront.net/ogretmenagi/pages/405/attachments/original/1603100062/degisimteorisi_170607.pdf?1603100062">Değişim Teorisi’ne</a> göre öğretmenler:</p><ul><li style="list-style-type: none;"><ul><li aria-level="1">Öğretmenler kendilerini farklı açılardan güçsüz hissediyor,</li><li aria-level="1">Mesleki gelişimleri için sunulan kaynakları yetersiz buluyor,</li><li aria-level="1">Kişisel gelişim ihtiyaçlarının göz ardı edildiğini düşünüyor,</li><li aria-level="1">Öğretmenlik mesleğinin saygınlığını yitirmesinden rahatsızlık duyuyor,</li><li aria-level="1">Otonomi eksikliği duyuyor,</li><li aria-level="1">Meslektaşları ile iletişim kuramamaktan ve birbirlerinden geri bildirim alamamaktan şikayet ediyor.</li></ul></li></ul><p>Öğretmenlik mesleğinin toplumsal itibarı ile öğretmenlerin niteliği birbiriyle ilişkili. Prof. Levent Şahin ile Ali İhsan Balcı’ya göre, mesleğin ekonomik getirisi, istihdam olanakları, eğitim süresi, çalışma şartları ve toplumsal kültür ile mesleğin ilişkisi <a href="https://www.profdrleventsahin.com/ogretmenlik-mesleginin-itibari-kayip-mi-oluyor.html">mesleklerin toplumsal itibarını etkileyen kriterleri oluşturuyor. </a>ERG Kıdemli Politika Analisti Yeliz Düşkün, istihdam, maaş ve çalışma koşullarının tümünün, öğretmenin statüsünde ve motivasyonunda <a href="https://www.hurriyet.com.tr/egitim/ogretmenin-statusu-41022454">büyük rol oynadığını dile getiriyor.</a></p><p>Pandemi, öğretmenlik mesleğinin toplumdaki algısının dönüşmesine vesile oldu. Uzaktan eğitim sürecinde evlere kapanan milyonlarca veli ilk kez öğretmenlik yapmak zorunda kaldı ve mesleği farklı yönleriyle tanıdı. Çocuklar öğretmenleriyle bu kez evde ve bambaşka koşullarda iletişim kurdu. Dolayısıyla, mesleğin toplumdaki algısı da dönüşmeye, öğretmenlerin eğitim sistemindeki rolü, özne olma hali ve dönüştürücü gücüne yönelik farkındalık küresel ölçekte arttı.</p><h4>“<em>Hiçbir şey olamazsan öğretmen olursun</em>”dan “<em>Nasıl öğretmen olunur?</em>”a</h4><p>Pandeminin değiştirdiği koşullarla birlikte öğretmenlik mesleğine bakışın dönüşmesi, internetteki kitlesel davranış değişikliklerine de yansıdı. 2020 yılında Google arama motorunda en çok aranan ilk 5 kelimenin bir tanesi Eğitim Bilişim Ağı (EBA) idi. <a href="https://trends.google.com.tr/trends/yis/2020/TR/"><b>“Uzaktan eğitim nasıl oluyor?”</b></a> ve <a href="https://medium.com/t%C3%BCrkiye/google-2020-y%C4%B1l%C4%B1n%C4%B1n-arama-trendlerine-bak%C4%B1n-ccca1ec067c1"><b>“Nasıl öğretmen olunur?”</b></a>, internette en çok cevapları merak edilen soruların başında geldi. Toplumda sıklıkla duyduğumuz “Hiçbir şey olamazsan öğretmen olursun” sözüne karşılık, öğretmenlik mesleğini merak eden, öğretmenlerin ne tür becerilere ve uzmanlıklara sahip olduklarını merak edenlerin sayısının artması, öğretmenliğe ilişkin toplumsal algıyı konuşmak için ne kadar doğru bir zamanda olduğumuzu gösteriyor.</p><h4><strong>Öğretmenlik mesleğini bilgi aktarmaktan ibaret görmek, meslek itibarına zarar veriyor</strong></h4><p>MEB tarafından yaygın olarak sunulan hizmetiçi eğitimlerden duyulan memnuniyetsizlik uzun süredir tartışma konusu. ERG’nin düzenlediği Öğretmen Politikaları Çalıştayı çıktılarına göre eğitmenlerin alan hakimiyeti ile sınıf deneyimi bakımından yetersiz bulunması, eğitimlerin sunulma şeklinin (özellikle seminer yönteminin) etkileşime izin vermemesi, içeriklerin sınıfta uygulanabilir olmaması, süreklilik olmaması vb. sorunlar sıklıkla ifade edildiği <a href="https://www.egitimreformugirisimi.org/wp-content/uploads/2010/01/Turkiye%E2%80%99de-Ogretmen-Planlamas%C4%B1-ve-Ogretmenin-Mesleki-Guclenmesi-Politika-Onerileri.pdf">görülüyor.</a></p><p>Biesta, Priestley ve Robinson’ın ortaklaşa kaleme aldıkları “Talking about education: exploring the significance of teachers’ talk for teacher agency” başlıklı makalede, öğretmenlik mesleğinin çoğunlukla bilgi üzerinden, özellikle de içerik, müfredat ve pedagoji gibi <a href="https://www.tandfonline.com/doi/full/10.1080/00220272.2016.1205143">profesyonel bilgi üzerinden tanımlandığı söyleniyor.</a> Fakat öğretmenlik mesleğini sadece bilgi aktarmakla eş tutmak, dijital iletişim teknolojilerinin bilgiye erişimin kolaylaştırmasıyla mesleğin dönüştürücü etkisini görünmez kılıyor. Öğretmenler öğrencilere bilgi aktarmanın ötesinde, öğrencilerin gelişimlerini tüm yönleriyle <a href="https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/1179676">destekleme rolü olan kişiler.</a></p><blockquote><p><span style="color: #232526;">Uzun zamandır ilk defa meslektaşlarımla ders içerikleri ürettim ve bu bana çok iyi geldi. Öğretmenliğin ne kadar önemli bir uzmanlık alanı olduğunu, başka disiplinlerle dirsek temasını her zaman sürdürmesi gerektiğini bir kez daha anladım. Öğretmenler entelektüel anlamda her zaman aranan kişiler olmalı. Topluma ulaşmak isteyen disiplinler ya da iş kolları bunu her zaman akılda tutmalı. Öğretmenler topluma ulaşmak ve doğru şekilde ulaşmak için kilit bir konuma sahip.”