<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Açıklama &#8211; ERG</title>
	<atom:link href="https://egitimreformugirisimi.org/haberler_kategori/aciklamalar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://egitimreformugirisimi.org</link>
	<description>Eğitim Reformu Girişimi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 17 Apr 2026 14:04:32 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://egitimreformugirisimi.org/wp-content/uploads/2024/05/cropped-erg_logo1-1-32x32.png</url>
	<title>Açıklama &#8211; ERG</title>
	<link>https://egitimreformugirisimi.org</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Okulda Şiddet Bir Sistem Sorunudur</title>
		<link>https://egitimreformugirisimi.org/haberler/okulda-siddet-bir-sistem-sorunudur/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[gulbeyaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 2026 14:02:25 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://egitimreformugirisimi.org/?post_type=haberler&#038;p=48448</guid>

					<description><![CDATA[Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta gerçekleşen saldırılar hepimizi çok derinden üzdü. Hayatını kaybedenleri saygıyla anıyor, yaralananlara acil şifalar diliyor; öğretmenlere, öğrencilere ve ailelerine başsağlığı ve geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="48448" class="elementor elementor-48448" data-elementor-post-type="haberler">
				<div data-particle_enable="false" data-particle-mobile-disabled="false" class="elementor-element elementor-element-bb8b649 e-flex e-con-boxed e-con e-parent" data-id="bb8b649" data-element_type="container">
					<div class="e-con-inner">
				<div class="elementor-element elementor-element-754315f elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="754315f" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<p><span>Son dönemde artan okulda şiddet olayları, birbirinden bağımsız değildir ve daha geniş bir toplumsal bağlam içinde değerlendirilmelidir. Bir sistem sorunu olan ve zaman içinde oluşan bu durum;</span></p><ul><li><span>ekonomik eşitsizlikler,</span></li><li><span>adalete olan inancın azalması, toplumsal şiddet ve kutuplaşma,</span></li><li><span>çocuğun okulla ve sosyal hayatla kurduğu bağın zayıflaması ve dışlanması,  <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/25aa.png" alt="▪" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />okul ve aile arasında etkili işbirliği mekanizmalarının kurulamaması</span></li></ul><p><span>gibi birbirini besleyen yapısal sorunlarla şekillenir. Bu nedenle şiddetin, yalnızca okulun sınırları içinde çözülebilecek bir sorun olmadığı ve güvenlik önlemlerinin tek başına yetersiz kalabileceği unutulmamalıdır. </span></p><p><span>Güvenli eğitim ortamları kamusal bir hak ve sorumluluktur. Okulda şiddetin hemen ve şimdi sonlanması, tüm politika yapıcılar ve uygulayıcılar için en öncelikli gündem olmalıdır. </span></p><p><span>Okulda şiddetin önlenebilmesi için;</span></p><ul><li><span>eğitim politikaları diğer politikalarla birlikte, bütüncül olarak ele alınmalı,</span></li><li><span>çocuğun ve öğretmenin iyi olma hâlinin merkezde olduğu, önleyici ve onarıcı politikalar önceliklendirilmeli,</span></li><li><span>kamu kurumları hem kendi aralarında hem de sivil toplum ve akademiyle işbirliği içinde hareket etmelidir.</span></li></ul>						</div>
				</div>
					</div>
				</div>
				</div>
		]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>2024-25 Eğitim-Öğretim Yılında Eğitim Dışındaki Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı Çocuk Sayısında Güncelleme</title>
		<link>https://egitimreformugirisimi.org/haberler/2024-25-egitim-ogretim-yilinda-egitim-disindaki-turkiye-cumhuriyeti-vatandasi-cocuk-sayisinda-guncelleme/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[gulbeyaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Feb 2026 09:41:33 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://egitimreformugirisimi.org/?post_type=haberler&#038;p=48348</guid>

					<description><![CDATA[Eğitim Reformu Girişimi (ERG), 2019 yılından bu yana zorunlu eğitim çağında eğitim dışındaki çocukların sayısını* kamuya açık veriler üzerinden değerlendiriyor. Eğitim İzleme Raporu 2025’te yer alan değerlendirmeler, Millî Eğitim Bakanlığının yayımladığı yaşa göre okullulaşma oranları ile Türkiye İstatistik Kurumunun Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) verilerine dayanıyor. ERG kız ve oğlan çocukların eğitime erişimini izleyebilmek [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="48348" class="elementor elementor-48348" data-elementor-post-type="haberler">
				<div data-particle_enable="false" data-particle-mobile-disabled="false" class="elementor-element elementor-element-00fd0fd e-flex e-con-boxed e-con e-parent" data-id="00fd0fd" data-element_type="container">
					<div class="e-con-inner">
				<div class="elementor-element elementor-element-75e367a elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="75e367a" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<p><span style="font-weight: 400;">Eğitim Reformu Girişimi (ERG), 2019 yılından bu yana zorunlu eğitim çağında eğitim dışındaki çocukların sayısını* kamuya açık veriler üzerinden değerlendiriyor. Eğitim İzleme Raporu 2025’te yer alan değerlendirmeler, Millî Eğitim Bakanlığının yayımladığı yaşa göre okullulaşma oranları ile Türkiye İstatistik Kurumunun Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) verilerine dayanıyor. ERG kız ve oğlan çocukların eğitime erişimini izleyebilmek için, yaş ve cinsiyet kırılımı sunan ve kamuya açık bir şekilde paylaşılan ADNKS veri setini kullanıyor. Bu yöntemle yapılan hesaplamada, 2024-25 eğitim-öğretim yılında zorunlu eğitim çağında olmasına rağmen eğitim dışında kalan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı çocuk sayısı tahmini 611 bin 612 olarak bulundu. ADNKS’ye geçici koruma altındaki gruplar hariç yabancı uyruklu çocukların dahil olduğu bilgisi üzerine, ADNKS’den zorunlu eğitim çağındaki yabancı uyruklu çocuk sayısı çıkarılarak yeni nüfus verisi oluşturuldu. Eğitim İzleme Raporu 2025’te yer verilen eğitim dışındaki Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı çocuk sayısı da kamuya açık veri ile yapılabilecek en yakın tahmin doğrultusunda güncellenmiştir. Yeni hesaplamada, eğitim dışındaki çocuk sayısı tahmini 604 bin 446 olarak belirlendi. İki hesaplama arasındaki fark 7 bin 166’dır. Her iki hesaplama da zorunlu eğitim çağındaki çocukların tahmini %96,1’inin okullulaştığını, eğitim dışında kalanların oranının ise tahmini %3,9 düzeyinde olduğunu gösteriyor. Kullanılan veri setlerinin kapsamı ve ayrıntı düzeyi, eğitim dışındaki çocukların vefat, yurt dışına göç, kısa dönem pasife geçme gibi fiili durumlarının tüm boyutlarıyla ayrıştırılmasına olanak tanımadığından, bu hesaplamanın çeşitli sınırlılıklar içerdiğini de ayrıca vurgulamak gerekiyor.</span></p><p><span style="font-weight: 400;">Bu güncelleme, kamusal verinin kapsamı ve üretim biçimiyle ilgili daha geniş bir ihtiyaca işaret ediyor. Eğitim dışına çıkan çocuklara ilişkin verilerin yaş, cinsiyet ve vatandaşlık kırılımlarında düzenli ve tutarlı biçimde paylaşılması, izleme çalışmalarının ve politika geliştirme süreçlerinin sınırlılığını azaltacaktır. Eğitim sisteminin niteliğinin ve kapsayıcılığının değerlendirilebilmesi için, okullulaşma oranlarının yanı sıra eğitim dışında kalan çocuk sayılarına ilişkin verilerin düzenlenmesi ve paylaşılması ihtiyacı bulunuyor. Bunun karşılanabilmesi, mevcut durumun izlenerek, ihtiyaca dönük ve etkili politikalar geliştirilebilmesi için önem taşıyor. Belirtilen sınırlılıklara yönelik daha ayrıntılı, güncel ve net veriler kamuoyuyla paylaşıldığında, ilgili hesaplamalar da bu çerçevede güncellenecek ve kamuoyuyla paylaşılacaktır.</span></p>						</div>
