<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Etraflıca &#8211; ERG</title>
	<atom:link href="https://egitimreformugirisimi.org/category/etraflica/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://egitimreformugirisimi.org</link>
	<description>Eğitim Reformu Girişimi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 26 Dec 2024 15:01:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://egitimreformugirisimi.org/wp-content/uploads/2024/05/cropped-erg_logo1-1-32x32.png</url>
	<title>Etraflıca &#8211; ERG</title>
	<link>https://egitimreformugirisimi.org</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Afet Sonrası Erken Çocukluk Eğitimi ve ÇABAÇAM Örneği</title>
		<link>https://egitimreformugirisimi.org/afet-sonrasi-erken-cocukluk-egitimi-ve-cabacam-ornegi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Eğitim Reformu Girişimi]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Feb 2024 19:07:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Etraflıca]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egitimreformugirisimi.org/afet-sonrasi-erken-cocukluk-egitimi-ve-cabacam-ornegi/</guid>

					<description><![CDATA[Nitelikli eğitim açısından tartışılması kritik konuları verilerle ve uzman görüşleriyle değerlendirdiğimiz yazı dizimiz Etraflıca’nın üçüncü bölümünde, erken çocukluk dönemindeki eğitim ve bakım (EÇEB) hizmetlerini ele aldık. Söz bu kez de erken çocukluk eğitimi alanında çalışmalar yapan diğer sivil toplum kuruluşlarında. Erken çocukluk eğitimi; çocukları tüm gelişimlerinde desteklemek, okula hazırlamak ve onların hayata eşit fırsatlarla başlamalarına yardımcı olmak için çok önemli. Afetler sonrasında ise erken çocukluk eğitimin önemi daha da artıyor. Deprem bölgesinde erken çocukluk eğitimini destekleyen iyi örneklerden biri de ÇABA Çok Amaçlı Erken Çocukluk Eğitimi Merkezi (ÇABAÇAM). 6 Şubat depremlerinden sonra çalışmalarını Adıyaman ve Kahramanmaraş’ta çadırkentlerde de sürdüren ÇABAÇAM’ın proje yürütücüsü Prof. Dr. Ebru Aktan, bölgede devam eden çalışmalarını ERG Blog’a yazdı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="34304" class="elementor elementor-34304" data-elementor-post-type="post">
				<div data-particle_enable="false" data-particle-mobile-disabled="false" class="elementor-element elementor-element-15d2b91 e-flex e-con-boxed e-con e-parent" data-id="15d2b91" data-element_type="container">
					<div class="e-con-inner">
				<div class="elementor-element elementor-element-4d83210 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="4d83210" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<p><span>ÇABA Çok Amaçlı Erken Çocukluk Eğitimi Merkezi (ÇABAÇAM), 2008 yılında toplum temelli erken müdahale programı olarak Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi bünyesinde ÇABA Derneği ve Kepez Belediyesi işbirliğiyle kuruldu. ÇABAÇAM, sosyoekonomik koşulları nedeniyle erken çocukluk eğitimi hizmetlerine erişemeyen çocuklara ve onların ailelerine ücretsiz hizmet sağlamak amacıyla çalışmalarına devam ediyor. ÇABAÇAM, 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından da Adıyaman ve Kahramanmaraş’ta çadırkentlerde çalışmalar yapmaya başladı. ÇABAÇAM’ın geliştirdiği erken çocukluk eğitimi modeli, gönüllü öğretmenler aracılığıyla bölgedeki çocuklara uygulandı.</span></p><p><span>Depremin ardından 4 Mart 2023’de Kahramanmaraş’ta bir, 6 Mart 2023’de Adıyaman’da iki tane olmak üzere toplam üç ÇABAÇAM Eğitim Destek Birimi çalışmalara başladı. Bu birimlere Türkiye genelinden okulöncesi öğretmenleri, psikolojik danışmanlar, akademisyenler ve öğretmen adaylarının gönüllü destek sağlaması amacıyla çağrı yapıldı. Gönüllü olarak bölgeye giden her bir grup, 10 günlük periyotlarla çalışmalarına devam etti. Bu süreçte 13 farklı grup bölgeye gitti. Çadırlarda gönüllü görev alacak ekibe seyahat öncesinde çevrimiçi Psikolojik İlk Yardım Eğitimi ve Eğitim Destek Birimlerinde yürütülen eğitim faaliyetleriyle ilgili bilgiler verildi. Bölgeye giden ekipler arasında eğitimin işleyişine dair bilgi paylaşımı yapabilmek ve çadırkentlerde süren yaşama dair oryantasyonun sağlanması amacıyla peşi sıra bölgeye giden gönüllü grupların bir günü birlikte geçirmeleri sağlandı. Bu bilgi paylaşımı ve oryantasyonla,, ekip değişimi nedeniyle oluşabilecek sorunların mümkün olduğunca önüne geçilmesi hedeflendi.</span></p><h4><strong>Deprem bölgesindeki çocukların gelişimine destek olmak amaçlanıyor</strong></h4><p><span>ÇABAÇAM Eğitim Destek Birimlerinde, tıpkı ÇABAÇAM’da olduğu gibi, çocuğu merkeze olan bir anlayışla eğitim faaliyetleri yürütüldü. Birimlerin en temel amacı deprem bölgesindeki çocukların, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Bildirgesi’yle güvence altına alınan ve çocukların en temel hakları arasında olan eğitim ve oyun haklarını tüm yaşıtları gibi sağlıklı, huzurlu bir şekilde yaşamalarına olanak sağlamak. Bu çerçevede, yaş özellikleri gözetilerek çocukların ihtiyaçlarının giderilmesine; bilişsel, sosyal ve duygusal tüm beceri gelişimlerine ve hayatla yeniden bağ kurmalarına destek olmak amaçlanıyor. ÇABAÇAM’da uzun süredir uygulanan müdahale programından yola çıkılarak geliştirilen eğitim programı içerisinde çember saati, nefes egzersizleri, atölye çalışmaları, ayın yazarları ve alan gezileri gibi faaliyetler yer alıyor. Çocukların sosyal ve duygusal olarak kendilerini güvende hissetmeleri ve rutinlerini devam ettirmeleri önemli. 2-6 yaş grubundaki çocukları hedefleyen çalışmaların yanı sıra, eğitim destek birimi çadırları akşamları diğer yaş gruplarını kapsamayı hedefleyen faaliyetlere de ev sahipliği yaptı. Eğitim destek birimleri kapsamında bölgeye giden psikolojik destek danışmanları, çadır ziyaretleri ve aile katılım çalışmaları gerçekleştirerek çadırkentlerde tarama yapma fırsatı buldu.</span></p><h4><b>Yapılan çalışmalar deprem sonrasında çocuğun iyi olma hâlini destekledi</b></h4><p><span>ÇABAÇAM Eğitim Destek Birimleri’nde gönüllü olarak hizmet verenlerle bölgeden döndükten sonra çeşitli görüşmeler gerçekleştirildi, sürece dair geribildirimleri alındı. Yapılan görüşmeler sonucunda gönüllüler öne çıkan bazı gözlemlerini sıraladı. Buna göre; çadırlarda eğitim gören çocuklar yeniden deprem olmasından, anne ve babaları başta olmak üzere aile yakınlarını kaybetmekten korkuyorlardı. Gönüllüler çember saati, serbest oyun etkinlikleri, hikâye okuma, nefes egzersizleri, resim ve sanat etkinlikleri gibi faaliyetlerin, çocukların iyi oluş hâllerini desteklediğini gözlemlediklerini dile getirdiler.</span></p><h4><b>Kahramanmaraş’ta konteynerkent içinde eğitim birimi açılıyor</b></h4><p><span>Çadırlardan konteynerkentlere geçişin hızlanmasıyla beraber ÇABAÇAM’ın deprem bölgesindeki merkezleri de bir dönüşüm yaşadı. ÇABAÇAM, Kahramanmaraş’ta 7 bin 500’ün üzerinde insanın yaşadığı ve Vehbi Koç Vakfı’nın kurduğu Umutkent’te açılacak merkezi için çalışmalarını sürdürüyor. Başta ÇABA Derneği olmak üzere Sivil Toplum Destek Vakfı, Malala Foundation ve Fondation de France tarafından desteklenen ÇABAÇAM Kahramanmaraş Eğitim Destek Birimi, 750 metrekarelik bir alanda konumlanıyor. 6 konteyner olarak planlanan alanda, çocuklara yönelik etkinlik, psikososyal destek ve kütüphane alanları alanları olacak.  Konteynerkentlerde su basması gibi sorunlar sıklıkla yaşandığı için yapım süreçlerine özel olarak dikkat ediliyor. Merkezin; avlulu, oyun parklı, kum ve su havuzlu güzel ve örnek bir okul hâline gelmesi planlanıyor. Konteynerkentlerden kalıcı konutlara geçişle birlikte ise ÇABAÇAM’ın desteklediği bağımsız bir anaokulu olması planlar arasında. Depremin ilk döneminde gönüllü desteğiyle faaliyetlerine devam eden ÇABAÇAM, yeni kurulacak merkezinde profesyonel çalışanlarla sürdürülebilir bir eğitim birimi oluşturmayı hedefliyor. ÇABAÇAM, merkezde görev alacak iki okulöncesi öğretmeni ve bir psikolojik danışman için arayışlarını sürdürüyor. Yapım aşamasında olan merkezin mart ayında açılması planlanıyor.</span></p>						</div>
				</div>
					</div>
				</div>
				</div>
		]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Afet Sonrası Erken Çocukluk Hizmetlerine Hazırlanmak Gerekiyor”</title>
		<link>https://egitimreformugirisimi.org/afet-sonrasi-erken-cocukluk-hizmetlerine-hazirlanmak-gerekiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Eğitim Reformu Girişimi]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Jan 2024 09:27:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Etraflıca]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egitimreformugirisimi.org/afet-sonrasi-erken-cocukluk-hizmetlerine-hazirlanmak-gerekiyor/</guid>

					<description><![CDATA[Nitelikli eğitim açısından tartışılması kritik konuları verilerle ve uzman görüşleriyle değerlendirdiğimiz yazı dizimiz Etraflıca’nın üçüncü bölümünde, erken çocukluk dönemindeki eğitim ve bakım (EÇEB) hizmetlerini ele aldık. Söz bu kez de erken çocukluk eğitimi alanında çalışmalar yapan diğer sivil toplum kuruluşlarında. Erken çocukluk eğitimi; çocukları tüm gelişimlerinde desteklemek, okula hazırlamak ve onların hayata eşit fırsatlarla başlamalarına yardımcı olmak için çok önemli. Afetler sonrasında ise erken çocukluk eğitimin önemi daha artıyor. AÇEV Kurumsal İşbirlikleri ve Savunu Direktörü Hasan Deniz, 6 Şubat depremleri sonrasında deprem bölgesinde kurdukları Çocuk ve Aile Merkezleri ile bu merkezlerin önemini ERG Blog’a yazdı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="34306" class="elementor elementor-34306" data-elementor-post-type="post">
				<div data-particle_enable="false" data-particle-mobile-disabled="false" class="elementor-element elementor-element-142a2cb0 e-flex e-con-boxed e-con e-parent" data-id="142a2cb0" data-element_type="container">
					<div class="e-con-inner">
				<div class="elementor-element elementor-element-4d213b06 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="4d213b06" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<p>6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremler sonrası oluşan deneyimden hareketle ifade edilmesi gereken en temel eksiklik, çocukların gelişimlerini ve öğreniyor olmalarını desteklemeye, iyi olma hâllerini sağlamaya ve onları her türlü riskten korumaya yönelik bütüncül, organize bir plan ve uygulamanın olmamasıdır. Elbette birçok kamu kurumu, STK ve hatta bireysel girişim canı pahasına tüm afet alanlarında bir şeyler yapmaya çalıştılar. Bunlar çok önemli ve hakikaten saygı duyulması gereken girişimlerdi. Ama bir plan ve bütünsellikten, gerekli standartlardan yoksundu. Bazı çalışmalar da tek seferlik, devamlılığı olmayan kısa süreli çalışmalardı. Temel bir model ve bütünlük eksikliği devam ederken diğer yandan da afet alanlarında çocuklara yönelik faaliyet enflasyonu da oluştu; kukla gösterisi, boyama atölyesi, at binme parkuru, şişme kaydırak alanı, trambolin, Nasrettin Hoca gösterisi… Duyarlı olan herkes, çocuklara yönelik elinde ne varsa getirip, çocukların bu etkinliklerden yararlanmasını istedi. “Bunlar çok kötü şeylerdi, gelmemeliydi” demiyorum, ancak bu gibi olanakların, plansız kakofoninin yarattığı bazı olumsuz sonuçlar da esas eksiği görmemizi engellememeli diye bu gözlemi paylaşıyorum. Yani devamlılığı ve düzeni olan, hem gelişimsel hem de psikolojik olarak çocukların desteklenmesine yönelik yapılandırılmış müdahaleler son derece yetersiz ve koordinasyonsuzdu.</p>						</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-864d91c elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="864d91c" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<h4>Afet sonrası erken çocukluk eğitimi planlı, standartlara uygun ve bütünsel olmalı</h4>						</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-07c7e43 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="07c7e43" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<p>Sonuç olarak, afet alanlarında erken çocukluk hizmetlerinin sağlanmasına yönelik programlarda, psikolojik destek uzmanlığında, mekân tasarımında ve standardında çok temel eksikler olduğunu gözlemlediğimi söyleyebilirim. Birçok şey elbette yapıldı. Ancak bunların çoğu duruma uyarlandı ve eklektik bir şekilde alana monte edilmeye çalışıldı. Geldiğimiz son durumda da, erken çocukluk eğitiminde yaş gruplarına yönelik geliştirilmiş programlarda, eğitmen ve mekân standartlarında eksiklikler olduğunu söyleyebiliriz. Buradan sonraya taşıyacağımız en önemli ders ise afetlere hazırlanırken arama kurtarmaya, insani yardıma, sağlık hizmetlerine ne kadar odaklanıyorsak aynı ağırlıkta bilimsel ve bütünsel bir yaklaşımla afet sonrası erken çocukluk hizmetlerine de hazırlanmamız gerektiği. Buradan öğrendiklerimizi bir sonraki deneyime sistematik bir hazırlık için taşımamız gerekiyor. Bu nedenle geride bıraktığımız yaklaşık bir yıllık deneyim sonrasında ilgili kamu birimleri, erken çocukluk alanında çalışan STK’lar, üniversiteler, erken çocukluk eğitiminde modeller, sistemler, standartlar ve koordinasyon üzerine daha çok ortak çalışmalı, daha fazla konuşmalı ve birbirleriyle alışverişte bulunmalıdır.</p>						</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-3168a80 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="3168a80" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<h4><em>“Erken çocuklukta maruz kalınan olumsuz deneyimler gelişim kayıplarına yol açabilir”</em></h4>						</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-6c49d6f elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="6c49d6f" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<p>AÇEV, yıllardır müdahale programları uygulayan ve bu programlarının önemine dikkat çekmeye çalışan, oldukça deneyimli bir kuruluş. Dolayısıyla neyin kaybedileceğini, neyin kazanılacağını ve bu kaybı azaltmak için neler yapmak gerektiğini bilen bir kuruluş. Gelişimin farklı derecelerde hayat boyu devam ettiğini ama gelişimde bazı hızlı ve kritik dönemler olduğunu artık hepimiz biliyoruz. Çoğunlukla erken çocukluk olarak tanımlanan bu kritik dönemde maruz kalınan olumsuz deneyimler, ilgisizlik, gelişim alanlarına yönelik deneyim ve uyaran eksikliği birçok gelişimsel kayba yol açabiliyor. Yaşamın ilk yıllarında olumsuz ve yetersiz deneyimler yüzünden kaybedilen birçok gelişim fırsatının telafisi çok zor olduğu gibi, olumsuz deneyimlerin etkileri de uzun yıllar sürebiliyor. Tam da bu nedenlerle hızla Hatay, Gaziantep ve Adıyaman’daki konteynerkentlerde Çocuk ve Aile Merkezleri kurduk. Temel amacımız, gelişimsel açıdan çocuklar için en kritik ve gelişimin en hızlı olduğu dönemdeki telafisi zor gelişimsel kayıpları azaltmak ve çocuklar için güvenli alanlar yaratarak, çocukları her türlü olumsuz deneyimden de korumaktı. Çocuğun bedensel, sosyal ve duygusal gelişiminin yapıtaşları, yaşamın ilk yıllarında, ailenin ve çocuğun içinde bulunduğu toplumun sunduğu ortama ve desteklere bağlı olarak gelişir. Çocuğun bakım, gelişim ve eğitiminde elbette en önce ebeveynler temel sorumluluğu üstlenirler. Ancak afet koşullarının her şeyi alt üst ettiği bir durumda, kurumsal destek olmadan ailenin yeterli olması pek de mümkün olmayacağı için bu merkezler kuruldu.</p>						</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-167630c elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="167630c" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<h4>AÇEV Çocuk ve Aile Merkezleri’nde neler yapılıyor?</h4>						</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-18292fb elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="18292fb" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<p>AÇEV Çocuk ve Aile Merkezleri’nde her şeyden önce çocukların gelişimlerinin desteklenmesine ve iyi olma hâllerinin güçlenmesine yönelik programlar uygulanıyor ve gerekli ortamlar sağlanıyor. Diğer yandan, anne ve babaların ebeveynlik rollerinin güçlendirilmesine ve bu süreçte çocuklarını destekleme becerileri kazanmalarına, genç kadınların güçlenmelerine yönelik çalışmalar yürütülüyor.</p><p>Merkezlerde, 5-6 yaş grubundaki çocuklarla yaz dönemi boyunca AÇEV tarafından geliştirilen Yaz Okulöncesi Eğitim Programı (YAZ OEP) uygulandı. Program, genel hatlarıyla Büyük Grup Zamanı, Temizlik-Kahvaltı Zamanı, Bahçe Zamanı, Müzik Zamanı, Okumaya Hazırlık Zamanı, Planlama-Oyun-Hatırlama Zamanı ve Kitap Okuma Zamanı’nı içeren yarım günlük bir akıştan oluşuyor. Bu programla çocukların sosyo-duygusal, bilişsel ve dil gelişimleri başta olmak üzere tüm gelişim alanlarının ve ilkokula hazırlanmalarının desteklenmesi hedeflendi. Kış dönemi boyunca da 5-6 yaş çocuklara yönelik olarak Kış Okulöncesi Eğitim Programı (KIŞ OEP) uygulanmaya başlandı.</p><p>4 yaş grubundaki çocuklara yönelik ise bir oyun akışı uygulanıyor. Uygulama süresi 16 hafta, haftada 5 yarım günü kapsıyor. Uygulamayla birlikte, 4 yaşındaki çocukların güvenli bir ortamda yaşıtlarıyla vakit geçirmeleri ve gelişimlerinin desteklenmesi hedefleniyor. Öte yandan konteynerkentte yaşayan 3-14 yaş arasındaki çocuklara yönelik kendi yaş gruplarına özel zaman dilimlerinde, kitap ve oyuncak kütüphanesinde çeşitli etkinlikler, oyunlar ve kitap okuma zamanları yapılıyor. Kütüphanelerde uzmanların gözetiminde olmak üzere hem çocukların akranlarıyla oyunlar oynaması hem de kitap okuma alışkanlığı kazanması hedefleniyor.</p>						</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-0676d92 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="0676d92" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<h4>Merkezlerde ebeveynler de destekleniyor</h4>						</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-d7a772e elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="d7a772e" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<p>Merkezlerden faydalanan çocukların anne babaları içinse, Ebeveyn Destek Uygulaması (EDU) gerçekleştiriliyor. Ebeveyn Destek Uygulamasıyla, anne babanın iyi olma hâlini destekleyerek çocuğun gelişiminin, aile içi iletişimin ve aile dayanıklılığının güçlendirilmesi amaçlanıyor. Ayrıca konteynerkentlerde yaşayan genç kadınların yaşam becerilerini artırmaya yönelik Hayat Dolu Buluşmalar Programı uygulanıyor. Programa katılan kadınların eğitime devam, kadın sağlığı, düşünme becerileri, teknoloji kullanma gibi konularda bilgi edinmeleri sağlanıyor.</p>						</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-4a24c12 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="4a24c12" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<h4>Kırsala gezici araçlarla ulaşılıyor</h4>						</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-5712ada elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="5712ada" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<p>AÇEV merkezlerine erişemeyen kırsaldaki çocuklara hizmet vermek üzere de Gezici AÇEV Öğrenim Araçları bulunuyor. Bu araçlarla Gaziantep ve Hatay’da 10 köyde, 3-9 yaş arası çocuklarla sanat temelli etkinliklerden oluşan bir akış uygulanıyor. Uygulama, 16 haftayı kapsıyor. 16 oturumluk uygulama tamamlanınca yeniden beş köy belirlenip, program oralarda da uygulanmaya başlanıyor.</p><p>Geçici barınma alanlarından son çocuk gidene kadar AÇEV merkezleri faaliyetlerini sürdürecek. Kalıcı alanlara tam yerleşme sağlandıktan sonra da tüm bu mekân, materyal ve deneyimin, yine o günün şartlarında oluşacak işbirliklerine bağlı olarak kalıcı alanlara taşınılması da düşünülebilir.</p>						</div>
				</div>
					</div>
				</div>
				</div>
		]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Erken Çocukluk Eğitimi ve Bakımı (EÇEB)</title>
		<link>https://egitimreformugirisimi.org/erken-cocukluk-egitimi-ve-bakimi-eceb/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Eğitim Reformu Girişimi]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Jan 2024 17:46:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Etraflıca]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egitimreformugirisimi.org/etraflica-3-erken-cocukluk-egitimi-ve-bakimi-eceb-2/</guid>

					<description><![CDATA[Nitelikli eğitim açısından tartışılması kritik konuları verilerle ve uzman görüşleriyle  değerlendirdiğimiz yazı dizimiz Etraflıca’nın üçüncü bölümünde erken çocukluk dönemindeki eğitim ve bakım (EÇEB) hizmetlerini ele aldık. Erken çocuk eğitim ve bakım hizmetleri neden önemli? Türkiye’de bu hizmetleri hangi kurumlar veriyor, mevcut durum ne ve ihtiyaçlar neler?]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="34308" class="elementor elementor-34308" data-elementor-post-type="post">
				<div data-particle_enable="false" data-particle-mobile-disabled="false" class="elementor-element elementor-element-36c52a01 e-flex e-con-boxed e-con e-parent" data-id="36c52a01" data-element_type="container">
					<div class="e-con-inner">
				<div class="elementor-element elementor-element-e39bb63 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="e39bb63" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<p>Erken çocukluk döneminde sağlanan bakım ve eğitim hizmetleri çocuğun ilerleyen yaşamındaki gelişim kapasitesini güçlendiriyor. Türkiye’de EÇEB hizmetleri farklı kurumlar tarafından sunuluyor. Nitelikli erken çocukluk eğitimi politikalarının hayata geçirilmesi için hizmet sağlayan farklı kurum türlerinin ve eğitim modellerinin izlenmesi ve değerlendirilmesi önem taşıyor. Etraflıca’nın üçüncü sayısında Türkiye’de EÇEB hizmetleri ile bu hizmetleri sunan farklı kurum türleri ele alınıyor. </p>						</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-1d3c06a elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="1d3c06a" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<h4>EÇEB nedir?</h4>						</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-ec4c925 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="ec4c925" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<p><span>Erken çocukluk, çocuğun doğumundan sekiz yaşına kadar olan dönemi kapsıyor. Bu dönem, çocuğun bilişsel, sosyal, duygusal ve fiziksel gelişimi için önem </span><a href="https://data.unicef.org/topic/early-childhood-development/overview/" previewlistener="true"><span>taşıyor</span></a><span>. EÇEB ilgili yaş aralığına yönelik hizmetlerin bütününü kapsıyor. </span></p><p><span>Alanyazında erken çocukluk bakımı ve eğitimi kavramlarının nasıl isimlendirileceğine ve bakım ile eğitim kavramlarından hangisinin öncelikli kullanılacağına dair tartışmalar bulunuyor. Bazı durumlarda bu kavramlar erken çocukluk dönemi içerisindeki farklı yaş aralıkları temel alınarak kullanılıyor. </span><a href="http://uis.unesco.org/sites/default/files/documents/international-standard-classification-of-education-isced-2011-en.pdf" previewlistener="true"><span>Uluslararası Standart Eğitim Sınıflandırılması (ISCED) 2011</span></a><span>’de, 0-2 yaş grubu için bakım kavramına işaret edilirken, 3 yaş üzerindeki çocuklar için sağlanan hizmetler okulöncesi eğitim kapsamında değerlendiriliyor. Öte yandan, alandaki birçok uzman bakım ve eğitim kavramlarının birbirlerinden ayrılamayacağını ve bir arada değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.¹</span></p>						</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-70f657a elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="70f657a" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<h4>EÇEB neden önemli?</h4>						</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-6f14b3c elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="6f14b3c" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<p><span>Erken çocukluk dönemi, çocuğun fiziksel, zihinsel ve sosyal duygusal gelişimi için kritik bir </span><a href="https://www.egitimreformugirisimi.org/wp-content/uploads/2017/03/ERG_HERKES-%C4%B0C%C4%B0N-ESIT-FIRSAT-TURKIYEDE-ERKEN-COCUKLUK-EGITIMININ-DURUMU-VE-ONERILER.web_.pdf" previewlistener="true"><span>dönemdir</span></a><span>. Nitelikli EÇEB hizmetleri çocuğun gelişimine destek olur. Böylece potansiyellerini tam anlamıyla gerçekleştirmelerine katkıda </span><a href="https://www.acevokuloncesi.org/egitim-program/okul-oncesi-egitim-programi/erken-cocukluk-bakimi-ve-egitimi-nin-ecbe-onemi/" previewlistener="true"><span>bulunur</span></a><span>. Nitelikli erken çocukluk eğitimi, bireylerin uzun vadede daha sağlıklı olmalarını, eğitim sistemine daha uzun süre devam etmelerini, akademik açıdan daha başarılı olmalarını </span><a href="https://www.egitimreformugirisimi.org/wp-content/uploads/2017/03/ERG_HERKES-%C4%B0C%C4%B0N-ESIT-FIRSAT-TURKIYEDE-ERKEN-COCUKLUK-EGITIMININ-DURUMU-VE-ONERILER.web_.pdf" previewlistener="true"><span>sağlar</span></a><span>. Aynı zamanda bu dönemde alınan eğitimin çocuğun okula hazırbulunuşluğuna olumlu etkisi </span><a href="https://abdigm.meb.gov.tr/meb_iys_dosyalar/2019_12/05140237_OECD_QUALITY_ECEC.pdf" previewlistener="true"><span>vardır</span></a><span>. </span></p><p><a href="https://www.egitimreformugirisimi.org/wp-content/uploads/2017/03/ERG_HERKES-%C4%B0C%C4%B0N-ESIT-FIRSAT-TURKIYEDE-ERKEN-COCUKLUK-EGITIMININ-DURUMU-VE-ONERILER.web_.pdf" previewlistener="true"><span>Araştırmalar</span></a><span>, etkili bir şekilde işleyen EÇEB hizmetlerinin, fırsat eşitsizliklerini azaltmada ve eşitsizliğin nesilden nesile aktarılmasını engellemede önemli bir rol oynayabileceğini ortaya koyuyor. EÇEB hizmetlerinin olumlu etkisinin kırılgan gruplardan gelen ailelerin çocukları için daha fazla olduğuna dair </span><a href="https://heckmanequation.org/resource/early-childhood-education-quality-and-access-pay-off/" previewlistener="true"><span>çalışmalar</span></a><span> bulunuyor. EÇEB hizmetleri ile kadınların çalışma hayatına katılması arasında önemli bir ilişki </span><a href="https://www.unicef.org/turkiye/media/4381/file/Erken%20Ya%C5%9Flarda%20%C3%87ocuk%20Refah%C4%B1%20ve%20Kad%C4%B1n%20%C4%B0stihdam%C4%B1%20Politika%20Belgesi.pdf" previewlistener="true"><span>bulunuyor</span></a><span>. Erişilebilir EÇEB kurumlarının yaygın olmaması kadınların iş gücünden çekilmelerine sebep </span><a href="https://www.egitimreformugirisimi.org/wp-content/uploads/2010/01/EIR21_OgrencilerveEgitimeErisim.pdf" previewlistener="true"><span>oluyor</span></a><span>.