</span></p></blockquote><h4>Öğretmenliğin meslek itibarı mesleki dayanışma ile doğrudan ilişkili</h4><p>Türkiye’de öğretmenler arasında, iletişim, işbirliği ve dayanışmanın yetersiz oluşu, uzun zamandır üzerinde durulan bir olgu. Akranlar arası ilişkiler öğretmenler tarafından mesleki anlamda güçlenme için <a href="https://www.egitimreformugirisimi.org/turkiyede-ogretmen-planlamasi-ve-ogretmenin-mesleki-guclenmesi-politika-onerileri/">önemli görülüyor.</a> Çeşitli paydaşlar, öğretmenlerin meslektaşlarıyla olan ilişkilerinin yapıcı olmasının ve okul yöneticilerinin eğitimsel liderlik rolü benimsemelerinin öğretmenin güçlenmesi için önemine işaret ediyorlar.</p><p>TALIS 2018 bulgularına göre, Türkiye’deki ortaokul öğretmenlerinin %93,6’sı, okul müdürlerinin ise %96,3’ü TALIS uygulamasından önceki 12 ayda en az bir mesleki gelişim etkinliğine katıldığını belirtiyor. Meslektaşlar arası dayanışmayı güçlendirdiği bilinse de, öğretmenler arası geri bildirim kültürü Türkiye’de henüz yaygın değil.  <a href="https://www.egitimreformugirisimi.org/wp-content/uploads/2010/01/Egitim-%C4%B0zleme-Raporu-2019_Ogretmenler_.pdf">Eğitim İzleme Raporu 2019: Öğretmenler</a> dosyasında da aktarıldığı üzere, Türkiye’de öğretmenler, yüz yüze kurs/seminer, çevrimiçi kurs/seminer, konferanslara gibi pek çok etkinliğe OECD ortalamasının üzerinde bir oranda katılım gösterirken, akran gözlemi ya da öz-gözlem ile koçluk konusunda OECD ortalamasının epey altında kalıyor. </p><h4>“<em>Birbirimizden öğrenmeye alışkın değiliz</em>”</h4><p>Öğretmenliğin mesleki itibarının artması için öncelikle meslektaş dayanışmasının güçlenmesi gerektiğini söyleyen Öğretmen Ağı Değişim Elçisi, “Birbirimizden öğrenmeye alışkın değiliz.” diyor. Oysa, benzer deneyimler yaşayan ve çeşitli yetkinliklere sahip öğretmenlerin birbirlerinden beslenme potansiyelleri hayli yüksek. Müge Ayan’ın kaleme aldığı <a href="https://d3n8a8pro7vhmx.cloudfront.net/ogretmenagi/pages/1707/attachments/original/1583761742/OA_Burasi_Tamamen_Bizim_Raporu.pdf?1583761742">Burası Tamamen Bizim Raporu</a>’nda ortaya konduğu üzere, öğretmenlerin meslektaşlarıyla ve farklı disiplinlerle etkileşim kurabildiği mesleki öğrenme ağları ve/veya toplulukları, meslektaş dayanışmasına alan açarak öğretmenler arasında etkili bir işbirliği kurulmasına imkân veren bir ortam sağlıyor. </p><h4>Profesyonel bir meslek olan öğretmenliği kahramanlaştırmak, mesleğin itibarını zayıflatıyor</h4><p>Öğretmenlik mesleğinin toplumsal algısına mercek tuttuğumuzda, öğretmenlerin çoğunlukla kahramanlaştırıldıklarını görmek mümkün. “Süper kahraman”, “heykeltraş”, “toplum mühendisi”’, “anne”, “çocuk bakıcısı” öğretmenlere atfedilen pek çok sıfattan yalnızca birkaçı. Öğretmenlik mesleği kutsallaştırıldığı gibi, “rahat” ve “kolay” bir meslek olduğu iddiasıyla itibarsızlaştırılıyor. Mesleğe ilişkin bu tip kalıplar ise, öğretmenliğin profesyonel bir meslek olarak görülmesine gölge düşürüyor. Öğretmenler, kendilerini eğitim sisteminin nesnesi olarak görülmesine de itiraz ediyor. Öğretmen Ağı Değişim Elçilerinden Mine Aksar, “Süslü veya duygusal betimlemeler istemiyoruz. <a href="https://www.gazeteduvar.com.tr/gundem/2020/03/11/ogretmenler-super-kahraman-degil-ozne-olmak-istiyor">Özne olduğumuzu hissetmek istiyoruz.” diyor.</a> </p>						</div>
				</div>
					</div>
				</div>
		<div data-particle_enable="false" data-particle-mobile-disabled="false" class="elementor-element elementor-element-1e18c25 e-flex e-con-boxed e-con e-parent" data-id="1e18c25" data-element_type="container">
					<div class="e-con-inner">
				<div class="elementor-element elementor-element-7294ea8 elementor-view-default elementor-widget elementor-widget-wgl-toggle-accordion" data-id="7294ea8" data-element_type="widget" data-widget_type="wgl-toggle-accordion.default">
				<div class="elementor-widget-container">