				</div>
					</div>
				</div>
		<div data-particle_enable="false" data-particle-mobile-disabled="false" class="elementor-element elementor-element-87ae784 e-flex e-con-boxed e-con e-parent" data-id="87ae784" data-element_type="container">
					<div class="e-con-inner">
				<div class="elementor-element elementor-element-0a885c3 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="0a885c3" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<p><b><i>*Eğitim dışındaki çocuk sayısı:</i></b><a href="https://databrowser.uis.unesco.org/resources/glossary/3152?search=Out-"> <i><span style="font-weight: 400;">UNESCO Eğitim İstatistikleri Enstitüsü</span></i></a><i><span style="font-weight: 400;"> (UIS) eğitim dışındaki çocukları, resmi ilkokul yaş aralığında olup ilkokula ve ortaokula kayıtlı olmayan çocuklar olarak tanımlıyor.</span></i><a href="https://www.unicef.org/turkiye/en/media/18056/file/REPORT%20ON%20ANALYSIS%20OF%20OUT-OF-SCHOOL%20CHILDREN%20IN%20THE%20NATIONAL%20POPULATION.pdf"> <i><span style="font-weight: 400;">UNICEF</span></i></a><i><span style="font-weight: 400;">&#8216;e göre ise eğitim dışındaki çocuklar daha önce okula gitmiş ancak artık devam etmeyen, henüz okula gitmeyen fakat ileride başlaması beklenen ve hiçbir zaman okula başlamayacak çocuklar olmak üzere üç gruba ayrılıyor.</span></i><a href="https://www.globalpartnership.org/node/document/download?file=sites/default/files/methodological_sheet_for_indicator_7.pdf"> <i><span style="font-weight: 400;">Küresel Eğitim Ortaklığı</span></i></a> <i><span style="font-weight: 400;">(GPE), ilkokul ve ortaokul çağındaki okul dışı çocuk oranlarını hesaplamak için ilgili eğitim kademesine kayıtlı olmayan çocuk sayısını, o yaş grubundaki toplam nüfusa bölerek yüzdelik oran elde ediyor. Hesaplamalarda okula kayıtlı olmanın fiilen devam etmek anlamına gelmemesi, idari verilerin yalnızca belirli bir tarihteki durumu yansıtması ve nüfus tahminlerinin zamanla güvenilirliğini yitirmesi gibi sınırlılıklar olduğunun altını çiziyor.</span></i><a href="https://unesdoc.unesco.org/in/documentViewer.xhtml?v=2.1.196&amp;id=p::usmarcdef_0000393833&amp;file=/in/rest/annotationSVC/DownloadWatermarkedAttachment/attach_import_314575e8-c47f-4ab4-a61f-15e47a257549%3F_%3D393833eng.pdf&amp;locale=en&amp;multi=true&amp;ark=/ark:/48223/pf0000393833/PDF/393833eng.pdf#2025_Scorecard_Cover+In.indd%3A.252692%3A1581"> <i><span style="font-weight: 400;">UIS ve Küresel Eğitim İzleme Raporu</span></i></a><i><span style="font-weight: 400;"> (GEMR), okul dışında kalan çocuk oranını belirli bir eğitim düzeyi için resmi yaş aralığındaki nüfusun yüzdesi olarak ya da okul dışında kalan toplam çocuk ve genç sayısı olarak hesaplıyor. Bu hesaplamalar Millî Eğitim Bakanlıkları tarafından toplanan idari veriler ve hanehalkı anketlerinden elde edilen verilerle yapılıyor. Her iki veri kaynağının da altyapı eksiklikleri, nüfus tahminleriyle tutarsızlıklar, farklı metodolojiler ve seyrek aralıklarla yapılma gibi sınırlılıkları bulunuyor. Bu nedenle UIS ve GEMR, çeşitli kaynaklardan gelen bilgiyi birleştirerek tutarlı tahminler üretebilecek bir</span></i><a href="https://www.unesco.org/gem-report/sites/default/files/medias/fichiers/2022/08/OOS_Proposal.pdf?hub=1016"> <i><span style="font-weight: 400;">istatistiksel model</span></i></a> <i><span style="font-weight: 400;">geliştirmiştir. Bu tanımlar çerçevesinde ERG, Türkiye bağlamında eğitim dışındaki çocuk kavramını, zorunlu eğitim çağında olup örgün eğitime kayıtlı olmayan çocuklar olarak kullanıyor. </span></i></p>						</div>
				</div>
					</div>
				</div>
				</div>
		]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MEB 2026 Bütçesinin Önceliği Eğitimin Niteliği Olmalıdır</title>
		<link>https://egitimreformugirisimi.org/haberler/meb-2026-butcesinin-onceligi-egitimin-niteligi-olmalidir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[gulbeyaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Dec 2025 10:32:52 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://egitimreformugirisimi.org/?post_type=haberler&#038;p=48194</guid>

					<description><![CDATA[2026 yılı Merkezi Yönetim Bütçesi, Türkiye’nin bir yandan enflasyonu düşürmeye yönelik bir program izlediği, diğer yandan 6 Şubat depremlerinden bu yana gündemde olan afet riskleri nedeniyle yeniden yapılanma için yüksek kamu harcaması ihtiyacının devam ettiği bir dönemde yürürlüğe girecek. Aralık ayı sonunda kabul edildiğinde merkezi yönetim bütçesinin yaklaşık 18,9 trilyon TL olması bekleniyor. Bu bütçe [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="48194" class="elementor elementor-48194" data-elementor-post-type="haberler">
				<div data-particle_enable="false" data-particle-mobile-disabled="false" class="elementor-element elementor-element-ab1a59c e-flex e-con-boxed e-con e-parent" data-id="ab1a59c" data-element_type="container">
					<div class="e-con-inner">
				<div class="elementor-element elementor-element-d61a339 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="d61a339" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<p><span style="font-weight: 400;">2026 yılı Merkezi Yönetim Bütçesi, Türkiye’nin bir yandan enflasyonu düşürmeye yönelik bir program izlediği, diğer yandan 6 Şubat depremlerinden bu yana gündemde olan afet riskleri nedeniyle yeniden yapılanma için yüksek kamu harcaması ihtiyacının devam ettiği bir dönemde yürürlüğe girecek. Aralık ayı sonunda kabul edildiğinde merkezi yönetim bütçesinin yaklaşık 18,9 trilyon TL olması bekleniyor. Bu bütçe içinde yükseköğretimin de dahil olduğu toplam kamu eğitim harcamaları %15,3 ile en büyük kalemlerden birini oluşturacak. MEB ise 1 trilyon 943 milyar 965 milyon 746 bin TL bütçe ile merkezi yönetim bütçe payı (%10,3) en yüksek bakanlıktır. Bu miktara, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu&#8217;ndan aktarılan kaynaklar (33 milyar 74 milyon TL), aday çıraklara ve çıraklara ödenen devlet katkısı (29 milyar 270 milyon TL) ile Hazine ve Maliye Bakanlığı bütçesinden aktarılacak kömür ödeneği (2 milyar 645 milyon 460 bin TL) eklendiğinde oran %10,6’ya çıkıyor. </span></p><p><span style="font-weight: 400;">Diğer yandan bu oranlar tek başına eğitimin önceliklendirildiği anlamına gelmiyor. MEB bütçesinin esnekliği ve etkisi sınırlı, öğretmenlere ayrılan kaynaklarda yapısal uyumsuzluk devam ediyor, artan çocuk yoksulluğuna karşı daha sistematik bir yaklaşıma ihtiyaç var. Eğitime öncelik verildiği iddiası yalnızca bütçe payının büyüklüğüyle değil, kaynakların nasıl kullanıldığı ve hangi etkiyi yarattığı da izlenerek değerlendirilmelidir.