</span></p>						</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-620f0b1 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="620f0b1" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<h4>Türkiye’de EÇE ne durumda?</h4>						</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-e0bbea6 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="e0bbea6" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<p><span>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından paylaşılan </span><a href="https://data.tuik.gov.tr/Bulten/Index?p=Adrese-Dayali-Nufus-Kayit-Sistemi-Sonuclari-2022-49685" previewlistener="true"><span>Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi Sonuçları 2022</span><span> </span></a><span>verilerine göre Türkiye’de 0-5 yaş aralığında 6 milyon 967 bin 178 çocuk bulunuyor. Türkiye’de 3 yaş altındaki çocukların sayısı 3 milyon 210 bin 580’dir. 3 yaş altındaki çocukların eğitime erişim durumlarıyla ilgili kamuoyuyla veri paylaşılmıyor. Çocuğun gelişimi için kritik bir dönem olan 0-3 yaş grubuna yönelik EÇE programlarının hazırlanması ve özellikle kırılgan kesimlerden gelen aileler arasında yaygınlaştırılması önemli bir ihtiyaçtır. </span></p><p><span>Türkiye’de okulöncesi eğitim halihazırda zorunlu eğitim kapsamında değildir. </span><a href="https://www.gmka.gov.tr/dokumanlar/yayinlar/2023_E%C4%9Fitim%20Vizyonu.pdf" previewlistener="true"><span>2023 Eğitim Vizyonu</span></a><span>’nda okulöncesi eğitimin 5 yaş için zorunlu hâle getirileceği belirtilmişti. </span><a href="https://www.sbb.gov.tr/wp-content/uploads/2022/11/2023-Yili-Cumhurbaskanligi-Yillik-Programi.pdf" previewlistener="true"><span>2023 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı</span></a><span>’nda 5 yaşta okulöncesi eğitimin zorunlu eğitim kapsamına alınması hedefleniyor. Bu amaç doğrultusunda ihtiyaç duyulan kapasitenin sağlanabilmesi için derslik yapılacağı ve alternatif modellerin oluşturulacağı belirtiliyor. </span></p><p><a href="https://sgb.meb.gov.tr/meb_iys_dosyalar/2023_09/29151106_meb_istatistikleri_orgun_egitim_2022_2023.pdf" previewlistener="true"><span>Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) Örgün Eğitim İstatistikleri 2022-23</span></a> verilerine göre, 5 yaşta okulöncesi net okullulaşma oranı<span> </span><b>%85,0</b>’tir. 3-5 yaşta okulöncesi net okullulaşma oranı<span> </span><b>%51,4</b><span> </span>iken 4-5 yaşta okulöncesi net okullulaşma oranı ise<span> </span><b>%63,6</b>’dır. </p><p><span>36 ayını tamamlayan özel eğitim ihtiyacı olan çocuklar için okulöncesi eğitim </span><a href="https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2018/07/20180707-8.htm" previewlistener="true"><span>zorunludur</span></a><span>. Türkiye’deki engelli bireylerin sayısına dair güncel veriler kamuoyuyla paylaşılmadığından yaş grubundaki engelli öğrencilerin okullulaşma oranları bilinmiyor. </span><a href="https://sgb.meb.gov.tr/meb_iys_dosyalar/2023_09/29151106_meb_istatistikleri_orgun_egitim_2022_2023.pdf" previewlistener="true"><span>MEB Örgün Eğitim İstatistikleri 2022-23</span></a><span> verilerine göre, 8 bin 799 öğrenci okulöncesi özel eğitim hizmetlerinden faydalanıyor, bu öğrencilerin bin 187’si kaynaştırma yoluyla eğitim alıyor. Özel eğitim ihtiyacı olan çocukların eğitim hayatlarına akranlarıyla bir arada başlayabilmeleri kritiktir, bu bakımdan okulöncesi dönemde kaynaştırma yoluyla eğitim alan öğrenci oranının artması elzemdir. </span></p><p><span>Türkiye’de son yıllarda okulöncesi eğitime erişimde artış yaşanması olumludur. Ancak çocukların nitelikli eğitime erişim haklarının hayata geçmesi için sunulan EÇE hizmetlerinin yaygınlığı kadar niteliği de önemlidir. Çocukların eğitime devam etmelerine ve iyi olma hâllerine katkı sağlayacak etkili EÇE politikaların geliştirilmesine yönelik çalışmaların sürdürülmesi gereklidir. Bunun için farklı EÇE kurum türlerinde kullanılan öğretim programlarının ve yöntemlerinin niteliğine ilişkin daha fazla bilgiye ve sağlanan eğitime yönelik izleme değerlendirme çalışmalarına gereksinim sürüyor. Kurumlar arasında etkili koordinasyon ve işbirliği sağlanması, EÇEB hizmetlerinin bütünsel bir yaklaşımla koordineli ve verimli biçimde yürütebilmesi için önem taşıyor.</span></p>						</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-6188b93 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="6188b93" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<h4>Türkiye EÇEB hizmetlerini hangi kurumlar sunuyor?</h4>						</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-5e70c9c elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="5e70c9c" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<p><span>Türkiye’de erken çocuk eğitimi hizmetleri 0-68 aylık çocukları kapsıyor ve MEB, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı (ASHB), Diyanet İşleri Başkanlığı, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları tarafından yürütülüyor.</span><span><br /></span><span><br /></span><span>MEB’in her yıl yayımladığı </span><a href="https://sgb.meb.gov.tr/meb_iys_dosyalar/2023_09/29151106_meb_istatistikleri_orgun_egitim_2022_2023.pdf" previewlistener="true"><span>örgün eğitim istatistiklerinde</span></a><span> 3 yaş üzerindeki çocuklara sunulan erken çocukluk eğitimi hizmetlerine ilişkin veriler paylaşılıyor. 3 yaş altındaki çocukların eğitime erişim durumlarıyla ilgili kamuoyuyla paylaşılan veri bulunmuyor. </span><a href="https://sgb.meb.gov.tr/meb_iys_dosyalar/2023_09/29151106_meb_istatistikleri_orgun_egitim_2022_2023.pdf" previewlistener="true"><span>Örgün eğitim istatistiklerinde</span></a><span> okulöncesi eğitim kapsamında sunulan veriler dört kategoride paylaşılıyor: MEB’e bağlı resmi kurumlar, MEB’e bağlı özel kurumlar, MEB’e bağlı olmayan resmi kurumlar, MEB’e bağlı olmayan özel kurumlar. </span></p><ul><li style="list-style-type: none;"><ul><li><span>MEB’e bağlı resmi ve özel kurumlar; anaokullarını, anasınıflarını, yaz eğitimlerini, 3-6 yaş oyun odası kurs programını, çocuk destek eğitimi kurs programını,</span></li><li><span>MEB’e bağlı olmayan resmi kurumlar; kamu kurum ve kuruluşları tarafından açılan kurumları, Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı Kur’an kurslarını, belediyelerce ve derneklerce açılan kreşleri,</span></li><li><span>MEB’e bağlı olmayan özel kurumlar; ASHB’ye bağlı kreş ve gündüz bakımevlerini, işverenlerce açılan kreşleri kapsıyor. </span></li></ul></li></ul><p><span>Grafikte okulöncesi eğitimde öğrencilerin kurumlara göre dağılımının yıllara göre değişimi görülüyor. Buna göre, öğrenci sayısının en yüksek olduğu kurum türü MEB’e bağlı resmi kurumlardır. Bunu MEB’e bağlı özel kurumlar takip ediyor. MEB’e bağlı olmayan resmi ve özel kurumların tüm yıllarda öğrenci sayılarının en az olduğu kurum türleridir.</span></p><p><strong>GRAFİK: OKULÖNCESİ EĞİTİMDE ÖĞRENCİLERİN KURUM TÜRLERİNE GÖRE DAĞILIMI (%)</strong></p>						</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-c77e3d1 elementor-widget elementor-widget-image" data-id="c77e3d1" data-element_type="widget" data-widget_type="image.default">
				<div class="elementor-widget-container">
										<figure class="wp-caption">
										<img decoding="async" src="https://www.egitimreformugirisimi.org/wp-content/uploads/2024/01/unnamed.png" title="" alt="" loading="lazy" />											<figcaption class="widget-image-caption wp-caption-text">İlgili yıllara ilişkin Örgün Eğitim İstatistikleri verileri kullanılarak ERG tarafından hesaplandı.</figcaption>
										</figure>
							</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-eb1ada7 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="eb1ada7" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<h4>Millî Eğitim Bakanlığı’na bağlı kurum türleri</h4>						</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-e12957f elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="e12957f" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<p><span>Örgün eğitim istatistiklerinde Bakanlığa bağlı dört farklı kurum türü sunuluyor. Bunlar arasında yer alan </span><b>bağımsız</b><span> </span><b>anaokulları²</b><span> eğitim-öğretim döneminin başladığı eylül ayı sonu itibarıyla 36-68 aylık olan çocuklara yönelik kurumlardır. </span><a href="https://www.mevzuat.gov.tr/File/GeneratePdf?mevzuatNo=19942&amp;mevzuatTur=KurumVeKurulusYonetmeligi&amp;mevzuatTertip=5" previewlistener="true"><span>MEB Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliği</span></a><span>’ne göre kayıtların yapılmasında bir sonraki eğitim ve öğretim yılında zorunlu eğitim kapsamında ilkokula başlayacak 56-68 aylık çocuklara öncelik tanınır. Eğer kurumun fiziki imkânları yeterliyse, okulun bulunduğu kayıt alanındaki 36-56 aylık çocuklar da kaydedilebilir.</span></p><p><a href="https://www.mevzuat.gov.tr/File/GeneratePdf?mevzuatNo=19942&amp;mevzuatTur=KurumVeKurulusYonetmeligi&amp;mevzuatTertip=5" previewlistener="true"><span>MEB Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliği</span></a><span>, </span><b>bağımsız anaokulları</b><span>nın yanı sıra gerekli görülen yerlerde ilköğretim okuluna bağlı </span><b>anasınıfları</b><span> açılabileceğine işaret ediyor. Anasınıfları, eğitim-öğretim döneminin başladığı Eylül ayı sonu itibarıyla</span><span> </span><span>57-68 aylık çocuklar için örgün eğitim ve hayat boyu öğrenme kurumları bünyesinde açılabiliyor. Mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarında çocuk gelişimi ve eğitimi alanında eğitim veren okullarda da eylül ayı sonu itibarıyla 36-68 aylık çocuklara yönelik </span><b>uygulama sınıfları</b><span> bulunuyor. </span></p><p><span>Bağımsız anaokulları ve anasınıflarında dört yıllık eğitim fakültelerine bağlı okulöncesi öğretmenliği ve sağlık bilimleri fakültelerine bağlı çocuk gelişimi mezunları görev yapabiliyor. Kimi üniversitelerin çocuk gelişimi programlarının uzaktan eğitimle sunması yetkinlik bakımından eleştiriliyor. </span></p><p><span>Özel eğitimde erken çocukluk eğitimi kaynaştırma yoluyla okulöncesi eğitim kurumlarında, özel eğitim anaokullarında ve bünyesinde anasınıf bulunun özel eğitim okullarında sunuluyor. Özel eğitim kapsamında sunulan EÇEB hizmetlerinin esasları ve işleyişi </span><a href="https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2012/05/20120518-27..htm" previewlistener="true"><span>Millî Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Kurumları Yönetmeliği</span></a><span>’yle belirleniyor. Özel eğitim desteğine ihtiyacı olan çocuklar için MEB’in yayımladığı </span><a href="https://orgm.meb.gov.tr/meb_iys_dosyalar/2018_10/09145549_Okul_Yncesi_son_pdf.pdf" previewlistener="true"><span>Özel Eğitime İhtiyacı Olan Bireyler için (37-78 Ay) Okul Öncesi Özel Eğitim Öğretim Programı</span></a><span> uygulanıyor. </span></p><p><a href="https://www.mevzuat.gov.tr/File/GeneratePdf?mevzuatNo=19942&amp;mevzuatTur=KurumVeKurulusYonetmeligi&amp;mevzuatTertip=5" previewlistener="true"><span>MEB Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliği</span></a><span>’nin 82. maddesi kapsamında eğitime erişim modelleri sunuluyor. Örgün eğitim istatistiklerinde bu modeller yaz eğitimi başlığında </span><a href="https://sgb.meb.gov.tr/meb_iys_dosyalar/2022_09/15142558_meb_istatistikleri_orgun_egitim_2021_2022.pdf" previewlistener="true"><span>sunuluyor</span></a><span>. Erişim modelleri arasında</span><span> </span><b>gezici öğretmen sınıfı, gezici sınıf, taşıma merkezi ana sınıfı ve benzeri uygulamalar<span> </span></b><span>yer alıyor. Bu modeller çağ nüfusunun az olması veya fiziki şartların yetersiz olması gerekçesiyle şube açılamayan bölgelerdeki çocukların okulöncesi eğitime erişimini sağlamayı amaçlıyor.</span><span> MEB </span><a href="http://mevzuat.meb.gov.tr/dosyalar/795.pdf" previewlistener="true"><span>Gezici Sınıflar Yönergesi</span></a><span>’ne göre bu modellere okulöncesi eğitime devam edemeyen ve ekonomik durumları yetersiz ailelerin 48-72 aylık çocuklarının kayıtları yapılıyor. 60-72 aylık çocuklara öncelik tanınıyor. Bu modellerde </span><a href="https://tegm.meb.gov.tr/dosya/okuloncesi/ooproram.pdf" previewlistener="true"><span>36-72 Aylık Çocuklar İçin Okul Öncesi Eğitim Programı</span></a><span> kullanılıyor ve öğrenciler yılda en az 200 saat öğrenim görüyorlar. Öğretmenler, grupta 20’den fazla öğrenci olması hâlinde </span><a href="https://tegm.meb.gov.tr/dosya/okuloncesi/ooproram.pdf" previewlistener="true"><span>Okul Öncesi Eğitim Programı</span></a><span>’nı esas alarak daha kısa süreli program hazırlayabiliyor. Hazırlanan program il millî eğitim müdürlüğü onayıyla dönüşümlü olarak uygulanıyor. Yaz eğitimi kapsamındaki uygulamalarda istemeleri hâlinde kadrolu öğretmenler, kadrolu öğretmen bulunamadığında ise ders ücreti karşılığında ücretli öğretmen görevlendirilebiliyor.</span></p><p><span>MEB’in uygulamaları arasında 2020 yılında başlatılan </span><a href="https://e-yaygin.meb.gov.tr/download.ashx?fileID=1587" previewlistener="true"><span>3-6 Yaş Oyun Odası Programı</span></a><span> da yer alıyor. </span><span>Bu programla, MEB Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü’ne (HBÖGM) bağlı kurumlarda eğitim alan ebeveynlerin 32-72 aylık çocukları için eğitim ortamı oluşturulması amaçlanıyor. Açılan kontenjanın dolmaması hâlinde yaygın eğitim kurs programına kayıtlı olmayan ebeveynlerin çocukları da kayıt yaptırabiliyor. Programın içeriği </span><a href="https://tegm.meb.gov.tr/dosya/okuloncesi/ooproram.pdf" previewlistener="true"><span>Okul Öncesi Eğitim Programı</span></a><span>’na uygun olarak hazırlanıyor. Günde en fazla dört ders uygulanan programı toplamda 400 ders saati sürüyor. </span></p>						</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-bf1ff3d elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="bf1ff3d" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<h4>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı kurum türleri</h4>						</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-ff466ac elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="ff466ac" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<p><span>ASHB’nin</span><span> izniyle açılan </span><b>özel kreş</b><span> ve </span><b>gündüz bakımevleri</b><span>nin kuruluşuna ve işleyişine dair esaslar </span><a href="https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2015/04/20150430-4.htm" previewlistener="true"><span>Özel Kreş Ve Gündüz Bakımevleri İle Özel Çocuk Kulüplerinin Kuruluş Ve İşleyiş Esasları Hakkında Yönetmelik</span></a><span> ile belirleniyor. Buna göre, kreşlerde 0-24 aylık çocuklara yönelik hizmetler sunuluyor. Gündüz bakımevlerinden ise 25-66 aylık çocuklar faydalanıyor. 2022 Aralık ayı sonu itibarıyla Türkiye genelinde 2 bin 98 kreş ve gündüz bakımevi </span><a href="https://www.aile.gov.tr/media/132816/turkiye-c-ocuk-haklari-strateji-belgesi-ve-eylem-plani-2023-2028-dijital.pdf" previewlistener="true"><span>bulunuyor</span></a><span>. Bu kuruluşlarda sunulan eğitim hizmetleri, MEB’in 0-36 aylık çocuklara yönelik </span><a href="http://tegm.meb.gov.tr/dosya/okuloncesi/0-36program.pdf" previewlistener="true"><span>Eğitim Programı</span></a><span> ile 37-66 aylık çocuklara yönelik </span><a href="https://tegm.meb.gov.tr/dosya/okuloncesi/ooproram.pdf" previewlistener="true"><span>Okul Öncesi Eğitim Programı</span></a><span>’nı temel alıyor. Kurumlarda görevli çocuk bakıcılarının MEB tarafından çocuk bakımı alanında düzenlenmiş bir sertifikaya sahip olması veya kız meslek lisesi mezunu olması gerekiyor. Ayrıca kurumlarda yemek ve temizlik elemanı bulundurulması zorunlu tutuluyor. Gerekli görüldüğü takdirde sosyal hizmetler, psikoloji, çocuk gelişimi ve eğitimi, özel eğitim öğretmeni, doktor, diyetisyen, hemşire, müzik, resim, bilgisayar, yabancı dil ve benzeri bölüm mezunları kendi branşında istihdam edilmek üzere görevlendirilebiliyor.</span></p>						</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-c9592fd elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="c9592fd" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<h4>Diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından açılan kurumlar</h4>						</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-9f2e59c elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="9f2e59c" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<p><a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=657&amp;MevzuatTur=1&amp;MevzuatTertip=5" previewlistener="true"><span>657 sayılı Devlet Memurları Kanunu</span></a><span>’nun 157. maddesine göre, “Devlet memurları için lüzum ve ihtiyaç görülen yerlerde </span><b>çocuk bakımevi<span> </span></b><span>ve sosyal tesisler kurulabilir.” Bu maddeye göre açılan bakımevlerine dair esas ve usuller </span><a href="https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/3.5.8712197.pdf" previewlistener="true"><span>Kamu Kurum ve Kuruluşlarınca Açılacak Çocuk Bakımevlerı̇ Hakkında Yönetmelik</span></a><span> ile belirleniyor. Buna göre, kamu kurumlarında görev yapan memurların 0-6 yaş grubunda bulunan en az 50 çocuğu için bakımevi açılabiliyor. Bakımevlerine kaydı yapılan çocuklar 0-3 yaş, 4-5 yaş ve 6 yaş olmak üzere üç ayrı gruba ayrılıyor ve yaş gruplarına göre MEB tarafından hazırlanan eğitim programlarını esas olarak eğitim hizmeti sunuluyor. Bakımevlerinde, kayıtlı çocukların yaş grupları dikkate alınarak çocuk gelişimcisi veya çocuk eğitimcisi görev yapabiliyor. Görev yapan çocuk gelişimcileri ile çocuk eğitimcilerinin Bakanlığın eğitim-öğretim kurumlarına atanabilmek için gerekli yeterlilikleri sağlaması gerekiyor. Kurumlarda sunulan eğitim faaliyetleri MEB tarafından denetleniyor. Bakımevlerinde sunulan hizmetin ücreti ASHB Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nden görüş alınarak Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından belirleniyor. </span></p>						</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-287ba7a elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="287ba7a" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<h4>İşverenler tarafından açılan kurumlar</h4>						</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-5196c3f elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="5196c3f" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<p><a href="https://www.mevzuat.gov.tr/Mevzuatmetin/1.5.6331.Pdf" previewlistener="true"><span>6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu</span></a><span>’na göre, yaşları ve medeni hâllerinden bağımsız olarak 100-150 kadın çalışanı bulunan işyerlerinin emzirme odaları ve çocuk bakımı yurtları açma yükümlülüğü bulunuyor. İş yerlerı̇nde ı̇şverenlerı̇n kuracakları okulöncesı̇ eğı̇tı̇m kurumlarının eğitı̇m ve ı̇şleyı̇şi ilgili </span><a href="https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/2.5.979187.pdf" previewlistener="true"><span>tüzükle</span></a><span> belirleniyor. Buna göre, İş Kanununa tabi iş yerlerinde kurulan </span><b>çocuk bakım yurtları</b><span>nda 0-72 ay arasındaki çocukların bakım ve eğitimleri sağlanıyor. İş yerlerinde kurulan </span><b>anaokulları</b><span>nda ise 36-72 ay arasındaki çocuklara bakım ve eğitim hizmetleri sağlanıyor. Çocuk bakım yurtlarında ve anaokullarında sunulan eğitim hizmetleri MEB program ve mevzuatına göre yürütülüyor. Kurumların denetlenmesi MEB’in yükümlülüğündedir. İlkokul öğretmenlerinin yönetici olduğu bu kurumlarda çocuk gelişimi ve eğitimi veya okulöncesi eğitimi alanında yüksek öğrenim görmüş ve öğretmenlik formasyonu olan kişiler anaokulu öğretmeni olarak görevlendiriliyor.</span></p>						</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-0fb3b59 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="0fb3b59" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<h4>Toplum temelli kurumlar</h4>						</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-1d5ba18 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="1d5ba18" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<p><span>‘’Toplum temelli kurumlar’’, “Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı 4-6 yaş kurslar, belediyelerce açılan kreşler, derneklerce açılan kreşler”i kapsıyor.</span></p>
<p><b>Diyanet İşleri Başkanlığı,</b><span>&nbsp;din eğitimi hizmetleri bağlamında 4-6 yaş grubuna Kur’an kursu eğitimi sunuyor. Kur’an Kursları Öğretim Programı kapsamında yarım gün veya tam gün eğitim yapılıyor.&nbsp;</span><a href="https://hukukmusavirligi.diyanet.gov.tr/Documents/2022-2023%20E%C4%9Fitim%20%C3%96%C4%9Fretim%20Y%C4%B1l%C4%B1%20Kur%27an%20Kurslar%C4%B1%20Uygulama%20Esaslar%C4%B1.pdf" previewlistener="true"><span>2022-2023 Eğı̇tı̇m-Öğretı̇m Yılı Kur’an Kursları Uygulama Esasları</span></a><span>’na göre, bu kurslarda 2022-23 eğitim-öğretim yılı itibarıyla güncellenen program uygulanıyor. Uygulama esaslarında belirtilen program için kullanılacak kurs materyallerinin güncelleneceği belirtiliyor. Güncelleme tamamlanana kadar varolan içeriklerin uygulanmasına devam ediliyor:&nbsp;</span><a href="https://yayin.diyanet.gov.tr/e-kitap/kuran-kurslari-ogretici-kitabi-2/komisyon/kuran-kursu-kitapligi/443" previewlistener="true"><span>Kur’an Kursları Öğretici Kitabı I-II</span></a><span>,&nbsp;</span><a href="https://egitimhizmetleri.diyanet.gov.tr/Documents/Elif-B%C3%A2%20%C3%96%C4%9Fretimi%20Etkinlik%20%C3%96rnekleri.pdf" previewlistener="true"><span>Elif-Ba Öğretimi Etkinlik Örnekleri</span></a><span>,&nbsp;</span><a href="https://yayinsatis.diyanet.gov.tr/kur-an-kurslari-etkinlik-kitabi-4-6-1-2-tk" previewlistener="true"><span>Kur’an Kursları Etkinlik Kitabı I-II</span></a><span>,&nbsp;</span><a href="https://egitimhizmetleri.diyanet.gov.tr/Documents/Elif-Ba-Bask%C4%B1-2.pdf" previewlistener="true"><span>4-6 Yaş Grubu Etkinliklerle Elif-Ba</span></a><span>.&nbsp;</span></p>
<p><span>4-6 yaş Kur’an kurslarında öğretici olarak, 19 Ocak 2017 tarihinden önce çocuk gelişimi ve eğitimi alanındaki en az 296 saatlik sertifikayı alanlar ile bu tarihten sonra MEB HBÖGM tarafından sunulan 380 saatlik Okul Öncesi Çocuk Gelişimi ve Eğitimi sertifikasını alanlar görevlendirilebiliyor. Ayrıca, öğretici ihtiyacının karşılanmasında mevcut personelin önceliklendirileceği belirtiliyor. Bu nedenle, dört yıllık dini öğrenim lisans mezunu öğreticilere sertifikası olmasa da görev verilebiliyor ve eğitim-öğretim yılı içerisinde sertifika almaları sağlanıyor.</span></p>
<p><b>Belediyeler</b><span>&nbsp;tarafından yürütülen okulöncesi eğitim hizmetleri&nbsp;</span><a href="http://www.keig.org/wp-content/uploads/2017/01/YY_web-2.pdf" previewlistener="true"><span>5393 sayılı Belediye Kanunu</span></a><span>’nun 14. maddesi dayanağıyla sağlanıyordu. Ancak,&nbsp;</span><a href="https://normkararlarbilgibankasi.anayasa.gov.tr/Dosyalar/Kararlar/KararPDF/2007-5-nrm.pdf" previewlistener="true"><span>Anayasa Mahkemesi</span></a><span>&nbsp;2007 yılında aldığı kararla okulöncesi eğitim hizmetlerinin ulusal nitelikte olması gerekçesiyle bu yetkiyi iptal etti.&nbsp;</span><a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.2464.pdf" previewlistener="true"><span>2664 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu</span></a><span>, belediyelerin gelirlerinin %1’ini sosyal yardım amaçlı hizmetlere yönelik kullanmak zorunda kılıyor. Belediyeler, ASHB ve MEB denetiminde okulöncesi eğitim hizmetleri sunabiliyorlar veya işbirlikleri kurarak EÇEB hizmetlerine ulaşamayan ailelere erişim imkânı oluşturabiliyorlar. Bu hizmetler ücretsiz veya belediye meclisinde alınan karar doğrultusunda cüzi ücretlerle sunuluyor.&nbsp;</span></p>