			<div class="wgl-accordion icon-plus" id="wgl-accordion-7294ea8" data-type="accordion"><div class="wgl-accordion_panel"><h4 id="wgl-accordion_header-1201" class="wgl-accordion_header" data-default="yes"><span class="wgl-accordion_title">Özne Olan Öğretmen</span><i class="wgl-accordion_icon elementor-icon "></i></h4><div class="wgl-accordion_content"><p><span>Öğretim pratiklerini iyileştirmek, kendi mesleki öğrenme deneyimini yönlendirmek, mesleki kimliğini oluşturmak, biçimlendirmek veya dönüştürmek, dayanışmaya dayanan işbirliği çevresinde kendisinin ve meslektaşlarının öğrenmesine katkıda bulunmak için bilerek ve isteyerek eyleme geçen öğretmen.</span></p></div></div></div>		</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-385fd9b elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="385fd9b" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<p>Öğretmenlerin eğitim sistemindeki dönüştürücü gücünün hakkını teslim ederken, öğretmenlerin her sorunun çözümüne sahip kahramanlar olarak görmekten kaçınmak gerekiyor. Aksar, “Eğitimle ilgili problemlerin tümünün çözümünü öğretmende görmek onu kahramanlaştırmak oluyor. Öyle problemler var ki çözümü sadece öğretmende olamaz. <a href="https://www.egitimreformugirisimi.org/kahraman-degil-ogretmenim/">Bunu da görmeliyiz ki öğretmen kendini güçsüz hissetmesin”</a> diyerek, eğitimdeki farklı aktörlerin işbirliğinin önemine dikkat çekiyor. </p><p>Eğitim Reformu Girişimi’nin 2015’te yayımladığı <a href="https://www.egitimreformugirisimi.org/yayin/ogretmen-politikalarinda-mevcut-durum-ve-zorluklar/">Öğretmen Politikalarında Mevcut Durum ve Zorluklar</a> bilgi notu, öğretmenlerin eğitim sistemindeki kilit rolünü şöyle ifade ediyor: “İyi eğitim ancak iyi öğretmenlerle verilebilmektedir ve okulların kalitesi öğretmenlerinin kalitesinin ötesine geçememektedir.”</p>						</div>
				</div>
					</div>
				</div>
				</div>
		]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyümek</title>
		<link>https://egitimreformugirisimi.org/arka-plan-buyumek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Eğitim Reformu Girişimi]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 22 Apr 2021 16:43:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Arka Plan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egitimreformugirisimi.org/arka-plan-buyumek/</guid>

					<description><![CDATA[Salgından pek çok ülke, şehir, ev, aile etkilendi. Ancak bu süreçten en çok etkilenenlerin çocuklar olduğunu söylemek mümkün. Çocuklar önce uzaktan eğitimle tanıştılar, ardından yaşamlarında büyük yer tutan okullarından; doğayı, kendilerini keşfettikleri bahçelerden; özgürce oyun oynayabildikleri parklardan mahrum kaldılar. Çocuk olmayı zor şartlarda sürdürürken bir yandan büyümeyi de sınırlı seçeneklerle deneyimlemek zorunda kaldılar. Böylesi zorlu koşullara uyum süreci ardından çocuklardan, çocuk olmaktan öğreneceğimiz çok şey var. Peki içinde bulunduğumuz dönemde çocuklar çocuk olmaya ve büyümeye nasıl bakıyorlar? Her çocuğun nitelikli eğitime erişimi için çalışan bir topluluk olarak, büyümenin arka planını çocukların görüşleri ve mesajlarıyla tartışmaya açtık. ARKA PLAN’ın yeni bölümünde 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı çocuklarla ve çocuk kalarak kutluyoruz.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="34232" class="elementor elementor-34232" data-elementor-post-type="post">
				<div data-particle_enable="false" data-particle-mobile-disabled="false" class="elementor-element elementor-element-380b175a e-flex e-con-boxed e-con e-parent" data-id="380b175a" data-element_type="container">
					<div class="e-con-inner">
				<div class="elementor-element elementor-element-65117ca elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="65117ca" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<h4>Neden büyüdükçe merak etmeyi bırakıyoruz?</h4><blockquote><p><span style="color: #232526;">Biliyor musun eskiden hiç utanmadan ‘gulu gulu’ diye bağırıyordun.”</span></p></blockquote><p>Merak etmek, çocukluğumuzda bizi öğrenmek için harekete geçiren bir dürtüydü. Merak ettiğimiz konular hakkında, soru sorarak bilgi edindik. Ne var ki büyüdükçe, merak eden çocuklardan soru sormaktan çekinen yetişkinlere dönüşüyoruz. 4 yaşında bir çocuk günde ortalama 428 soruyor. “Neden su ıslak?”, “Gölge neden yapılır?”, “Balıklar suyun altında nasıl nefes alıyor?” bunlardan sadece birkaçı. 9 yaşına gelen bir çocukta soru sayısı 199’a iniyor. Bir çocuk 5 yılda kafasında soruların çoğunun yanıtını bulabiliyor mu yoksa başka bir şey mi oluyor? Neden büyüdükçe daha az soru soruyor, daha az merak ediyoruz?</p><p>Çünkü büyüdükçe sorduğumuz sorulara alacağımız cevaplardan, yanlış soruları sormaktan yani aslında hata yapmaktan korkuyoruz. Oysa büyümek hata yapmamak değil, yaptığımız hataları kutlamaktır. Hatalarınızı kutlama yolunda örnek olabilecek bir kaynak da Yaratıcı Özgüven Festivali Renkli Hatalar Sahnesi olabilir. Yapılan hataları bir yenilgi olarak değil, gelişme fırsatı olarak görmek ve yeni öğrenmelere yol açmak hata yapmaktan korkmamak ile mümkün.</p><p>TÜİK verilerine göre 2020 yıl sonu itibarıyla, Türkiye nüfusu 83 milyon 614 bin 362 kişi iken bunun 22 milyon 750 bin 657’sini çocuklar oluşturuyor. Her bir çocuktan öğreneceğimiz çok şey var.</p><h4>Çocuk Olmayı Çocuklar Anlatıyor</h4><blockquote><p><em><span style="color: #232526;">Çocuk olmak oyun oynamak demek, çok eğlenceli olmaktır.”