</span></p><h4><b>MEB bütçesinin esnekliği ve etkisi sınırlı</b></h4><p><span style="font-weight: 400;">MEB bütçesinde 2025’e göre %33,9’luk bir nominal artış görülüyor. Ancak bu artışın reel karşılığı, 2026 yılı için öngörülen enflasyon hedefine ne kadar yaklaşılacağına bağlıdır. Enflasyon hedefinin üzerinde gerçekleşecek her oran eğitim bütçesinin satın alma gücünü zayıflatacaktır. TÜİK verilerine göre Ekim 2024 ile Ekim 2025 arasında yıllık enflasyon %32,9 olarak gerçekleşti. 2026 yılı için Orta Vadeli Program (2026-2028) kapsamında belirlenen resmi enflasyon hedefi %16,0&#8217;dır. </span></p><p><span style="font-weight: 400;">Son yıllarda MEB’in merkezi yönetim bütçesi payı %10,0, GSYH içindeki payı ise %2,5 seviyesinde seyrediyor (Grafik 1). Bu durum MEB’in bütçe içindeki payının korunduğunu gösteriyor. Görülen sınırlı artışın enflasyona karşı koruma dışında ne için kullanılacağı MEB 2026 Yılı Bütçe Teklifi gerekçelerinde şeffaf bir şekilde izlenemiyor. MEB 2025 ve 2026 Yılı Bütçe Tekliflerinde yer alan programlara göre bütçe gerekçeleri karşılaştırıldığında, Mesleki ve Teknik Eğitim alt programı hariç tüm gerekçelerde hemen hemen aynı ifadeler yer alıyor. Mesleki ve teknik eğitim, 2026 gerekçesinde kayda değer biçimde genişleyen tek alt program olarak öne çıkıyor. Meslek ortaokulları, beceri/ihtisas okulları, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile uyum, yeşil ve dijital ikiz dönüşüm ve mezun takibi gibi yeni unsurların 2026 bütçe gerekçesine eklendiği görülüyor.</span></p>						</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-e7b0ef7 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="e7b0ef7" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<p><strong>Grafik: MEB ve Kamu Eğitim Bütçesinin Gelişimi</strong></p>						</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-291790a elementor-widget elementor-widget-image" data-id="291790a" data-element_type="widget" data-widget_type="image.default">
				<div class="elementor-widget-container">
										<figure class="wp-caption">
										<img fetchpriority="high" decoding="async" width="1698" height="1134" src="https://egitimreformugirisimi.org/wp-content/uploads/2025/12/Screenshot-2025-12-12-at-13.53.37.png" class="attachment-full size-full wp-image-48201" alt="" srcset="https://egitimreformugirisimi.org/wp-content/uploads/2025/12/Screenshot-2025-12-12-at-13.53.37.png 1698w, https://egitimreformugirisimi.org/wp-content/uploads/2025/12/Screenshot-2025-12-12-at-13.53.37-300x200.png 300w, https://egitimreformugirisimi.org/wp-content/uploads/2025/12/Screenshot-2025-12-12-at-13.53.37-1024x684.png 1024w, https://egitimreformugirisimi.org/wp-content/uploads/2025/12/Screenshot-2025-12-12-at-13.53.37-768x513.png 768w, https://egitimreformugirisimi.org/wp-content/uploads/2025/12/Screenshot-2025-12-12-at-13.53.37-1536x1026.png 1536w" sizes="(max-width: 1698px) 100vw, 1698px" />											<figcaption class="widget-image-caption wp-caption-text">Kaynak: 2023-2025 verileri <a href="https://sgb.meb.gov.tr/www/mill-egitim-istatistikleri-orgun-egitim-2024-2025/icerik/768">Millî Eğitim İstatistikleri, Örgün Eğitim 2023-24</a> 'ten alındı. <a href="https://sgb.meb.gov.tr/yayinlarimiz/yayin/174">2026 verileri ise 2026 Yılı Bütçe Sunumu ve Bütçe Sunuş Konuşması</a> kullanılarak ERG tarafından hesaplandı.</figcaption>
										</figure>
							</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-860db4b elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="860db4b" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<p><span style="font-weight: 400;">Diğer yandan MEB’in TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’ndaki sunumunda 2026 ve izleyen dönem için çok daha geniş bir faaliyet alanı tarif ediliyor. Sunumda; öğretmen yetiştirme sisteminin yeniden kurgulanması, Millî Eğitim Akademisi’nin yapılandırılması, afetlere dayanıklı okul yatırımları, yapay zekâ destekli yönetim araçlarının okullarda yaygınlaştırılması, ölçme ve değerlendirme sisteminin yenilenmesi, Maarif Modeli izleme çalışmaları, okulöncesi eğitime erişimin artırılması ve uluslararası eğitim diplomasi programlarının genişletilmesi gibi pek çok hedef yer alıyor. Bu durum, bütçe gerekçeleri ile MEB bütçe sunuşları arasında önemli bir yönetişim boşluğuna işaret ediyor. Program düzeyinde hedeflere ayrılan kaynaklara ilişkin net bir çerçeve bulunmaması nedeniyle sistematik bir izleme ve hesap verebilirlik mekanizmasına duyulan ihtiyaç devam ediyor. Mevcut bütçe dokümanlarında kurumsal performans, yıllar arası ilerleme ve hedeflere ayrılan kaynak arasında açık bir bağ kurulamaması, hem kamuoyunun hem de TBMM’nin bütçeyi etkili biçimde değerlendirme kapasitesini sınırlandırıyor.</span></p><h4><b>Öğretmenlere ayrılan kaynaklarda yapısal uyumsuzluklar devam ediyor</b></h4><p><span style="font-weight: 400;">MEB 2026 bütçe teklifi ekonomik dağılıma göre incelendiğinde, %82,8’inin personel ve SGK devlet primi harcamalarına ayrıldığı görülüyor. Bu kalemi sırasıyla sermaye giderleri (%8,3), mal ve hizmet alım giderleri (%6,9), cari transferler (%2,0) ve sermaye transferleri (%0,05) izliyor. Bu dağılım, bütçenin büyük ölçüde harcanması zorunlu personel giderlerine ayrıldığını ve esnekliğinin son derece sınırlı olduğunu ortaya koyuyor. Bu çerçevede, MEB bütçesinin merkezi yönetim bütçesi içindeki payının yüksek olmasının, eğitim politikalarının önceliklendirilmesinden değil, personel sayısının yüksek olmasından kaynaklandığı söylenebilir.</span></p><p><span style="font-weight: 400;">Personel harcamalarının bu denli yüksek olmasına karşın, öğretmen istihdamı alanında yapısal sorunlar devam ediyor. Kadrolu ya da sözleşmeli istihdamı güçlendirmek yerine, norm kadro açığının ücretli öğretmenlik yoluyla karşılanması sürekli bir uygulamaya dönüşmüş durumdadır. Bu tablo, öğretmen ihtiyacı devam ederken bütçenin bu ihtiyacı karşılayacak biçimde genişletilmediğini, bunun yerine daha düşük maliyetli ve güvencesiz bir istihdam biçiminin kalıcı hâle geldiğini gösteriyor. Bu durum, eğitimin bir öncelik olarak sunulmasıyla çelişen bir kaynak kullanımına işaret ediyor. </span></p><p><span style="font-weight: 400;">Öğretmene yapılan yatırımların yalnızca personel harcamalarının bütçe içindeki payı üzerinden tartışılması, öğretmenlerin devam eden ihtiyaçlarının göz ardı edilmesine ve meselenin bir maliyet kalemine indirgenmesine yol açıyor. Oysa çalışma koşulları, mesleğe giriş süreçlerinin adil olması, ücret düzeyi ve mesleki gelişim olanakları, eğitim sisteminin niteliğini belirleyen etkenlerdendir. Bu alandaki tartışmalar, yalnızca atanmış öğretmenleri değil, atama bekleyen öğretmenleri ve eğitim fakültelerindeki öğrencileri de doğrudan etkiliyor. Diğer yandan, bütçenin mevcut hâli öğretmen politikasının stratejik öncelikleri ile bütçede ayrılan kaynaklar arasında da bir bağ kurulmasını zorlaştırıyor. Bütçe sunuşunda paylaşılan öğretmen yetiştirme sisteminin yeniden kurgulanması, Millî Eğitim Akademisi’nin yapılandırılması gibi faaliyetlere ne kadar ve nasıl kaynak ayrılacağı izlenemiyor. </span></p><h4><b>Okulların temel ihtiyaçları ve öğrencilerin iyi olma hâli için daha sistematik bir yaklaşıma ihtiyaç var</b></h4><p><span style="font-weight: 400;">2025 yılına göre sermaye