Eğitim Reformu Girişimi (ERG), 2019 yılından bu yana zorunlu eğitim çağında eğitim dışındaki çocukların sayısını* kamuya açık veriler üzerinden değerlendiriyor. Eğitim İzleme Raporu 2025’te yer alan değerlendirmeler, Millî Eğitim Bakanlığının yayımladığı yaşa göre okullulaşma oranları ile Türkiye İstatistik Kurumunun Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) verilerine dayanıyor. ERG kız ve oğlan çocukların eğitime erişimini izleyebilmek için, yaş ve cinsiyet kırılımı sunan ve kamuya açık bir şekilde paylaşılan ADNKS veri setini kullanıyor. Bu yöntemle yapılan hesaplamada, 2024-25 eğitim-öğretim yılında zorunlu eğitim çağında olmasına rağmen eğitim dışında kalan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı çocuk sayısı tahmini 611 bin 612 olarak bulundu. ADNKS’ye geçici koruma altındaki gruplar hariç yabancı uyruklu çocukların dahil olduğu bilgisi üzerine, ADNKS’den zorunlu eğitim çağındaki yabancı uyruklu çocuk sayısı çıkarılarak yeni nüfus verisi oluşturuldu. Eğitim İzleme Raporu 2025’te yer verilen eğitim dışındaki Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı çocuk sayısı da kamuya açık veri ile yapılabilecek en yakın tahmin doğrultusunda güncellenmiştir. Yeni hesaplamada, eğitim dışındaki çocuk sayısı tahmini 604 bin 446 olarak belirlendi. İki hesaplama arasındaki fark 7 bin 166’dır. Her iki hesaplama da zorunlu eğitim çağındaki çocukların tahmini %96,1’inin okullulaştığını, eğitim dışında kalanların oranının ise tahmini %3,9 düzeyinde olduğunu gösteriyor. Kullanılan veri setlerinin kapsamı ve ayrıntı düzeyi, eğitim dışındaki çocukların vefat, yurt dışına göç, kısa dönem pasife geçme gibi fiili durumlarının tüm boyutlarıyla ayrıştırılmasına olanak tanımadığından, bu hesaplamanın çeşitli sınırlılıklar içerdiğini de ayrıca vurgulamak gerekiyor.
Bu güncelleme, kamusal verinin kapsamı ve üretim biçimiyle ilgili daha geniş bir ihtiyaca işaret ediyor. Eğitim dışına çıkan çocuklara ilişkin verilerin yaş, cinsiyet ve vatandaşlık kırılımlarında düzenli ve tutarlı biçimde paylaşılması, izleme çalışmalarının ve politika geliştirme süreçlerinin sınırlılığını azaltacaktır. Eğitim sisteminin niteliğinin ve kapsayıcılığının değerlendirilebilmesi için, okullulaşma oranlarının yanı sıra eğitim dışında kalan çocuk sayılarına ilişkin verilerin düzenlenmesi ve paylaşılması ihtiyacı bulunuyor. Bunun karşılanabilmesi, mevcut durumun izlenerek, ihtiyaca dönük ve etkili politikalar geliştirilebilmesi için önem taşıyor. Belirtilen sınırlılıklara yönelik daha ayrıntılı, güncel ve net veriler kamuoyuyla paylaşıldığında, ilgili hesaplamalar da bu çerçevede güncellenecek ve kamuoyuyla paylaşılacaktır.
*Eğitim dışındaki çocuk sayısı: UNESCO Eğitim İstatistikleri Enstitüsü (UIS) eğitim dışındaki çocukları, resmi ilkokul yaş aralığında olup ilkokula ve ortaokula kayıtlı olmayan çocuklar olarak tanımlıyor. UNICEF‘e göre ise eğitim dışındaki çocuklar daha önce okula gitmiş ancak artık devam etmeyen, henüz okula gitmeyen fakat ileride başlaması beklenen ve hiçbir zaman okula başlamayacak çocuklar olmak üzere üç gruba ayrılıyor. Küresel Eğitim Ortaklığı (GPE), ilkokul ve ortaokul çağındaki okul dışı çocuk oranlarını hesaplamak için ilgili eğitim kademesine kayıtlı olmayan çocuk sayısını, o yaş grubundaki toplam nüfusa bölerek yüzdelik oran elde ediyor. Hesaplamalarda okula kayıtlı olmanın fiilen devam etmek anlamına gelmemesi, idari verilerin yalnızca belirli bir tarihteki durumu yansıtması ve nüfus tahminlerinin zamanla güvenilirliğini yitirmesi gibi sınırlılıklar olduğunun altını çiziyor. UIS ve Küresel Eğitim İzleme Raporu (GEMR), okul dışında kalan çocuk oranını belirli bir eğitim düzeyi için resmi yaş aralığındaki nüfusun yüzdesi olarak ya da okul dışında kalan toplam çocuk ve genç sayısı olarak hesaplıyor. Bu hesaplamalar Millî Eğitim Bakanlıkları tarafından toplanan idari veriler ve hanehalkı anketlerinden elde edilen verilerle yapılıyor. Her iki veri kaynağının da altyapı eksiklikleri, nüfus tahminleriyle tutarsızlıklar, farklı metodolojiler ve seyrek aralıklarla yapılma gibi sınırlılıkları bulunuyor. Bu nedenle UIS ve GEMR, çeşitli kaynaklardan gelen bilgiyi birleştirerek tutarlı tahminler üretebilecek bir istatistiksel model geliştirmiştir. Bu tanımlar çerçevesinde ERG, Türkiye bağlamında eğitim dışındaki çocuk kavramını, zorunlu eğitim çağında olup örgün eğitime kayıtlı olmayan çocuklar olarak kullanıyor.
Bu İçerikler İlginizi Çekebilir