<p><b>Dernek, sendika, vakıf, meslek odası, yerel birlik ve kooperatifler,<span>&nbsp;</span></b><span>açtıkları kurumlar ve kurdukları işbirlikleri aracılığıyla EÇEB hizmeti sunabiliyorlar.&nbsp;</span><a href="https://www.mevzuat.gov.tr/File/GeneratePdf?mevzuatNo=8038&amp;mevzuatTur=KurumVeKurulusYonetmeligi&amp;mevzuatTertip=5" previewlistener="true"><span>Dernekler Yönetmeliği’</span></a><span>nde derneğin amacını doğrudan desteklemek için kurulan</span><span>&nbsp;</span><span>“dernek eklentileri” arasında çocuk bakım yuvası da bulunuyor.&nbsp;</span><a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=4688&amp;MevzuatTur=1&amp;MevzuatTertip=5" previewlistener="true"><span>Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu</span></a><span>’nda sendikaların kurulabilecekleri hizmet kolları arasında “eğitim, öğretim ve bilim hizmetleri” de yer alıyor. Bu kapsamda kurulan erken çocukluk eğitimi kurumlarının işleyişi&nbsp;</span><a href="https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2015/04/20150430-4.htm" previewlistener="true"><span>Özel Kreş Ve Gündüz Bakımevleri İle Özel Çocuk Kulüplerinin Kuruluş Ve İşleyiş Esasları Hakkında Yönetmelik</span></a><span>&nbsp;tarafından belirleniyor.</span></p>
<p><b>Toplum temelli eğitim</b><span>, yerel gereksinimleri ve kaynakları göz önünde bulundurup, çocukların eğitim ve gelişim ihtiyaçlarını çevrenin değerleriyle uyumlu hale getirerek hizmet sağlar. Yerel yönetimlerin, kamu kurum ve kuruluşlarının, özel kuruluşların ve sivil toplum örgütlerinin işbirliğinde ve yerel halkın katılımıyla sağlanan hizmetlerde okulöncesi eğitime erişimde zorluklar yaşayan çocuklar önceliklendirilir.&nbsp;&nbsp;</span></p>
<p><span>Toplum merkezli kurumlarda sağlanan eğitim, çocuk ve çevresine özel ihtiyaçları karşılarken resmi kurumlarla uyumlu olmalıdır. Programlar çocukların biyolojik ve fiziksel gereksinimleriyle uyumlu eğitim ortamlarında çocuk gelişiminin tüm yönlerini kapsayarak sunulmalıdır. Eğiticiler MEB yeterliliklerini karşılamalı ve değerlendirme standartları bulunmalıdır.</span></p>
<p></p>
<p><strong><i><br></i></strong></p><p><strong><i>*</i><i>Bu yazı 2020-2023 yılları arasında Eğitim Reformu Girişimi’nde araştırmacı olarak görev yapan Ezgi Tunca tarafından kaleme alınmıştır.&nbsp;</i></strong></p>						</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-704f53e elementor-view-default elementor-widget elementor-widget-wgl-toggle-accordion" data-id="704f53e" data-element_type="widget" data-widget_type="wgl-toggle-accordion.default">
				<div class="elementor-widget-container">
			<div class="wgl-accordion icon-plus" id="wgl-accordion-704f53e" data-type="accordion"><div class="wgl-accordion_panel"><h4 id="wgl-accordion_header-1171" class="wgl-accordion_header" data-default="yes"><span class="wgl-accordion_title">Katkıda Bulunanlar</span><i class="wgl-accordion_icon elementor-icon "></i></h4><div class="wgl-accordion_content"><p><span>Burcu Meltem Arık</span><br /><span>Mehmet Toran</span><br /><span>Mine Göl Güven</span><br /><span>Umay Aktaş Salman</span></p></div></div><div class="wgl-accordion_panel"><h4 id="wgl-accordion_header-1172" class="wgl-accordion_header" data-default=""><span class="wgl-accordion_title">Yayına Hazırlayanlar</span><i class="wgl-accordion_icon elementor-icon "></i></h4><div class="wgl-accordion_content"><p><span>Umay Aktaş Salman<br /></span><span>Kayıhan Kesbiç</span></p></div></div><div class="wgl-accordion_panel"><h4 id="wgl-accordion_header-1173" class="wgl-accordion_header" data-default=""><span class="wgl-accordion_title">Kaynaklar</span><i class="wgl-accordion_icon elementor-icon "></i></h4><div class="wgl-accordion_content"><p>¹ Göl Güven, 2021.</p><p>² Bir ilkokul bünyesinde olmayan ve bina olarak tamamen özerk olan kurumlardır.</p><p>1475 Sayılı İş Kanununa Tabi İş Yerlerinde İşverenlerin Kuracakları Okul Öncesi Eğitim Kurumlarının Eğitim ve İşleyiş Esasları Hakkında Tüzük. (1997, 1 Mayıs). <i>Resmi Gazete </i>(Sayı: 22976). <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/2.5.979187.pdf" previewlistener="true">https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/2.5.979187.pdf</a> </p><p>AÇEV Okulöncesi (t.y.). Erken çocukluk bakımı ve eğitimi’nin (EÇBE) önemi. Temmuz 2023, <a href="https://www.acevokuloncesi.org/egitim-program/okul-oncesi-egitim-programi/erken-cocukluk-bakimi-ve-egitimi-nin-ecbe-onemi/" previewlistener="true">https://www.acevokuloncesi.org/egitim-program/okul-oncesi-egitim-programi/erken-cocukluk-bakimi-ve-egitimi-nin-ecbe-onemi/</a> </p><p>Anayasa Mahkemesi, 24 Ocak 2007 tarih ve E.2005/9 K.2007/5, sayılı Karar. <a href="https://normkararlarbilgibankasi.anayasa.gov.tr/Dosyalar/Kararlar/KararPDF/2007-5-nrm.pdf" previewlistener="true">https://normkararlarbilgibankasi.anayasa.gov.tr/Dosyalar/Kararlar/KararPDF/2007-5-nrm.pdf</a>  </p><p>ASHB (2023). 2023-2028 Türkiye çocuk hakları strateji belgesi ve eylem planı. Temmuz 2023,</p><p><a href="https://www.aile.gov.tr/media/132816/turkiye-c-ocuk-haklari-strateji-belgesi-ve-eylem-plani-2023-2028-dijital.pdf" previewlistener="true">https://www.aile.gov.tr/media/132816/turkiye-c-ocuk-haklari-strateji-belgesi-ve-eylem-plani-2023-2028-dijital.pdf</a> </p><p>Belediye Gelirleri Kanunu (1981, 29 Mayıs). <i>Resmi Gazete </i>(Sayı: 17354). <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.2464.pdf" previewlistener="true">https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.2464.pdf</a> </p><p>Beşpınar, F. U. ve Aybars, A. İ. (2013). Erken yaşlarda çocuk refahı ve kadın ı̇stihdamı politika belgesi. <i>T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve UNICEF</i>. Temmuz 2023, <a href="https://www.unicef.org/turkiye/media/4381/file/Erken%20Ya%C5%9Flarda%20%C3%87ocuk%20Refah%C4%B1%20ve%20Kad%C4%B1n%20%C4%B0stihdam%C4%B1%20Politika%20Belgesi.pdf" previewlistener="true">https://www.unicef.org/turkiye/media/4381/file/Erken%20Yaşlarda%20Çocuk%20Refahı%20ve%20Kadın%20İstihdamı%20Politika%20Belgesi.pdf</a></p><p>Dernekler Yönetmeliği. (2005, 31 Mart). <i>Resmi Gazete </i>(Sayı: 25772). <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/File/GeneratePdf?mevzuatNo=8038&amp;mevzuatTur=KurumVeKurulusYonetmeligi&amp;mevzuatTertip=5" previewlistener="true">https://www.mevzuat.gov.tr/File/GeneratePdf?mevzuatNo=8038&amp;mevzuatTur=KurumVeKurulusYonetmeligi&amp;mevzuatTertip=5</a> </p><p>Devlet Memurları Kanunu. (1965, 14 Temmuz). <i>Resmi Gazete </i>(Sayı: 12056). <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=657&amp;MevzuatTur=1&amp;MevzuatTertip=5" previewlistener="true">https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=657&amp;MevzuatTur=1&amp;MevzuatTertip=5</a> </p><p>Diyanet İşleri Başkanlığı (t.y.a). 2022-2023 eğitim-öğretim yılı Kur’an kursları uygulama esasları. Temmuz 2023, <a href="https://hukukmusavirligi.diyanet.gov.tr/Documents/2022-2023%20E%C4%9Fitim%20%C3%96%C4%9Fretim%20Y%C4%B1l%C4%B1%20Kur%27an%20Kurslar%C4%B1%20Uygulama%20Esaslar%C4%B1.pdf" previewlistener="true">https://hukukmusavirligi.diyanet.gov.tr/Documents/2022-2023%20Eğitim%20Öğretim%20Yılı%20Kur%27an%20Kursları%20Uygulama%20Esasları.pdf</a> </p><p>Diyanet İşleri Başkanlığı (t.y.b). Kur’an kursları etkinlik kitabı 4-6 (1-2). Temmuz 2023, <a href="https://yayinsatis.diyanet.gov.tr/kur-an-kurslari-etkinlik-kitabi-4-6-1-2-tk" previewlistener="true">https://yayinsatis.diyanet.gov.tr/kur-an-kurslari-etkinlik-kitabi-4-6-1-2-tk</a> </p><p>Diyanet İşleri Başkanlığı (2019). Kur’an kursları öğretici kitabı – 2. Temmuz 2023, <a href="https://yayin.diyanet.gov.tr/e-kitap/kuran-kurslari-ogretici-kitabi-2/komisyon/kuran-kursu-kitapligi/443" previewlistener="true">https://yayin.diyanet.gov.tr/e-kitap/kuran-kurslari-ogretici-kitabi-2/komisyon/kuran-kursu-kitapligi/443</a> </p><p>Diyanet İşleri Başkanlığı (2020a). Elif-Bâ öğretimi: Etkinlik örnekleri. Temmuz 2023, <a href="https://egitimhizmetleri.diyanet.gov.tr/Documents/Elif-B%C3%A2%20%C3%96%C4%9Fretimi%20Etkinlik%20%C3%96rnekleri.pdf" previewlistener="true">https://egitimhizmetleri.diyanet.gov.tr/Documents/Elif-Bâ%20Öğretimi%20Etkinlik%20Örnekleri.pdf</a> </p><p>Diyanet İşleri Başkanlığı (2020b). Etkinliklerle Elif-Bâ. Temmuz 2023, <a href="https://egitimhizmetleri.diyanet.gov.tr/Documents/Elif-Ba-Bask%C4%B1-2.pdf" previewlistener="true">https://egitimhizmetleri.diyanet.gov.tr/Documents/Elif-Ba-Baskı-2.pdf</a> </p><p>ERG ve AÇEV (2016). Her çocuğa eşit fırsat: Türkiye’de erken çocukluk eğitiminin durumu ve öneriler. Temmuz 2023, <a href="https://www.egitimreformugirisimi.org/wp-content/uploads/2017/03/ERG_HERKES-%C4%B0C%C4%B0N-ESIT-FIRSAT-TURKIYEDE-ERKEN-COCUKLUK-EGITIMININ-DURUMU-VE-ONERILER.web_.pdf" previewlistener="true">https://www.egitimreformugirisimi.org/wp-content/uploads/2017/03/ERG_HERKES-İCİN-ESIT-FIRSAT-TURKIYEDE-ERKEN-COCUKLUK-EGITIMININ-DURUMU-VE-ONERILER.web_.pdf</a></p><p>İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu (2012, 30 Haziran). <i>Resmi Gazete </i>(Sayı: 28339). <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/Mevzuatmetin/1.5.6331.Pdf" previewlistener="true">https://www.mevzuat.gov.tr/Mevzuatmetin/1.5.6331.Pdf</a> </p><p>Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu (2001, 12 Temmuz). <i>Resmi Gazete </i>(Sayı: 24460). <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=4688&amp;MevzuatTur=1&amp;MevzuatTertip=5" previewlistener="true">https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=4688&amp;MevzuatTur=1&amp;MevzuatTertip=5</a> </p><p>Kamu Kurum ve Kuruluşlarınca Açılacak Çocuk Bakımevleri Hakkında Yönetmelik. (1987, 8 Aralık). <i>Resmi Gazete </i>(Sayı: 19658). <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/3.5.8712197.pdf" previewlistener="true">https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/3.5.8712197.pdf</a> </p><p>KEİG Platformu (2016). Yerel yönetimlerin çocuk bakım hizmetlerine yönelik bir değerlendirme: İstanbul’da belediye kreşleri. Temmuz 2023, <a href="http://www.keig.org/wp-content/uploads/2017/01/YY_web-2.pdf" previewlistener="true">http://www.keig.org/wp-content/uploads/2017/01/YY_web-2.pdf</a> </p><p>MEB (2018). 2023 eğitim vizyonu. Temmuz 2023, <a href="https://www.gmka.gov.tr/dokumanlar/yayinlar/2023_E%C4%9Fitim%20Vizyonu.pdf" previewlistener="true">https://www.gmka.gov.tr/dokumanlar/yayinlar/2023_Eğitim%20Vizyonu.pdf</a> </p><p>MEB (2022). Millî eğitim istatistikleri: Örgün eğitim 2021-2022. Temmuz 2023, <a href="https://sgb.meb.gov.tr/meb_iys_dosyalar/2022_09/15142558_meb_istatistikleri_orgun_egitim_2021_2022.pdf" previewlistener="true">https://sgb.meb.gov.tr/meb_iys_dosyalar/2022_09/15142558_meb_istatistikleri_orgun_egitim_2021_2022.pdf</a> </p><p>MEB (2022, 9 Eylül). Resmi istatistikler. Temmuz 2023, <a href="http://sgb.meb.gov.tr/www/resmi-istatistikler/icerik/64" previewlistener="true">http://sgb.meb.gov.tr/www/resmi-istatistikler/icerik/64</a> </p><p>MEB (2023, 1 Nisan). Bakan Özer: 5 yaşta okullaşma oranını yüzde 99.9’a yükselttik. Temmuz 2023, <a href="https://www.meb.gov.tr/bakan-ozer-5-yasta-okullasma-oranini-yuzde-999a-yukselttik/haber/29508/tr" previewlistener="true">https://www.meb.gov.tr/bakan-ozer-5-yasta-okullasma-oranini-yuzde-999a-yukselttik/haber/29508/tr</a> </p><p>MEB HBÖGM (2020). Çocuk gelişimi ve eğitimi alanı: 37-72 ay (3-6 yaş) oyun odası kurs programı. Temmuz 2023, <a href="https://e-yaygin.meb.gov.tr/download.ashx?fileID=1587" previewlistener="true">https://e-yaygin.meb.gov.tr/download.ashx?fileID=1587</a> </p><p>MEB TEGM (2013). 0-36 aylık çocuklar için eğitim programı. Temmuz 2023, <a href="http://tegm.meb.gov.tr/dosya/okuloncesi/0-36program.pdf" previewlistener="true">http://tegm.meb.gov.tr/dosya/okuloncesi/0-36program.pdf</a> </p><p>MEB TEGM (2013). Okul öncesi eğitimi programı. Temmuz 2023, <a href="https://tegm.meb.gov.tr/dosya/okuloncesi/ooproram.pdf" previewlistener="true">https://tegm.meb.gov.tr/dosya/okuloncesi/ooproram.pdf</a> </p><p>Mı̇llı̂ Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim Kurumları Gezici Sınıflar Yönergesi. 24, 02.03.2009. <i>Tebliğler Dergisi,</i> (2618, Mart 2009).  <a href="http://mevzuat.meb.gov.tr/dosyalar/795.pdf" previewlistener="true">http://mevzuat.meb.gov.tr/dosyalar/795.pdf</a> </p><p>Mı̇llı̂ Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliği. (2014, 26 Temmuz). <i>Resmi Gazete </i>(Sayı: 29072). <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/File/GeneratePdf?mevzuatNo=19942&amp;mevzuatTur=KurumVeKurulusYonetmeligi&amp;mevzuatTertip=5" previewlistener="true">https://www.mevzuat.gov.tr/File/GeneratePdf?mevzuatNo=19942&amp;mevzuatTur=KurumVeKurulusYonetmeligi&amp;mevzuatTertip=5</a> </p><p>OECD (2019). Providing quality early childhood education and care: Results from the starting strong survey 2018, TALIS. Temmuz 2023, <a href="https://abdigm.meb.gov.tr/meb_iys_dosyalar/2019_12/05140237_OECD_QUALITY_ECEC.pdf" previewlistener="true">https://abdigm.meb.gov.tr/meb_iys_dosyalar/2019_12/05140237_OECD_QUALITY_ECEC.pdf</a> </p><p>Özel Kreş ve Gündüz Bakımevleri ile Özel Çocuk Kulüplerinin Kuruluş ve İşleyiş Esasları Hakkında Yönetmelik. (2015, 30 Nisan). <i>Resmi Gazete </i>(Sayı: 29342). <a href="https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2015/04/20150430-4.htm" previewlistener="true">https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2015/04/20150430-4.htm</a> </p><p>TCCB SBB (2022). 2023 yılı cumhurbaşkanlığı yıllık programı. Temmuz 2023, <a href="https://www.sbb.gov.tr/wp-content/uploads/2022/11/2023-Yili-Cumhurbaskanligi-Yillik-Programi.pdf" previewlistener="true">https://www.sbb.gov.tr/wp-content/uploads/2022/11/2023-Yili-Cumhurbaskanligi-Yillik-Programi.pdf</a> </p><p>The Heckman Equation (t.y.). Early childhood education: Quality and access pay off. Temmuz 2023, <a href="https://heckmanequation.org/resource/early-childhood-education-quality-and-access-pay-off/" previewlistener="true">https://heckmanequation.org/resource/early-childhood-education-quality-and-access-pay-off/</a> </p><p>Tunca, E., Kesbiç, K. ve Gencer, E., G. (2021). Eğitim izleme raporu 2021: Öğrenciler ve eğitime erişim. <i>Eğitim Reformu Girişimi</i>. Temmuz 2023, <a href="https://www.egitimreformugirisimi.org/wp-content/uploads/2010/01/EIR21_OgrencilerveEgitimeErisim.pdf" previewlistener="true">https://www.egitimreformugirisimi.org/wp-content/uploads/2010/01/EIR21_OgrencilerveEgitimeErisim.pdf</a> </p><p>TÜİK (2023, 6 Şubat). Adrese dayalı nüfus kayıt sistemi sonuçları, 2022. Temmuz 2023, <a href="https://data.tuik.gov.tr/Bulten/Index?p=Adrese-Dayali-Nufus-Kayit-Sistemi-Sonuclari-2022-49685" previewlistener="true">https://data.tuik.gov.tr/Bulten/Index?p=Adrese-Dayali-Nufus-Kayit-Sistemi-Sonuclari-2022-49685</a> </p><p>UNESCO (2012). International standard classification of education ISCED 2011. Temmuz 2023,  <a href="http://uis.unesco.org/sites/default/files/documents/international-standard-classification-of-education-isced-2011-en.pdf" previewlistener="true">http://uis.unesco.org/sites/default/files/documents/international-standard-classification-of-education-isced-2011-en.pdf</a> </p><p>UNICEF (2023). Early childhood development. Temmuz 2023, <a href="https://data.unicef.org/topic/early-childhood-development/overview/" previewlistener="true">https://data.unicef.org/topic/early-childhood-development/overview/</a></p></div></div></div>		</div>
				</div>
					</div>
				</div>
				</div>
		]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Okulda Ücretsiz Beslenme Desteği Neleri Değiştirdi?</title>
		<link>https://egitimreformugirisimi.org/okulda-ucretsiz-beslenme-destegi-neleri-degistirdi2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Eğitim Reformu Girişimi]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 Oct 2022 13:14:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Etraflıca]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egitimreformugirisimi.org/okulda-ucretsiz-beslenme-destegi-neleri-degistirdi-2/</guid>

					<description><![CDATA[Nitelikli eğitim açısından tartışılması kritik konuları verilerle değerlendirdiğimiz yazı dizimiz Etraflıca’nın ikinci bölümünde yeterli beslenme hakkı çerçevesinden okul yemeğini ele aldık. Söz bu kez de yeterli beslenme hakkı konusunda çalışmalar yapan diğer çocuk hakları savunucularının: Sulukule Gönüllüleri Derneği’nden Cem Avcı ve Aysun Koca, 13 yıldır Karagümrük Mahallesi’ndeki üç okulda uyguladıkları beslenme desteğinin, çocukların eğitim hayatını ve okul iklimini nasıl değiştirdiğini ERG Blog’a yazdılar.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="34310" class="elementor elementor-34310" data-elementor-post-type="post">
				<div data-particle_enable="false" data-particle-mobile-disabled="false" class="elementor-element elementor-element-899d22a e-flex e-con-boxed e-con e-parent" data-id="899d22a" data-element_type="container">
					<div class="e-con-inner">
				<div class="elementor-element elementor-element-818b25a elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="818b25a" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<p><span>Beslenme desteği</span><span>,</span><a href="http://www.sulukulegonulluleri.org/tr-tr/"><span> Sulukule Gönüllüleri Derneği</span></a><span> (SGD)’nin kuruluşundan bir yıl kadar önce, 2009 yılında, derneğin bulunduğu mahallede okul terkini önlemek için kullandığı araçlardan birisi olarak gelişti. </span><a href="https://www.egitimreformugirisimi.org/wp-content/uploads/2017/03/Yetistirici-Sinif-Ogretim-Programi.pdf"><span>Yetiştirici Sınıf Öğretim Programı (YSÖP)</span></a><span> ile eğitim sistemine dahil olan çocukların, dernek gönüllülerince birebir izlenmesi ve ihtiyaçlarının takibi sırasında okulda beslenme desteği sağlama fikri ortaya çıktı. Beslenme desteği sayesinde sadece yemek yiyebilmek için okula gelen çocuklar oldu. Bu çocuklardan bazıları okula devam ettiler, okul sistemi içinde var olabildiler. Bu deneyim, bizi okul beslenme desteğinin temel bir gereklilik olduğuna ikna etti.</span></p><h4><b>Beslenme desteği nelere yarar?</b></h4><p><span>Beslenme desteği, SGD’nin okul terkini önlemek için kullandığı sosyal desteklerden </span><a href="http://www.sulukulegonulluleri.org/images/Roman_Cocuklar-okuyacagiz-da-ne-olacak.pdf"><span>biri</span></a><span>. </span><span>Derneğin </span><span>atölyelerini de sürdürdüğü üç okulda uygulanan ve bugüne dek en az 500 öğrenciye ulaşan, beslenme desteği, öğrenci birinci sınıftayken başlıyor ve ortaokuldan mezun olana kadar devam ediyor. </span><span>Dernek, beslenme desteğini başta bireysel bağışlarla sürdürürken, okullarda sosyal etkinlik atölyeleri gerçekleştirmek için başvurduğu fonlara beslenme desteğini de dahil ederek bütüncül sosyal destek mekanizmasını kuran bir yaklaşım gütmeye başladı.</span></p><p><span>Çocuğu okulda tutma ve onun eğitim sistemi içinde kalmasını sağlama, bütüncül bir süreç. Beslenme desteği tek başına okul terkini önlemek için yeterli değil. Ancak çocuğun okula daha hevesli gelmesine, dersine odaklanmasına katkı sağlıyor. Bakım verenin çocuğuna beslenme hazırlama veya harçlık vermekle ilgili sıkıntılarını da bertaraf etmeye yardımcı oluyor. </span></p><p><span>Etraflıca’nın ikinci bölümü olan </span><a href="https://www.egitimreformugirisimi.org/etraflica-2-okul-yemegi/"><span>Okul Yemeği</span></a><span> yazısında da, Boğaziçi Üniversitesi Sosyal Politika Forumu tarafından hazırlanan </span><a href="https://spf.boun.edu.tr/sites/spf.boun.edu.tr/files/Devlet%20%C4%B0lk%C3%B6%C4%9Fretim%20Okullar%C4%B1nda%20%C3%9Ccretsiz%20%C3%96%C4%9Fle%20Yeme%C4%9Fi%20Sa%C4%9Flamak%20M%C3%BCmk%C3%BCn%20m%C3%BC%20%282011%29_0.pdf"><span>“Devlet İlköğretim Okullarında Ücretsiz Öğle Yemeği Sağlamak Mümkün Mü? Farklı Ülke Modelleri ve Türkiye’ye Yönelik Öneriler” </span></a><span>başlıklı rapora atıfla okulda ücretsiz beslenme desteğinin faydaları anlatılıyor. Beslenme desteğinin, yoksulluğun çocuklar üzerindeki etkisini azaltmaya, yoksul ailelerin çocukları için yapacağı harcamaların yüzde 10 azalmasına yardımcı olduğu belirtiliyor. Ayrıca okul devamsızlığının ve okul terklerinin azaltılmasına, ekonomik krizlere bağlı şok durumlarında çocukların okulda tutulmasına, okula geç başlamanın ve sınıf tekranın azaltılmasına, akademik performansın iyileşmesine de destek olduğu vurgulanıyor. Beslenme desteğinin, beslenme bozukluklarının ve obezitenin önlenmesinde</span><i><span>,</span></i><span> cinsiyet temelli ayrımcılığın ve çocuk işçiliğinin azalmasında da pek çok olumlu çıktısı var. SGD’nin kuruluşundan beri istikrarlı bir biçimde sürdürdüğü beslenme desteğinden faydalanan yüzlerce çocukta bu etkilerin birden fazlasını gözlemledik.</span></p><h4><b>Beslenme desteği ve çocuk koruma ilişkisi</b></h4><p><span>SGD’nin beslenme desteği kısıtlı imkânlar dolayısıyla okuldaki tüm çocuklar için sağlanamıyor. Bu nedenle çocukların “beslenme desteği alan çocuk” şeklinde etiketlenmemesini sağlayacak ve çocuğu arkadaşlarının arasında incitmeyecek bir mekanizma kurmak gerekiyor. Bunu, sınıf annelerinin beslenme paketlerini dağıttığı ilk zamanlarda fark etmiştik. Kimi çocuklar, utandıkları için yiyeceklerini tüketmiyor, hatta aç oldukları hâlde, çöpe atıyorlardı. Okul psikolojik danışmanları bu konuda çok destekleyici oldular. Beslenme saati geldiğinde listedeki çocuklar psikolojik danışmandan fişlerini alıp, kantinden beslenme paketini almaya başladılar. Böylece günde bir defa psikolojik danışmanla görüşme imkânları da oldu. Çocukla her gün kısa da olsa görüşebilen psikolojik danışman çocuğun okul dışında yaşadığı diğer sorunları da zamanında tespit edebilmeye başladı. </span></p><p><span>Bir başka okulda ise okul kantini, beslenme desteği alan çocuk listesini takip ediyor, böylece çocukların psikolojik danışmandan fiş alması gerekmiyor. Beslenme bursu alan çocuklar, psikolojik danışmanla ayrıca görüşme yapıyorlar. Her okul en etkili yöntemi kendi deneyerek buluyor. Beslenme desteğinden yararlanacak çocuklar okul aile birliği üyeleri, psikolojik danışmanlar, öğretmenler ve okul yöneticileriyle birlikte belirleniyor. Böylece çocuklar okul içinde daha bilinir, görünür oluyorlar. Bu durumun okul terki gibi riskleri de azalttığını düşünüyor,ailelerin ve çocukların okulla olan bağını güçlendirdiğini gözlemliyoruz. Ayrıca beslenme desteği için belirlenen paket içeriğinin, çocuğun günlük </span><a href="https://m.bianet.org/bianet/yasam/266611-cocuklarin-yetersiz-beslenmesi-bireysel-degil-kamusal-bir-sorun,"><span>sağlıklı gıda</span></a><span> ihtiyacını olabildiğince karşılayacak yiyeceklerden oluşmasına gayret ediyoruz.</span></p><h4><b>Beslenme desteği ve çocuk işçiliği ilişkisi</b></h4><p><span>COVID-19 sürecinde özellikle Karagümrük gibi yoksul mahallelerde, düzenli gelire sahip olmayan, günlük ve güvencesiz çalışanların yaşadığı hanelerde, çocuk işçiliğinin arttığını </span><a href="http://covid19cocukhaklariizleme.org/uploads/pdf/d21d7117bcfcf2979b2d2d8438ba42ef.pdf"><span>gözlemledik</span></a><span>.</span><span> </span><span>Yaz döneminde derneğin atölyelerine katılan çocukların, özellikle 10-14 yaş grubunun, birer birer işe girmesi yoksulluğun boyutlarını bize gösterdi. Pandemi öncesinde de ekonomik açıdan zorlanan haneler, pandeminin olumsuz etkilerini ilk ve en derinden hissedenler oldu. Beslenme desteğinin hane gelirinde kayda değer bir iyileştirme yapmadığı ve çocuk işçiliğine yol açan yoksulluğu azaltmadığı aşikâr. Ancak beslenme desteği, okuldan olumlu bir yaklaşım, mahallede bulunan bir sivil toplum örgütünün varlığı gibi etmenler bir araya geldiğinde, çocuğu okula bağlamak mümkün olabiliyor. Burada SGD’nin mahalle sakinleriyle kurduğu ilişkinin ve güven bağının payını ayrıca belirtmek gerekir. Bu sayede ailelerin çocuklarının okula devamı konusunda istekli olduğunu yakalayabiliyoruz. Çocuk işçiliği, Etraflıca’nın</span><a href="https://www.egitimreformugirisimi.org/etraflica-cocuk-isciligi/"><span> ilk bölümünde</span></a><span> ele alındığı gibi çok boyutlu çözüm gerektiren derin bir sorun. Ülkenin mevcut eğitim koşullarında beslenme desteği, çocukların okul terkini önlemede dolayısıyla çocuk işçiliğinin önüne geçmede, çözüm yollarından yalnızca birisi olabiliyor.</span></p><h4><b>Beslenme desteğinin okul iklimine etkisi</b></h4><p><span>Beslenme desteğinin okul iklimi üzerinde de pek çok olumlu etkisi bulunuyor. Mahalle çalışmasının en destekleyici ve kalıcı yanlarından birisi de alanda yapılan işlerin etkisini bizzat görmek. 2008-2009 öğretim yılında, mahalledeki bir esnafın desteğiyle başlayan beslenme bursu yıllar içinde büyüdü, yayıldı ve dahası okullar tarafından sahiplenildi. Çalıştığımız bir okuldaki öğretmenler beslenme bursu için destek olmayı istediler, onları veliler ve okul yöneticileri takip ettiler. Okul kantini, belirlediğimiz listeyi neredeyse hiç kâr eklemeden hazırlamayı ve dahası listeye eklenecek birkaç çocuğun beslenmesini karşılamayı teklif etti. Beslenme desteğinin önemi ve etkisi derinden hissedildi.</span></p><p><span>Mütevazı bir şekilde başlayan ve YSÖP öğrencilerini destekleme amacıyla kurulan sistem, mahalle geneline ve okullara yayıldı. Bakım verenler, okul aile birliği, öğretmenler, psikolojik danışmanlar, okul yöneticileri ve çalışanlar arasında işbirliğini doğurdu. Bu açıdan beslenme desteğini sosyal koruma projesi olarak görmek ve çocuğun yeterince iyi bir sistem içinde, okulda bulunmasını destekleyici yanını anlamak ve yaygınlaştırmak gerekiyor.</span></p><p><span>Kuşkusuz, bu türden bir desteğin okuldaki tüm çocuklara sağlanması gerekiyor. Okullarda ücretsiz beslenme desteğinin tüm çocuklar için erişilebilir olmasıyla eşitsizliklerin azaltılması ve çocukların sağlıklı gelişimlerine destek olmak mümkün. Bunun için büyük bütçelere ihtiyaç olmadığı, SGD’nin kısıtlı imkânlarıyla kurduğu sistemden anlaşılabilir.</span></p>						</div>