giderleri miktarı nominal olarak %13,6 oranında yükseldi. İlk bakışta bir artış olarak görünse de, bu oran 2026 yılı hedeflenen enflasyon oranının (%16,0) 2,4 yüzde puan altındadır. Bu durum, eğitim yatırımlarının (okul yapımı, büyük onarımlar, donanım alımı vb.) alım gücünün reel olarak daralacağını gösteriyor. Özellikle inşaat ve teknoloji maliyetlerinin yüksek seyrettiği bir ortamda bu durum, hedeflenen projelerin hayata geçirilmesini zorlaştırabilir. </span></p><p><span style="font-weight: 400;">Orta Vadeli Program (2026-2028)’da 6 Şubat depremlerinin etkilerinin giderilmesi ve başta İstanbul olmak üzere şehirlerin afetlere karşı dirençli hâle getirilmesi temel önceliklerdendir. Bu önceliğin bir yansıması olarak MEB, 6 Şubat depremlerinin etkilediği 11 ilde 10 bin 539 dersliğin yapımının devam ettiğini ve tüm çalışmalar tamamlandığında, bölgedeki derslik kapasitesinin deprem öncesine göre %15 artacağını paylaşıyor. Depremden etkilenen illerde duyulan derslik ihtiyaçlarına ve ülke çapında okulların güçlendirme çalışmalarına ek olarak, ikili eğitimin sonlandırılması için de derslik ihtiyacı sürüyor. </span></p><p><span style="font-weight: 400;">Artan yoksulluk ve gelir eşitsizliği nedeniyle okullar, giderek daha fazla sayıda çocuğun en temel ihtiyaçlarını karşılayabilmesi gereken mekânlar hâline geliyor. Bu ihtiyaçlar karşılanmadığında okullar ne eğitim çıktılarıyla ilgili hedeflerini ne de çocuk koruma sistemindeki rollerini yerine getirebilir. Okul sosyal hizmet modeli kapsamında sosyal hizmet uzmanlarının istihdam edilmesi, ücretsiz ve sağlıklı okul yemeği uygulamasının dezavantajlı okullardan başlanarak yaygınlaştırılması ve okul rehberlik hizmetleri için rehber öğretmen sayısının artırılması gibi sosyal politikalara ihtiyaç duyulmaya devam ediyor. </span></p><p><span style="font-weight: 400;">Mevcut bütçe; ücretsiz ders kitabı, taşıma desteği ve taşımalı eğitim kapsamında verilen öğle yemeği gibi önemli araçları içerse de derinleşen yoksulluk nedeniyle bu araçların ölçeği ve kapsamı yetersiz kalıyor. Bu araçlara karşın çocuk yoksulluğunun artması, başka mekanizmalara da ihtiyaç olduğunu gösteriyor. MEB bütçesinde bu harcamalarla ilgili iki temel kaynak bulunuyor; bunların önceki yıla göre değişimine bakıldığında Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu %20,1, MEB bütçesindeki cari transfer harcamaları ise %23,0 oranında artacak. Ancak, enflasyon tahminleri ve son bir yılda gerçekleşen enflasyon oranları dikkate alındığında sosyal desteklerin etkisinin büyük ölçüde fiyat hareketlerine bağımlı olduğu görülüyor. Sosyoekonomik durumun eğitime etkilerinin sınırlandırılması için sosyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesi ve ihtiyaçlara dönük olarak çeşitlendirilmesi önceliklendirilmelidir.</span></p><h4><b>Çocuğun iyi olma hâlinin ve eğitim çıktılarının iyileştirilmesi için diğer bakanlıkların bütçeleri önemlidir</b></h4><p><span style="font-weight: 400;">Eğitim bütçesini, yalnızca MEB’e ayrılan ödenek üzerinden değil, bütçenin genel yapısı içinde de değerlendirmek gerekiyor. Çocuğun iyi olma hâli, eğitim için önemli bir gündem olsa da buna yönelik müdahaleler MEB’in diğer bakanlıklarla da koordineli olarak çalışmasını gerektiriyor. Benzer şekilde Türkiye’de eğitim çıktıları yüksek oranda öğrencilerin sosyoekonomik durumuyla ilişkili olduğu için eğitim politikaları dışında da sosyal politika müdahalelerine ihtiyaç vardır. Bu bağlamda MEB dışında, bu alanlara yönelik çalışan bakanlıkların bütçesinin de yakından izlenmesi önemlidir. Bir bakanlığın bütçesi artarken diğerlerinin azalması toplam etkilerin sınırlı olmasına neden olabilir. Bunun önlenmesi için çocuğun iyi olma hâline yönelik çalışan kamu programlarının birbiriyle kaynak rekabetine girmemesi, bunların yararlanacağı toplam kaynağın artırılması gerekiyor. Bu noktada önemli bir konu vergilerdir. Eğitimde fırsat eşitliğini güçlendirmeyi hedefleyen politikaların başarıya ulaşması için yalnızca MEB bütçesinin değil, sosyal koruma harcamalarının ve vergi adaletinin de birlikte ele alınması gerekiyor.</span></p><p><span style="font-weight: 400;">Sonuç olarak, çocukların iyi olma hâlini önceleyen, öğretmenlerin mesleki güvencesi ile yetkinliğini destekleyen, okulların fiziki altyapısını ve günlük işleyişini güvence altına alan bir bütçe yaklaşımı, MEB 2026 bütçesinin temel hedefi olmalıdır. Bunun için hem eğitim bütçesinin kendi yapısı hem de diğer sosyal politika harcamalarıyla bağlantılı olarak merkezi bütçe içindeki payı yeniden düşünülmelidir. Bugün eğitime yapılmayan her yatırımın, çocukların iyi olma hâlini güçlendirecek imkânların ertelenmesi anlamına geldiği unutulmamalıdır. Sağlıklı, güvenli, nitelikli ve destekleyici öğrenme ortamlarına erişim, yalnızca çocuğun bireysel gelişimini değil toplumun gelecekteki üretkenliğini, vergi kapasitesini ve refah düzeyini de doğrudan etkiliyor. MEB 2026 bütçesi, mevcut hizmetlerin sürdürülmesine odaklandığı kadar, çocukların iyi olma hâlini güçlendirecek daha kapsamlı bir yatırım anlayışı içermelidir. </span></p>						</div>
				</div>
					</div>
				</div>
				</div>
		]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Okul, Çocuğun Hayal Kurmasını Sağlayabilmeli</title>
		<link>https://egitimreformugirisimi.org/haberler/okul-cocugun-hayal-kurmasini-saglayabilmeli/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[gulbeyaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Nov 2025 11:37:29 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://egitimreformugirisimi.org/?post_type=haberler&#038;p=47628</guid>

					<description><![CDATA[Oyun oynama ve merak etme gibi hayal kurma da çocuk olmanın doğasında yer alıyor. Bugün tüm dünyada milyonlarca çocuk için koşullar giderek zorlaşırken her çocuğun hayal kurmaya devam edebilmesi için hak temelli ve kapsayıcı eğitim politikalarına duyulan ihtiyaç çoğalıyor.  Dünya genelinde her altı çocuktan biri aşırı yoksulluk içinde yaşıyor; okul çağındaki yaklaşık 272 milyon çocuk [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="47628" class="elementor elementor-47628" data-elementor-post-type="haberler">
				<div data-particle_enable="false" data-particle-mobile-disabled="false" class="elementor-element elementor-element-ae11920 e-flex e-con-boxed e-con e-parent" data-id="ae11920" data-element_type="container">
					<div class="e-con-inner">
