Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta gerçekleşen saldırılar hepimizi çok derinden üzdü. Hayatını kaybedenleri saygıyla anıyor, yaralananlara acil şifalar diliyor; öğretmenlere, öğrencilere ve ailelerine başsağlığı ve geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.
Son dönemde artan okulda şiddet olayları, birbirinden bağımsız değildir ve daha geniş bir toplumsal bağlam içinde değerlendirilmelidir. Bir sistem sorunu olan ve zaman içinde oluşan bu durum;
- ekonomik eşitsizlikler,
- adalete olan inancın azalması, toplumsal şiddet ve kutuplaşma,
- çocuğun okulla ve sosyal hayatla kurduğu bağın zayıflaması ve dışlanması, ▪️okul ve aile arasında etkili işbirliği mekanizmalarının kurulamaması
gibi birbirini besleyen yapısal sorunlarla şekillenir. Bu nedenle şiddetin, yalnızca okulun sınırları içinde çözülebilecek bir sorun olmadığı ve güvenlik önlemlerinin tek başına yetersiz kalabileceği unutulmamalıdır.
Güvenli eğitim ortamları kamusal bir hak ve sorumluluktur. Okulda şiddetin hemen ve şimdi sonlanması, tüm politika yapıcılar ve uygulayıcılar için en öncelikli gündem olmalıdır.
Okulda şiddetin önlenebilmesi için;
- eğitim politikaları diğer politikalarla birlikte, bütüncül olarak ele alınmalı,
- çocuğun ve öğretmenin iyi olma hâlinin merkezde olduğu, önleyici ve onarıcı politikalar önceliklendirilmeli,
- kamu kurumları hem kendi aralarında hem de sivil toplum ve akademiyle işbirliği içinde hareket etmelidir.
Bu İçerikler İlginizi Çekebilir