</span></em><br /><em><span style="color: #232526;">Çocuk olmayı seviyorum, çünkü çok oyun oynuyorum.”</span></em><br />Okulöncesi öğrenci, 4 yaş</p></blockquote><blockquote><p><em><span style="color: #232526;">Rainbow dash demek.”</span></em><br /><em><span style="color: #232526;">Çocuk olmayı seviyorum. Çünkü bebekken küçüktüm. Sonra orta yaşa geldim, o yüzden.”</span></em><br />Okulöncesi öğrenci, 4 yaş</p></blockquote><blockquote><p><em><span style="color: #232526;">Çocuk olmak sıkıcı iş hayatına daha girmemenin mutluluğunu yaşamak demek.”</span></em><br /><em><span style="color: #232526;">Çocuk olmayı seviyorum, daha çok oynayacak vakit bulabiliyorum. Büyüyüp yaşlanıp ölmek istemiyorum. Ölümsüz olmak istiyorum.”</span></em><br />3. sınıf öğrencisi, 9 yaş</p></blockquote><blockquote><p><em><span style="color: #232526;">Çocuk olmak oyun, eğlence, top, komiklik, koşmak demek. Ayrıca çocuk olmayı seviyorum çünkü daha çok oyun eğlence demek, ha bi de biraz daha özgür olsam…”</span></em><br />5. sınıf öğrencisi, 11 yaş</p></blockquote><blockquote><p><em><span style="color: #232526;">Çocuk olmak eğlenmek, gezmek, derslerini yapmak, okula gidip gelmek, hayatını yaşamak, doğum günlerini kutlamak bir de görevlerini yerine getirmek, istediğin mesleği yapmak için çalışmak ve bir şeyler yaratmak demek.”</span></em><br /><em><span style="color: #232526;">Çocuk olmayı çok seviyorum çünkü çok eğlenceli ama bazen hiç sevmiyorum çünkü çok ders çalışmak gerekiyor.”</span></em><br />3. sınıf öğrencisi, 9 yaş</p></blockquote><blockquote><p><em><span style="color: #232526;">Eğlenmek diyebilirim ama bayağı iş yapmak gerektiğini anladım. Eğlenceden çok sıkıcı işler yapmak zorundayım. Çocuk olmama rağmen arada iş de yapmam gerekiyor. Ortalığı toplamak gibi mesela.”</span></em><br /><em><span style="color: #232526;">Annem ve babamla vakit geçirebilirsem o sıkıcı anları bile eğlenceli hale getirebiliyorlar. Çocuk olmayı en çok annemle babamın yanındayken seviyorum.”</span></em><br />Okulöncesi öğrenci, 5 yaş</p></blockquote><blockquote><p><em><span style="color: #232526;">Çocuk olmak arkadaşlarınla keyifli vakit geçirmek, oyun oynamak, ödevlere boğulmadan yaşamak demek.”</span></em><br /><em><span style="color: #232526;">Çocuk olmayı seviyorum çünkü hiç utanmadan ‘gulu gulu’ diyebiliyorum.”</span></em><br />4. sınıf öğrencisi, 10 yaş</p></blockquote><h4>Çocuklar Büyüdükleri Hallerine Ne Mesaj Bıraktılar?</h4><blockquote><p><em><span style="color: #232526;">Büyüyünce okula gideceğim, istediğim çizgi filmi kendim açacağım.”</span></em><br />Okulöncesi öğrenci, 4 yaş</p></blockquote><blockquote><p><span style="color: #232526;"><em>Özgürleşeceğim, ciddileşeceğim, hayatım sıkıcılaşacak. Büyümek istemem.” </em><br /><em>Keşke çocuk kalsaydın ve ödevlerini yapsaydın.”</em></span><br />5. sınıf öğrencisi, 11 yaş</p></blockquote><blockquote><p><em><span style="color: #232526;">Tabii ki de şey mesajı verirdim. Elisa, seni çok seviyorum, Pinky Pie. Elisa benim en yakın arkadaşım.”</span></em><br />Okulöncesi öğrenci, 4 yaş</p></blockquote><blockquote><p><em><span style="color: #232526;">İşlerini, çalışmayı bırak da kendinin yeteneğini keşfet derdim mesela. Artık çocuğunla biraz daha vakit geçirmek zorundasın derdim.”</span></em><br />Okulöncesi öğrenci, 5 yaş</p></blockquote><blockquote><p><em><span style="color: #232526;">Ben hem iç mimar hem de dış mimar olacağım. Buna engel olacak olan varsa beni çiğneyip geçmesi gerekiyor. Büyüdükçe zevklerim, huylarım değişebilir ama hayal kurmaktan asla vazgeçmem. Hayal kurmak benden vazgeçebilir ama ben hayal kurmaktan vazgeçmem.”</span></em><br />3. sınıf öğrencisi, 9 yaş</p></blockquote><blockquote><p><span style="color: #232526;"><em>Büyüdükçe yeni arkadaşlar edineceğim. Şu anda yapmak istediğim meslekler değişebilecek. Merak ettiğim kitapları okuyabileceğim. Yaş sınırı olan maceraları yaşayabileceğim.”</em></span><br /><span style="color: #232526;"><em>Büyüdüğümdeki kendime ‘Bol eğlen. Hep pozitif ol. Bol bol macera yaşa. Sınavlarına hazırlan.’ derdim”</em></span><br /><strong>3. sınıf öğrencisi, 9 yaş</strong></p></blockquote><blockquote><p><em><span style="color: #232526;">Büyüdükçe hayatımda ödevlerin olmayacağını düşünüyorum.”</span></em><br /><span style="color: #232526;">Biliyor musun eskiden hiç utanmadan ‘gulu gulu’ diye bağırıyordun.”</span><br /><strong>4. sınıf öğrencisi, 10 yaş</strong></p></blockquote>						</div>
				</div>
					</div>
				</div>
		<div data-particle_enable="false" data-particle-mobile-disabled="false" class="elementor-element elementor-element-36a068f e-flex e-con-boxed e-con e-parent" data-id="36a068f" data-element_type="container">