				</div>
					</div>
				</div>
				</div>
		]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Okul Yemeği</title>
		<link>https://egitimreformugirisimi.org/etraflica-2-okul-yemegi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Eğitim Reformu Girişimi]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 Sep 2022 12:40:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Etraflıca]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egitimreformugirisimi.org/etraflica-2-okul-yemegi-2/</guid>

					<description><![CDATA[COVID-19 salgını, gıda fiyatlarındaki artış ve iklim değişikliği gibi gelişmeler nedeniyle daha fazla çocuk yetersiz beslenme riski altında. Bu riski azaltmanın yollarından biri okullardan geçiyor. Nitelikli eğitim için göz önünde bulundurulması ve çözüm üretilmesi gereken konuları uzman görüşleriyle ele aldığımız yazı dizimiz Etraflıca’nın ikinci bölümünde yeterli beslenme hakkı çerçevesinden okul yemeğini konuşuyoruz.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="34312" class="elementor elementor-34312" data-elementor-post-type="post">
				<div data-particle_enable="false" data-particle-mobile-disabled="false" class="elementor-element elementor-element-29194a0b e-flex e-con-boxed e-con e-parent" data-id="29194a0b" data-element_type="container">
					<div class="e-con-inner">
				<div class="elementor-element elementor-element-33c2c5e elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="33c2c5e" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<h4>Yeterli beslenme hakkı nedir?</h4>						</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-2c20a8e elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="2c20a8e" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<p><b>Yeterli beslenmek</b><span> </span><b>insan hakkıdır.</b><span> Bu hakla yalnızca hayatta kalabilmek için gereken minimum kalori miktarına erişebilmek amaçlanmaz. Aksine, </span><a href="https://www.refworld.org/pdfid/4538838c11.pdf" previewlistener="true"><span>Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Komitesi’nin yeterli beslenme hakkını tanımlayan 12 No’lu genel yorumunda</span></a><span>, hakkın gerçekleşmesinin “her zaman yeterli gıdaya ve bunları tedarik etmek için gerekli araçlara fiziksel ve ekonomik erişim” ile mümkün olduğu vurgulanır. </span></p><p><span>Yeterli beslenme hakkı ihlal edilen, tüm insanlar için güvence altına alınamamış haklardan biri. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verileri, 2021’de dünya genelinde en az 702 milyon kişinin açlıktan etkilendiğini ortaya </span><a href="https://www.fao.org/3/cc0639en/cc0639en.pdf" previewlistener="true"><span>koyuyor</span></a><span>. </span><b>FAO’nun analizleri, anneleri örgün eğitime hiç katılmamış kırsaldaki yoksul çocukların, gıda güvencesizliğine karşı daha savunmasız olduklarını gösteriyor. Bu çocuklarda bodurluk ve düşük kilolu olmak da daha<span> </span></b><a href="https://www.fao.org/3/cc0639en/cc0639en.pdf" previewlistener="true"><b>yaygın</b></a><span>.</span></p>						</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-53f32f2 elementor-view-default elementor-widget elementor-widget-wgl-toggle-accordion" data-id="53f32f2" data-element_type="widget" data-widget_type="wgl-toggle-accordion.default">
				<div class="elementor-widget-container">
			<div class="wgl-accordion icon-plus" id="wgl-accordion-53f32f2" data-type="accordion"><div class="wgl-accordion_panel"><h4 id="wgl-accordion_header-8801" class="wgl-accordion_header" data-default="yes"><span class="wgl-accordion_title">Gıda Güvencesi</span><i class="wgl-accordion_icon elementor-icon "></i></h4><div class="wgl-accordion_content"><p><span>İnsanların sağlıklı bir yaşam sürdürebilmeleri için gerekli olan besin ihtiyaçlarını karşılayabilmek amacıyla yeterli, sağlıklı, güvenilir ve besleyici gıdaya fiziksel ve ekonomik bakımdan sürekli erişebilmeleri durumu.</span></p><p><span>(Kaynak: Şık, Bülent (2018). “</span><a href="https://bit.ly/3STGhlf" previewlistener="true"><span>Gıda Güvenliği, Gıda Güvencesi ve Gıda Egemenliği Kavramları Üzerine</span></a><span>” </span><i><span>Bianet.)</span></i></p></div></div></div>		</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-c942477 elementor-widget-divider--view-line elementor-widget elementor-widget-divider" data-id="c942477" data-element_type="widget" data-widget_type="divider.default">
				<div class="elementor-widget-container">
					<div class="elementor-divider">
			<span class="elementor-divider-separator">
						</span>
		</div>
				</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-015fa90 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="015fa90" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<p><span>Yeterli beslenme hakkını ve gıda güvencesini, başta yükselen gıda fiyatları olmak üzere COVID-19 salgını, bölgesel çatışmalar ve iklim değişikliği gibi gelişmeler yakından etkiliyor. Örneğin Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) tarafından yayımlanan </span><a href="https://www.ipcc.ch/report/ar6/wg2/" previewlistener="true"><span>raporda</span></a><span>, COVID-19 salgınının özellikle düşük gelirli haneler ve gıda ithalatına bağımlı düşük gelirli ülkelerde gıda güvencesizliğini artırdığı belirtiliyor. Ukrayna’da devam eden savaşın da benzer etkileri var: Mayıs 2022’de FAO, savaşın küresel gıda ticaretine etkilerinin gıdaya erişememe riskini ve dünya genelinde gıda fiyatlarını artırdığını </span><a href="https://www.fao.org/3/nj164en/nj164en.pdf" previewlistener="true"><span>paylaştı.</span></a><span> İklim değişikliği ise gıda güvencesinin tüm boyutlarını (gıdanın bulunabilirliği, gıdaya erişim, gıdanın kullanımı ve gıdaya istikrarlı ulaşım) yakından </span><a href="https://www.ipcc.ch/report/ar6/wg2/downloads/report/IPCC_AR6_WGII_Chapter05.pdf" previewlistener="true"><span>etkiliyor.</span></a><span> Uzmanlar iklim değişikliğinin Türkiye’de yüksek derecede tehdit ettiği alanlardan birinin gıda güvencesi olduğunu </span><a href="https://www.aa.com.tr/en/environment/food-insecurity-turkeys-top-climate-change-risk/2230992" previewlistener="true"><span>belirtiyor</span></a><span>. Bu gelişmeler ışığında, </span><a href="https://turkiye.un.org/index.php/tr/sdgs/2" previewlistener="true"><span>Sürdürülebilir Kalkınma Amacı 2: Açlığa Son</span></a><span> ile 2030’a kadar açlığı bitirmek hedeflense de </span><b>FAO’nun güncel tahminleri 2030’da hâlâ yetersiz beslenen yaklaşık 670 milyon kişi olacağını<span> </span></b><a href="https://www.fao.org/3/cc0639en/online/cc0639en.html" previewlistener="true"><b>gösteriyor.</b></a><span> </span></p>						</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-f8f7c30 elementor-widget elementor-widget-image" data-id="f8f7c30" data-element_type="widget" data-widget_type="image.default">
				<div class="elementor-widget-container">
													<img decoding="async" src="https://www.egitimreformugirisimi.org/wp-content/uploads/2022/09/Etraflica_OkulYemegi.png" title="" alt="" loading="lazy" />													</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-3137188 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="3137188" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<h4>Okul yemeği neden önemli?</h4>						</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-a896074 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="a896074" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<p><span>Yeterli, sağlıklı, güvenilir ve besleyici gıdaya ulaşamama riski yüksek olan gruplardan biri çocuklardır. Çocuğa yönelik müdahale programları olmadığında yaşadığı hanenin koşulları çocukları doğrudan etkiliyor. </span><b>Gıda güvencesinin olmadığı hanelerdeki çocuklarda, sağlık problemleri ve gelişimsel sorunlar görülme olasılığı diğer çocuklara göre daha<span> </span></b><a href="https://www.apa.org/pi/ses/resources/indicator/2012/06/household-food-insecurities" previewlistener="true"><b>yüksektir</b></a><b>. Ayrıca, çocuğun yetersiz beslenmesi, okul için hazırbulunuşluğunu, akademik performansını ve okula devamını da<span> </span></b><a href="https://www.researchgate.net/profile/Yabanci-Nurcan/publication/274549552_School_Health_and_Nutrition_Programs/links/582a46a808ae102f071f2a9b/School-Health-and-Nutrition-Programs.pdf" previewlistener="true"><b>etkiliyor</b></a><b>. Üç öğün düzenli yemek yiyebilme durumu, çocuğun iyi olma hâli göstergeleri arasında<span> </span></b><a href="https://www.unicef.org/turkiye/media/5296/file/Bu%20rapor,%20UNICEF%20T%C3%BCrkiye%202011-2015%20%C3%9Clke%20Program%C4%B1%20%C3%A7er%C3%A7evesinde;%20UNICEF,%20Kalk%C4%B1nma%20Bakanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1,%20T%C3%BCrkiye%20%C4%B0statistik%20Kurumu%20ve%20Aile%20ve%20Sosyal%20Politikalar%20Bakanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%E2%80%99n%C4%B1n%20temsilcilerinden%20olu%C5%9Fan%20%C3%87ocu%C4%9Fun%20%C4%B0yi%20Olma%20G%C3%B6stergeleri%20%C3%87al%C4%B1%C5%9Fma%20Grubu%E2%80%99nun%20T%C3%BCrkiye%E2%80%99ye%20%C3%96zg%C3%BC%20Ulusal.pdf" previewlistener="true"><b>yer alıyor</b></a><b>.</b><span> Yeterli beslenme ile çocuğun gelişimi, eğitimi ve iyi olma hâli arasındaki bu ilişki göz önüne alındığında, çocukların beslenme durumu, çocuğa yönelik tüm politika ve uygulamalarda hesaba katılmalıdır. Bunun için eğitim politikaları kapsamında yapılabileceklerden biri </span><b>okul yemeği programlarıdır.</b></p><p><span>Temel olarak okul yemeği programlarının amacı, yeterli beslenme olanağı olmayan çocuklar öncelikli olmak üzere, öğrencilere okulda ücretsiz beslenme imkânı sağlamaktır. </span><b>2020’de</b><span> </span><b>Dünya Gıda Programı (WFP), dünya genelinde her iki çocuktan birinin okul yemeği programlarından yararlandığını<span> </span></b><a href="https://docs.wfp.org/api/documents/WFP-0000123923/download/?_ga=2.166713850.539025240.1661010644-549144842.1660561700" previewlistener="true"><b>paylaştı</b></a><b>. </b></p><p><span>Okul yemeği deyince akla ilk olarak ücretsiz öğle yemeği gelse de WFP, programı bununla sınırlı tutmuyor. Kahvaltı ve atıştırmalık verilmesi gibi uygulamalar da okul yemeği kapsamında değerlendiriliyor. Etkililik düzeyi farklılaşsa da </span><b>tüm</b><span> </span><b>okul yemeği programlarının, çocuk yoksulluğunun önüne geçilmesi, okul terki ve devamsızlığın azaltılması, akademik performansın iyileşmesi, kronik hastalıkların ve obezitenin engellenmesi, cinsiyet temelli ayrımcılığın azaltılması gibi pek çok olumlu çıktısı olduğu<span> </span></b><a href="https://spf.boun.edu.tr/sites/spf.boun.edu.tr/files/Devlet%20%C4%B0lk%C3%B6%C4%9Fretim%20Okullar%C4%B1nda%20%C3%9Ccretsiz%20%C3%96%C4%9Fle%20Yeme%C4%9Fi%20Sa%C4%9Flamak%20M%C3%BCmk%C3%BCn%20m%C3%BC%20%282011%29_0.pdf" previewlistener="true"><b>söylenebilir.</b></a><span> </span><a href="https://docs.wfp.org/api/documents/WFP-0000123923/download/?_ga=2.66092778.539025240.1661010644-549144842.1660561700" previewlistener="true"><span>WFP tarafından yapılan ekonomik fayda-maliyet analizi</span></a><span> de, okul yemeği programlarının beşeri sermaye, sosyal koruma ve yerel tarım ekonomisi gibi birçok alanda ekonomik getiriler sağladığını gösteriyor. Buna göre, </span><b>okul yemeği programlarına yapılacak her 1 ABD doları yatırımın 9 ABD doları ekonomik getirisi var. </b></p>						</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-62761e9 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="62761e9" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<h4>Türkiye’de okul yemeği uygulamaları ne durumda?</h4>						</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-6cc62d0 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="6cc62d0" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<p><span>Türkiye’de okul yemeği uygulaması bir süredir karar alıcıların gündeminde. </span><a href="https://www.sbb.gov.tr/wp-content/uploads/2022/07/On_Birinci_Kalkinma_Plani-2019-2023.pdf" previewlistener="true"><span>On Birinci Kalkınma Planı</span></a><span>’nda (2019-2023), “Dezavantajlı bölgelerden başlayarak okul yemeği uygulamasına geçilecektir.” ifadesi yer alıyordu. </span><a href="https://www.sbb.gov.tr/wp-content/uploads/2018/11/2019_Yili_Cumhurbaskanligi_Yillik_Programi.pdf" previewlistener="true"><span>2019 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı’</span></a><span>nda ise Sağlık Bakanlığı’nın sorumluluğundaki politika ve tedbirler kapsamında “ilkokullarda okul yemeği programına başlanacağı” belirtildi. 2020’de TBMM Obezite ile Mücadele Alt Komisyonu’nda uygulama için fizibilite çalışmasının yapıldığı ve bütçe sağlandığı takdirde 2020-21 eğitim-öğretim yılında uygulamanın başlayabileceği </span><a href="https://www.milliyet.com.tr/gundem/18-5-milyon-ogrenciye-ucretsiz-yemek-geliyor-6141418" previewlistener="true"><span>paylaşılmıştı.</span></a><span> COVID-19 salgını döneminde uygulamanın durumuna ilişkin bir paylaşım yapılmazken, 2021’de düzenlenen 20. Millî Eğitim Şurası’nda “Okullarda ücretsiz öğle yemeği veya beslenme desteği sağlanmalıdır.” kararı </span><a href="https://ttkb.meb.gov.tr/meb_iys_dosyalar/2021_12/08163100_20_sura.pdf" previewlistener="true"><span>alındı.</span></a><span> Bu kararla bağlantılı olarak pilot çalışma yapıldı ve Gaziantep, Şanlıurfa ve Hatay illerinde 15 bin 920 öğrenciye her gün düzenli olarak beslenme verilmeye </span><a href="https://cdn.eba.gov.tr/icerik//2022/09/SURA_Rapor_3_15.pdf" previewlistener="true"><span>başlandı</span></a><span>. Haziran 2022’de ise MEB, WFP işbirliğinde hazırlanan Ücretsiz Okul Yemeği Programı Fayda Maliyet Analizi Protokolü’nün imzalandığını </span><a href="http://sgb.meb.gov.tr/www/ucretsiz-okul-yemegi-programi-fayda-maliyet-analizi-protokolu-imzalandi/icerik/450" previewlistener="true"><span>duyurdu.</span></a><span> Diğer yandan, henüz programla ilgili kamuoyuyla paylaşılan bir takvim yok ve her geçen yıl daha fazla çocuk okul yemeğine ihtiyaç duyuyor. </span></p><p><span>Türkiye’deki çocukların gıdaya erişim ihtiyacını somutlaştıran üç gösterge var. Bunlar; Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayımlanan ciddi maddi yoksun çocuk oranı ve gıda fiyat endeksi ile Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat) tarafından hesaplanan yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altındaki çocuk oranıdır:</span></p><ul><li style="list-style-type: none;"><ul><li><b>2020’de TÜİK tarafından, Türkiye’deki çocukların yüzde 33,7’sinin “ciddi maddi yoksun” olduğu<span> </span></b><a href="https://data.tuik.gov.tr/Bulten/Index?p=Istatistiklerle-Cocuk-2021-45633" previewlistener="true"><b>paylaşıldı.</b></a><span> Yüksek düzeyde finansal sıkıntıyla karşı karşıya olan insanların oranı olarak tanımlanan maddi yoksunluk; finansal durumla ilgili dokuz maddeden</span><span> en az dördünü karşılayamayan bireylerin oranını </span><a href="https://data.tuik.gov.tr/Bulten/Index?p=Istatistiklerle-Cocuk-2021-45633" previewlistener="true"><span>gösteriyor.</span></a><span> </span></li><li aria-level="1"><b>TÜİK tarafından hesaplanan ve Türkiye’de de gıda fiyatlarındaki değişimi izlemede kullanılan gıda fiyat endeksine göre ise 2022’in ilk sekiz ayında gıda enflasyonu önceki yılın ortalamasına göre yüzde 73,2 arttı.<span> </span></b><span>Bu durum, özellikle dar ve orta gelirli hanelerdeki çocuklar için yeterli, sağlıklı, güvenilir ve besleyici gıdaya erişimin zorlaştığının bir göstergesi olarak kabul edilebilir. </span></li><li aria-level="1"><a href="https://ec.europa.eu/eurostat/databrowser/view/ILC_PEPS01N__custom_3297114/default/table?lang=en" previewlistener="true"><span>Eurostat’ın analizi</span></a><span> ise, </span><b>Türkiye’deki çocukların yüzde 44,3’ünün yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olduğunu gösteriyor.</b><span> Bu oran, Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde ortalama yüzde 23,6’dır. Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski düzeyi; yoksulluk oranları, maddi ve sosyal yoksunluk düzeyi ve hanedeki kişilerin istihdam durumuna bakılarak </span><a href="https://ec.europa.eu/eurostat/statistics-explained/index.php?title=Glossary:At_risk_of_poverty_or_social_exclusion_(AROPE)" previewlistener="true"><span>hesaplanıyor</span></a><span>. Analizin yapıldığı tüm yıllarda (2015-2020) Türkiye’deki çocukların risk düzeyinin artma eğiliminde olması her geçen yıl koruyucu ve önleyici politikalara daha fazla ihtiyaç duyulduğunun işaretidir. Okul yemeği de bu politikalardan biridir.</span></li></ul></li></ul>						</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-d3fb31c elementor-widget elementor-widget-image" data-id="d3fb31c" data-element_type="widget" data-widget_type="image.default">
				<div class="elementor-widget-container">
										<figure class="wp-caption">
										<img decoding="async" src="https://www.egitimreformugirisimi.org/wp-content/uploads/2022/09/Etraflica2_Grafikyeni-2048x1048.png" title="" alt="" loading="lazy" />											<figcaption class="widget-image-caption wp-caption-text">Kaynak: Eurostat (t.y.). Persons at risk of poverty or social exclusion by age and sex.</figcaption>
										</figure>
							</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-2d05162 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="2d05162" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<p>Bu göstergeler dışında, okulöncesi eğitim politikaları da okul yemeği programlarına olan ihtiyacı ortaya koyuyor.<span>&nbsp;</span><a href="https://www.mevzuat.gov.tr/File/GeneratePdf?mevzuatNo=19942&amp;mevzuatTur=KurumVeKurulusYonetmeligi&amp;mevzuatTertip=5" previewlistener="true">Mi̇llî Eği̇ti̇m Bakanlığı Okulöncesi̇ Eği̇ti̇m ve İlköğreti̇m Kurumları Yönetmeli̇ği̇’nin 67. Maddesi’ne</a><span>&nbsp;</span>göre, resmi okulöncesi eğitim kurumlarında eğitim ücretsiz olmasına karşın “beslenme, temizlik hizmetleri ve eğitim programının uygulanmasına yönelik eğitim materyalleri” için ücret alınabiliyor.<span>&nbsp;</span><strong>Örneğin, İstanbul’da resmi bağımsız anaokullarındaki tavan ücret öğrencilere yemek verilmediği durumda 180 TL’yken, verildiği durumda 350 TL’ye kadar<span>&nbsp;</span><a href="https://istanbul.meb.gov.tr/www/okul-oncesi-egitim-kurumlarinda-2022-2023-ogretim-yili-ucretleri/icerik/4233" previewlistener="true">çıkabiliyor.</a></strong><span>&nbsp;</span>Okulöncesi eğitimde okul yemeği verilmesi, hem çocukların gelişimi hem de beslenme alışkanlıkları edinmeleri için elzemdir.<span>&nbsp;</span><strong>Tüm çocuklar için bu kadar önemli olan bir programın resmi okullarda bile velilerin satın alma gücüne bağlı olması öğrenciler arasında eşitsizlik yaratıyor, kamusal eğitimin eşitlik ve adalet ilkelerini zedeliyor.&nbsp;</strong></p>
<p><span>Mevcut durumda Türkiye’de taşımalı eğitimden ve pansiyon hizmetinden yararlanan öğrencilere ücretsiz okul yemeği&nbsp;</span><a href="http://sgb.meb.gov.tr/www/ucretsiz-okul-yemegi-programi-fayda-maliyet-analizi-protokolu-imzalandi/icerik/450" previewlistener="true"><span>veriliyor.</span></a><span>&nbsp;</span><b>Taşımalı Eğitim ve Yemek Yardımı Programı’ndan 1 milyon 224 bin 759 bin öğrenci, yani resmi okullardaki ilköğretim ve ortaöğretim öğrencilerinin %8,7’si,<span>&nbsp;</span></b><a href="https://sgb.meb.gov.tr/www/icerik_goruntule.php?KNO=460" previewlistener="true"><b>yararlanıyor.</b></a><b><span>&nbsp;</span>Bu sayıyla maliyet hesabı yapıldığında öğrenci başına taşıma ve yemek yardımı için yapılan harcama yıllık yaklaşık 5 bin 144 TL’dir.</b><span>&nbsp;Taşımalı eğitim kapsamındaki ücretsiz öğle yemeği yalnızca tam gün eğitim veren okullardaki taşımalı eğitimden yararlanan öğrencilere veriliyor. Taşıma merkezi olan okullardaki diğer öğrencilere ve ikili eğitimdeki taşımalı eğitim öğrencilerine öğle yemeği hizmeti sağlanmıyor.&nbsp;</span><b>Okul yemeği programlarında bireysel hedefleme yapılarak sadece belirli özelliklere sahip çocuklara okul yemeği verilmesi, programın etkisini ve yararlanan çocukları olumsuz<span>&nbsp;</span></b><a href="https://spf.boun.edu.tr/sites/spf.boun.edu.tr/files/Devlet%20%C4%B0lk%C3%B6%C4%9Fretim%20Okullar%C4%B1nda%20%C3%9Ccretsiz%20%C3%96%C4%9Fle%20Yeme%C4%9Fi%20Sa%C4%9Flamak%20M%C3%BCmk%C3%BCn%20m%C3%BC%20%282011%29_0.pdf" previewlistener="true"><b>etkiliyor.</b></a><span>&nbsp;İngiltere’de son dönemde yapılan bir araştırma, bireysel hedeflemenin öğrencilerin damgalanmasına neden olduğunu, bu yüzden bazı öğrencilerin hak kazanmalarına rağmen okul yemeğinden yararlanmadığını&nbsp;</span><a href="https://inews.co.uk/news/free-school-meals-children-parents-shunning-scheme-stigma-analysis-1455862" previewlistener="true"><span>gösteriyor.</span></a><span>&nbsp;</span></p>
<p><span>Taşıma merkezi olan okullardaki yemekler genellikle&nbsp;</span><a href="https://ekap.kik.gov.tr/EKAP/Ortak/IhaleArama/index.html" previewlistener="true"><span>ilçe millî eğitim müdürlüklerince açılan ihaleleri</span></a><span>&nbsp;kazanan firmalar tarafından tedarik ediliyor. Bunun yanı sıra, öğle yemeklerinin&nbsp;</span><a href="http://www.meb.gov.tr/gaziantepte-12-bin-ogrencinin-yemegi-bu-okulda-pisiyor/haber/24240/tr" previewlistener="true"><span>mesleki ve teknik Anadolu lisesi</span></a><span>&nbsp;ve&nbsp;</span><a href="https://www.meb.gov.tr/vanda-tasimali-egitim-ogrencilerimizin-yemegi-ogretmenevi-mutfagindan/haber/19328/tr" previewlistener="true"><span>öğretmenevleri</span></a><span>&nbsp;tarafından hazırlandığı örnekler de var. Taşımalı eğitim üzerine yapılan farklı araştırmalar, genel olarak okul yemeği uygulamasının öğrenciler, öğretmenler ve okul yöneticileri tarafından olumlu bulunduğunu, uygulamanın öğrenciler için yararlı olduğunu gösteriyor. Bunun yanı sıra araştırmalara katılanların&nbsp;</span><a href="http://acikerisim.pau.edu.tr/xmlui/bitstream/handle/11499/38979/Ali%20Mete%20AKTA%C5%9E%20YL%20Proje.pdf?sequence=1&amp;isAllowed=y" previewlistener="true"><span>ihaleyi kazanan bazı firmaların yemeklerde maliyeti düşürmek için kaliteden ödün verdiği</span></a><span>,&nbsp;</span><a href="http://acikerisim.pau.edu.tr/xmlui/bitstream/handle/11499/38979/Ali%20Mete%20AKTA%C5%9E%20YL%20Proje.pdf?sequence=1&amp;isAllowed=y" previewlistener="true"><span>yemeğinin kalitesinin ihaleyi kazanan firmaya göre değiştiği</span></a><span>, öğrenciye verilen&nbsp;</span><a href="http://acikerisim.pau.edu.tr/bitstream/handle/11499/45523/Ya%C5%9Far%20So%C4%9Fanc%C4%B1.pdf?sequence=1&amp;isAllowed=y" previewlistener="true"><span>yemek miktarının</span></a><span>&nbsp;ve&nbsp;</span><a href="https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/361960" previewlistener="true"><span>besin değerinin</span></a><span>&nbsp;yetersiz olduğu gibi eleştirileri de var.&nbsp;</span></p>