				<div class="elementor-element elementor-element-08c7a78 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="08c7a78" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<p>Oyun oynama ve merak etme gibi hayal kurma da çocuk olmanın doğasında yer alıyor. Bugün tüm dünyada milyonlarca çocuk için koşullar giderek zorlaşırken her çocuğun hayal kurmaya devam edebilmesi için hak temelli ve kapsayıcı eğitim politikalarına duyulan ihtiyaç çoğalıyor.<span style="font-weight: 400;"> </span></p><p><span style="font-weight: 400;">Dünya genelinde her altı çocuktan biri aşırı yoksulluk içinde yaşıyor; okul çağındaki yaklaşık 272 milyon çocuk ve genç, yani yaklaşık her altı çocuktan biri hâlâ okul dışında, çocukların neredeyse onda biri ise çocuk işçiliği içinde. (ILO &amp; UNICEF, 2021)</span></p><p>Yoksulluk, çocuk yaşta, erken ve zorla evlilik ve çocuk işçiliği gibi okul dışında kalmaya yol açan yapısal engeller, çocukluğun belki de en ayırt edici niteliği olan hayal kurmanın alanını daraltıyor.</p><p>Çocuklar, yoksulluğu<span style="font-weight: 400;"> hayatlarında soyut bir gelir eksikliği olarak değil; </span>güne kahvaltı yapmadan başlamak, okul yoluna harçlık kaygısıyla çıkmak, aile bütçesine katkı için çalışmak, soğuk bir evde ödev yapmak zorunda olmak gibi biçimlerde deneyimliyor.<span style="font-weight: 400;"> Bu koşullar, çocuğun yalnızca bugünkü iyi olma hâlini değil; geleceğe dair seçeneklerini ve kendine dair inancını da daraltıyor. Çocuk yoksulluğu, istatistiklerden önce, çocuğun günlük hayatında görünür oluyor. </span></p><p>Türkiye’de çocukların yaklaşık %40’ı yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında; 7 milyondan fazla çocuk temel gereksinimlerini karşılamakta zorlanıyor. Bu çocukların önemli bir kısmı düzenli ve besleyici gıdaya, ders çalışabilecek uygun bir alana, kitaba, kırtasiyeye ve boş zamanlarında kendilerine uygun etkinliklere erişemiyor. <span style="font-weight: 400;">(Eurostat, 2024; TÜİK, 2024)</span> </p><p>Aile yanında temel ihtiyaçları karşılanamayan ve kurum bakımına alınma riski taşıyan çocuk sayısının son 7 yılda %40,3 artarak 171 bin 895’e yükselmesi, iyileştirici politikaların uygulanmasının aciliyetini vurguluyor. <span style="font-weight: 400;">Yüksek gıda enflasyonu, gelirinin önemli kısmını gıda ve barınmaya ayırmak zorunda kalan hanelerde kırılganlığı daha da derinleştiriyor. (Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, 2024; TÜİK, 2024)</span></p><p>Zorunlu eğitim çağında olmasına rağmen eğitim dışında kalan yaklaşık 804 bin 250 çocuk ile <span style="font-weight: 400;"> eğitimine açıköğretim ve mesleki eğitim merkezlerinde devam eden 18 yaş altı 666 bin 444 çocuk; yani </span>örgün eğitim çağındaki yaklaşık 1,4 milyon çocuk fiilen okulun koruyucu ortamının dışında kalıyor.  (MEB, 2024–25)</p><p><span style="font-weight: 400;">Bugün milyonlarca çocuk, tüm bu zorlu koşulların ortasında hayal kurmaya ve sahip oldukları eğitim hakkına erişmeye çalışıyor.</span> 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü’nde çocuklara ilişkin verilerin düzenli, ayrıntılı ve erişilebilir biçimde paylaşılmasının; politikaların bu veriler ışığında, hak temelli ve çocukların üstün yararını gözeten bir anlayışla şekillendirilmesinin önemini bir kez daha hatırlatıyoruz.</p><p>Çocuğun hayal kurmayı sürdürebilmesi, gelir ve sosyal koruma politikalarından başlayıp eğitimin hak temelli dönüşümüne uzanan adımların eşitlikçi, kapsayıcı ve bütünsel biçimde atılmasına bağlı. Çocuklara hayal kurdurabilen bir okul, bu adımların ortak akılla ve kararlılıkla hayata geçirilmesiyle mümkün.</p>						</div>
				</div>
					</div>
				</div>
				</div>
		]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Krizlere Dayanıklılık, Eğitim Politikalarının Önceliği Olmalı</title>
		<link>https://egitimreformugirisimi.org/haberler/krizlere-dayaniklilik-egitim-politikalarinin-onceligi-olmali/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[gulbeyaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 06 Feb 2025 10:18:58 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://egitimreformugirisimi.org/?post_type=haberler&#038;p=44117</guid>

					<description><![CDATA[6 Şubat depremlerinin ikinci yılında dayanışmanın ve eğitimin iyileştirici gücünü hatırlatıyoruz.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="44117" class="elementor elementor-44117" data-elementor-post-type="haberler">
				<div data-particle_enable="false" data-particle-mobile-disabled="false" class="elementor-element elementor-element-166af213 e-flex e-con-boxed e-con e-parent" data-id="166af213" data-element_type="container">
					<div class="e-con-inner">
				<div class="elementor-element elementor-element-be3ff0d elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="be3ff0d" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<p><span style="font-weight: 400;">6 Şubat 2023’te yaşanan Kahramanmaraş merkezli depremler, afeti yaşayanlar ve yakınlarını kaybedenler başta olmak üzere hepimizin hayatında derin izler bıraktı. Kayıplarımızın acısını ilk günkü gibi hissediyor, afet bölgesinde yaşanan zorlukları ve bu zorlukları bir nebze de olsa hafifleten, yaralara merhem olan dayanışma ruhunu hatırlıyoruz.</span></p><p><span style="font-weight: 400;">Depremin ikinci yılında, afet bölgesinde eğitimin önünde hâlâ çözülmemiş birçok sorun var. Öğretmen eksikliği, eğitim ortamlarının ve materyallerinin yetersizliği, özellikle kırılgan grupların karşı karşıya olduğu eşitsizlikler, kapsayıcı ve nitelikli eğitim için aykırı bir tablo ortaya koyuyor. Çocuğun ve öğretmenin iyi olma hâlinin önceliklendirilerek, bölgede kalıcı eğitim yapılarının tamamlanması, öğrenme kayıplarının ölçülmesi ve telafisi ile psikososyal desteğin sürdürülmesi acil ihtiyaçlar arasında yer alıyor. </span></p><p><span style="font-weight: 400;">Afet bölgesinde onarılan derslikler yetersiz kaldığı için öğrenciler ikili hatta üçlü eğitim sisteminde öğrenim görmeye devam ediyor. Bu durum, yalnızca eğitimin niteliğini olumsuz etkilemekle kalmıyor, aynı zamanda çocukların güvenliğini ve iyi olma hâlini de tehdit ediyor. Yıkılan okulların yerine yapılması planlanan dersliklerin tamamlanması, eğitime erişim için kritik bir ihtiyaç olarak öne çıkıyor.</span></p><p><span style="font-weight: 400;">Deprem sonrası ekonomik zorlukların artması ve sosyal destek mekanizmalarının yetersiz kalması, çocuk yaşta, erken ve zorla evlilik riskini de artırdı. Saha çalışmaları, geçici barınma alanlarında ve kırsal bölgelerde bu riskin daha yüksek olduğunu, ekonomik zorluklar nedeniyle bazı ailelerin kız çocuklarını okula göndermek yerine evliliğe yönlendirdiğini gösteriyor. Risk altındaki çocukların erken tespiti ve korunması için okul yönetimleri, rehberlik servisleri ile sosyal hizmet uzmanlarının işbirliği içinde çalışması büyük önem taşıyor. </span></p><p><span style="font-weight: 400;">Afet bölgesinde eğitimden kopuşu önlemek için ailelere yönelik ekonomik destekler ve tüm çocukların eğitim hayatına devam etmesini sağlayacak burs ve teşvik programları gibi sosyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesi gerekiyor. Bölgede eğitim hakkının tam anlamıyla güvence altına alınması ve eğitimin genel olarak krizlere dayanıklı hâle gelmesi, eğitim politikalarının veri temelli, bütüncül ve uzun vadeli bir perspektifle şekillendirilmesiyle, eğitimin en kritik paydaşı olan öğretmenin özne olarak güçlenmesiyle ve sivil toplum örgütleri, yerel yönetimler ile merkezi idarenin işbirliği içinde çalışmasıyla mümkün.</span></p><p><span style="font-size: 17px; font-weight: 400; color: var( --e-global-color-text ); text-align: var(--text-align);">6 Şubat 2023’te yaşanan Kahramanmaraş merkezli depremler, afeti yaşayanlar ve yakınlarını kaybedenler başta olmak üzere hepimizin hayatında derin izler bıraktı. Kayıplarımızın acısını ilk günkü gibi hissediyor, afet bölgesinde yaşanan zorlukları ve bu zorlukları bir nebze de olsa hafifleten, yaralara merhem olan dayanışma ruhunu hatırlıyoruz.</span></p><p><span style="font-weight: 400;">Afetin yıldönümünde, eğitimin yalnızca bilgi aktarmaktan ibaret olmadığını, eğitimin onarıcı, iyileştirici, koruyucu ve önleyici işlevleriyle toplumun, hayatın yeniden inşasında kritik rol oynadığını bir kez daha vurguluyoruz. Bir arada olmanın, dayanışmanın iyileştirici gücüne olan inancımızla, nitelikli eğitimi herkes için erişilebilir kılmak adına emek veren herkese teşekkür ediyoruz. Adil, kapsayıcı ve dirençli bir eğitim sistemini savunmak için birlikte çalışmaya devam edeceğiz.</span></p>						</div>