					<div class="e-con-inner">
				<div class="elementor-element elementor-element-f428399 elementor-view-default elementor-widget elementor-widget-wgl-toggle-accordion" data-id="f428399" data-element_type="widget" data-widget_type="wgl-toggle-accordion.default">
				<div class="elementor-widget-container">
			<div class="wgl-accordion icon-plus" id="wgl-accordion-f428399" data-type="accordion"><div class="wgl-accordion_panel"><h4 id="wgl-accordion_header-2561" class="wgl-accordion_header" data-default="yes"><span class="wgl-accordion_title">ERG Sözlük</span><i class="wgl-accordion_icon elementor-icon "></i></h4><div class="wgl-accordion_content"><p><strong>Çocuğun İyi Olma Hâli:</strong> <span>Çocuğun iyi olma hali, çocuğun yaşam kalitesini, öznel iyi olma halini ve memnuniyetini ön plana alan ve yapabilirliklerini artırmayı hedefleyen bir yaklaşımdır. Bu yaklaşım sağlık, maddi durum, eğitim, ev ve çevre koşulları, ilişkiler gibi alanlarda çocuğun iyi olmasını hedefler, çocuğun refahına ve gelişmesine bütünsel olarak yaklaşır.</span><br /><a href="https://www.egitimreformugirisimi.org/yayin/egitim-izleme-raporu-2019-egitimin-icerigi/">Eğitim İzleme Raporu 2019 | Eğitimin İçeriği</a></p><p><strong>Çocuğun Katılım Hakkı:</strong> <span>Çocuk katılımı, tüm çocukların görüşlerini serbestçe ifade etmesi, bu görüşlerin yetişkinler tarafından ciddiye alınması ve çocukların kendilerini ilgilendiren karar alma süreçlerinde etkin rol almalarıdır. Çocuğun katılım hakkı Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin (ÇHS) 12. Maddesi ile güvence altına alınır. Çocuk katılımında süreçler saydam ve bilgilendirici, gönüllü, saygılı, ilgili, çocuk dostu, içermeci, eğitim ile desteklenmiş, güvenli ve risklere duyarlı ve hesap verebilir olmalıdır.</span><br /><a href="https://www.egitimreformugirisimi.org/yayin/egitim-izleme-raporu-2019-egitimin-icerigi/">Eğitim İzleme Raporu 2019 | Eğitimin İçeriği</a></p><p><strong>Çocuğun Hakları:</strong> <span>Çocuk hakları insan haklarıdır; çocukların kendilerine özgü ihtiyaçlarından dolayı ayrı olarak tanımlanmıştır. 1989 yılında kabul edilen BM Çocuk Haklarına Dair Sözleşme 18 yaşına kadar her çocuğun sahip olduğu sivil, kültürel, ekonomik, siyasi ve sosyal hakları kapsar. Sözleşme; “ayrımcılık yapmama”, “çocuğun üstün yararı”, “çocuğun varlığını ve gelişimini sürdürmesini sağlama” ile “katılım” ilkeleri doğrultusunda; hükümetlerin/devletlerin yerine getirmesi gereken temel yükümlülükleri belirtir.</span><br /><a href="https://www.egitimreformugirisimi.org/yayin/egitim-izleme-raporu-2019-egitimin-icerigi/">Eğitim İzleme Raporu 2019 | Eğitimin İçeriği</a></p><p><strong>Sosyal, Duygusal Öğrenme:</strong> <span>Duygularımızı tanımak ve yönetmek, diğer insanlara ilgi ve özen göstermek, olumlu ilişkiler kurabilmek, sorumluluğunu alabildiğimiz kararlar verebilmek ve zorlayıcı durumlarla yapıcı ve etik biçimde baş edebilmek sosyal ve duygusal öğrenmenin temelinde yer alan becerilerdir.</span><br /><a href="https://www.egitimreformugirisimi.org/yayin/egitim-izleme-raporu-2019-egitimin-icerigi/">Eğitim İzleme Raporu 2019 | Eğitimin İçeriği</a></p><p><strong>Toplumsal Cinsiyet Eşitliği:</strong> <span>Toplumsal cinsiyet eşitliği, bir insan hakları ilkesi olup cinsiyetler arasında eşit hak, sorumluluk ve fırsatlar ile toplumsal sonuçlara ulaşmada eşitliği ifade eder.</span><br /><a href="https://www.egitimreformugirisimi.org/yayin/egitim-izleme-raporu-2019-egitimin-icerigi/">Eğitim İzleme Raporu 2019 | Eğitimin İçeriği</a></p></div></div></div>		</div>
				</div>
					</div>
				</div>
				</div>
		]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Öğrenme Kaybı</title>
		<link>https://egitimreformugirisimi.org/arka-plan-ogrenme-kaybi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Eğitim Reformu Girişimi]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Mar 2021 13:58:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Arka Plan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egitimreformugirisimi.org/arka-plan-ogrenme-kaybi/</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye, okulların en uzun süre kapalı kaldığı ve en uzun süre uzaktan eğitim yapan ülkeler <a href="https://tedmem.org/covid-19/covid-19-ve-dunyada-okullarin-durumu">arasında.</a> Uzaktan eğitimle derinleşen eşitsizlik, telafi eğitimlerini bir hayli zorlayan öğrenme ve kazanım kayıplarına yol açtı. Hem akademik becerilerin kazanılması hem de çocuğun iyi olma halinin desteklenmesi için önemli bir kurum olan okulların salgın nedeniyle kapatılması başta dezavantajlı gruplar olmak üzere en çok öğrencileri etkiledi. <a href="https://www.egitimreformugirisimi.org/wp-content/uploads/2010/01/Arka-Plan_Uzaktan-Ogrencilik_210121.html">Uzaktan öğrenciliği</a> öğrenme kayıpları ve çocuğun iyi olma kavramı üzerinden tartışmaya açıyoruz.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="34234" class="elementor elementor-34234" data-elementor-post-type="post">