<p><span>COVID-19 döneminde olduğu gibi yeni ulusal ve küresel gelişmeler, çocukların yeterli beslenme hakkını tehdit etmeye devam edecek. Nitelikli eğitim dahil olmak üzere pek çok hedefin gerçekleşmesi öncelikle çocukların bu hakkının güvence altına alınmasına bağlıdır. Türkiye’de de bir an önce geniş kapsamlı bir ücretsiz okul yemeği uygulamasının hayata geçmesi gerektiği açık. Bu doğrultuda üst politika belgelerinde hedefler yer alıyor, MEB de başta belirli illerde devam ettirdiği pilot uygulamalar üzere olmak çalışmalarını sürdürüyor.&nbsp;</span><b>İhtiyaç acil, karar alıcıların da bu ihtiyaç üzerine hedefleri ve çalışmaları varken, neden hâlâ geniş kapsamlı okul yemeği programlarının hayata geçmediği üzerine düşünülmesi gereken bir sorudur.<span>&nbsp;</span></b><span>Bu çerçevede eğitim ve beslenme üzerine çalışan tüm paydaşların bir araya gelmesi, sivil toplum örgütleri, belediyeler ve kamu tarafından yürütülen iyi örneklerin analiz edilmesi ve özel sektörün bu alandaki uzmanlık ve kaynaklarını kamu yararı için kullanmaya yönelik ortak araçlar geliştirilmesi, bu sorunu birlikte bir çözebilmek için ilk adım olabilir.</span></p>						</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-e254426 elementor-view-default elementor-widget elementor-widget-wgl-toggle-accordion" data-id="e254426" data-element_type="widget" data-widget_type="wgl-toggle-accordion.default">
				<div class="elementor-widget-container">
			<div class="wgl-accordion icon-plus" id="wgl-accordion-e254426" data-type="accordion"><div class="wgl-accordion_panel"><h4 id="wgl-accordion_header-2371" class="wgl-accordion_header" data-default=""><span class="wgl-accordion_title">Kaynaklar</span><i class="wgl-accordion_icon elementor-icon "></i></h4><div class="wgl-accordion_content"><p><span>Aktaş, A. M. (2022). </span><a href="http://acikerisim.pau.edu.tr/xmlui/bitstream/handle/11499/38979/Ali%20Mete%20AKTA%C5%9E%20YL%20Proje.pdf?sequence=1&amp;isAllowed=y" previewlistener="true"><span>Öğretmenleri̇n Taşımalı Eği̇ti̇m Uygulaması Hakkındaki̇ Görüşleri̇</span></a><span>.  Pamukkale Üniversitesi Tezsiz Yüksek Lisans Projesi. </span></p><p><span>Bir, B. (2021, 6 Mayıs). </span><a href="https://www.aa.com.tr/en/environment/food-insecurity-turkeys-top-climate-change-risk/2230992" previewlistener="true"><span>‘Food insecurity Turkey’s top climate change risk’</span></a><span>. Anadolu Ajansı. </span></p><p><span>BM Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Komitesi (1999). </span><a href="https://www.refworld.org/pdfid/4538838c11.pdf" previewlistener="true"><span>General Comment No. 12: The Right to Adequate Food</span></a></p><p><span>Black, M. (2012). </span><a href="https://www.apa.org/pi/ses/resources/indicator/2012/06/household-food-insecurities" previewlistener="true"><span>Household food insecurities: Threats to children’s well-being</span></a><span>. American Psychological Association.</span></p><p><span>BM Türkiye (t.y). </span><a href="https://turkiye.un.org/index.php/tr/sdgs/2" previewlistener="true"><span>Sürdürülebilir Kalkınma Amacı: Açlığa Son</span></a></p><p><span>Candaş, A., Akkan, B. E., Günseli, S., &amp; Deniz, M. B. (2011). </span><a href="https://www.researchgate.net/profile/Basak-Akkan-2/publication/350978689_Devlet_ilkogretim_okullarinda_parasiz_ogle_yemegi_saglamak_mumkun_mu_Istanbul_Acik_Toplum_Vakfi/links/607ddd378ea909241e104643/Devlet-ilkoegretim-okullarinda-parasiz-oegle-yemegi-saglamak-muemkuen-mue-Istanbul-Acik-Toplum-Vakfi.pdf" previewlistener="true"><span>Devlet ilköğretim okullarında ücretsiz öğle yemeği sağlamak mümkün mü?</span></a><span> </span></p><p><span>EKAP (t.y.). </span><a href="https://ekap.kik.gov.tr/EKAP/Ortak/IhaleArama/index.html" previewlistener="true"><span>İhale Arama: Taşımalı Eğitim</span></a><span>. </span></p><p><span>Eurostat (t.y.). </span><a href="https://ec.europa.eu/eurostat/databrowser/view/ILC_PEPS01N__custom_3297114/default/table?lang=en" previewlistener="true"><span>Persons at risk of poverty or social exclusion by age and sex</span></a><span>. </span></p><p><span>FAO (2022a). </span><a href="https://www.fao.org/3/cc0639en/cc0639en.pdf" previewlistener="true"><span>The State of Food Security and Nutrition in the World 2022</span></a></p><p><span>FAO (2022b). </span><a href="https://www.fao.org/3/nj164en/nj164en.pdf" previewlistener="true"><span>Impact of the Ukraine-Russia conflict on global food security and related matters under the mandate of the Food and Agriculture Organization of the United Nations</span></a></p><p><span>IPCC (2022). </span><a href="https://www.ipcc.ch/report/ar6/wg2/" previewlistener="true"><span>Climate Change 2022: Impacts, Adaptation and Vulnerability</span></a></p><p><span>İstanbul MEM (2022). </span><a href="https://istanbul.meb.gov.tr/www/okul-oncesi-egitim-kurumlarinda-2022-2023-ogretim-yili-ucretleri/icerik/4233" previewlistener="true"><span>Okul Öncesi Eğitim Kurumlarında 2022-2023 Öğretim Yılı Ücretleri</span></a><span>. </span></p><p><span>MEB (2019). </span><a href="https://www.meb.gov.tr/vanda-tasimali-egitim-ogrencilerimizin-yemegi-ogretmenevi-mutfagindan/haber/19328/tr" previewlistener="true"><span>Van’da Taşımalı Eğitim Öğrencilerimizin Yemeği Öğretmenevi Mutfağından</span></a><span>. </span></p><p><span>MEB (2021). </span><a href="http://www.meb.gov.tr/gaziantepte-12-bin-ogrencinin-yemegi-bu-okulda-pisiyor/haber/24240/tr" previewlistener="true"><span>Gaziantep’te 12 Bin Öğrencinin Öğle Yemeği Bu Okulda Pişiyor</span></a><span>. </span></p><p><span>MEB (2022). </span><a href="https://sgb.meb.gov.tr/www/icerik_goruntule.php?KNO=460" previewlistener="true"><span>Milli Eğitim İstatistikleri: Örgün Eğitim 2021-2022</span></a><span>.</span></p><p><span>MEB SGB (2022). </span><a href="http://sgb.meb.gov.tr/www/ucretsiz-okul-yemegi-programi-fayda-maliyet-analizi-protokolu-imzalandi/icerik/450" previewlistener="true"><span>“Ücretsi̇z Okul Yemeği̇ Programı Fayda Mali̇yet Anali̇zi̇ Protokolü” İmzalandı. </span></a></p><p><a href="https://www.google.com/search?client=safari&amp;rls=en&amp;q=MI%CC%87LLI%CC%82+EG%CC%86I%CC%87TI%CC%87M+BAKANLIG%CC%86I+OKUL+O%CC%88NCESI%CC%87+EG%CC%86I%CC%87TI%CC%87M+VE+I%CC%87LKO%CC%88G%CC%86RETI%CC%87M+KURUMLARI+YO%CC%88NETMELI%CC%87G%CC%86I%CC%87&amp;ie=UTF-8&amp;oe=UTF-8" previewlistener="true"><span>Mi̇llî Eği̇ti̇m Bakanlığı Okul Öncesi̇ Eği̇ti̇m ve İlköğreti̇m Kurumları Yönetmeli̇ği̇</span></a><span> (2014).</span></p><p><span>Sandhu, S ve Saunders, T. (2022). </span><a href="https://inews.co.uk/news/free-school-meals-children-parents-shunning-scheme-stigma-analysis-1455862" previewlistener="true"><span>Free school meals: Over 100,000 children and parents could be shunning scheme due to stigma, analysis shows</span></a><span>. iNews.</span></p><p><span>SBB (2018a). </span><a href="https://www.sbb.gov.tr/wp-content/uploads/2022/07/On_Birinci_Kalkinma_Plani-2019-2023.pdf" previewlistener="true"><span>On Birinci Kalkınma Planı (2019-2023)</span></a><span>.</span></p><p><span>SBB (2018b). </span><a href="https://www.sbb.gov.tr/wp-content/uploads/2018/11/2019_Yili_Cumhurbaskanligi_Yillik_Programi.pdf" previewlistener="true"><span>2019 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı. </span></a></p><p><span>Soğancı, Y. (2022). </span><a href="http://acikerisim.pau.edu.tr/bitstream/handle/11499/45523/Ya%C5%9Far%20So%C4%9Fanc%C4%B1.pdf?sequence=1&amp;isAllowed=y" previewlistener="true"><span>Taşımalı Eği̇ti̇mde Yaşanan Sorunlar ve Çözüm Öneri̇leri̇ (Deni̇zli̇ İli̇ – Çardak ve Bozkurt İlçeleri̇)</span></a><span>. Pamukkale Üniversitesi Tezsiz Yüksek Lisans Projesi. </span></p><p><span>Suna, H. E., Emin, M. N ve Göksu, G. (2022). </span><a href="https://cdn.eba.gov.tr/icerik//2022/09/SURA_Rapor_3_15.pdf" previewlistener="true"><span>Güncel Eğitim Politikaları ve 20. Millî Eğitim Şûrası Tavsiye Kararları 3 Hazi̇ran-3 Eylül 2022.</span></a><span> MEB.</span></p><p><span>TTKB (2021). </span><a href="https://ttkb.meb.gov.tr/meb_iys_dosyalar/2021_12/08163100_20_sura.pdf" previewlistener="true"><span>20. Millî Eğitim Şûrası Kararları</span></a><span>. </span></p><p><span>TÜİK (2022). </span><a href="https://data.tuik.gov.tr/Bulten/Index?p=Istatistiklerle-Cocuk-2021-45633" previewlistener="true"><span>İstatistiklerle Çocuk, 2021</span></a><span>. </span></p><p><span>Uraslu, T. (2017). </span><a href="https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/361960" previewlistener="true"><span>Taşımalı İlkokullarda Müdürlerin Karşılaştıkları Sorunların Belirlenmesi</span></a><span>. Uluslararası Liderlik Eğitimi Dergisi. </span></p><p><span>Uyan-Semerci, P. ve Erdoğan E. (2014). </span><a href="https://www.unicef.org/turkiye/media/5296/file/Bu%20rapor,%20UNICEF%20T%C3%BCrkiye%202011-2015%20%C3%9Clke%20Program%C4%B1%20%C3%A7er%C3%A7evesinde;%20UNICEF,%20Kalk%C4%B1nma%20Bakanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1,%20T%C3%BCrkiye%20%C4%B0statistik%20Kurumu%20ve%20Aile%20ve%20Sosyal%20Politikalar%20Bakanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%E2%80%99n%C4%B1n%20temsilcilerinden%20olu%C5%9Fan%20%C3%87ocu%C4%9Fun%20%C4%B0yi%20Olma%20G%C3%B6stergeleri%20%C3%87al%C4%B1%C5%9Fma%20Grubu%E2%80%99nun%20T%C3%BCrkiye%E2%80%99ye%20%C3%96zg%C3%BC%20Ulusal.pdf" previewlistener="true"><span>Türkiye’de Çocukların Gözünden Çocuğun İyi Olma Hali Alanlarının ve Göstergelerinin Tanımlanması ve Değerlendirilmesi</span></a><span> UNICEF. </span></p><p><span>WFP (2020). </span><a href="https://docs.wfp.org/%20api/documents/WFP-0000123923/download/?_ga=2.126214735.310204567.1619661950-%20439922798.1619661950" previewlistener="true"><span>State of school feeding worldwide 2020</span></a><span>.</span></p><p><span>Yabancı, N. (2011). </span><a href="https://www.researchgate.net/profile/Yabanci-Nurcan/publication/274549552_School_Health_and_Nutrition_Programs/links/582a46a808ae102f071f2a9b/School-Health-and-Nutrition-Programs.pdf" previewlistener="true"><span>Okul Sağlığı ve Beslenme Programları</span></a><span>. TAF Preventive Medicine Bulletin, 2011: 10(3)</span></p><p><span>Yılmaz, Ö. (2020). </span><a href="https://www.milliyet.com.tr/gundem/18-5-milyon-ogrenciye-ucretsiz-yemek-geliyor-6141418" previewlistener="true"><span>Son dakika: MEB planlıyor! Öğrenciler için ücretsiz olacak.</span></a><span> Milliyet.</span></p></div></div></div>		</div>
				</div>
					</div>
				</div>
				</div>
		]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuk İşçiliğinin Sıfır Noktasını Anlamak</title>
		<link>https://egitimreformugirisimi.org/cocuk-isciliginin-sifir-noktasini-anlamak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Eğitim Reformu Girişimi]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Aug 2022 17:28:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Etraflıca]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egitimreformugirisimi.org/cocuk-isciliginin-sifir-noktasini-anlamak/</guid>

					<description><![CDATA[Nitelikli eğitim açısından tartışılması kritik konuları verilerle değerlendirdiğimiz yazı dizimiz Etraflıca’nın ilk bölümünde çocuk işçiliğini ele aldık. Söz bu kez de çocuk işçiliği konusunda çalışmalar yapan diğer çocuk hakları savunucularının: Pınar Uyan-Semerci ve Emre Erdoğan, çocukların çalışmasını meşru gören ve hatta teşvik eden görünmez uzlaşının bozulabilmesi için çocuk işçiliğin nasıl sorunşallaştırıldığına bakmak gerektiğini vurguluyor. Uyan-Semerci ve Erdoğan, geçmişten günümüze çocuk ve çocukluk algısını sorgulayarak bu algının çocuk işçiliğini nasıl sorunsallaştırdığını ERG Blog’a yazdı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="34314" class="elementor elementor-34314" data-elementor-post-type="post">
				<div data-particle_enable="false" data-particle-mobile-disabled="false" class="elementor-element elementor-element-350ba34c e-flex e-con-boxed e-con e-parent" data-id="350ba34c" data-element_type="container">
					<div class="e-con-inner">
				<div class="elementor-element elementor-element-162f8c14 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="162f8c14" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’de çocuk işçiliği sorununun varlığı, nedenleri ve zararları konusunda çok sayıda araştırma var. Çocuk işçiliğini önlemek için, eksikleri olsa da yasal bir alt yapı da bulunuyor. Ancak buna karşın, </span><a href="https://www.egitimreformugirisimi.org/cocuk-isciligi-sorunu-neden-cozulemiyor/"><span style="font-weight: 400;">Çocuk İşçiliği Sorunu Neden Çözülemiyor?</span></a><span style="font-weight: 400;"> başlıklı yazımızda da belirttiğimiz gibi ebeveynlerin, işverenlerin, bürokratların, kamunun ve tüm kamuoyunun tarafı olduğu, çocukların çalışmasını meşrulaştıran hatta teşvik eden görünmez bir uzlaşı çocuk işçiliğinin devam etmesini mümkün kılıyor. Bu uzlaşmanın bozulabilmesi için çocuk işçiliği sorununun sıfır noktasına, yani nasıl sorunsallaştırıldığına ve çocuk işçiliğinin nasıl algılandığına bakmamız gerekiyor. </span></p><p><span style="font-weight: 400;">Herhangi bir konuda aşılması gereken bir zorluğu “sorun” olarak tanımlayabiliriz; genelde de politikalar bu zorluğun nasıl aşılabileceğine ve çözülebileceğine odaklanır. Öte yandan herhangi bir sorun kendiliğinden var olmaz; bir durumun zorluk olduğu konusunda akademiden siyasal alana, medyadan kamuoyuna uzanan geniş bir yelpazede minimum bir uzlaşma gerekir. İşte bu sorunsallaşmaya odaklanmak, bir durumun çözülmesi gereken bir sorun olduğuna dair uzlaşmanın nasıl oluştuğunu anlamamızı sağlar. Bu açıdan da bizi sorunun nasıl kavramsallaştırıldığına, sıfır noktasına götürür. Çocuk işçiliğinin nasıl sorunsallaştırıldığını ve çocuk işçiliğine dair algının nasıl oluştuğunu anlayabilirsek, bu konudaki negatif uzlaşmayı mümkün kılan etkenleri de anlayabiliriz.</span></p><h4><span style="color: #d81b5c;"><b>Aydınlanma Çağı’yla inşa edilmeye başlanan çocukluk kavramı </b></span></h4><p><span style="font-weight: 400;">Baştan başlayalım; “çocukluk” çok eski bir kavram değil. Tabii ki insanların varoluşundan beri çocuklar var, hepimiz yaşamımızın bir döneminde çocuk oluyoruz. Ancak “çocukluk” kavramı Aydınlanma Çağı sonrasında inşa edilmiş bir kavram. Bu döneme kadar çocuklar, gelişmekte olan yetişkinler olarak görülüyordu. Kendilerine ait öncelikleri ya da ihtiyaçları olan ayrı bir sosyal kategoriden ziyade minyatür yetişkinler olarak resmediliyordu; zapt edilmesi ve biçim verilmesi gereken varlıklar olarak algılanıyorlardı. Aydınlanma Çağı’yla beraber çocuk “ihtimam” gösterilmesi gereken ayrı bir varlık olarak tanımlanmaya başlandı. Aydınlanma ve sanayileşmeyle birlikte eğitim yaygınlaşınca ebeveyn dünyasıyla çocukların dünyası iki ayrı dünyaya dönüştü. Bu ayrışmanın da sınıfsal bir boyutu var elbette, alt sınıfların çocuklarının dünyası hâlâ yetişkin dünyasının bir alt kümesi. Yine aynı dönemde çocukluk, yetişkinliğe doğru bir dizi psikolojik gelişim aşaması olarak tanımlanıyor ve çocuğun gelişimi, nasıl bir yetişkin olacağını belirleyen bir süreç olarak algılanıyor; açıkça yetişkin merkezli bu bakış açısını psikoloji biliminin bir zaferi olarak tanımlayan çok. Modernleşmeyle birlikte bu çocukluk kavramı diğer coğrafyalarda da kabul görse de dünyada çocuk olabilmenin mümkün olmadığı coğrafyalar var.</span></p><h4><span style="color: #d81b5c;"><em><b>“Çocuğun kendine ait öncelikleri olabileceği fikri yok sayılıyor”</b></em></span></h4><p><span style="font-weight: 400;">Çocukların ayrı bir kategori olarak tanımlandığı hukuki metinlere de aynı dönemde rastlamaya başlıyoruz; amaç, çocuğu öncelikle aileden korumak. 20. yüzyılın başına kadar çocuklar ailenin bir mülkü olarak görülürken ve “iyi olma hâli” tamamıyla ebeveynlere, daha doğrusu babaya bırakılmışken 20. yüzyılla birlikte devlet ve kanun koyucu ailenin bu özel alanına müdahil olmaya başlıyor. Özellikle ABD’de, çocuğa kötü muameleyi yasaklayan, okula devamı zorunlu kılan ve çocuğu korumayı amaçlayan bir dizi yasal düzenleme yapılıyor ve kurumlar kuruluyor. “İlerici” dönemin bu iyi niyetli adımları özellikle yoksul ve göçmen aileleri hedefliyor çünkü yöneticiler bu ebeveynlerin “iyi Amerikan vatandaşları” yetiştirme kapasitesinden yoksun olduğu kanısına sahip. Çocuğun iyi olma hâli, devletin ya da ailenin gözetimine bırakılırken çocuğun kendine ait çıkarları ve öncelikleri olabileceği fikri yok sayılıyor.</span><span style="font-weight: 400;">[1]</span></p><p><span style="font-weight: 400;">Yetişkinlerin çocukları toplumun çıkarları için de olsa koruma çabaları geride bıraktığımız yüzyıldaki bir dizi uluslararası sözleşmede de somutlaşıyor. Milletler Cemiyeti’nin 1924 yılındaki “Çocuk Hakları Bildirgesi” bu konudaki ilk adımı ve 1959’da Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilen “Çocuk Hakları Bildirgesi” metninin de temelini oluşturuyor.</span><span style="font-weight: 400;">[2]</span><span style="font-weight: 400;"> 1959 yılındaki bildirge çocuğu ayrımcılık ve kötü muameleden korumayı amaçlarken çok sayıda politikaya yön veren bir metin olarak övülmeye değer. Yine de çocuğun bağımsız hakları olan bir birey olarak tanımlanabilmesi için 1989 yılını ve Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin kabul edilmesini beklememiz gerekti.</span><span style="font-weight: 400;">[3]</span></p><h4><span style="color: #d81b5c;"><b>Çocuk işçiliği kavramının ve nasıl sorunlaştırıldığının tarihi</b></span></h4><p><span style="font-weight: 400;">Çocukların çalışmasını engellemeyi amaçlayan bir dizi düzenleme de aynı yolu takip ediyor. Daha 1800’lerin ilk yarısında İngiltere’de bu konuda ilk adımlar atılmışken, Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) 1919 yılında kurulur kurulmaz bu konuya el atarak, 1973 tarihli 138 sayılı sözleşme ve 1999 tarihli 182 sayılı sözleşmeyle tüm çocukların, çocuk işçiliğinin en kötü biçimlerinden korunması gerektiğini kabul ettiriyor. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi ise 18 yaş altındaki tüm bireyleri çocuk olarak tanımlıyor ve çocukların evrensel olarak tanımlanan haklarına erişmesini engelleyecek her türlü çalışmadan korunması gerektiğini belirtiyor.</span></p><p><span style="font-weight: 400;">Ülkemize bakacak olursak; Türkiye, Çocuk Hakları Sözleşmesi’ni bazı şerhler koyarak 1999’da, ILO’nun 182 sayılı sözleşmesini 2001’de kabul edip uygulamaya koyuyor. 2003 tarihli İş Kanunu çocuk işçiliğiyle mücadelede çerçeve kanunu oluşturuyor. Ancak öncesinde ILO tarafından uygulanan Çocuk İşçiliğinin Sona Erdirilmesi Uluslararası Programı’na 1992’de dahil olan Türkiye, 2001’e kadar olan sürede devlet kurumları, sivil toplum kuruluşları ve akademinin de dahil olmasıyla çok sayıda çalışma yürütüyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın koordinasyonunda “Çocuk İşçiliği İle Mücadele Ulusal Programı, 2017-2023” mücadelede çerçeve programı oluşturuyor. AB, ILO ve UNICEF gibi uluslararası kuruluşların desteğiyle de etkin politikalar geliştirilmeye çalışılıyor.</span></p><p><span style="font-weight: 400;">Çocukların çalışmasının yarattığı risklerin yaşam hakkı başta olmak üzere çocukların en temel hakları olan eğitim ve oyun hakkına erişimlerini engelleyebileceği, özetle çocuk işçiliğinin çocukların sağlıklı gelişmelerine ve çocukluklarını yaşamalarına olanak vermeyeceği görüşü şekilleniyor. Görüldüğü üzere tıpkı çocukluk gibi çocuk işçiliği de görece yeni bir kavram. “Çocukların çalışmasının hem kendileri hem de toplum için kötü bir şey olduğu” şeklinde bir sorunsallaştırmanın merkez ülkelerden çevre ülkelere uluslararası sözleşmelerle, ülkelerdeyse devletten topluma yasal düzenlemeler yoluyla yaygınlaştığını görüyoruz. Sivil toplumun ve akademinin konuya dahil olması da bu yaygınlaşma sürecinde mümkün oluyor.</span></p><h4><span style="color: #d81b5c;"><em><b>“Çocuk işçiliği hâlâ çözülememişse bilişsel kabullerimizi sorgulamak gerekiyor” </b></em></span></h4><p><span style="font-weight: 400;">“Çocuğun ihtimam gösterilmesi gereken ayrı bir kategori oluşturduğu ve görevin siyasal otoriteye düştüğü” kabulü, sorunla mücadeleye yönelik politikaların ister istemez yasal düzenlemeler, teftişler ve cezalar çerçevesinden oluşturulmasına yol açıyor. Zaten çocuk işçiliğinin coğrafi dağılımı, çok farklı biçimlerinin var olması ve en önemlisi toplumda bu sorun hakkında farkındalığın düşük olması nedeniyle mücadelede devletten ve onun yaptırım gücünden bağımsız bir yöntem düşlemek kolay olmuyor.</span></p><p><span style="font-weight: 400;">Şu noktada yaratıcı bir yıkıcılığa ihtiyacımız var. Eğer çocuk işçiliğinin kötü bir şey olduğu konusunda uluslararası bir uzlaşma olmasa ve devletler bu uzlaşmayı takiben çocuk çalıştırmayı yasaklayacak yasal düzenlemeler yapmasa ne olurdu? Yasalarla çizdiğimiz bu çerçeve ve geliştirdiğimiz politikalar kaç çocuğun çalışmasına engel oldu ve kaç çocuğu olması gereken yerde, yani okulda ve oyun alanlarında tutabildik? Bu soruların amacı şu ana kadar harcanan çabayı küçümsemek değil; bu çabaların sonucunda tek bir çocuk bile eğitime devam edebilmiş, çocuk işçiliğini bırakmışsa, harcanan çabaya değer. Dünyada ve Türkiye’de önemli kazanımlar da elde edilmiş durumda. Ancak 2022 yılında hâlâ çocuk işçiliği tamamen çözülememişse bazı bilişsel kabullerimizi de kökten sorgulamamız faydalı olabilir.</span></p><h4><em><span style="color: #d81b5c;"><b>Sorulması gereken ilk soru çocukluktan ne anlıyoruz?</b></span></em></h4><p><span style="font-weight: 400;">Öncelikle basit bir dizi soruyla başlayalım: Çocukluktan ne anlıyoruz? Kim çocuk? Kim çocuk değil? Hangi ailede, hangi ülkede, hangi şehirde, şehrin hangi mahallesinde bir çocuk düşünüyoruz? Bu “çocuk olma” deneyimlerini düşündüğümüzde, çizmeye başladığımız resimler arasındaki farklar bizi rahatsız ediyor mu? Cinsiyet, toplumsal cinsiyet rolleri çocuk algımızı ne derecede etkiliyor? Çocuktan beklentimiz ne? Ailesine, vatana, millete hayırlı bir evlat olması mı, yoksa kendi ayakları üzerinde durabilmesi mi? Sportif, akademik ve kültürel başarılara mı imza atmasını bekliyoruz yoksa mutlu olmasını mı?</span></p><h4><span style="color: #d81b5c;"><b>Daha iyi yaşam koşullarını erişilebilir kılmayı her çocuk için istiyor muyuz?</b></span></h4><p><span style="font-weight: 400;">Öte yandan hukuki metinlerin üzerinde uzlaşıldığını varsaydığı temel kavramlar, örneğin “çocuğun üstün yararını gözetmek” ne demek? Çocuk haklarının her bir çocuk için erişilebilir olmasını sağlamak ne demek? Evrensel haklar desek de aslında bu hakları farklı kriterle mi değerlendiriyoruz? Daha iyi yaşam koşullarını erişilebilir kılmayı sadece kendi çocuklarımız için değil, her bir çocuk için istiyor muyuz? Yoksa dillendirilmeyen bir çifte standart mı var?</span><span style="font-weight: 400;">[4]</span></p><p><span style="font-weight: 400;">Hem kişisel deneyimlerimiz hem de yaptığımız saha araştırmaları bu sorulara verilebilecek onlarca farklı yanıtın bulunduğunu ve bu yanıtların büyük çoğunluğunun idealize ettiğimiz çocukluk tanımından çok farklı bir yerde olduğunu gösteriyor. Çocukluk kavramsallaştırması ailenin eğitim ve gelir düzeyi, yaşadığı coğrafi bölge, kentte yaşıyorsa yaşadığı mahalle ve benzeri birçok faktörden etkileniyor hâliyle. Çocuk işçiliğiyle mücadele eden yasal düzenlemeleri yapanların tanımladıkları çocukluk ile sıradan insanın çocukluk tanımı arasında büyük farklar var. Aslında ulusal eğitim sisteminin ve bir çocuk politikası olmasının amaçlarından biri de “çocuk kimdir?” sorusuna verebileceğimiz standart bir yanıtın olabilmesi ancak ebeveynleri ve tüm yetişkinleri de bu eğitimin kapsamına almadığınız sürece bu standart yanıtın oluşturulması neredeyse imkânsız.</span></p><h4><span style="color: #d81b5c;"><b>Toplumsallaşma araçları çocuk algısını nasıl etkiliyor?</b></span></h4><p><span style="font-weight: 400;">Çocukluk nedir sorusunda uzlaşamadığımız kesin. Peki insanların algılarının oluşmasında hayati önem taşıyan toplumsallaşma araçları bu konuda ne yapıyor? Örneğin medyada çocuklar nasıl temsil ediliyor? Çocukların çalışması nasıl haberleştiriliyor? Çocukların haberlerde ancak bir mağduriyet yaşarlarsa, bir suça karışırlarsa ya da bir başarı elde ederlerse yer aldıklarını biliyoruz. Televizyon dizilerinde de durum farklı değil; çocukluk üç başlıkta toplanmış durumda: İyi, kötü ve mağdur. </span><span style="font-weight: 400;">[5]</span><span style="font-weight: 400;"> Engelli, suça karışmış ya da mülteci çocukların medyadaki temsilinin ne kadar sorunlu olduğuna dair çok sayıda çalışma var da çocuk işçiliğin nasıl temsil edildiğini pek bilmiyoruz. Aslında hepimiz çocuklarla bir şekilde karşılaşırken medyanın çocuklar/çocukluk hakkındaki önyargımızı nasıl etkileyebildiği başlıca bir muamma, ama hayatın gerçeği bu yazık ki.</span></p><h4><span style="color: #d81b5c;"><b>Eğitim sisteminde çocuk algısı</b></span></h4><p><span style="font-weight: 400;">Eğitim sistemimiz çocuğa nasıl bakıyor? Çocuğa nasıl roller atfediyor, çocuktan beklentisi ne eğitim sistemimizin? Cumhuriyetin kuruluş yıllarında eğitimin amacının ne olduğuna dair bir bilgimiz var elbette, ancak bugün durum ne? Başta “2023 Eğitim Vizyonu” ve On Birinci Kalkınma Planı olmak üzere eğitim müfredatına ve ders kitaplarına kadar inerek bu soruları soracak eleştirel çalışmalara ihtiyacımız var. Ders kitaplarında çocuk işçiliğine doğrudan ya da dolaylı değiniliyor mu, övülüp ya da yeriliyor mu? Kapsayıcı eğitim için okullar bu konuyu nasıl ele almalı?</span><span style="font-weight: 400;">[6]</span></p><h4><span style="color: #d81b5c;"><b>Siyasilerin çocuk algısı</b></span></h4><p><span style="font-weight: 400;">Yanıtlamamız gereken başka bir soru da siyasetin ve siyasilerin söylemlerinde çocukluk ne? 23 Nisan kutlamaları aslında yeterince fikir veriyor ancak yayınlanan bazı raporlarda çocukların sadece yoksulluklarının ve mağduriyetlerinin ön plana çıktığını görüyoruz. Partilerin seçim manifestolarına bakmaya hiç gerek yok; genel geçer üç beş cümleden ötesi görülemiyor. Oysa ilgili yazında “vatandaş olarak çocuk” tartışılıyor. Çocuk katılımının önemi anlaşılırken özellikle çevre politikaları başta olmak üzere hem bugün hem de gelecek açısından çocuğun siyasal alanda aktif olması arzulanan bir hâle dönüşüyor. Doğal olarak çocuğu “koruma” dili giderek değişiyor, dönüşüyor.</span></p><p><span style="font-weight: 400;">Tüm bunları üst üste koyduğumuzda çocuk işçiliğinin sorunsallaştırılmasındaki durum daha anlaşılır bir hâl alıyor. Uzlaşma şu: “Çocuğun hem bugünkü hem de gelecekteki iyi olma hâli için çalışmaması gerekiyor. Bunu engellemek de siyasal otoriteye düşer, toplumsal rıza yaratırsa da iyi olur”. Bu şekilde sorunsallaştırıldığında sorun bir iş piyasası sorunu olur; çözüm de iş piyasasına yasal müdahaledir tabii ki. Ancak özellikle kayıtdışılığın bu derece yüksek olduğu bir yapıda hak ihlâllerini tespit ve izlemede çocuk işçiliği ortak bir sorun olarak algılanmadıkça etkin bir engelleyici olmak kolay değil.</span></p><h4><em><span style="color: #d81b5c;"><b>“Çocuk odaklı bakış açısını benimsemiş değiliz”</b></span></em></h4><p><span style="font-weight: 400;">Oysa çocuk işçiliğinin altında yatan temel sorunun; toplumun, yani bizlerin, ailelerin, medyanın, eğitimcilerin ve yasa yapıcıların çocuktan ve evrensel çocuk haklarından ne anladığı olduğunu söyleyebiliriz. Çabaların sayısı artsa da dünyaya çocuk merkezli bakacak, onun aktörlüğünü, biricikliğini ve özerkliğini kabul edecek, sözünü duyabilecek, nesnel ve öznel kriterle iyi olma hâlini ve üstün yararını gözetecek bir bakış açısını benimsemiş değiliz. Bu çerçevede de doğal olarak farklı çocukluk hâlleri kabul görürken çocuk işçiliği bir “sorun”/ “hak ihlâli” olarak algılanmıyor, buna istinaden de bu ihlâlin farklı seviyelerdeki sorumluları gereken hesabı vermiyor.</span></p><p><span style="font-weight: 400;">Yapmamız gereken ilk şey çocuğu, iradesi olmayan, toplumsal bir makinenin dişlisi olarak gören bakış açısını bırakmak. Çocuğun hangi makinenin parçasıysa ona hizmet etmesi: Geçim döngüsünde bir çarksa, evde, sokakta, tarlada çalışır olması demek. Çocuğu ve onun iyi olma hâlini merkeze alan bakış açısını benimsemek, sorunu farklı bir bakış açısıyla tarif etmemizi ve çok daha etkin politikalar düşleyebilmemizi sağlayacak alternatif bir sorunsallaştırma sürecini tetiklememizi sağlar.</span></p>						</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-a8afe75 elementor-view-default elementor-widget elementor-widget-wgl-toggle-accordion" data-id="a8afe75" data-element_type="widget" data-widget_type="wgl-toggle-accordion.default">