				</div>
					</div>
				</div>
				</div>
		]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>24 Ocak Uluslararası Eğitim Günü: Her Çocuk İçin Kapsayıcı ve Nitelikli Eğitim</title>
		<link>https://egitimreformugirisimi.org/haberler/24-ocak-uluslararasi-egitim-gunu-her-cocuk-icin-kapsayici-ve-nitelikli-egitim/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[gulbeyaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Jan 2025 11:37:04 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://egitimreformugirisimi.org/?post_type=haberler&#038;p=42984</guid>

					<description><![CDATA[Birleşmiş Milletler (BM) tarafından ilan edilen 24 Ocak Uluslararası Eğitim Günü, eğitimin toplumsal gelişime ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkısını vurguluyor. Eğitimin; yoksulluğu azaltmada, eşitsizlikleri gidermede ve insan haklarına saygıyı güçlendirmede hayati bir role sahip olduğu kabul ediliyor. BM İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nden Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na kadar birçok uluslararası ve ulusal düzenleme, eğitim hakkını herkes için [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="42984" class="elementor elementor-42984" data-elementor-post-type="haberler">
				<div data-particle_enable="false" data-particle-mobile-disabled="false" class="elementor-element elementor-element-166af213 e-flex e-con-boxed e-con e-parent" data-id="166af213" data-element_type="container">
					<div class="e-con-inner">
				<div class="elementor-element elementor-element-be3ff0d elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="be3ff0d" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<span style="font-weight: 400;">Birleşmiş Milletler (BM) tarafından ilan edilen 24 Ocak Uluslararası Eğitim Günü, eğitimin toplumsal gelişime ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkısını vurguluyor. Eğitimin; yoksulluğu azaltmada, eşitsizlikleri gidermede ve insan haklarına saygıyı güçlendirmede hayati bir role sahip olduğu kabul ediliyor.</span>

<span style="font-weight: 400;">BM İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nden Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na kadar birçok uluslararası ve ulusal düzenleme, eğitim hakkını herkes için güvence altına alıyor ve devleti nitelikli eğitim sağlamakla yükümlü kılıyor.</span><span style="font-weight: 400;">
</span><span style="font-weight: 400;">
</span><span style="font-weight: 400;">Temel haklardan biri olan eğitim; çocuğun sosyal, duygusal, bilişsel gelişimi ve iyi olma hâli için, yani hem bugünü hem de geleceği için kritik. Ancak Türkiye’de, özellikle kırılgan gruplar için eğitim hakkı ciddi tehditler altında: 855 bin 174 çocuğun eğitim dışında olduğu Türkiye’de, örgün eğitim dışındaki çocuk sayısı ise 1,5 milyonu geçiyor; yoksulluk, gelir eşitsizliği ve ekonomik kriz gibi faktörler, eğitime erişimin önünde büyük bir engel oluşturuyor. Eğitimden, okuldan kopan çocuklar ise çocuk işçiliği ya da çocuk yaşta, erken ve zorla evlilik gibi risklerle karşılaşabiliyor. Bu nedenle, sosyoekonomik durumun eğitime etkilerini azaltmaya yönelik programların geliştirilmesi ve bu programlara daha fazla kaynak ayrılması büyük önem taşıyor.</span>

<span style="font-weight: 400;">Devletin eğitime erişimin güvence altına alması ve herkes için nitelikli bir eğitim sunması, toplumsal adaletin temeli. 24 Ocak Uluslararası Eğitim Günü’nde, eğitimi herkes için erişilebilir, kapsayıcı ve nitelikli hâle getirecek politikaların, akademi ve sivil toplum işbirliğiyle acil olarak önceliklendirilmesi gerektiğini vurguluyoruz.</span>						</div>
				</div>
					</div>
				</div>
				</div>
		]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Her Çocuk için Eşit Başlangıç: Erken Çocukluk Eğitimi, Zorunlu, Nitelikli ve Ücretsiz Olmalı</title>
		<link>https://egitimreformugirisimi.org/haberler/her-cocuk-icin-esit-baslangic-erken-cocukluk-egitimi-zorunlu-nitelikli-ve-ucretsiz-olmali/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[gulbeyaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 26 Nov 2024 13:33:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[#EğitimdeFırsatEşitliği]]></category>
		<category><![CDATA[#EİR2024]]></category>
		<category><![CDATA[#ErkenÇocuklukEğitimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://egitimreformugirisimi.org/?post_type=haberler&#038;p=38413</guid>

					<description><![CDATA[Çocukların fiziksel, zihinsel ve sosyal duygusal gelişimi açısından kritik öneme sahip erken çocukluk eğitimi, zorunlu, nitelikli ve ücretsiz olmalı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="38413" class="elementor elementor-38413" data-elementor-post-type="haberler">
				<div data-particle_enable="false" data-particle-mobile-disabled="false" class="elementor-element elementor-element-d6be7e2 e-flex e-con-boxed e-con e-parent" data-id="d6be7e2" data-element_type="container">
					<div class="e-con-inner">
				<div class="elementor-element elementor-element-7f6418f4 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="7f6418f4" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<p><span style="font-weight: 400;">Yaşamın ilk yıllarında çocuk; fiziksel, zihinsel ve sosyal duygusal açıdan, ailesi ile toplumun sunduğu desteklere bağlı olarak gelişiyor. Erken çocukluk döneminde ilgisizlik ve yetersiz uyaran gibi olumsuz deneyimler ise telafisi zor gelişimsel kayıplara yol açarak uzun süreli etkiler bırakabiliyor. </span></p><p><span style="font-weight: 400;">Nitelikli erken çocukluk eğitimi ve bakımı (EÇEB) hizmetleri, hem çocuğun gelişimine hem de potansiyelini tam anlamıyla gerçekleştirmesine katkıda bulunuyor. Etkili bir şekilde işleyen EÇEB hizmetleri, fırsat eşitsizliklerini azaltmada ve eşitsizliğin nesilden nesile aktarılmasını engellemede de önemli bir rol oynuyor. Bununla birlikte, Türkiye’de EÇEB hizmetlerinin ücretsiz olmaması, dezavantajlı aileler için ciddi bir erişim sorunu yaratıyor. </span></p><h4><b>Veriler ne söylüyor?</b></h4><ul><li style="list-style-type: none;"><ul><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">5 yaş okullulaşma oranı son bir yılda %0,7 puan gerileyerek %84,3’e düştü.</span></li><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">3-5 yaş grubunda okullulaşma oranı sadece %51,9.</span></li><li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Okulöncesi eğitimde katkı payı uygulaması, eşitsizlikleri derinleştiriyor</span>.</li></ul></li></ul>						</div>
				</div>
					</div>
				</div>
				</div>
		]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hiçbir Çocuk Geride Bırakılmamalı!</title>