				<div data-particle_enable="false" data-particle-mobile-disabled="false" class="elementor-element elementor-element-66fb5254 e-flex e-con-boxed e-con e-parent" data-id="66fb5254" data-element_type="container">
					<div class="e-con-inner">
				<div class="elementor-element elementor-element-24b62585 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="24b62585" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<p><span style="font-weight: 400;">Salgının ikinci yılına girdiğimiz bu günlerde sağlık, ekonomi ve eğitim başta olmak üzere pek çok alanda önemli sınavlardan geçiyoruz. Eğitimde eşitsizlik, dijital uçurum ve hibrit eğitimin yanı sıra salgınla birlikte hayatımıza giren ve en çok tartışılan konulardan biri de öğrenme kaybı oldu. </span><a href="https://www.egitimreformugirisimi.org/yayin/erg-sozluk/#1589140682640-1accfadd-efc2"><span style="font-weight: 400;">Öğrenme kaybı</span></a><span style="font-weight: 400;">, öğrenme çıktılarının ölçüldüğü iki ayrı zaman arasında gözlemlenen düşüş olarak tanımlanıyor. </span></p><h4><b>Eğitimin çıktılarına bakışımız eğitimden ne beklediğimizi gösteriyor</b></h4><p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’nin de tarafı olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’ye göre eğitim hakkı eğitime erişimle sınırlı değil. Aynı zamanda eğitime erişimi, eğitimin amaçları ve niteliğiyle birlikte güvence altına alır. Bu da eğitim aracılığıyla, çocuğun kişiliğini, yeteneklerini, farklı boyuttaki becerilerini en üst düzeyde geliştirmesi gerektiğini ifade eder. Dolayısıyla, eğitimin çıktıları yalnızca akademik başarı ve becerilerle değil, bunlarla birlikte çocuğun iyi olma haline ilişkin göstergeleri de barındıran, daha geniş kapsamlı bir tanım. Eğitimin bu yönde çıktılar üretip üretmediği ise çocukların eğitim hakkından yararlanıp yararlanmadığının temel bir göstergesi. </span></p><p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’deki eğitim sistemi çocuklara 12 yıl ve üzeri süre eğitim-öğretim sağlıyor. Buna karşın, elde edilen öğrenme çıktısı 8,9 yılda alınması beklenen <a href="https://bit.ly/30OprKD">çıktıya denk.</a> Eğitimden beklenen öğrenme çıktıları salgından önce tam olarak elde edilemediği gibi, koronavirüs salgınından etkilenen eğitim, öğrenme kaybını artırma </span><a href="https://bit.ly/30OprKD"><span style="font-weight: 400;">riski taşıyor.</span></a></p><h4><b>Türkiye’de artan eğitime erişim sorunu öğrenme kaybı doğuruyor</b></h4><p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’de halihazırda yaşanan eğitime erişim sorunu salgınla birlikte daha da arttı. Erişim, çeşitli nedenlerle özel önlem gerektiren çocuk grupları için daha büyük </span><a href="https://bit.ly/3ns2dTB"><span style="font-weight: 400;">bir sorun oldu.</span></a><span style="font-weight: 400;"> Erişimin yanı sıra, erişilen eğitimin içerik ve yöntemi de bu süreçte büyük bir değişim geçirdi. Tüm bunların eğitimin çıktılarına yansımalarından biri de yine öğrenme kaybı.</span></p><p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’de henüz salgından kaynaklanan öğrenme kaybına ilişkin kamuoyuyla paylaşılan kapsamlı bir araştırma bulunmuyor. Başka ülkelerde ise araştırmalar mevcut. Eğitim sistemlerindeki farklılıklar nedeniyle, bu araştırmaların öğrenme kayıpları hakkında sunduğu bulgulardan Türkiye’deki öğrenme kaybına yönelik çıkarımda bulunmak gerçekçi olmasa da bu olguya dair bilgi ve öngörüleri güçlendirebilir:</span></p><p><span style="font-weight: 400;">ABD’de yapılan bir araştırmaya göre matematik başarısı, 3-8. sınıf düzeyleri için 2020 yılında 2019’a göre belirgin bir biçimde geriliyor.</span></p><p><span style="font-weight: 400;">ABD’de yürütülen başka bir çalışmaya göre öğrenciler matematikte beklenenden ortalama üç ay gerideler.</span></p><p><span style="font-weight: 400;">Belçika’daki bir araştırmaya göre ilkokulun sonunda yapılan sınavlarda en düşük başarı düzeyi 2020’de salgın koşullarında sınava giren öğrenci grubuna ait.</span></p><p><span style="font-weight: 400;">Hollanda’da yapılan bir araştırmaya göre eğitim düzeyinin daha düşük olduğu hanelerde öğrenme kaybının %60 daha fazla olduğu görülüyor.