				<div class="elementor-widget-container">
			<div class="wgl-accordion icon-plus" id="wgl-accordion-a8afe75" data-type="accordion"><div class="wgl-accordion_panel"><h4 id="wgl-accordion_header-1761" class="wgl-accordion_header" data-default=""><span class="wgl-accordion_title">Kaynaklar</span><i class="wgl-accordion_icon elementor-icon "></i></h4><div class="wgl-accordion_content">[1] Huntington, C., &amp; Scott, E. S. (2019). Conceptualizing legal childhood in the twenty-first century. Mich. L. Rev., 118, 1371; <a href="https://repository.law.umich.edu/cgi/viewcontent.cgi?article=5959&amp;context=mlr">https://repository.law.umich.edu/cgi/viewcontent.cgi?article=5959&amp;context=mlr</a>; İngiltere’de çocuk işçiliğiyle mücadele 1833’te başlıyor ancak etkin olmadığını E.P. Thompson’dan biliyoruz (Thompson, E. P., (2004). İngiliz işçi sınıfının oluşumu. Birikim.</p>[2] Bu noktada İnsan Hakları Bildirgesi ile arada 13 yıllık bir zaman dilimi olduğunu belirtelim.</p>[3] Ezgi Koman, (2017), Çocuklar için başka bir dünya mümkün! <a href="https://kaosgl.org/gokkusagi-forumu-kose-yazisi/cocuklar-icin-baska-bir-dunya-mumkun">https://kaosgl.org/gokkusagi-forumu-kose-yazisi/cocuklar-icin-baska-bir-dunya-mumkun</a></p>[4] Tam bu noktada, bir saha çalışmasında mevsimlik tarım işçilerinin çocuklarından bahsederken “ama onlar çocuk gibi bakmıyor!” diyen bürokratı hatırlamamız gerekir.</p>[5] Erbil, F. (2016). Çocuk algısı ve çocuk katılımı. içinde Eğitimde farklılık ve katılım hakkı, 107-125.; Nazlı, R. S., Çat, A. K., &amp; Kayadayı, A. (2021) Çocuk Konulu Haberlerin Medyada Temsili. Gümüşhane Üniversitesi İletişim Fakültesi Elektronik Dergisi, 9(1), 325-350.; Güven, S. (2014). Çocukların medyada temsili: İyi, kötü ve mağdur çocuk. Yayınlanmamış doktora tezi. Selçuk Üniversitesi/Sosyal Bilimler Enstitüsü, Konya.</p>[6] Beyazova, D. (2019). Kapsayıcı ve Katılımcı Okullar için Eğitimcilere Yönelik Çocuk İşçiliği ve Ayrımcılıkla Mücadele Rehberi. <a href="http://cocukisciligineson.bilgi.edu.tr/wp-content/uploads/2019/06/COCA_%C3%87ocukIsciligiElKitabi.11.06.19.pdf">http://cocukisciligineson.bilgi.edu.tr/wp-content/uploads/2019/06/COCA_%C3%87ocukIsciligiElKitabi.11.06.19.pdf</a></p></div></div></div>		</div>
				</div>
					</div>
				</div>
				</div>
		]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuk İşçiliği Sorunu Neden Çözülemiyor?</title>
		<link>https://egitimreformugirisimi.org/cocuk-isciligi-sorunu-neden-cozulemiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Eğitim Reformu Girişimi]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Aug 2022 15:41:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Etraflıca]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egitimreformugirisimi.org/cocuk-isciligi-sorunu-neden-cozulemiyor/</guid>

					<description><![CDATA[Nitelikli eğitim açısından tartışılması kritik konuları verilerle değerlendirdiğimiz yazı dizimiz Etraflıca’nın ilk bölümünde çocuk işçiliğini ele aldık. Söz bu kez de çocuk işçiliği konusunda çalışmalar yapan diğer çocuk hakları savunucularının: Pınar Uyan-Semerci ve Emre Erdoğan, çocuk işçiliğinin, varlığını çocukların çalışmasını meşru gören ve hatta teşvik eden görünmez bir uzlaşmaya borçlu olduğunu vurguluyor. Uyan-Semerci ve Erdoğan, bu uzlaşmanın tarafları olan ebeveynlerin, işverenlerin, bürokratların, kamunun ve tüm kamuoyunun çocuk işçiliğinin devamındaki rollerini ERG Blog’a yazdı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="34316" class="elementor elementor-34316" data-elementor-post-type="post">
				<div data-particle_enable="false" data-particle-mobile-disabled="false" class="elementor-element elementor-element-5771c0a7 e-flex e-con-boxed e-con e-parent" data-id="5771c0a7" data-element_type="container">
					<div class="e-con-inner">
				<div class="elementor-element elementor-element-6f96848b elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="6f96848b" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<p><span style="font-weight: 400;">Çocukları çocukluklarını yaşamaktan alıkoyan, potansiyellerini ve saygınlıklarını eksilten, fiziksel, ruhsal ve zihinsel gelişimleri açısından</span><a href="https://www.ilo.org/ankara/areas-of-work/child-labour/lang--tr/index.htm"> <span style="font-weight: 400;">zararlı</span></a><span style="font-weight: 400;"> olan çocuk işçiliği ülkemizde ve dünyada şu ana kadar çözülemeyen önemli bir sorun ve ne yazık ki kısa vadede de çözülebilecek gibi gözükmüyor. Çocukların çocuk olmasını engelleyen çocuk işçiliğinin onlara giderilemez bir zarar vereceğini düşünen ve bu sorunun çözülmesi için çaba harcayan bizlerin sık sık kendimize sorduğu bir soru var: “Çocuk işçiliği sorunu neden çözülemiyor?”.</span></p><p><span style="font-weight: 400;">Çocuk işçiliği kadar akutlaşmış bir sorunun çözül(e)memesinin sebebinin bir teşhis eksikliğinden kaynaklanmadığını biliyoruz. Sıkça referans verilen TÜİK’in 2019 tarihli Çocuk İşgücü Anketi’ne göre dar tanımıyla çalışan çocuk sayısı 720 bin olarak hesaplanmış. Bu rakama ülkemizde yaşamakta olan Suriyeli çocukların çalışma durumu ya da evdeki bakım yükü yok sayılan kız çocukları dahil değil, o yüzden gerçek rakamın daha yüksek olması gerektiği üzerinde bir fikir birliği</span><a href="https://m.bianet.org/bianet/insan-haklari/222544-cocuk-isciligine-dair-her-bir-sayi-bir-cocugun-yasamidir"> <span style="font-weight: 400;">var</span></a><span style="font-weight: 400;">. Keza çocuk işçiliği konusunda bölgeler arası farklar olduğu, mevsimlik tarımda kayda değer sayıda çocuk için tarlada çalışmanın bir yaşam biçimi hâline geldiği ve cinsiyet farklılıklarının da gözle görüldüğü de bilinenler arasında. Evde bakım yükünü üstlenmek zorunda olan, tekstilde merdivenaltı atölyede ortacı olan, saya işçiliği yapan, tarlada ailesiyle çalışan, babasıyla pazarda çalışan, hizmet sektörünün birçok alanında çalışan birçok farklı çocuk işçiliği biçimi var. YÖK Tez Merkezi veritabanında konusunda “çocuk işçiliği” kelimesini içeren 127 yüksek lisans ve doktora tezi bulunuyor; son yirmi yılda da alanda birçok yayın olması, konuya verilen akademik önemi de göstermiş durumda</span><span style="font-weight: 400;">[1]</span><span style="font-weight: 400;">.</span></p><h4><b>Çocuk işçiliğinin nedenleri ve sonuçları </b></h4><p><span style="font-weight: 400;">Çocuk işçiliğinin nedenleri konusunda da yeterli fikrimiz var. Yoksulluk ve benzeri ekonomik zorluklar çocukların çalışmalarına yol açan en önemli sebep olarak gözüküyor. Çocuğun doğduğu ailenin ortamı da belirleyici; ebeveynlerin birinin ya da ikisinin birden olmaması, ebeveynlerin eğitimsizliği, işsizliği ya da çalışamıyor olması da hem yoksulluğa hem de çocuk işçiliğine yol açan başka bir faktör. Ailenin kalabalıklığı ya da göç etmiş olması da çocuk işçiliğinden bahsederken akılda tutulması gereken etkenler. Makro düzeyde de gelir dağılımı bozukluğuyla çocuk işçiliği oranı arasında bir ilişki olduğu da ortaya konmuş durumda</span><span style="font-weight: 400;">[2]</span><span style="font-weight: 400;">.</span></p><p><span style="font-weight: 400;">Bir çocuğun çalışmasının ona verdiği zararlar konusunda da yeterli bilgiye sahibiz; bu durumun fiziksel, bilişsel ve sosyal gelişim sorunlarına yol açtığı da biliniyor. Okulu terk, yoksulluğun nesilden nesile aktarılması önemli bir sonuç. Psikolojik sorunlar, ihmal, istismar ve şiddetin yanı sıra suça karışma da çocuk işçiler için var olan riskler arasında. Üstelik işyerinde yaşanan, sakatlık ve ölümle sonuçlanabilecek iş kazaları da çocuk işçiliğinin önemli sonuçları. Sonuçta, çocuk işçiliğinin çocuğa verdiği zararları da biliyoruz, kimsenin “iyi bir şeydir” diyecek hâli yok.</span></p><p><span style="font-weight: 400;">Bütün bunlara ek olarak, çocuk işçiliğiyle mücadele için gerekli yasal altyapıya da sahibiz. Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) hazırlamış olduğu ve en sonuncusu 1999 tarihini taşıyan bir dizi sözleşme ülkemiz tarafından imzalanmış durumda ve Anayasamızın 90. maddesi uyarınca bağlayıcılık taşıyor. 2001 yılında kabul edilen bu uluslararası sözleşmeyi takiben hazırlanan İş Kanunu ve 2004 tarihli yönetmelik çocuk işçiliğini yasaklar ama bir dizi istisnayı koymaktan da geri kalmaz. Yine de bu istisnalara rağmen ülkemizde çocuk işçiliğine sıfır tolerans gösterilmesi konusunda yasal bir altyapı bulunur, zaten siyasi irade de bunu sıklıkla vurgular.</span></p><h4><em><b>“Kamuoyunun sessiz onayı olmasa çocuk işçiliği mümkün olmazdı” </b></em></h4><p><span style="font-weight: 400;">Eğer sorunun varlığında, nedenleri ve sonuçlarında uzlaşmışsak, elde de iyi kötü bir yasal altyapı bulunmaktaysa, bu sorunun neden hâlâ mevcut olduğunu sorgulamamız gerekir; belki de büyük resimde kaçırdığımız bir detay bulunur.</span></p><p><span style="font-weight: 400;">Konu hakkında yaptığımız bir dizi saha araştırması ve yürüttüğümüz akademik çalışmalar</span><span style="font-weight: 400;">[3],</span><span style="font-weight: 400;"> çocuk işçiliğinin şu anda bile mevcudiyetini herkesin dahil olduğu görünmez bir uzlaşmaya borçlu olduğunu gösterdi; başka bir deyişle, çocuklarının çalışmasını meşru gören ve hatta teşvik eden bir karşı uzlaşma var. Bu uzlaşmanın tarafları da ebeveynler, işverenler ve bu işi denetlemekle sorumlu bürokratlar, kamu ve aslında tüm kamuoyu. Bütün bunların dolaylı da olsa sessiz onayı olmadan, çocuk işçiliği pek mümkün olmazdı.</span></p><h4><b>Çocukların “zorunlu tercihi”</b></h4><p><span style="font-weight: 400;">Birincisi, çocuklar çalışmayı içinde bulundukları koşullar, sahip oldukları imkânlar daha doğrusu imkânsızlıklar içinde tercih edebiliyorlar. Ailenin ve evin koşulları çocukların “zorunlu bir tercih”te bulunmasıyla sonuçlanabiliyor. Yoksul ailelerde çocukların kendilerini sorumlu hissettikleri ve aile geçimine katkıda bulunmayı görev olarak gördüklerini de biliyoruz. “Çalışarak kardeşlerinin okumasını sağlamak” çok yaygın gördüğümüz ve sıkça karşılaştığımız bir fedakârlık anlatısı, özellikle ebeveynler “evin ekmeğini getirme” de zorlandıklarında. Annenin hasta olduğu ya da çalıştığı durumda da çocuklar ev bakım yükünü çok erken bir yaşta üstelenebiliyorlar. Çocuklar erken yaşta büyüyüp, “yetişkin” olmak ve yetişkin sorumluluklarını almak zorunda kalıyorlar. Bazen bu sorumluluk onların görüşlerinin dikkate alınmasına da yol açabiliyor. İlk kez sözleri dinlenip, onların fikirleri sorulabiliyor. Ayrıca okulda başarısız olan, yoksulluğu ya da etnik kökeni nedeniyle ayrımcılığa uğrayan çocuklar, hele de aldıkları eğitimin ne işe yaradığından da şüphelilerse okulu bırakıp çalışmaya geçebiliyorlar; okulun ‘akademik başarı’ odaklı katı kuralları sonrası işyeri bile özgürlük anlamına gelebiliyor. Okulu terk etmiş çocuğun “haylaz” olmasın diye çıraklığa verilmesi ya da babasının yanında çalışmaya gönderilmesi sıkça karşılaştığımız bir durum. Öte yandan, belki de başka bir çalışmanın konusu, çocuğun kendisini “çocuk” olarak görmediği ve erkenden yetişkin olmaya özendiği durumlar da var. Yetişkinlik, sorumluluk kadar özgürlükleri de yanında getiriyor; örneğin babasının veremeyeceği cep harçlığını kendisinin kazanması gibi.</span></p><p><span style="font-weight: 400;">Bu resimde bakmamız gereken ikinci aktör aileler. Yoksulluk, aileyi her türlü gelire muhtaç hâle getiriyor. Hele ebeveynlerin iş bulamadığı durumlarda, çocuğun güvencesiz istihdamı hane gelirine üç kuruş da olsa bir katkı fırsatı sağlıyor. Yoksul ailelerde eğitimsizliğin yaygınlığı ve dolayısıyla hem sosyal hem de yasal desteğe erişimin sınırlı olması, bu ailelerin çocuklarını korumalarının önünde bir engel oluşturuyor. Ailenin tüm fertlerinin çalıştığı mevsimlik tarım gibi bir ortamda, çoğu çocuk işçilikten gelen yetişkinler için bu durum olağan. Çocuğun tarlada çalışması, kazanılan paranın düşüklüğü nedeniyle neredeyse bir zorunluluk olarak algılanıyor. Mevsimlik tarımda kişi başı yevmiye verilmesi, yaşı tutmasa da çocuğu tarlaya götürmek için iyi bir neden oluşturuyor. Ailelerin çocuklarının çalışmasını hoş görmek bir yana, teşvik etmelerinin en önemli sebeplerinden biri de çocuğun artık çocuk olarak görülmemesi, bir yetişkin gibi ailenin var olma çabasına katkıda bulunmasının beklenmesi. </span><span style="font-weight: 400;">Çocuk kendisini büyümüş olarak görmese de diğerleri ona “artık sen büyüdün, çalış!” diyebiliyorlar</span><span style="font-weight: 400;">. Çadır alanları da çocuklar için güvenli alanlar değil, tarlaya götürülmeyen küçük çocuklara bakma yükü de birkaç yaş büyük ablalara yüklenebiliyor. Yine benzer bir biçimde yoksunluk içinde olan ailelerde çocuklar, özellikle kız çocuklarevin tüm işlerini üstlenmek zorunda kalabiliyorlar. Ailenin iyi olabilmesi için çocuğun iyi olma hâli gözardı edilebiliyor.</span></p><h4><b>İşverenlerin çocuk işçi çalıştırmasını meşrulaştıran ve engellemeyen sistem</b></h4><p><span style="font-weight: 400;">Çocuk işçiliğinin devamının en birinci sorumlularından biri olan işverenler, üçüncü aktör. Tarımda elci ya da bahçe sahibi, kentteyse ustadan başlayıp patrona uzanan bir dizi sıfatla anılan bu kişiler çocuk emeğini sömürmekten kazanç sağlıyorlar. Anlatılarında bu tercihlerini, kendi koşullarını, üretimdeki sorunları ve ekonomik krizleri vurgulayarak meşrulaştırıyorlar. Küçük işletmelerin çoğu enformel sektörle iç içeler ve varsa rekabet güçlerini bu kayıtdışılıktan elde ediyorlar. Çalışanlarını sigorta ettirmek ve hak ettikleri ücreti vermek, bir çocuk işçiyi çırak sıfatıyla da olsa çalıştırmaktan çok daha pahalıya geliyor. Çocuk işçilerin ustaların işyeri zorbalıklarına, güvencesiz ve güvenliksiz çalıştırmalarına karşı daha savunmasız olması da çocuk işçileri cazip kılıyor; Suriyeli çocuk işçiler bu konuda iki kat daha savunmasız. Pederşahi bir kültürde yetişmenin etkisiyle olacak, “etine” sahip çıktıkları çocukları sömürmek bu işverenlerin yüreğini pek sızlatmıyor; bazıları kendi çocuklarını da aynı şartlarda çalıştırmakta beis görmüyor, bazıları ise çalıştırdıkları çocukları “çocuk” olarak görmüyor. Öte yandan mevsimlik tarımda bazı sahalarda yeteri kadar “verimli” görülmeyen çocuk işçileri bahçe sahibinin istemediğini ancak aracılık görevini üstlenen elci ve babanın ortak girişimiyle çocuğun orada olabildiğini de ekleyelim. Yasadaki boşluklara, denetimi daha doğrusu denetimsizliği eklediğimizde (</span><a href="https://www.csgb.gov.tr/media/87443/calisma_hayati-istatistikleri_2020.pdf"><span style="font-weight: 400;">SGK</span></a><span style="font-weight: 400;"> istatistiklerine göre 2020 yılında toplam 9 bin işyeri teftiş edilmiş, 565 bin işçi arasında 264 genç işçi, 4 çocuk işçi ve 426 çırak tespit edilmiş-),işverenlerin çocuk işçi çalıştırmaktan korkmaları için hiçbir sebep yok diyebiliriz.</span></p><h4><b>Etkin kamu müdahalesi ve denetim eksikliği </b></h4><p><span style="font-weight: 400;">Bu da bizi çocuk işçiliğinin devamında kamunun rolüne getiriyor: Yasal düzenlemeyi yapması gereken siyasetçiler ve yasaları uygulayacak olan kamu çalışanları. Yukarıda verdiğimiz rakama bir rakam daha ekleyelim, Çocuk İşçiliğiyle Mücadele yılında mücadele çerçevesinde sadece 40 bin çocuğa erişildiği</span><a href="https://www.birgun.net/haber/gostermelik-mucadele-380934"> <span style="font-weight: 400;">söyleniyor</span></a><span style="font-weight: 400;">, bu oran resmi çocuk işçi rakamının yüzde 5’inden az. Konunun siyasetçilerin dikkatini çekmemesinin en önemli sebebi kamuoyunda bu konuda önemli bir baskı olmaması. Çocuk işçiliğini görmemeyi tercih eden, herkesin kendi çocuğu için herşeyi göze alabileceği ama toplumda çocukların yaşadığı sorunları duymamayı tercih ettiği bir iklimde siyasetçiler bu konuda harekete geçmezlerse seçim kaybetmeyeceklerini biliyorlar. Aynı motivasyon eksikliği denetlemeden sorumlu yerel bürokrasi için de geçerli; sokakta çalışan çocuklar bir miktar rahatsızlık verse de ve zaman zaman zabıta operasyonlarının hedefi olsalar da kimsenin aklına babasının yanında semt pazarlarını dolaşan çocuklara ya da servis elemanlarına müdahale etmek gelmiyor. Yerel bürokrasi, yasanın boşluklarının da farkında, daha önce saydığımız istisnalar neredeyse kurala tabi olmayı istisna haline getiriyor. En önemlisi, bu konuya müdahil olması gereken Çocuk Koruma Sistemi’nin yetersizliği ve kapsayıcı olmaması da yerel düzeyde bir müdahaleyi imkânsız kılıyor.</span></p><h4><em><b>“</b><b>Çocuk işçiliğini sorun olarak görmeyen toplumsal algının değişmesi şart</b><b>” </b></em></h4><p><span style="font-weight: 400;">Tüm bunların yanı sıra tüm toplumda çocuk işçiliğine dair algı ve çocuk işçiliğinin acil olarak çözülmesi gereken bir sorun olarak görülmemesi de sorumluların üzerinde baskı yaratmıyor. Taraflarına doğrudan çıkar sağlayan bu dengenin varlığı, kısa vadede bu aktörlere kazanç sağlasa ya da sağlıyor gibi gözükse de uzun vadede başta çocuklar olmak üzere hepimizin iyi olma hâlini tehdit eden bir sorunu akutlaştırıyor ve çözülmez hâle getiriyor. Önceliklerin yeniden değerlendirilmesi, çocuk işçiliğini çözebilmenin birinci adımı ancak şu ana dek araştırmalarımız ve deneyimlerimiz bunun olabilmesi için sıfırıncı adımın çocuk işçiliğine dair algının değişmesinin şart olduğunu gösteriyor.</span></p>						</div>
				</div>
					</div>
				</div>
		<div data-particle_enable="false" data-particle-mobile-disabled="false" class="elementor-element elementor-element-e3fa193 e-flex e-con-boxed e-con e-parent" data-id="e3fa193" data-element_type="container">
					<div class="e-con-inner">
				<div class="elementor-element elementor-element-a7fc3ca elementor-view-default elementor-widget elementor-widget-wgl-toggle-accordion" data-id="a7fc3ca" data-element_type="widget" data-widget_type="wgl-toggle-accordion.default">
				<div class="elementor-widget-container">
			<div class="wgl-accordion icon-plus" id="wgl-accordion-a7fc3ca" data-type="accordion"><div class="wgl-accordion_panel"><h4 id="wgl-accordion_header-1761" class="wgl-accordion_header" data-default=""><span class="wgl-accordion_title">Dipnotlar</span><i class="wgl-accordion_icon elementor-icon "></i></h4><div class="wgl-accordion_content"><p><sub><span style="font-weight: 400;">¹</span><span style="font-weight: 400;"> Detaylar için bkz E.Erdoğan ve P. Uyan-Semerci (2019). Türkiye’de 2000 Sonrası Akademik Yazında Çocuk İşçiliği Çalışmalarının Değerlendirilmesi. Calisma ve Toplum, 63(4).<br /></span></sub><sub><span style="font-weight: 400;">²</span><span style="font-weight: 400;"> age.<br /></span></sub><sub><span style="font-weight: 400;">³</span><span style="font-weight: 400;"> Bu çalışmalar: P.Uyan-Semerci &amp; E.Erdoğan (2017). Ben Kendim Büyüdüm Demiyorum-Adana’da Mevsimlik Gezici Tarım İşçilerinin Çocuklarının Yaşam Koşullarının Çocuğun İyi Olma Hali Perspektifinden İyileştirilmesi Proje Araştırma Sonuçları; E.Erdoğan &amp; P.Uyan- Semerci (2018). Illegality in the informal labour market: findings from pilot research on child labour in Istanbul. Research and Policy on Turkey, 3(2), 138-154 ve P. Uyan-Semerci, E.Erdoğan &amp; G.Durmuş (2017). Çalışan çocuk: Bağcılar ve Küçükçekmece pilot araştırması. İstanbul: İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları.</span></sub></p></div></div></div>		</div>
				</div>
					</div>
				</div>
				</div>
		]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuk İşçiliğiyle Mücadelede Eğitim Nerede?</title>
		<link>https://egitimreformugirisimi.org/cocuk-isciligiyle-mucadelede-egitim-nerede/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Eğitim Reformu Girişimi]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Aug 2022 16:10:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Etraflıca]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egitimreformugirisimi.org/cocuk-isciligiyle-mucadelede-egitim-nerede/</guid>

					<description><![CDATA[Nitelikli eğitim açısından tartışılması kritik konuları verilerle değerlendirdiğimiz yazı dizimiz Etraflıca’nın ilk bölümünde çocuk işçiliğini ele aldık. Etraflıca kapsamında söz bu kez de çocuk işçiliği konusunda çalışmalar yapan diğer çocuk hakları savunucularının: Gözde Durmuş, eğitim sisteminin çocukları okuldan kopararak çalışma hayatına iten sorunlarına değindi. Eğitimin hem çocuk işçiliğindeki hem de çocuk işçiliğiyle mücadeledeki rolünü ERG Blog’a yazdı. ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="34318" class="elementor elementor-34318" data-elementor-post-type="post">
				<div data-particle_enable="false" data-particle-mobile-disabled="false" class="elementor-element elementor-element-5ef03a97 e-flex e-con-boxed e-con e-parent" data-id="5ef03a97" data-element_type="container">
					<div class="e-con-inner">