		<link>https://egitimreformugirisimi.org/haberler/hicbir-cocuk-geride-birakilmamali/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[gulbeyaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 Nov 2024 08:08:19 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://egitimreformugirisimi.org/?post_type=haberler&#038;p=38221</guid>

					<description><![CDATA[Her çocuk içine doğduğu şartlardan bağımsız olarak eğitimle yaşamını inşa edebilmeli, dönüştürebilmeli. Eğitim Reformu Girişimi olarak, çocukların hak ettiği kapsayıcı, nitelikli ve koruyucu bir eğitim sisteminin savunucusuyuz. Dünya Çocuk Hakları Günü’nde, çocukları gözeten eğitim politikalarının önceliklendirilmesi ve diğer sosyal politikalarla birlikte bütüncül bir şekilde ele alınması gerektiğini hatırlatıyor ve vurguluyoruz: “Hiçbir çocuk geride bırakılmamalı!”]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="38221" class="elementor elementor-38221" data-elementor-post-type="haberler">
				<div data-particle_enable="false" data-particle-mobile-disabled="false" class="elementor-element elementor-element-d6be7e2 e-flex e-con-boxed e-con e-parent" data-id="d6be7e2" data-element_type="container">
					<div class="e-con-inner">
				<div class="elementor-element elementor-element-7f6418f4 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="7f6418f4" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<p><span>Bugün #DünyaÇocukHaklarıGünü</span></p><p>Örgün eğitim dışındaki çocuk sayısının bir buçuk milyonu geçtiği, her 100 çocuktan 42&#8217;sinin yoksullukla mücadele ettiği ve eğitimde fırsat eşitsizliğinin daha da derinleştiği Türkiye’de; eğitim, yalnızca anayasal değil yaşamsal da bir zorunluluk. Çünkü eğitim, çocukların sadece bugününü değil aynı zamanda yarınlarını; bir başka deyişle toplumun geleceğini şekillendiriyor.</p><p>Türkiye’de son dönemde daha fazla gündeme gelen çocuk ihmali ve istismarı karşısında, okulların yalnızca birer eğitim mekânı değil, aynı zamanda çocukları koruyan ve gözeten, güvenli alanlar olarak güçlendirilmesi büyük önem taşıyor. Her çocuğun güvenle büyüyebileceği, oyun oynayabileceği ve destek bulabileceği bir okul ortamı, çocuğun korunmasında hayati bir rol oynuyor.</p><p>Ekonomik krizle birlikte artan çocuk yoksulluğu, yalnızca eğitime erişimi değil, çocukların fiziksel ve zihinsel gelişimlerini de tehdit ediyor. Yeterli beslenemeyen çocukların bodurluk gibi ciddi sağlık sorunları yaşama riski artıyor, öğrenme kapasiteleri ve okul başarıları olumsuz etkileniyor. Okul yemeği programlarının hayata geçirilmesi, hem çocukların gelişimini desteklemek hem de eğitimden kopma riski olan çocukların eğitime devamını sağlayabilmek için kritik bir adım.</p><p>Her çocuk içine doğduğu şartlardan bağımsız olarak eğitimle yaşamını inşa edebilmeli, dönüştürebilmeli. Eğitim Reformu Girişimi olarak, çocukların hak ettiği kapsayıcı, nitelikli ve koruyucu bir eğitim sisteminin savunucusuyuz. Dünya Çocuk Hakları Günü’nde, çocukları gözeten eğitim politikalarının önceliklendirilmesi ve diğer sosyal politikalarla birlikte bütüncül bir şekilde ele alınması gerektiğini hatırlatıyor ve vurguluyoruz: “Hiçbir çocuk geride bırakılmamalı!”</p>						</div>
				</div>
					</div>
				</div>
				</div>
		]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eğitim İzleme &#124; 28. Yasama Döneminde Eğitim Hakkı (1 Şubat – 13 Haziran 2024)</title>
		<link>https://egitimreformugirisimi.org/haberler/egitim-izleme-28-yasama-doneminde-egitim-hakki-1-subat-13-haziran-2024/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[gulbeyaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Jun 2024 11:37:40 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://egitimreformugirisimi.org/?post_type=haberler&#038;p=44298</guid>

					<description><![CDATA[Eğitim Reformu Girişimi (ERG), 2003 yılından beri Türkiye’de çocuğun ve toplumun gelişimi için eğitimde yapısal dönüşüme nitelikli veri, yapıcı diyalog ve farklı görüşlerden ortak akıl oluşturarak katkı yapıyor ve tüm çocukların nitelikli eğitim hakkını savunuyor. Bu kapsamda ERG; milletvekilleri tarafından verilen meclis araştırma önergesi tekliflerini, Millî Eğitim Bakanı’na yöneltilen yazılı soru önergelerini ve TBMM Genel Kurulu birleşimlerinde eğitim hakkına dair gündeme getirilen hususları, haftalık olarak takip ediyor, arşivliyor ve değerlendiriyor. İzleme çalışmamızın, ortak akılla erişilen çözümlerin hayata geçirilmesi için gereken siyasi iradenin oluşmasına ve eğitim politikalarını iyileştirecek diğer adımların atılmasına katkıda bulunmasını umuyoruz.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="44298" class="elementor elementor-44298" data-elementor-post-type="haberler">
				<div data-particle_enable="false" data-particle-mobile-disabled="false" class="elementor-element elementor-element-06bd25f e-flex e-con-boxed e-con e-parent" data-id="06bd25f" data-element_type="container">
					<div class="e-con-inner">
				<div class="elementor-element elementor-element-e07d720 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="e07d720" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<p><span>28. Yasama Dönemi’nde, 1 Şubat-13 Haziran tarihi itibarıyla eğitim hakkına ilişkin 36 meclis araştırması önergesi,  154  yazılı soru önergesi verildi. Millî Eğitim Bakanı’na yöneltilen yazılı soru önergelerinden;</span></p><ul><li aria-level="1"><span>57’sinin 15 günlük cevaplanma süresi devam ediyor,</span></li><li aria-level="1"><span>68’inin cevaplanma süresi geçtiği için “cevaplanmadığı gelen kağıtlarda ilan edilmiş”,</span></li><li aria-level="1"><span>7’si cevaplanmış ve 34’ü süresi geçtikten sonra cevaplanmış olarak</span></li></ul><p><span>TBMM sistemine yüklenmiş durumda. </span></p><p><span>Geçtiğimiz dört ay süresince araştırma ve soru önergeleriyle TBMM Genel Kurulu birleşimlerinde öne çıkan konular aşağıdaki gibidir:</span></p><p><span>Geçtiğimiz nisan ayının sonunda askıya çıkan ve ardından TTKB tarafından onaylanan  </span><b>Türkiye</b><span> </span><b>Yüzyılı Maarif Modeli</b><span>’ne yönelik </span><b>1<span> </span></b><span>adet yazılı soru önergesi ve </span><b>3</b><span> adet meclis araştırma önergesi verildi. Bakanlığa yöneltilen soru önergesinde, öğretim programlarının kimler tarafından hazırlandığının, hazırlanırken Bakanlığın hangi birimlerinin görev aldığının, görev alan kişilerin uzmanlığının, birlikte çalışılan STK’ların ve bu kurum, kuruluş ve kişilerin seçilme kriterlerinin şeffaf bir biçimde kamuoyuyla paylaşılması talep edilmektedir.</span></p><p><b>Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum (ÇEDES) Projesi</b><span> kapsamında okullarda gerçekleştirilen faaliyetlere ve atanan din görevlilerine yönelik </span><b>6<span> </span></b><span>soru önergesi verildi. Bakanlık, ÇEDES projesinin bir din eğitimi, öğretimi programı olmadığını belirtirken; öğretim programında yer alan kök değer edindirme etkinliklerinin veli izni dahilinde gerçekleşen, proje paydaşı olan kurum görevlilerinin destek verdiği okul dışı bir kulüp çalışması olduğunu vurguluyor. Ancak, uygulama kapsamında bir ortaokulda açılan Kur’an kursu sınıfı, ‘sabır’ temasını işlemek üzere okulun bahçesine kurulan maket mezar ve öğrencilerin Kabe maketi etrafında tavaf ettirilmesi gibi uygulamalar, her ne kadar Bakanlık tarafından ‘münferit’ uygulamalar olarak gösterilse de, projenin çocuğun iyi olma hâli ve kapsayıcılık prensipleri etrafında tartışılmasını gerekli hâle getiriyor.