Bilgi Notu

PISA 2025 Bulgularının İlk Değerlendirmesi

10 Eylül 20261 dk okuma

PISA’yı (Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı) önemli kılan, 15 yaşındaki öğrencilerin fen, matematik ve okuma becerilerini ölçmesinin yanı sıra bu sonuçları, ülkelerin kendilerini hem zaman içinde hem de birbirleriyle karşılaştırabildiği ortak bir referans noktasına dönüştürmesidir. Bu nedenle PISA sonuçları, eğitim sistemlerinin güçlü ve zayıf yönlerinin tartışılmasından eşitsizliklerin görünür kılınmasına, reform gündemlerinin gerekçelendirilmesinden hangi öğrenci gruplarının daha fazla desteğe ihtiyaç duyduğunun belirlenmesine kadar eğitim politikalarının birçok alanında kullanılabiliyor. Bu çerçevede PISA, başka nicel ve nitel kanıtlarla birlikte okunarak kullanılacak bir teşhis ve karşılaştırma aracı olarak görülmelidir. PISA bulgularının ülke içindeki eğitim verileriyle, farklı uzmanlık alanlarından değerlendirmelerle ve ilgili paydaşların deneyimleriyle birlikte ele alınması, sonuçların bağlamını ve eğitim politikaları açısından neye işaret ettiğini daha iyi anlamaya katkı sağlayacaktır. 

Bu bilgi notunda PISA 2025’ten öne çıkan ilk bulgular ve Türkiye’nin performansı değerlendiriliyor. PISA 2025’e ilişkin farklı analizlere, 26 Kasım 2026’da yayımlanacak Eğitim İzleme Raporu (EİR) 2026 ile ERG’nin diğer çalışmalarında yer verilecektir.

E-Bülten

Eğitim gündemi, ayda bir gelen kutunuzda.

ERG'nin yeni yayınları, Eğitim 360° bölümleri ve aylık özetler için kayıt olun.

    Skip to content