Yaban Hayatı Gözlem Kampı‘nın programında “doğa fotoğrafçılığına giriş”, “doğada hisler” adlı ön çalışmalarla, “tehlike altındaki hayvan dostlarımız sınıfımızda” etkinliği ve “okul bahçemizde permakültür köşesi oluşturma” çalışması yer alıyor. Doğa tarihi müzelerinin öneminin de anlatıldığı kampta, kuşlar, deniz kaplumbağaları, diğer sürüngenler, deniz ve karasal memeliler gözlemleniyor. Konusunda uzman 15 eğitmenin gönüllü destek verdiği etkinliklerin büyük bölümü alan uygulamalı gerçekleştiriliyor. Katılımcı öğretmenler kamp alanında çadırlarda konaklıyor.
“Doğa, hangi biçimde görünürse görünsün, bir çocuğa anne ve babasının dünyasından farklı, daha yaşlı ve daha büyük bir dünya sunar” diyor R. Louv “Doğadaki Son Çocuk” başlıklı kitabında ve doğadaki çocuğu “soyu tehlike altında olan bir tür” olarak tanımlıyor. Çocuklarımızı doğa ile barıştırmak için en etkili rehberlerimizin öğretmenlerimiz olduğuna inanıyoruz. Uzmanların çocuklar için “panzehir” olarak tanımladığı doğa, stres azaltımı, daha iyi fiziksel sağlık, daha derin manevi yaşam, daha fazla yaratıcılık, oyun duygusu ve daha güvenli bir yaşam olanaklarını ödül olarak sunmak üzere hazır. Geleceğin doğa gözlemcilerini keşfetmek için sizleri de aramızda görmeyi diliyoruz.
Ayşe Oruç
WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı)
Bu blog yazısı ERG’nin görüşlerini yansıtmaz. Sorumluluk blog yazarına aittir.