</span></p><p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’nin ve COVID-19’la mücadele eden diğer ülkelerin eğitim sistemlerinde olan değişimi izlemek, bu değişimin eğitimin paydaşlarına ve eğitim politikalarına olan etkisini tartışabilmek için ERG Eğitim Gözlemevi ekibimizin başlattığı</span><a href="https://www.egitimreformugirisimi.org/turkiyede-koronavirusun-egitime-etkileri/"> <span style="font-weight: 400;">“Koronavirüsün Eğitime Etkileri”</span></a> <span style="font-weight: 400;">ya</span><span style="font-weight: 400;">zı dizimizin 8. bölümünde Araştırmacı Umay Aktaş Salman, dördüncü haftasında seyreltilmiş yüz yüze eğitimin nasıl gittiğini araştırdı. 26 Mart’ta yayımlanacak </span><a href="https://www.egitimreformugirisimi.org/turkiyede-koronavirusun-egitime-etkileri-viii-seyreltilmis-yuz-yuze-egitim-nasil-geciyor"><span style="font-weight: 400;">Seyreltilmiş Yüz Yüze Eğitim Nasıl Geçiyor?</span></a><span style="font-weight: 400;"> başlıklı </span><span style="font-weight: 400;">yeni bölümde sahada yaşanan farklı uygulamalar, çocukların hem akademik hem de sosyal duygusal açıdan okula nasıl geri döndüklerine ilişkin öğretmen ve veli deneyimleriyle yer alıyor. </span></p><h4><b>Öğrenme kaybından öğrenme yoksulluğuna</b></h4><p><span style="font-weight: 400;">Öğrenme kaybı, giderek derinleşerek yerini öğrenme yoksulluğu kavramına bırakmaya aday. Bu sebeple, öğrenme kaybıyla bağlantılı olarak değerlendirilmesi gereken başka bir kavram da </span><a href="https://www.egitimreformugirisimi.org/yayin/erg-sozluk/#1589140682640-1accfadd-efc2"><span style="font-weight: 400;">öğrenme yoksulluğu</span></a><span style="font-weight: 400;">. Öğrenme yoksulluğuna ilişkin gösterge, hem okul dışındaki çocukların hem de okulda olmasına karşın temel okuma becerilerine sahip olmayan öğrencilerin oranı dikkate alınarak hesaplanıyor. </span></p><p><span style="font-weight: 400;">TIMSS 2019 sonuçları öğrencilerin temel beceri düzeyinin yükseldiğini gösterse de salgın koşulları, öğrenme kaybı gibi öğrenme yoksulluğunun artmasına da neden olabilir. Türkiye’de 4. sınıf düzeyinde öğrenme yoksulluğu oranı %22. Bununla birlikte, salgın öncesinde öğrenme yoksulluğu içerisindeki çocukların salgın koşullarından diğerlerine göre daha olumsuz etkileneceği söylenebilir.</span></p><p><span style="font-weight: 400;">UNICEF ise çocukların bir yıl daha okula gitmemesi durumunda</span><a href="https://www.unicef.org/turkey/bas%C4%B1n-b%C3%BCltenleri/%C3%A7ocuklar-bir-y%C4%B1l-daha-okula-gitmezse-bu-durumun-a%C4%9F%C4%B1r-sonu%C3%A7lar%C4%B1-olacak"><span style="font-weight: 400;"> ortaya ağır sonuçlar çıkacağını söylüyor. </span></a></p><p><span style="font-weight: 400;">Dünya genelinde okulların kapatılmasıyla birlikte, okul dışı kalmış çocukların sayısı 24 milyon artış göstererek yıllardır karşılaşılmayan bir seviyeye ulaştı.</span></p><p><span style="font-weight: 400;">Çocuklar bu dönemde okuma ve temel matematik becerilerini yeterince geliştiremedi ve 21. yüzyıla ayak uydurabilmek için ihtiyaç duydukları beceri ve yetenekleri edinemediler.</span></p><p><span style="font-weight: 400;">Akranlarından uzak olan çocukların hareketlilikleri azalıyor ve bunun neticesinde çocuklar fiziksel zindeliklerini kaybediyor ve duygusal açıdan stres belirtileri gösteriyor. </span></p><p><span style="font-weight: 400;">Okulların sunduğu sosyal güvenlik ağlarının yokluğunda bu çocuklar istismara, çocuk evliliklerine ve çocuk işçiliğine karşı daha savunmasız hale geliyor.</span></p><h4><b>Çocukların üzerindeki psikolojik, ekonomik ve akademik etkiler</b></h4><blockquote><p><i><span style="font-weight: 400;"><span style="color: #232526;"><strong>Televizyonumuz da bozuktu, geçen sene de hiç takip edemedim televizyondan dersleri. Evdeki ders kitaplarından kendi kendime bir şeyler yapmaya çalıştım. </strong></span></span></i><span style="color: #232526;"><strong><i>Kendimin öğretmeni oldum.</i><i>”</i></strong></span><br /><strong>6. sınıf öğrencisi</strong></p></blockquote><blockquote><p><span style="color: #232526;"><strong><i>Arkadaşlarımı hiç göremeyecekmişim gibi geldi, bu süreç hiç bitmeyecek gibi geldi.</i><i> 7. sınıfı uzaktan eğitimi verimli kullanamadan bitirdim, 8. sınıfın başında da verimli giremedim derslerime. Eksiklerim var.”</i></strong></span><br /><strong>8. sınıf öğrencisi</strong></p></blockquote><blockquote><p><span style="color: #232526;"><strong><i>Kuryelik yapıyorum, siparişleri götürüyorum, temizlik yapıyorum, bulaşık yıkıyorum. Dükkândan canlı derslere bağlanmaya çalışıyorum. Böyle bir ortamda dersi anlamak, dinlemek çok zor. Öğretmenler de ‘Neredesin sen, gürültü çok’ diyor. ‘Dükkândayım, çalışmak zorundayım’ dedim ama kimse de dönüp başka bir şey sormadı.”</i></strong></span><br /><strong>11. sınıf öğrencisi</strong></p></blockquote><blockquote><p><span style="color: #232526;"><strong><i>Rahat geliyor, evde olmak. Uzaktan eğitimi sevdim. Bilgisayardan olmasını seviyorum. Bilgisayarla uzaktan eğitime kadar çok bağlantım yoktu. Bazen merak ettiğim bir şeyi araştırıyordum, videolar izliyordum. Şimdi teknolojik olarak daha fazla tecrübem var.”