				<div class="elementor-element elementor-element-2f7bfca elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="2f7bfca" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<p><span>UNICEF, salgınla birlikte 2021 yılında dünyadaki çocuk işçi sayısının 20 yıl sonra ilk defa arttığını ve daha da artmasının beklendiğini </span><a href="https://data.unicef.org/resources/child-labour-2020-global-estimates-trends-and-the-road-forward/"><span>duyurdu</span></a><span>. Çocuk işçiliğiyle mücadelede son yıllardaki ilerlemelere rağmen çocuk işçiliği hâlâ insan hakları ve çocuk hakları açısından tam çözülemeyen önemli bir ihlal alanı. Salgınla birlikte derinleşen ve derinleşecek olan ihtiyaçlar, mücadelenin çok daha etkin ve öncelikli olmasını gerektiriyor. Çok katmanlı ve kapsamlı bir konu olan çocuk işçiliğiyle mücadelede tüm aktörlerin ısrarcı ve işbirliği içinde olması, etkin bir izleme-takip çalışması yapılması çok önemli. Bu yazıda çocuk işçiliğiyle mücadele açısından kritik bulduğum ve daha fazla deneyimim olan eğitimin bu mücadeledeki rolüne değinmeye çalışacağım. Amacım, sahadaki deneyimlerimiz üzerinden sizlerle eğitimin rolüne dair bazı soruları tartışmak, yeni tartışma alanları açılmasına katkı sağlamak. </span></p><p><span>Çocuk işçiliğinin bir yoksulluk ve yoksunluk sorunu olduğunun, eğitim sisteminde olacak bir değişimin ve eğitim alanında sürdürülen bir mücadelenin tek başına çok etkili, yeterli olmayacağının farkındayım. Bununla birlikte eğitimin çocuk işçiliğiyle mücadeledeki kritik rolünün de farkına varılması ve azımsanmaması gerektiği görüşündeyim.</span></p><h4><b>Eğitimdeki sorunların çocuk işçiliğindeki rolü </b></h4><p><span>2017 yılında İstanbul’da Bağcılar ve Küçükçekmece’de yürüttüğümüz </span><a href="http://cocukisciligineson.bilgi.edu.tr/wp-content/uploads/2019/06/c%CC%A7al%C4%B1s%CC%A7an-c%CC%A7ocuk-rapor.pdf"><span>“Çalışan Çocuk Araştırması”nda</span></a><span> 301 çalışan çocuk ve çocukların ebeveynleriyle görüşmüştük. Araştırmaya katılan ve </span><b>okula devam etmeyen her dört çocuktan biri, okulda daha başarılı olsaydı okulu bırakmasının gerekmeyeceğini belirtmişti</b><span>. Bu veriyi destekler biçimde, çocukların okulu bırakmalarına sebep olan okul kaynaklı (başarısız olma, eğitim hayatıyla ilgili diğer sorunlar, isteksizlik vb.) nedenlerin oranı araştırmada yüzde 70’e yakın çıkmıştı. Araştırmaya katılan çocukların ebeveynleri, çocuklarının okulu bırakma sebebi olarak en yüksek oranda (yüzde 27) “Başarısız oldu, sınavı kazanamadı” yanıtını vermişti. Kentte çocuk işçiliği dışında mevsimlik tarım işçiliğine dair 2016’da Adana’da mevsimlik tarım işçisi aileleri ve çocuklarıyla yapılan </span><a href="http://cocukisciligineson.bilgi.edu.tr/wp-content/uploads/2019/06/ben-kendim-bu%CC%88yu%CC%88du%CC%88m-demiyorum-rapor.pdf"><span>“Ben Kendim Büyüdüm Demiyorum”</span></a><span> araştırmasında da okulu bırakma sebepleri arasında okulda başarısızlık ya da isteksizlik oranı yüzde 24’tü. Okula gitmeyen çocukların yüzde 37’si daha önce sınıfta kaldıklarını belirtmişti. Saha çalışmalarında karşılaşılan bir diğer öykü ise ailelerin maddi olarak tüm çocuklarının eğitime devam etmesini sağlayamadıklarında eğitim hayatından kopan/koparılan çocuğun, okulda “başarılı” olmayan ya da kardeşlerine göre daha az “başarılı” olan çocuk olması. Tüm bu bulgular çocukların okula devam etmeyip çalışmasının sadece maddi sorunlarla açıklanmasının yeterli olmayacağını, eğitim hayatlarında yaşadıkları sorunların da çocukları okuldan kopararak çalışma hayatına doğru ittiğini açıkça gösteriyor. </span></p><h4><b>Akademik odaklı başarı tanımının okul dışına ittiği çocuklar</b></h4><p><a href="http://cocukisciligineson.bilgi.edu.tr/wp-content/uploads/2019/06/ben-kendim-bu%CC%88yu%CC%88du%CC%88m-demiyorum-rapor.pdf"><span>Saha araştırması</span></a><span> sırasında Adana Karagöçer’de yapılan görüşmelerde 16-18 yaş grubundaki gençlerden biri devamsızlık sonrasında gelen başarısızlığı böyle anlatıyordu: </span></p><blockquote><p><span style="color: #232526;"><i>Çalışmak zorunda kaldım. O yüzden okula yetiştiremiyordum. Vaktim yoktu. O yüzden öyle gitmemezlikten sınıfta kaldım. Ben de gitmedim. Sonra baktım olmuyor, okula gitmedim. Hoca, ‘artık gelmene gerek yok zaten. Okulu çoktan bıraktığın için, zaten aynı sınıfa gitmen senin canını sıkar’ dedi. Ben de tamam dedim, bir daha gitmedim.” </i></span></p></blockquote><p><span>Çocukların deneyimleri, okullarda sadece akademik odaklı başarı tanımının eğitim hayatlarına büyük bir etki yaptığını ortaya koyuyor. Bu deneyimler, tüm çocuklar için ücretsiz, nitelikli eğitime erişim bir hak iken “başarısız” görülen bir çocuğun bu hakkının hayata geçmesi için kimsenin çok da çaba sarf etmediğini [1] gösteriyor. Peki çocuklar neden “başarısız”? Bazı eğitimciler neden çocukların okuldan koparak çalışma hayatına dahil olmalarını daha iyi bir tercih gibi görüyorlar? Çocukların okula devam etmek yerine çalışmasının “daha iyi” olduğunu düşünenler çocukların çalışma koşullarının farkında mı? </span></p><h4><b>“Başarısız” etiketinin çocuklar üzerindeki etkisi </b></h4><p><span>Akademik olarak “başarısız” olan çocukların okuldan koparak çalışma ortamına geçmesi daha hızlı oluyor ya da zaten çalışan çocukların çalışma saatleri nedeniyle sınıfta “başarılı” olmaları güçleşiyor [2]. Bir yandan da halihazırda “başarısız” olarak etiketlenen bir çocuğun okulda tekrar “başarı” göstermesi zorlaşıyor. Çünkü çocuk da kendini yetersiz görüyor ve eğitime dair motivasyonu düşüyor. </span><a href="http://cocukisciligineson.bilgi.edu.tr/wp-content/uploads/2019/06/Tu%CC%88rkiye%E2%80%99de_C%CC%A7ocuklar%C4%B1n_Go%CC%88zu%CC%88nden_C%CC%A7ocug%CC%86un_I%CC%87yi_Olma_Hali_Alanlar%C4%B1n%C4%B1n_ve_Go%CC%88stergelerinin_Tan%C4%B1mlanmas%C4%B1_ve_Deg%CC%86erlendirilmesi_Rapor.pdf"><span>Türkiye’de Çocukların Gözünden Çocuğun İyi Olma Hâli Alanlarının ve Göstergelerinin Tanımlanması ve Değerlendirilmesi Raporu</span></a><span>’na göre çocukların gözünden akademik başarı, yani “notların yüksek olması” okuldaki iyi olma hâlinin en belirleyici göstergesi. </span><a href="https://www.egitimreformugirisimi.org/wp-content/uploads/2017/03/ERG.TEGV_.%C3%87GOY.Ara%C5%9Ft%C4%B1rmaRaporu.09.08.16.pdf"><span>Çocukların Gözünden Okulda Yaşam Araştırması</span></a><span>’na göre de çocuklar sınavlarda iyi sonuçlar alan, notları iyi olanların okulda tanındığını ve takdir gördüğünü gözlemlediklerini ifade ediyorlar. Bu nedenle başarılı olmak çocuklar tarafından gurur, mutluluk gibi duygularla tarifleniyor ve onlar için büyük önem taşıyor. </span></p><p><span>Eğitim sisteminde çocukların tek başına akademik “başarı” ve “başarısızlık” üzerinden tanımlanması, özellikle “başarısız” etiketi olan çocukların kendi potansiyelini ortaya çıkaramamasına, okulda kendini yetkin ve değerli hissetmemesine neden olabiliyor ve eğitim hayatından uzaklaştırabiliyor. Ayrıca çalışan ve akademik olarak “başarısız” olarak etiketlenen çocukların okul devamında hem okul hem de aile desteğinin eksikliğini de vurgulamak gerekir. Okul terkinin önüne geçmek; çocukların eğitim hayatlarına ilişkin yapılabilecek etkin iyileştirmelerle, özellikle ‘başarısız’ olarak görülen öğrencilerin okula devamını sağlayacak destek mekanizmalarıyla mümkün. </span></p><h4><b>Çocuk işçiliğiyle mücadelede öğretmen faktörü </b></h4><p><span>Çocuğun iyi olma hâline dair araştırmalar ve özellikle çocuk işçiliği sahasındaki araştırmalar, çocukları okulda tutan ya da okuldan iten faktörlerin başında onların öğretmenlerle kurdukları ilişkilerin geldiğini gösteriyor. Çocuklara okulda memnuniyetsiz oldukları noktaları sorduğumuzda, en çok rastladığımız yanıt “öğretmenlerin çocuklara karşı davranışları”. Çocuklar, fiziksel şiddet, ayrımcılık, aşağılama gibi davranışlara dair deneyimlerini saha çalışmalarında aktarıyorlar. Bununla birlikte okulda bir öğretmenle kurulan olumlu bir ilişki de çocuğun okula dair en sevdiği şey, okulda kalmasını sağlayan etken olabiliyor. Çocuk haklarını korumaya dair destek halkalarında yer alan öğretmenler, çocuk işçiliğiyle mücadelede önemli bir role sahip. Çünkü çocuk işçiliği birçok çocuk hakkının ihlalidir. Öğretmenlerin çocuk işçiliğinin önlenmesi, fark edilmesi, bildirilmesi ve takibi konularında sorumlulukları bulunuyor. </span></p><h4><em><b>“Kapsayıcı sınıf ortamları eğitimden kopuşu engeller”</b></em></h4><p><span>Okulu bırakan çocukların eğitim hayatına dönmeleri pek olası değil. Çünkü sınıf tekrarı durumunda çocuklar kendilerinden küçük yaştakilerle birlikte okumak zorunda kalıyorlar ve bunu çoğunlukla tercih etmiyorlar ya da devam etmeleri gereken kademe için belirlenen yaş aralığının dışında kaldıkları için örgün eğitime devam etmeleri zaten mümkün olmuyor. Bu nedenle öncelikle çocukların okulu bırakmalarının önüne geçmek gerekiyor; bu da ancak her çocuğun kendisini güvende, ait, eşit ve yetkin hissedebileceği okul ve sınıf ortamlarıyla, yani kapsayıcı eğitim ortamlarının sağlanmasıyla mümkün olabilir. Kapsayıcı eğitim, hem çocuk işçiliğinin önlenmesi hem de okul, sınıf ortamındaki tüm eşitsizliklerle ve ayrımcılıklarla mücadele için oldukça önemli. Kapsayıcı ortamda eğitime devam etmeleri, çocukların gelişimlerine katkı sunarak ve kendilerini “değerli” ve “güvende” hissetmelerini sağlayarak eğitimden kopmalarını engelliyor; yapabilirliklerini ve becerilerini artırarak yoksulluğun aile içinde bir kısır döngü olmasının önüne geçiyor.</span></p>						</div>
				</div>
					</div>
				</div>
		<div data-particle_enable="false" data-particle-mobile-disabled="false" class="elementor-element elementor-element-aea6dad e-flex e-con-boxed e-con e-child" data-id="aea6dad" data-element_type="container">
					<div class="e-con-inner">
		<div data-particle_enable="false" data-particle-mobile-disabled="false" class="elementor-element elementor-element-3f9f518 e-con-full e-flex e-con e-child" data-id="3f9f518" data-element_type="container">
				<div class="elementor-element elementor-element-e68e02e elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="e68e02e" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<h4><b><i>Çocuk işçiliğiyle mücadelede öğretmenlerin yararlanabileceği kaynaklar:</i></b></h4>						</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-5e8a190 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="5e8a190" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<p><i><span>* Öğretmenlerin çocuk işçiliğinin önlenmesi, fark edilmesi, bildirilmesi ve takibi konusunda sorumlulukları ve bu adımlara dair detaylar için İstanbul Bilgi Üniversitesi Çocuk Çalışmaları Birimi ve Göç Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından öğretmenlere yönelik hazırlanan “</span></i><a href="http://cocukisciligineson.bilgi.edu.tr/yol-haritasi/"><i><span>Çocuk İşçiliği ile Mücadele Yol Haritası</span></i></a><i><span>” platformuna göz atabilirsiniz.</span></i></p><p><i><span>** Çocuk işçiliği ile mücadelede kapsayıcı eğitime dair sınıfınızda ve okulunuzda çalışmalar yapmak isterseniz </span></i><a href="https://goc.bilgi.edu.tr/media/uploads/2021/06/24/mevsimlikgezicitarimisciligi-egitim-rehber.pdf"><i><span>Kapsayıcı ve Katılımcı Okullar İçin Eğitimcilere Yönelik Çocuk İşçiliği ve Ayrımcılıkla Mücadele Rehberi’ne </span></i></a><i><span>göz atabilirsiniz. Eğer çalıştığınız sahada mevsimlik tarımda çalışan çocuklarla da karşılaşıyorsanız</span></i><a href="https://goc.bilgi.edu.tr/media/uploads/2021/06/24/mevsimlikgezicitarimisciligi-egitim-rehber.pdf"><span> </span><i><span>Kapsayıcı ve Katılımcı Okullar İçin Eğitimcilere Yönelik Çocuk İşçiliği ve Ayrımcılıkla Mücadele Rehberi, Mevsimlik Gezici Tarım İşçilerinin Çocukları ve Eğitim</span></i></a><i><span>’e göz atmanız yararlı olur.</span></i></p><p><i><span>*** Boğaziçi Üniversitesi’nden Doç. Dr. Z. Hande Sart’ın okulun çocuğu iten değil çeken yerler olmasına ilişkin çocuk işçiliğiyle mücadelede uzman önerileri video serisindeki</span></i><a href="https://youtu.be/hZgLgLr-PyA"><span> </span><i><span>“Psikolojik Danışmanlar Neler Yapabilir?”</span></i></a><i><span> videosuna göz atabilirsiniz.</span></i></p><p><i><span>**** Sın</span></i><i><span>ıf Öğretmeni Ebru Kılıç’ın çocuk işçiliğiyle mücadelede uzman önerileri video serisindeki </span></i><a href="https://www.youtube.com/watch?v=81XaXg1kS0Y"><i><span>“Öğretmenler Neler Yapabilir”</span></i></a><i><span> isimli videosundan yararlanabilirsiniz.</span></i></p>						</div>
				</div>
				</div>
					</div>
				</div>
		<div data-particle_enable="false" data-particle-mobile-disabled="false" class="elementor-element elementor-element-eea9389 e-flex e-con-boxed e-con e-parent" data-id="eea9389" data-element_type="container">
					<div class="e-con-inner">
				<div class="elementor-element elementor-element-40fb1e7 elementor-view-default elementor-widget elementor-widget-wgl-toggle-accordion" data-id="40fb1e7" data-element_type="widget" data-widget_type="wgl-toggle-accordion.default">
				<div class="elementor-widget-container">
			<div class="wgl-accordion icon-plus" id="wgl-accordion-40fb1e7" data-type="accordion"><div class="wgl-accordion_panel"><h4 id="wgl-accordion_header-6811" class="wgl-accordion_header" data-default=""><span class="wgl-accordion_title">Dipnotlar</span><i class="wgl-accordion_icon elementor-icon "></i></h4><div class="wgl-accordion_content"><p><sub><span>[1] </span><i><span>Tüm çocukların eğitimlerine devam edebilmeleri için çabalayan okul idarecileri ve öğretmenler de bulunuyor, sahada iyi örneklerle de karşılaşılıyor. Fakat eğitimcilerin akademik yeterlilikleri “zayıf” olan çocukları eğitimde tutmak için yapılması gerekenleri bilmediklerine ya da çocuğun çalışmasının hem kendi hem de ailesi için daha iyi olduğunu düşündüklerine, okuldan ayrılmayı seçenek olarak sunduklarına sahadaki araştırmalarda, öğretmenlerle ve idarecilerle yapılan toplantılarda tanık olunmuştur. Bu tanıklıklar nedeniyle yukarıdaki ifade kullanılmıştır.</span></i></sub></p><p><sub><span>[2] </span><i><span>Bu zorluğun bir göstergesi olarak özellikle liseye ve üniversiteye yerleştirme sınavların sonuçlarının açıklandığı dönemlerde medyada sık sık “Çobandı, sınavda derece yaptı”, “Tarladan üniversiteye” gibi başlıkları olan haberleri görürüz. Bu haberler ,bir yandan çalışan çocukların “başarılı” olmalarının şaşırtıcı olduğunu gösterirken diğer yandan da “İsteyen başarır”, “Çalışıp yapan da var” algısını ve tüm çocuk işçilerin haberlere konu olan çocuklar gibi yılmaz/dayanıklı olmaları beklentisini yaygınlaştırıyor. Ama biliyoruz ki nitelikli ve kapsayıcı eğitim, çocukların yılmaz/dayanıklı olup olmamalarıından bağımsız olarak tüm çocukların hakkı.</span></i></sub></p></div></div></div>		</div>
				</div>
					</div>
				</div>
				</div>
		]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hangi Çocuk Neden Çalış(tırıl)ır?</title>
		<link>https://egitimreformugirisimi.org/hangi-cocuk-neden-calistirilir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Eğitim Reformu Girişimi]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 Jul 2022 14:28:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Etraflıca]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egitimreformugirisimi.org/hangi-cocuk-neden-calistirilir/</guid>

					<description><![CDATA[Nitelikli eğitim açısından tartışılması kritik konuları ele aldığımız yazı dizimiz Etraflıca’nın ilk bölümünde çocuk işçiliğini ele aldık. Etraflıca kapsamında sözü bu kez çocuk işçiliği konusunda çalışmalar yapan diğer çocuk hakları savunucularına bırakıyoruz. Sinem Sefa Akay, mülteci/göçmen/yabancı uyruklu, yoksul ve “eğitimsiz” olmanın, “ataerkil düzenin” çocuk işçiliği riskini nasıl artırdığını, çocukların işçileşme sürecini sahadaki tanıklıklarıyla ERG Blog’a yazdı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="34320" class="elementor elementor-34320" data-elementor-post-type="post">
				<div data-particle_enable="false" data-particle-mobile-disabled="false" class="elementor-element elementor-element-241d975f e-flex e-con-boxed e-con e-parent" data-id="241d975f" data-element_type="container">
					<div class="e-con-inner">
				<div class="elementor-element elementor-element-5a4cdf00 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="5a4cdf00" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<p><span style="font-weight: 400;">Çocuk işçiliği bir çocuk hakları ihlali</span><span style="font-weight: 400;">[1]</span><span style="font-weight: 400;">, çocuğa karşı şiddet</span><span style="font-weight: 400;">[2]</span><span style="font-weight: 400;">, toplumsal cinsiyet eşitsizliği</span><span style="font-weight: 400;">[3]</span><span style="font-weight: 400;"> ve ayrımcılık meselesi. Kız ve oğlan çocuklar, mülteci/göçmen/yabancı uyruklu çocuklar, kentsel ve kırsal alandaki çocuklar, yoksul hanelerdeki çocuklar, “eğitimsiz/vasıfsız</span><span style="font-weight: 400;">[4]</span><span style="font-weight: 400;">” yetişkinlerin çocukları gibi çok katmanlı ve iç içe girmiş kimlikler bu ihlalin, şiddetin ve eşitsizliğin yaşanma hâllerini ve yıkıcı etkilerini farklılaştırıyor.</span></p><p><span style="font-weight: 400;">Şüphesiz çocuk işçiliğinin kök nedenlerinin ortadan kaldırılması veya işçilik riskinin bertaraf edilerek çocukların korunması; herkes için kaliteli erişilebilir eğitim olanaklarının sağlanması, kayıt dışı çalışma ve ekonomiyle mücadele, geçim kaynaklarının çeşitlendirilmesi veya çoğaltılması, sosyal güvenlik ve koruma mekanizmaları ve hizmetlerinin işlevselliği, etkili, etkin kriz ve afet yönetimi, tedarik ve değer zincirinde insan hakları standartlarına uyum gibi birçok konu ve unsurla bağlantılı. Tüm bunlara dair araştırmalar, tartışmalar, analizler, önermeler ve hatta projeler senelerdir devam etmekte. Hepsini bir çırpıda, bu yazıda özetlemek ne mümkün ne de gerçekçi. Bu nedenle bu sınırlı alanda “çocuk işçiliği”ni çocuğun insan hakları odağına almak için yukarıda vurgulanan çok katmanlı ve iç içe girmiş kimlikler ile “hangi çocuk neden çalış(tırıl)ır” sorusuna bir kaç tanıklık ve gözlemimi aktararak cevap vermeye çalışacağım.</span></p><h4><b>Sahadan örneklerle çocukların işçileşme süreci</b></h4><p><span style="font-weight: 400;">Araştırma koordinatörü olarak yer aldığım, Türkiye’deki deri sektöründe küçük ve orta ölçekli işletmelerde çalışma koşulları ve insan hakları standartlarına dair mevcut duruma bakan</span><a href="https://www.hayatadestek.org/wp-content/uploads/2022/04/turkiyede-deri-sanayi-iscisi-ve-ureticisi-olmak.pdf"> <span style="font-weight: 400;">bir hızlı değerlendirme araştırması</span></a><span style="font-weight: 400;"> için 2021 yılının yaz aylarında işçiler, işverenler ve çalıştırılan çocukların ebeveynleriyle görüşmeler yapıldı. Bu çalışmada çocukların işçileşme süreçlerinin hanelerin sosyo-ekonomik profilleri ve içinde bulundukları yoksulluk döngüsüyle sektördeki üretici ve alt yüklenicilerin rekabete, piyasa baskısına ve tüketim hızına direncine ilişkin olduğunu bir kez daha gördük.</span></p><p><span style="font-weight: 400;">11 yaşındaki oğlu bir ayakkabı atölyesinde çalışmaya başlayan anne “Çocuklar, güvenli bir ortamsa çalıştırılabilir. Başka yer olsaydı çalışmaya göndermezdim. Tanıdık oldukları için çocuğumu emanet edebiliyorum. Orası çocuğum için ikinci ev durumunda. Baskı, çay götürüp getirme, süpürme, üretilen eşyaları kutulara dizme gibi ağır olmayan işler yapıyor…Çocuğum hem meslek edinmek hem de harçlığını kazanmak için işe başladı. Evde çok sıkılıyor diye işe göndermeye karar verdik. Pandemide okula gidemedi ve canlı derslere katılamadı. Çünkü tableti yoktu. Çalışıp harçlığını biriktirirse kendisine tablet alacağız” diye paylaşmıştı çekinmeden. Çekinmeden dememin nedeni oğlu yasal çalışma yaşının çok altında olsa da gerçekliğin çıplaklığını örtmemesi.</span></p><h4><b>10 yaşında, atölyede günde 11 saat “yardım”</b></h4><p><span style="font-weight: 400;">Mesleğini ayakkabıcılık olarak beyan eden Suriyeli bir baba ise 10 ve 12 yaşlarındaki oğullarının kendisinin de çalıştığı ayakkabı atölyesinde karşılıksız yani para almadan çalışmalarını “kendisine yardım” ve “okul aralarında (yaz tatili gibi) meslek öğrenme, mesleki beceri geliştirmesi açısından iyi bir fırsat” olarak tanımlamıştı. 10 yaşından beri tatillerde çalıştığı söylenen 15 yaşındaki oğlu ile ayakkabı atölyesinde günde 11 saat yan yana ter döken başka bir Suriyeli baba ise şöyle demişti: </span></p><blockquote><p><span style="color: #232526;"><em><strong>Hayatımızı devam ettirebilmek için benimle beraber oğlumun da haneye maddi gelir sağlaması gerekiyor. Aynı zamanda oğlumun meslek öğrenmesini de önemsiyorum. Ama birincil çalıştırma sebebimiz maddi…Beni yönlendirecek kimse yoktu. Bu işi dükkân dükkân gezerek kendim buldum.”</strong></em></span></p></blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Kendisi de 12 yaşından beri kesintisiz bu işi yapan baba sığındıkları ülkede çocuklarının en acil ihtiyacının insani yaşam koşulları olduğunu paylaşırken ve “aslında burada çalışmıyor olması gerekiyor” derken mülteci/göçmen/yabancı uyruklu, yoksul ve “eğitimsiz” olmanın çocuk işçiliği riskini nasıl artırdığını dillendirmişti.</span></p><h4><b>Çocuk emeğinin normalleştirilmesi </b></h4><p><span style="font-weight: 400;">Mevsimlik gezici tarım işçilerinin çalışma ve yaşam koşullarına, tarımsal faaliyetlerde çocuk emeğinin kullanımına dair mevcut durum ve ihtiyaç tespitiyle haritalandırma çalışmalarında da bu çok katmanlı riskler ve ayrımcılığa tanıklık ettim. Yetişkinlere çocukların okul durumu sorulduğunda çocuk ilkokul veya ortaokul terk ise bunu ifade ediş biçimi çoğunlukla “bıraktı, gitmek istemedi” şeklinde oluyordu. Bu çocukların gün içerisinde bulundukları yer ise tarlalar, bahçeler. Başta çocukların çalışmadığı söylenirken, ardından hemen “sadece yazın” diye ekleniyordu. Yaz ayında okullar kapalıyken çocukların çalıştırılması iş olarak sayılmıyor; aileye yardım, destek olarak sıradanlaştırılıyor. Bir taraftan da bu ücretsiz aile işçisi çocuklar yetişiyor, işi ve “işçi olmayı” öğreniyorlar. Mevsimlik gezici tarım işçilerinin sosyo-ekonomik durumlarını ve Türkiye’de tarım sektöründe çocuk emek arzını şekillendiren faktörleri araştıran 2019 tarihli</span><a href="https://www.stgm.org.tr/sites/default/files/2020-09/yoksulun-umudu-cocuk-mevsimlik-tarim-iscisi-hanelerin-sosyo-ekonomik-profili-ve-cocuk-isciligi-arastirmasi.pdf"> <span style="font-weight: 400;">araştırma raporunda</span></a><span style="font-weight: 400;"> hanedeki çocukların emeğinin kullanımının normalleştirilmesini şu şekilde ifade etmiştik:</span></p><blockquote><p><span style="color: #232526;"><b><i>Hanelerin ve yetişkinlerin yaygın kanısı olan ‘tarım işi, genç işi’ kavramı çocuğun büyüyüp güçlenmesiyle ya da ‘eli iş tutacak yaşa gelmesi’ ile öğrenci değil emekçi olması kaçınılmazdır. ‘Eğitim ile tarlanın bir arada gitmesi’ ise uzun çalışma saatleri ve yorucu koşulları olan tarım sektöründe oldukça zordur.</i></b><b>”</b></span></p></blockquote><h4><b>Kız çocukların görünmez, ücretsiz emeği</b></h4><p><span style="font-weight: 400;">Ataerkil düzen, toplumsal cinsiyet normları ve eşitsizliği aynı yetişkinlerde olduğu gibi çocukların emeğinin kullanımında da kendini gösteriyor. Ortaokul çağındaki oğlan çocukların tarımsal üretim işlerinde babaları, amcaları, ağabeyleri, akranları ve diğer yetişkinlerle tarlaya, bahçeye gitmesi “olması gereken” yani hayatın normal akışı. Öte yandan yerleşim alanında bırakılan veya işten sonra yerleşim alanına dönüşte kız çocuklar kardeş bakımı, yemek hazırlığı, odun veya su taşıma, temizlik gibi “ev işlerinden” sorumlu tutularak bir nevi “çıraklık” ile çocuk yaşta eş olmanın, anneliğin gerekliliklerini öğreniyor, becerilerini ediniyorlar. 2021 yılı Mayıs ayında Adana Ovası’nda mevsimlik tarım işçisi kadınlar ve kız çocuklara gerçekleştirdiğimiz</span> <a href="https://turkiye.un.org/tr/149468-mevsimlik-tarim-iscisi-kadinlar-cadir-sohbetleriyle-gucleniyor"><span style="font-weight: 400;">çadır sohbetlerinde</span></a><span style="font-weight: 400;"> çocuk yaşta, erken ve zorla evlilikler hakkında konuşurken bu görünmez, ücretsiz emeğe dair de paylaşımlar duyduk. “</span><i><span style="font-weight: 400;">Evliliğin zor yanı; kaynana ve tüm kalabalık aileye bakma. Evlenince kaynana evine gidilir ilk, orada yaşanır.</span></i><span style="font-weight: 400;">” “</span><i><span style="font-weight: 400;">Çocukluk 13-14 yaşında iş (ev işi) başlayınca biter.</span></i><span style="font-weight: 400;">” “</span><i><span style="font-weight: 400;">Evliliğin zor yanı; aileye ısınmak. Ev işi yapmak zor değil, zaten biliyorduk, küçükten öğreniyoruz.</span></i><span style="font-weight: 400;">”</span></p><h4><b>Bilinmeyen veriler teşhisi, tedbiri ve çözümü engelliyor</b></h4><p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’de çalıştırılan çocuklara dair (mülteci/göçmen/yabancı uyruklu çocuklar dahil) resmi veya gayri resmi veri çok az sayıda ve seyrek olarak toplanıyor. TÜİK tarafından 2019 yılı Ekim-Aralık döneminde gerçekleştirilen ve 5-17 yaş grubunda ekonomik faaliyette çalışan çocuklara ilişkin verileri içeren Çocuk İşgücü Anketi sonuçları 31 Mart 2020’de yayınlandı. Bir önceki anket ise 7 sene önce gerçekleşmişti. Daha sık toplanan ve sonuçları paylaşılan TÜİK İşgücü İstatistikleri ve Hanehalkı İşgücü Anketi ise 15 yaş üstü nüfusu içeriyor ve burada da 15-18 yaş aralığındaki çocuklara ilişkin yaş veya cinsiyet bazında ayrıştırılmış veri veya il, ilçe, sektör, iş kolu, eğitim durumu gibi detaylar bulunmuyor. Çocuk İşçiliği ile Mücadele Ulusal Programı ve Ulusal İstihdam Stratejisi kapsamındaki eylemlere dair yükümlülük sahipleri yani devlet kurumları ve idari amirler zengin, analiz edilebilir, ders çıkarılabilir tüm bilgi ve belgeleri kamuoyu nezdinde paylaşmıyorlar. Görülmeyen, duyulmayan, bilinmeyen veriler sorunu doğru teşhis etmeyi, uygun ve etkili çözümleri bulmayı ve bu çözümleri uygulayarak koruyucu ve önleyici tedbirleri içeren bir sistem kurmayı ortadan kaldırıyor. Oysaki gerçekliğin olduğu gibi tüm çıplaklığıyla ortaya konması bir suçlama, karalama, yıkma aracı olarak tüketilmeden iyileşme, dönüştürme, değişme fırsatı olarak kullanılabilir.</span></p>						</div>