</span></p><p><b>Bakanlığın çeşitli kurum, kuruluş ve STK’larla imzalamış olduğu protokoller</b><span>e yönelik </span><b>9<span> </span></b><span>soru önergesi verildi. Önergeler, MEB’in gerçekleştirdiği protokollerin kapsamını ve amacını öğrenmeyi hedefliyor. Bakanlık yanıtlarında yapılan protokollerin sayısına yer veriliyor. 2023 yılı itibarıyla, Bakanlık bünyesinde 2 bin 709 adet protokol bulunuyor. Bu protokollerin  bin 167’si resmî kurum ve kuruluşlarla; 556’sı ise sivil toplum kuruluşlarıyla yapıldı. </span></p><p><b>Anadilde eğitim hakkına yönelik</b><span> </span><b>6</b><span> adet soru önergesi verildi. Bakanlığın vermiş olduğu cevapta anadilde eğitim verilmesine yönelik çalışmaların yapılması, Anayasa’nın</span><i><span> “II. Eğitim ve öğretim hakkı ve ödevi”</span></i><span> başlıklı 42. Maddesinde yer alan </span><i><span>“Türkçeden başka hiçbir dil, eğitim ve öğretim kurumlarında Türk vatandaşlarına ana dilleri olarak okutulamaz ve öğretilemez.”</span></i><span> hükmü sebep gösterilerek reddediliyor. 5, 6, 7 ve 8. sınıf öğrencilerinin Yaşayan Diller ve Lehçeler seçmeli dersi kapsamında Kürtçe (Kurmancca ve Zazaca), Lazca, Boşnakça, Arnavutça, Gürcüce derslerini seçebildiği belirtiliyor. MEBBİS kayıtlarına göre 2023-24 eğitim-öğretim yılında Millî Eğitim Bakanlığı’na bağlı eğitim kurumlarında Yaşayan Diller ve Lehçeler alanında görev yapan mevcut öğretmen sayısı ise 135’tir. </span></p><p><b>Çocuk işçiliği, mesleki eğitim merkezlerindeki sorunlar,<span> </span></b><span>2023-24 eğitim-öğretim yılının ilk altı ayında, MESEM’lerle bağlantılı olarak sekiz çocuğun hayatını kaybetmesiyle gündeme geldi. Geçtiğimiz dört ay içerisinde, konuyla ilgili </span><b>8<span> </span></b><span>adet soru önergesi verildi. Bakanlık, önergelere verdiği cevaplarda, 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu’nun “Denetleme ve ceza” başlıklı 41. Maddesine istinaden aday çırak, çırak ve kalfaların eğitim aldığı işin koşullarının Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca denetlendiği, denetimle ilgili raporların ise valilikçe değerlendirildiği belirtilmiştir. Yönetmelik hükümlerine göre, öğrenciler, usta öğretici gözetiminde ve bir program dahilinde beceri eğitimi alıyor. Beceri eğitimlerinin, koordinatör öğretmenler tarafından düzenli olarak kontrol edildiği belirtiliyor. Bakanlığın, 02.02.2024 tarihinde 81 il valiliğine göndermiş olduğu genelde iş yerlerinin beceri eğitimi için öğrenci göndermeye uygun olup olmadığının ilgili komisyonlar tarafından yeniden kontrol edilmesi ve uygun şartları sağlamayan iş yerlerine beceri eğitimi için öğrenci gönderilmemesi talimatı verildi. </span></p><ul><li aria-level="1"><span>Mesleki eğitim merkezi programında: 14-22 yaş arası 108 bin 104 kadın, 359 bin 740 erkek öğrenci bulunuyor.</span></li><li aria-level="1"><span>Kaza ve can kayıplarının meydana geldiği işyerlerinin sektörleri; inşaat, metal, ağaç işleri, motor ve makine ağırlıklıdır. Kaza geçiren 316 erkek, 20 kadın olmak üzere toplam 336 öğrencidir. </span></li><li aria-level="1"><span>9, 10, 11’nci sınıflarda toplam 357 bin 824 çırak öğrenci, 12’nci sınıfta 72 bin 697 kalfa öğrenci, 6 bin 880 Diploma Telafi Programı Öğrencisi, 640 bin 915 Ustalık Telafi Programı Öğrencisi ve bu bölümlerin içinde 18 bin 801 yabancı uyruklu öğrenci bulunuyor. </span></li></ul><p><span>Araştırma ve soru önergeleri ile TBMM Genel Kurulu birleşimlerinde öne çıkan diğer konular:</span></p><ul><li aria-level="1"><span>Öğretmen atamaları, mülakatların kaldırılması sözü</span></li><li aria-level="1"><span>Rehberlik ve psikolojik danışmanlık öğretmenliği atamaları</span></li><li aria-level="1"><span>Özel öğretim kurumları ücretleri ve öğretmenlerin özlük ve mali hakları</span></li><li aria-level="1"><span>Deprem bölgesinde eğitim süreçleri ve ülke genelinde okulların depreme dayanıklılığı</span></li><li aria-level="1"><span>Köy okullarının kapatılması veya ihtiyaçları </span></li><li aria-level="1"><span>İkili eğitim, taşımalı eğitim sorunları</span></li><li aria-level="1"><span>Kız çocukların okullulaşması</span></li><li aria-level="1"><span>Engelli çocukların kaynaştırma ve bütünleştirme eğitimi</span></li><li aria-level="1"><span>Çocuk yoksulluğu</span></li><li aria-level="1"><span>Mülteci çocukların eğitim sistemine entegrasyonu</span></li></ul>						</div>
				</div>
					</div>
				</div>
				</div>
		]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ERG’nin Öğretim Programlarına İlişkin Önerileri ve Beklentileri</title>
		<link>https://egitimreformugirisimi.org/haberler/ergnin-ogretim-programlarina-iliskin-onerileri-ve-beklentileri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[gulbeyaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 25 May 2024 07:56:23 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://egitimreformugirisimi.org/?post_type=haberler&#038;p=44323</guid>

					<description><![CDATA[Müfredat değişikliği açıklamalarının ardından yoğunlaşan program tartışmalarına katkı sunabilmek amacıyla, görüşlerimizi ve önerilerimizi kamuoyuna sunuyoruz.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="44323" class="elementor elementor-44323" data-elementor-post-type="haberler">
				<div data-particle_enable="false" data-particle-mobile-disabled="false" class="elementor-element elementor-element-63acb44 e-flex e-con-boxed e-con e-parent" data-id="63acb44" data-element_type="container">
					<div class="e-con-inner">
				<div class="elementor-element elementor-element-4744e1f elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="4744e1f" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<p><span>2003 yılından bu yana yürüttüğümüz izleme çalışmalarından edindiğimiz deneyim ve bilgiyle, alandan uzmanların da görüşlerini alarak hazırladığımız metnin, </span><a class="x1i10hfl xjbqb8w x1ejq31n xd10rxx x1sy0etr x17r0tee x972fbf xcfux6l x1qhh985 xm0m39n x9f619 x1ypdohk xt0psk2 xe8uvvx xdj266r x11i5rnm xat24cr x1mh8g0r xexx8yu x4uap5 x18d9i69 xkhd6sd x16tdsg8 x1hl2dhg xggy1nq x1a2a7pz _aa9_ _a6hd" href="https://www.instagram.com/explore/tags/niteliklie%C4%9Fitimi%CC%87%C3%A7in/" role="link" tabindex="0">#NitelikliEğitimİçin</a><span> atılacak adımlara ve politika geliştirme süreçlerine katkıda bulunmasını umuyoruz.</span></p>						</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-6e3e30c elementor-align-center elementor-widget elementor-widget-button" data-id="6e3e30c" data-element_type="widget" data-widget_type="button.default">
				<div class="elementor-widget-container">
					<div class="elementor-button-wrapper">
			<a class="elementor-button elementor-button-link elementor-size-sm elementor-animation-grow" href="https://www.egitimreformugirisimi.org/wp-content/uploads/2024/07/ERGnin-Ogretim-Programlarina-Iliskin-Onerileri-ve-Beklentileri.pdf" target="_blank">
						<span class="elementor-button-content-wrapper">
									<span class="elementor-button-text">Dosyayı İndir</span>
					</span>
					</a>
		</div>
				</div>
				</div>
					</div>
				</div>
				</div>
		]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