</i></strong></span><br /><strong>3. sınıf öğrencisi</strong></p></blockquote><blockquote><p><span style="color: #232526;"><strong><i>Böyle bir eğitimden, deneyimden geçmiş insanlar olarak ileride nerede ve nasıl olacağız ?”<br /></i></strong></span><a href="https://www.egitimreformugirisimi.org/uzun-hikaye-cocuklarin-gozunden-pandemi/">Uzun Hikâye | Çocukların Gözünden Pandemi</a></p></blockquote><blockquote><p><span style="color: #232526;"><strong><i>Pandemiyle birlikte okullar çocukların daha büyük daha derin ihtiyaçlarını karşıladığı yerler olmaya başladı, daha doğrusu bu konudaki farkındalığımız arttı.”</i></strong></span><br /><strong>Koç Okulu Genel Müdürü Prof. Dr. Murat Günel<br /></strong><a href="https://www.youtube.com/watch?v=kUbTMCGhmRw">Öğretmen Ağı Bağlantılar Panel Serisi | Okulu #YenidenDüşün</a></p></blockquote><blockquote><p><span style="color: #232526;"><strong><i>Okul öncesinde de büyük kaybımız oldu. Ana dili Türkçe olmayan çocuklarımız var. Türkçeyle ana sınıfında tanışıyor. Yüz yüze eğitimdeki gibi Türkçe öğretmek mümkün değil. Ana sınıfından 1. sınıfa gelecek öğrencilerimizde bu sorunu yoğun göreceğiz.”</i></strong></span><br /><strong>İlkokul Müdürü İmran Azboy<br /></strong><a href="https://www.egitimreformugirisimi.org/koronavirusun-egitime-etkileri-vii-degismeyen-tek-sey-ogretmenin-onemi/">Koronavirüsün Eğitime Etkileri VII | Değişmeyen tek şey öğretmenin önemi</a></p></blockquote><p>Halihazırda eğitime uyum sürecinde olan Suriyeli çocuklar, Eğitim Bilişim Ağı’na (EBA) erişimde ve ders içeriklerini takip etmekte güçlüklerle karşılaşıyor. Bu güçlüklerin başında televizyon, bilgisayar gibi teknik ekipmanların eksikliği ve kalabalık hane koşulları geliyor. Bununla beraber pandemi döneminde ekonomik gelir kaybına uğrayan hanelerde, çocukların ev içi emeğe ya da hane bütçesine katkı sağlaması beklenebiliyor. Uzmanlar, bu etkenlerin Suriyeli çocukların eğitime ara verme ve eğitimden kopma riskini artırabileceğini belirtiyor.</p><blockquote><p><span style="color: #232526;"><strong><i>Özel eğitime gereksinim duyan çocuklar için bireysel ve birebir eğitim çok önemlidir. Bu sebeple her bir öğrencinin özelliklerine uygun olarak ayrı bir eğitim planı hazırlanır. Bireysel Eğitim Planı adını verdiğimiz bu plan doğrultusunda özel eğitim uzmanı tarafından ya da onun eşliğinde özel yöntemler, araç-gereçler kullanılarak eğitim verilir.”</i></strong></span><br /><strong>Öğretmen Ağı Değişim Elçisi İsmail Örnek</strong></p></blockquote><p>Uzaktan eğitim sürecinde özel gereksinimi olan çocukların tipik gelişen çocuklar gibi uzaktan eğitim hizmetinden yararlanabilme, bilgi ve becerileri kazanabilme, daha önce öğrendiklerini unutma ve gelişimlerinin ilerlememesi durumları büyük bir problem olarak ortaya çıkıyor. Özel gereksinimi olan çocuklar yetersizliklerinin türü ve derecesine göre ekrana odaklanmada, ekran başında kalabilmede, motive olmada, çalışmaları tamamlamada yani yüz yüze etkileşim ve fiziksel temas olmadan öğrenmede zorlanabiliyorlar. Tipik gelişim gösteren akranları uzaktan eğitimde kendi kendilerine yetebilirken özel gereksinimli öğrencilerde bu süreç aile desteği ile yürütülmeye çalışılmış ancak ailelerin gerek özel eğitim, gerek pedagoji anlamında büyük eksiklikleri nedeniyle istenen sonuca ulaşılamadığı görülüyor.</p><p>Bunun yanında günlük rutini bozulan özel gereksinimli öğrencilerin, değişen sürece istenen hızda uyum sağlayamadığı, okullara dönüşlerinde yoğun kaygı bozukluğu ve olumsuz davranışlar edindikleri, tipik gelişim gösteren akranlarında ortaya çıkan eğitim kayıplarını kat be kat aşan bir durumla karşılaşıldığı söyleniyor.</p><blockquote><p><span style="color: #232526;"><strong><i>Bence pandemi döneminde öğrenme kayıpları olup olmadığı çocuğun sosyal ve ekonomik koşullarına bağlı olarak değişecektir. Bazı öğrencilerimin öğrenme kaybı yaşamak yerine kendi imkânları ile kendi öğrenme süreçlerini inşa ettiğini görüyorum. Diğer tarafta okulda yüz yüze olmadığımız süreçte pek çok 8. sınıf öğrencisininin dershanelere gittiğini ya da özel ders aldığını görüyorum. Olası bir kaybı önlemek için tedbir almışlar. Üçüncü grupta ise okuldan tamamen ayrı bir hayat yaşamış çocuklar var. Bu gruptaki çocukların ilk günler kalem tutmaya bile çekindiklerini gördüm. Ben derslerimi beceri temelli işlediğimden bilgi kayıpları üzerinde durmadım ama becerilerin ve özgüvenin zayıfladığını gözlemdeğimi söyleyebilirim.”</i></strong></span><br /><strong>Öğretmen Ağı Değişim Elçisi Seval Binici</strong></p></blockquote>						</div>
				</div>
					</div>
				</div>
				</div>
		]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