				</div>
					</div>
				</div>
		<div data-particle_enable="false" data-particle-mobile-disabled="false" class="elementor-element elementor-element-f6a0b9c e-flex e-con-boxed e-con e-parent" data-id="f6a0b9c" data-element_type="container">
					<div class="e-con-inner">
				<div class="elementor-element elementor-element-d23a0af elementor-view-default elementor-widget elementor-widget-wgl-toggle-accordion" data-id="d23a0af" data-element_type="widget" data-widget_type="wgl-toggle-accordion.default">
				<div class="elementor-widget-container">
			<div class="wgl-accordion icon-plus" id="wgl-accordion-d23a0af" data-type="accordion"><div class="wgl-accordion_panel"><h4 id="wgl-accordion_header-2201" class="wgl-accordion_header" data-default=""><span class="wgl-accordion_title">Dipnotlar</span><i class="wgl-accordion_icon elementor-icon "></i></h4><div class="wgl-accordion_content"><p><span style="color: #232526;"><sub><span style="font-weight: 400;">[1]</span><span style="font-weight: 400;"> Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme, Madde 32 “</span><i><span style="font-weight: 400;">Taraf Devletler, çocuğun, ekonomik sömürüye ve her türlü tehlikeli işte ya da eğitimine zarar verecek ya da sağlığı veya bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ya da toplumsal gelişmesi için zararlı olabilecek nitelikte çalıştırılmasına karşı korunma hakkını kabul ederler.</span></i><span style="font-weight: 400;">”</span></sub></span></p><p><span style="color: #232526;"><sub><span style="font-weight: 400;">ILO &amp; UNICEF Office of Research (2022) The role of social protection in the elimination of child labour: Evidence review and policy implications (Çocuk İşçiliğinin Ortadan Kaldırılmasında Sosyal Korumanın Rolü: Kanıtlar ve Politika Etkileri). “</span><i><span style="font-weight: 400;">Çocuk işçiliği, her çocuğun çocukluk hakkının ihlalidir ve her hükümetin çocuklarını koruma konusundaki en temel görevini ihmalidir.</span></i><span style="font-weight: 400;">”</span><a href="https://www.ilo.org/wcmsp5/groups/public/---ed_norm/---ipec/documents/publication/wcms_845168.pdf" style="color: #232526;"> <span style="font-weight: 400;">https://www.ilo.org/wcmsp5/groups/public/—ed_norm/—ipec/documents/publication/wcms_845168.pdf</span></a></sub></span></p><p><span style="color: #232526;"><sub><span style="font-weight: 400;">[2]</span><span style="font-weight: 400;"> Birleşmiş Milletler (BM) Çocuğa Karşı Şiddet Araştırması (UNVAC) şiddetin gerçekleştiği beş temel ortamı da ortaya koymuştur. Biri çalışma ortamlarında şiddettir. Araştırmada “</span><i><span style="font-weight: 400;">tehlikeli, zararlı veya sakıncalı işlerde çalıştırma, çalışmasını göz ardı etme, göz yumma</span></i><span style="font-weight: 400;">” ihmal olarak tanımlanmıştır. </span><span style="font-weight: 400;">BM Çocuk Hakları Komitesi’nin 13. Genel Yorumunda “en kötü biçimlerdeki çocuk işçiliği” olarak tanımlanan işleri yapanlar başta olmak üzere çalıştırılan çocuklar şiddete uğrama riski yüksek olan çocuk grupları arasında yer alıyor.</span></sub></span></p><p><span style="color: #232526;"><sub><span style="font-weight: 400;">[3]</span><span style="font-weight: 400;"> ILO ve UNICEF tarafından 2021 yılında yayımlanan Child Labour Global Estimates 2020 – Çocuk İşçiliği Küresel Tahminler 2020 Raporu ev işlerini de kapsama aldı. “</span><i><span style="font-weight: 400;">Çocuk işçiliği tanımı haftada 21 saat veya daha fazla süre ev işleri yapmayı içerecek şekilde genişletildiğinde, çocuk işçiliğinin yaygınlığı her iki cinsiyet için de artarken kız çocuk işçiliğindeki artış çok daha yüksek. Sonuç olarak, çocuk işçiliğinin yaygınlığındaki cinsiyet farkı yüzde 2,8 puandan 1,6 puana yani neredeyse yarı yarıya azalmakta.</span></i><span style="font-weight: 400;">”</span><a href="https://www.ilo.org/wcmsp5/groups/public/---ed_norm/---ipec/documents/publication/wcms_797515.pdf" style="color: #232526;"> <span style="font-weight: 400;">https://www.ilo.org/wcmsp5/groups/public/—ed_norm/—ipec/documents/publication/wcms_797515.pdf</span></a></sub></span></p><p><span style="color: #232526;"><sub><span style="font-weight: 400;">[4]</span><span style="font-weight: 400;"> Bu yazıda “eğitimsiz” tanımı “örgün veya yaygın öğretim almamış veya örgün veya yaygın öğretimden erken ayrılmak zorunda kalmış ve dolayısıyla mezun olmamış”, “vasıfsız” tanımı “eğitim gerektirmeyen işleri yapan” olarak kullanılmıştır.</span></sub></span></p></div></div></div>		</div>
				</div>
					</div>
				</div>
				</div>
		]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuk İşçiliği</title>
		<link>https://egitimreformugirisimi.org/etraflica-cocuk-isciligi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Eğitim Reformu Girişimi]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Jun 2022 11:18:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Etraflıca]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egitimreformugirisimi.org/etraflica-cocuk-isciligi/</guid>

					<description><![CDATA[Dünyada 160 milyon çocuk, yani her on çocuktan biri, çalışıyor. Türkiye’de ise, 2019 yılına ait resmi rakamlar 720 bin çocuğun işgücünde olduğunu gösteriyor. Devletler, birçok ulusal ve uluslararası kurum çocuk işçiliğinin ortadan kaldırılması gereken bir sorun olduğu; çocukların çalışmasının bilişsel, fiziksel ve sosyal gelişimlerini olumsuz yönde etkilediği ve okul terkine yol açtığı konusunda hemfikirler. Bu amaçla 2002 yılında Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) tarafından ilan edilen 12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü çocuk işçiliğinin ortadan kaldırılması için yapılan çalışmaların ön plana çıkarılmasını amaçlıyor. Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları da çocuk işçiliğinin her türünün 2025 yılına dek sonlandırılması gerektiğini vurguluyor. Atılan adımlar ve ortaya konan hedeflere rağmen dünyadaki çocuk nüfusunun azımsanmayacak bir bölümü çalışmaya devam ediyor ya da iş arıyor. Tüm çocukların nitelikli eğitim hakkının güvencede olması için de bir an önce sonlandırılması gereken çocuk işçiliğini Etraflıca’nın ilk sayısında güncel ve ilgili verilerle ele alıyoruz.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="34302" class="elementor elementor-34302" data-elementor-post-type="post">
				<div data-particle_enable="false" data-particle-mobile-disabled="false" class="elementor-element elementor-element-23e4cd58 e-flex e-con-boxed e-con e-parent" data-id="23e4cd58" data-element_type="container">
					<div class="e-con-inner">
				<div class="elementor-element elementor-element-942bc79 elementor-view-default elementor-widget elementor-widget-wgl-toggle-accordion" data-id="942bc79" data-element_type="widget" data-widget_type="wgl-toggle-accordion.default">
				<div class="elementor-widget-container">
			<div class="wgl-accordion icon-plus" id="wgl-accordion-942bc79" data-type="accordion"><div class="wgl-accordion_panel"><h4 id="wgl-accordion_header-1551" class="wgl-accordion_header" data-default="yes"><span class="wgl-accordion_title">Çocuk İşçiliği</span><i class="wgl-accordion_icon elementor-icon "></i></h4><div class="wgl-accordion_content"><p>Çocuğun çocukluğunu yaşamasına engel olan; fiziksel, bilişsel ve ruhsal olarak sağlıklı gelişimini zedeleyen her aktiviteyi içerir.<br />(Kaynak: <a href="http://bit.ly/32je9MI" target="_blank" rel="noopener noreferrer">http://bit.ly/32je9MI</a> , <a href="https://bit.ly/2K21bA8">Eğitim İzleme Raporu 2019 | Öğrenciler ve Eğitime Erişim</a>)</p><p>ERG Sözlük <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f449.png" alt="👉" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /><span> </span><a href="https://www.egitimreformugirisimi.org/erg-sozluk/">https://www.egitimreformugirisimi.org/erg-sozluk/</a></p></div></div></div>		</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-b3ad2c0 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="b3ad2c0" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<h4><b>Çocukların çalışması yasal mı?</b></h4><p><span>Çocuk hakları açısından önemli çerçeve belgelerden </span><a href="https://www.unicef.org/turkiye/%C3%A7ocuk-haklar%C4%B1na-dair-s%C3%B6zle%C5%9Fme"><span>Çocuk Haklarına Dair Sözleşmesi</span></a><span> ve </span><a href="https://www.ilo.org/ankara/conventions-ratified-by-turkey/WCMS_377287/lang--tr/index.htm"><span>Uluslararası Çalışma Örgütü 138 No’lu Asgari Yaş Sözleşmesi</span></a><span> çocukların çalışabilecekleri minimum yaşa ve çalışma koşullarına dair düzenlemeler sunuyor. Bununla birlikte</span><span>, çocukların onlara zarar verecek ve eğitimlerine engel olacak işlerde çalışmasının engellenmesinin devletlerin sorumluluğunda olduğunu belirtiyor. </span><a href="https://www.unicef.org/turkey/%C3%A7ocuk-haklar%C4%B1na-dair-s%C3%B6zle%C5%9Fme"><b>Çocuk Hakları Sözleşmesi</b></a><b>, taraf devletleri çocukların sömürülmelerini, eğitimlerini ve gelişimlerini engelleyebilecek tehlikeli işlerde çalışmalarını önlemek için yasal düzenlemeler yapmakla ve bu düzenlemeleri uygulamakla sorumlu tutuyor.<span> </span></b><span>Türkiye bu sözleşmenin 1994 yılından bu yana tarafıdır.</span><span> </span><a href="https://www.ilo.org/ankara/conventions-ratified-by-turkey/WCMS_377287/lang--tr/index.htm"><span>Uluslararası Çalışma Örgütü</span></a><span>, çalışmaya başlama yaşının 15 yaşın altında olmaması gerektiğini belirtiyor. Bu kapsamda devletler, çalışmaya başlama yaşının düzenlenmesi, çocukların çalışabileceği sektörlerin belirlenmesi ve eğitime devam etmelerinin garanti altına alınması gibi konularda yasal düzenlemeler yapıyorlar. Türkiye dahil pek çok ülkede 15-17 yaş zorunlu eğitim kapsamında olsa da bu çocukların çalışmasına yasal izin veriliyor. Çocuk işçiliğinin eğitimden ayrılma nedenlerinden biri olması, çalışmaya başlama yaşının eğitim ve çocuk hakları bağlamında yeniden değerlendirilmesini gerektiriyor.</span></p><p><span>Türkiye’de çocukların çalıştırılabilecekleri en düşük yaş Cumhuriyet’in ilanından beri birçok kez değiştirildi ve yükseltildi. 1930’da Genel Sağlığı Koruma Yasası kapsamında yapılan ilk düzenleme 12 yaş altındaki çocukların çalışmasını yasaklarken 15 yaşın altındakilerin çalışması 1983’te yasaklandı. Buna karşın hafif işlerde 14 yaşındaki çocukların, belirli koşullar altında sanat, kültür ve reklam faaliyetlerinde 14 yaşın altındakilerin çalışmasına izin veriliyor.</span></p>						</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-f05482b elementor-widget elementor-widget-image" data-id="f05482b" data-element_type="widget" data-widget_type="image.default">
				<div class="elementor-widget-container">
										<figure class="wp-caption">
										<img decoding="async" src="https://www.egitimreformugirisimi.org/wp-content/uploads/2022/06/CALISMA_YASI_TIMELINE_WEB-2048x1048.png" title="" alt="" loading="lazy" />											<figcaption class="widget-image-caption wp-caption-text">Görsel, yasal mevzuat taranarak ERG tarafından hazırlandı.</figcaption>
										</figure>
							</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-44f3df7 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="44f3df7" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<p><span>Çalışma yaşı dışında Türkiye’de çalışan çocuklara ilişkin yasal sınırlar “</span><a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=5457&amp;MevzuatTur=7&amp;MevzuatTertip=5"><span>Çocuk ve Genç İşçilerin Çalıştırılma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik</span></a><span>” tarafından düzenleniyor. Yönetmelik 14-18 yaş grubundaki çocuklar için çocuk işçi (14 yaşını tamamlamış), genç işçi (15 yaşını tamamlamış) ve 16 yaşını tamamlamış işçiler olmak üzere üç kategoriyle çalıştırılabilecekleri iş kollarını ve koşulları belirliyor. Türkiye’de zorunlu eğitim 12 yıl olduğu için tüm çalışan çocukların zorunlu eğitim çağında olduğunu belirtmek gerekiyor. Bu nedenle çalışan çocuklara ilişkin düzenlemelerde eğitime devam etmelerinin güvence altına alınması çok önemli. Buna yönelik etkili uygulamalar için öncelikle Türkiye’de ne kadar çocuğun hangi koşullar altında çalıştığının belirlenmesi gerekiyor.</span></p><h4><b>Türkiye’de ne kadar çalışan çocuk var?</b></h4><p><span>Türkiye’de çalışan çocuk sayısı Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayımlanan iki farklı istatistikten sınırlı olarak takip edilebiliyor. Öncelikle TÜİK, düzenli olarak paylaştığı istihdam verilerinin içinde sadece 15-17 yaş arasındaki çocukların işgücüne katılım oranlarına yer veriyor. </span><b>2021’de yayımlanan verilere göre 15-17 yaş arasındaki çocukların %16,4’ü işgücünde, yani her yüz çocuktan 16’sı halihazırda çalışıyor ya da aktif olarak iş arıyor.</b><span> Cinsiyete göre bakıldığında; oğlan çocuklarda işgücüne katılım oranı %22,9’ken kız çocuklarda bu oran %9,5’tir.</span></p><p><span>Çalışan çocuklara dair diğer bir veri kaynağı da yine TÜİK tarafından yayımlanan Çocuk İşgücü Anketi’dir. Anket kapsam açısından, diğer veri kaynaklarına kıyasla daha kapsamlı verilere erişim imkânı sunuyor. Çocukların hangi sektörlerde çalıştıklarına, okula devam edip etmediklerine, çalışan çocukların hangi yaş gruplarında ve cinsiyette yoğunlaştıklarına ve işyerlerinde karşılaştıkları sorunlara dair bir genel çerçeve çiziyor. Bununla birlikte, işgücü verileri anketinin aksine Çocuk İşgücü Anketi düzenli olarak yapılmıyor. Devlet İstatistik Enstitüsü (2005 itibarıyla TÜİK) tarafından ilk kez 1994’te yapılan anket, 1999, 2006 ve 2012 yıllarında tekrarlandı. Son anket ise yedi yıllık bir aranın ardından 2019’da uygulandı. </span><b>Çocuk İşgücü Anketi’nin düzenli olarak yapılmaması çalışan çocuklara dair verilerin yakından takip edilebilmesinin önünde önemli bir engeldir. </b></p><p><a href="https://data.tuik.gov.tr/Bulten/Index?p=Child-Labour-Force-Survey-2019-33807"><span>Çocuk İşgücü Anketi, 2019</span></a><span>’a göre Türkiye’de 5-17 yaş arasında 720 bin çocuk çalışıyor. Türkiye’de çalışan çocukların önemli bir bölümü hizmet sektöründe (%45,5) çalışırken bu sektörü tarım (%30,8) ve sanayi (%23,7) takip ediyor. Bu çocuklar arasında en geniş grubu (%79,7) yasal çalışmaya başlama yaşı nedeniyle 15-17 yaş arasındaki çocuklar oluşturuyor. Bu sayılar kayıt dışı çalışan çocukları kapsamıyor. Buna ek olarak, ankette Türkiye’de yaşayan 1 milyonun üzerindeki mülteci çocuğun çalışma durumuna ilişkin veriler de yer almıyor. 2018 Türkiye Nüfus Sağlık Araştırması verilerini kullanan bir </span><a href="https://www.iza.org/publications/dp/14466/the-making-of-a-lost-generation-child-labor-among-syrian-refugees-in-turkey"><span>araştırmaya</span></a><span> göre, 15-17 yaş arasındaki Suriyeli oğlan çocukların %45,1’i aynı yaş grubundaki kız çocukların ise %8,1’i gelir getirici işlerde çalışıyor. </span></p><h4><b>Çocuk işçiliği kız ve oğlan çocuklar arasında nasıl farklılık gösteriyor?</b></h4><p><span>2021’de, 15-17 yaş arasındaki çalışan çocukların %71,8’ini oğlanlar, %28,2’sini ise kız çocuklar oluşturuyor. TÜİK tarafından verilerin paylaşıldığı son 7 yıldaki duruma bakıldığında farkın bu yıla özgü olmadığı, yıllardır devam ettiği görülüyor. Güncel verilere göre, 14-17 yaş grubunda eğitim dışındaki kız çocuklarının oranının (%9,5) oğlan çocuklara çok yakın olması (%9,0) resmi işgücü istatistiklerinde görünmeyen kız çocukların nerede olduğu sorusunu akla getiriyor. Çocuk işgücüne ilişkin verilerin yasal ve ücretli işlerle sınırlı olması ve ev içi emeğin kapsam dışında olması, benzer etkilere sahip olabilecek ev içi emeğin kız çocuklar üzerindeki etkisininin izlenmesini zorlaştırıyor. Bir </span><a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC5860687/"><span>araştırmaya</span></a><span> göre, düşük ve orta gelirli ülkelerde ücretli işler arasında sayılmayan ev içi emek faaliyetlerine kız çocuklar, oğlan çocuklara göre daha fazla katılıyor. Ev içi emek yükü de çocuğa olası olumsuz etkileri nedeniyle çocuk işçiliği kapsamında değerlendirilmelidir.</span></p>						</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-4bdafe1 elementor-widget elementor-widget-image" data-id="4bdafe1" data-element_type="widget" data-widget_type="image.default">
				<div class="elementor-widget-container">
													<img decoding="async" src="https://www.egitimreformugirisimi.org/wp-content/uploads/2022/06/Image-from-iOS-2048x1048.png" title="" alt="" loading="lazy" />													</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-b144dbf elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="b144dbf" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<p><span>Ev içi emeğe dair güncel veriler Çocuk İşgücü Anketi, 2019’da ele alınıyor. Anket, kız çocukların ev içi emek faaliyetlerinde daha fazla çalıştığını gösteriyor. 5-17 yaş grubuna bakıldığında oğlan çocukların %40’ının kızların ise %51,3’ünün ev işlerinde ailelerine yardımcı olduğu görülüyor. Ancak kızlar oğlanlara göre ev içi emek için daha fazla zaman harcıyorlar. Anket sonuçlarına göre, “genellikle” ev işleri (temizlik, yemek pişirme, alışveriş vb.) yaptığını söyleyen kız çocukların oranı oğlanların neredeyse iki katı. Bakım emeğinde ise bu fark kız çocuklar aleyhinde iki kattan fazla. Ev işi yapan kız çocukların %4,4’ü, oğlan çocukların ise %1,4’ü ev içi emeğe haftalık 21 saatten fazla zaman harcıyor.</span></p><p><b>Haftalık 21 saatten fazla ev işlerine katkı sunan kız çocuklarının %44,4’ünün eğitim dışında olması ev içi emeğin de çocuk işçiliği olarak değerlendirilmesi gerektiğine işaret ediyor.<span> </span></b><span>Tanımı hatırlatmak gerekirse, çocuk işçiliği, çocukların bilişsel, fiziksel ve sosyal gelişimleri için tehlikeli ve zarar verici nitelikte işlerle birlikte çocukların eğitime devamlarını doğrudan engelleyen ve eğitimden erken ayrılmalarına neden olabilecek iş türlerini kapsar.</span></p><h4><b>Çalışan çocuklar eğitimlerine devam ediyor mu?</b></h4><p><span>Çocuk İşgücü Anketi’nin sağladığı önemli verilerden biri de çalışan çocukların ne kadarının eğitime devam edebildiğidir. Buna göre, çalışan çocukların %34,3’ü eğitim dışında. Bu veriler 2019 yılına ait olduğu için mevcut durumu yansıtmıyor. </span></p><p><span>Yaşa göre okullulaşma verileri çalışmaya başlama yaşı olan 15 yaşın eğitime devam konusunda ne kadar önemli olduğuna ilişkin fikir verebilir. </span><a href="https://www.egitimreformugirisimi.org/egitim-izleme-raporu-2021-ogrenciler-ve-egitime-erisim/"><span>Eğitim İzleme Raporu: Öğrenciler ve Eğitime Erişim 2021</span></a><span> dosyasında detaylıca ele alındığı gibi, 15 yaşla birlikte öğrenciler eğitim dışına çıkmaya başlıyorlar. 14 yaşta %96,3 olan yaşa göre okullulaşma oranı, 15 yaşta %93,4’e, 16 yaşta %88,5’e ve 17 yaşta %84,5’e düşüyor. Bu durum, çocuk işçiliğini önleyici adımların ortaokul çağı itibarıyla atılması gerektiğine ve çalışmaya başlama yaşının %100 okullulaşma hedefi doğrultusunda yeniden değerlendirilmesi gerektiğine işaret ediyor.</span></p><p><span>Çocuk işçiliğine ilişkin mevcut resmi veriler, çalışma hayatının çocukların eğitim hayatlarını nasıl etkilendiğine, çalışan/çalışmayan çocuk ayrımında devamsızlık durumuna ve psikolojik, sosyal ya da akademik gelişim farklarına ilişkin herhangi bir bulgu sunmuyor. Bu durum, eğitim dışına çıkma tehdidi altındaki çalışan çocuklara dair izleme yapılmasını ve okul terkini önleyici erken uyarı sistemlerinin çalışmasını zorlaştırıyor. Tüm çocukların nitelikli eğitime erişimlerinin sağlanması ve gelişimlerinin desteklenmesi önünde engel oluşturan çocuk işçiliğinin önlenmesi için öncelikle çocuk işçiliğine yol açan yoksulluğun ve ekonomik sorunların ortadan kaldırılması gerekiyor. Bununla birlikte, veri eksiklerinin giderilmesi, kamu idaresi, sivil toplum ve özel sektör işbirliğiyle bütünlüklü politikaların hayata geçirilmesi hayati önem taşıyor.</span></p>						</div>
				</div>
					</div>
				</div>
		<div data-particle_enable="false" data-particle-mobile-disabled="false" class="elementor-element elementor-element-76f0919 e-flex e-con-boxed e-con e-parent" data-id="76f0919" data-element_type="container">
					<div class="e-con-inner">
				<div class="elementor-element elementor-element-a9a5664 elementor-view-default elementor-widget elementor-widget-wgl-toggle-accordion" data-id="a9a5664" data-element_type="widget" data-widget_type="wgl-toggle-accordion.default">
				<div class="elementor-widget-container">
			<div class="wgl-accordion icon-plus" id="wgl-accordion-a9a5664" data-type="accordion"><div class="wgl-accordion_panel"><h4 id="wgl-accordion_header-1771" class="wgl-accordion_header" data-default=""><span class="wgl-accordion_title">Kaynakça</span><i class="wgl-accordion_icon elementor-icon "></i></h4><div class="wgl-accordion_content"><ul><li>BM (1989).<span> </span><a href="https://www.unicef.org/turkiye/%C3%A7ocuk-haklar%C4%B1na-dair-s%C3%B6zle%C5%9Fme">Çocuk haklarına dair sözleşme.</a></li><li><a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=5457&amp;MevzuatTur=7&amp;MevzuatTertip=5">Çocuk ve Genç İşçilerin Çalıştırılma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik</a><span> </span>(2004, 6 Nisan). Resmî Gazete (Sayı: 25425).</li><li><span>Dayıoğlu, M., Kırdar, M. G. ve Koç, İ (2021). <a href="https://www.iza.org/publications/dp/14466/the-making-of-a-lost-generationchild-labor-among-syrian-refugees-in-turkey">The making of a lost generation: Child labor among Syrian refugees in Turkey.</a> IZA Institute of Labor Economics Discussion Paper Series.</span></li><li><span>ILO (t.y). <a href="https://www.ilo.org/ankara/areas-of-work/child-labour/lang--tr/index.htm">Çocuk işçiliği.</a></span></li><li>ILO (1973).<span> </span><a href="https://www.ilo.org/ankara/conventions-ratified-by-turkey/WCMS_377287/lang--tr/index.htm">138 No'lu asgari yaş sözleşmesi.</a></li><li><span>Putnick, D. L., ve Bornstein, M. H. (2016). <a href="https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC5860687/">Girls’ and boys’ labor and household chores in low- and middle- income countries.</a> Monographs of the Society for Research in Child Development, 81(1), 104.</span></li><li><span>Tunca, E., Kesbiç, K. ve Gencer, E., G. (2021). <a href="https://www.egitimreformugirisimi.org/egitim-izleme-raporu-2021-ogrenciler-ve-egitime-erisim/">Eğitim izleme raporu 2021: Öğrenciler ve eğitime erişim.</a> Eğitim Reformu Girişimi.</span></li><li>TÜİK (2020, 31 Mart).<span> </span><a href="https://data.tuik.gov.tr/Bulten/Index?p=Child-Labour-Force-Survey-2019-33807">Çocuk işgücü anketi sonuçları, 2019.</a></li><li><span>TÜİK (2022, 20 Nisan). <a href="https://data.tuik.gov.tr/Bulten/Index?p=Istatistiklerle-Cocuk-2021-45633">İstatistiklerle çocuk, 2021.</a></span></li><li><span>UNICEF ve ILO (2021). <a href="https://www.ilo.org/wcmsp5/groups/public/---ed_norm/---ipec/documents/publication/wcms_797515.pdf">Child labour: Global estimates 2020, trends and the road forward.</a><br /></span><span>UNODC (t.y). <a href="https://www.unodc.org/roseap/en/sustainable-development-goals.html#">Sürdürülebilir kalkınma amaçları.</a></span></li></ul></div></div><div class="wgl-accordion_panel"><h4 id="wgl-accordion_header-1772" class="wgl-accordion_header" data-default=""><span class="wgl-accordion_title">Künye</span><i class="wgl-accordion_icon elementor-icon "></i></h4><div class="wgl-accordion_content"><p><span style="color: #232526;"><strong>Katkıda Bulunanlar:</strong> Ezgi Tunca, Özgenur Korlu, Umay Aktaş Salman</span></p><p><span style="color: #232526;"><strong>Yayına Hazırlayanlar:</strong> Gülbeyaz Durmuş, <span class="teacher-degree">Serdar Güneri</span></span></p><p><span style="color: #232526;"><em>Katkıları için Burcu Meltem Arık'a ve Işık Tüzün'e teşekkür ederiz.</em></span></p></div></div></div>		</div>
				</div>
					</div>
				</div>
				</div>
		]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
